[justify]Asil kadın, çayından bir yudum aldı, halen dilini yakacak kadar sıcaktı ancak umursamadı. Karşısındaki muhatabının konuyu çabuk kavraması onun açısından iyiydi, Victorine’in nefret ettiği bir şey varsa o da aptallardı. Seth Carter'ı bu yüzden seçmişti, takip ettiği bütün dosyalar içinde seçilebilecek en düzgün adaydı ona göre, bu politik riski almaya değerdi. Seçimler yakındı, istese kendisi de aday olabilirdi, rahatlıkla kazanırdı da fakat onun gözündeki hedef farklıydı, Büyüceşura'nın Baş Büyücüsü olacaktı. Fincanını indirdi, bakışlarını içinden geçenleri ortaya dökmek istermiş gibi bir ciddiye adama kitledi. “Gayet doğru algıladınız aslında, konuyu oraya getirmeme gerek bile kalmadı. Zeki birisiniz, zekaya önem veririm.” Asasını çıkardı bir kez daha, kapıya doğrulttu ve bir sessizlik tılsımı yaptı, konuşmanın burasından sonrasında herhangi bir kulak misafiri istemiyordu. Kazayla olsa dahi. “Yasaların ne dediğinin hiçbir önemi yok, gerçekten, daha dün Carmilla’yı bir kahraman gibi Bakanlık’ta ağırlarken bugünlerde onun adını anmak Azkaban’a gidiş bileti oldu. Kimseyi zorla bir makama getirmek istemiyorum, yalnızca bu iş için gönüllü olabilecek sadık ve dürüst bir adaya ihtiyacım var, Bakan Kellington’un hatalarını telafi edecek birine de tabii. Bu yüzden görüşmemizin en önemli sorusunu soruyorum, böyle bir sorumluluğu üzerinize almak hakkında bakış açınız nedir?”[/justify]