17 Nisan, 2026 08:56:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Teslimiyet  (Okunma sayısı 44 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Cwénhild Muirghéal

  • Azkaban Mahkumu
  • 14. Seviye
  • İleti: 99
  • 560 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cwénhild Muirghéal
  • Güç Puanı: 50
  • https://youtu.be/3vjkh-acmTE
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: o
  • Meslek: Eski Başseherbaz Yardımcısı
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: -
  • Lanet Gücü: 40
  • Tılsım Gücü: 40
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü Yapma, 2. Seviye; Süzülme, 3. Seviye
Teslimiyet
« : 02 Mart, 2022 20:56:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Güven bana demişti Seth. Güvenmesini istemişti. Peşine takmadığı adam bırakmayan bir adama özgürlüğü için güvenmek birçok yönden bakıldığında aptalca bir hareketti. Üstüne üstlük bir kuş kadar özgürdü zaten. Hayatında hiç olmadığı kadar özgürdü hemde. Lakin bu özgürlüğün ona ödettiği bedel her geçen gün dahada ağırlaşmaya başlamıştı. Arkasında bıraktığı cesetler sürüsü, ellerine bulaşan kan bunlar onu hem köreltmiş, hissizleştirmiş hemde bambaşka tarifi olmayan bir ruh haline sokmuştu. Hayatında ilk kez yalnızlık ona bu kadar koymuştu. İlk kez birilerine, Seth'e ihtiyacı olmuştu. İroniktirki Seth'in de ona ihtiyacı olmuştu fakat ikiside birbirlerini birbirlerine en çok ihtiyaç duydukları anda yalnız bırakmışlardı. Bu, uzun zamandır bir şey hissetmeyen kadının bir şeyler hissetmesine sebebiyet vermişti işte. Aldığı canlar, kulaklarını sağır edercesine atılan çığlıklar, insanların yalvarışları, yaptığı işkenceler... hiç birinde gözünü kırpmamıştı, hiç birinde arkasına dönüp bakmamıştı pişman olmamıştı. Pişmanlığı hala yoktu. Lakin Seth'in başına gelenleri duyunca hissettiği suçluluk duygusu çok ağırdı. Zira orada olsa o adamı koruyabileceğinden adı gibi emindi. Daha kötüsü olmadığı için şanslıydı sadece.

Bakanlığın girişindeki bacalardan birinde yemyeşil alevlerle birlikte belirdiğinde önce kimse bir şeyin farkına varmadı. Sabah vaktiydi ve insanlar harıl harıl işlerine gitmekle meşgullerdi. Kızıl cübbeli kadın yürümeye başladı. Bakanlığın kapısına doğru. O yürüdükçe yanından geçen yüzler ona doğru çevrilmeye başladı ufak ufak. Kimileri muhtelif yerlere asılmış posterlerdeki yüz ile karşılaştırıyordu kadının yüzünü. Fısıltılar yükselmeye başladı. Bir kısım insan uzaklaşıyordu bir kısım insan ise sadece ağzı açık kadını izliyordu. Yüreklerinde yeşeren korkuyu hissedebiliyordu. Haklılardı böyle hissetmekte. Zira duydukları şeylerin çoğu doğruydu ve muhtemelen olduğundan daha abartılı ve daha korkunç anlatılmıştı. Fısıltılar daha da gürültülü bir hal almaya başladı. "Carmilla! Burada! Seherbazlar nerede?!" Sesin geldiği yöne baktığında sanki o yön ses telleriyle hiç tanışmamış insanlarla dolup taştı bir anda. Yürümeye devam etti.

Adalet heykelinin önüne geldiğinde etrafı tamamen çevrilmişti. Tanıdık yüzlerin yanına tanımadığı yüzler, meraklı yüzler ve daha bir çoğu eklenmişti. Herkes, her şey olacakları bekliyordu. Nefes alan herkes bir sonraki nefesi alırken neler olacağını bekliyordu. Kukuletasını açtı. Kızıl saçları, bembeyaz yüzü ve çenesindeki yara iziyle oradaydı. Beline tutturduğu asasını çektiğinde seherbazlar konuştu. "Asanı bırak ve teslim ol! Bu ilk ve son uyarımız!" kadın seherbaza döndü. Asasını elinden bıraktı. Çubuk yere düştüğünde Cwénhild konuştu. "Ben, Cwénhild Muirghéal. Teslim oluyorum."[/justify]