Sophia'nın söz almasının ardından sakince başını sallayarak onayladı kızı: "Evet, barbarca denilebilir sanırım. Tesadüftür ki kan büyüleriyle özdeşleşen isimler de tarih kitaplarına genellikle barbar olarak işlenmiştir. Dilersen bir şişe iç, dövüşmene gerek yok. Hissiyatı deneyimlemene yardımcı olur. Ama sadece gözlemleyebilirsin de." Lorence soyismini biliyordu, bu kızın ve birkaçının daha dövüşmek istemeyebileceğini de. Sıkıntı değildi zira yeşil cübbeli kız, bu dileğini olabilecek en doğru kelimelerle; muhtemelen gelecekte olacağı politikacı, asilzade misali ifade etmişti. Birçok ifade şekli kendisini de sinirlendirebilirdi ancak bu üslup, bunu beceremeyecek olan diğerlerine de açık bir kapı bırakmıştı. Karşı çıksa kendisinin "kötü adam" olacağı argümanlar karşısında müsaade etti bu talebe.
Üstelik bu sınıfta dövüşmek isteyecek sayısız ergen yahut hormonlarını dizginleyebilse de hissiyatı merak edecek birey vardı. Önemli olan herkesin bu güce bir şekilde şahit olmasıydı. Kan büyülerinin ve kara büyünün yol açabildiği yıkımı...
Sınıfına bu sırada geç kalan Michael'ı görmesiyle ölümden beter bakışlar yönlendirdi oğlana. Oğlan ilk lanetini savuşturmuştu hazırlığıyla. Fakat Arthur'un aklında başka şeyler vardı. Rahatlayan porsuğa beklemediği bir anda ikinci bir büyü gönderdi. Korkutucu yeşil ışıklar. Ancak zararsızından. Korku ile mesajını verdiğini umarak söze girdi: "Sigurðsson, dersime geç kalma lütfen. Uygulamalı aşamaya katılmana bu sebeple müsaade etmeyeceğim. İzleyebilirsin. Konumuz kan büyüleri," diyerek oğlanı bilgilendirdi sert bir sesle.
Franziska, Lilith'i kullanarak Mirabelle'e karşı korkunç bir hareket çekmişti lakin aynı anda iki rakip edinmek birkaç saniye içerisinde iyi bir fikir olmadığını göstermeye başlamıştı yeşil cübbeli kız linç edilirken. Dövüş kanlıydı, vahşiydi. Sınıfın diğer bir köşesinde, cam kenarında Rebecca, rakibi Iris'in ilk hamlesinden kaçınmış ve elde ettiği avantajla kolunu tutmuştu rakibinin ama Iris kendisini kavrayan elden sıyrılarak kafasında kurduğu planı başarıyla uygulamayı başarmıştı. Altlarındaki platform, ikilinin birbirlerine uyguladığı güçten ötürü çatlamıştı. Herkes kanın kendilerine verdiği kudretle güçlerini, çevikliklerini arşa yükseltmişti. Onların biraz ötesindeyse belki de kanın potansiyelini olağanca haşmetiyle ortaya koyan ikiliden Slytherin bina başkanı, Ravenclaw'lu mevkidaşının kafasını yere çakmış, ahşap platform toz duman olurken gövdesini Ares'in bacaklarına kaptırarak sınıfın kenarındaki duvara yapışmıştı arkasındaki taşları çatlatarak. Fakat bu epik dövüş, Eadwig'in lehine ilerliyordu.
Oldukça vurdulu kırdılı geçen dövüşleri, yüzündeki ciddiyet bir an bile bozulmadan izleyen adam asasıyla dövüşlerin arkalarında bıraktığı enkazları temizliyor, sınıfı gözlemliyordu bir yandan da. Makul bir sürenin geçtiğine kanaat getirdiğinde öğrencilerin bünyelerindeki kanlar kuvvetlerini yitirmeden sınıfa seslendi: "Bu kadarı yeterli!" Gür sesiyle dikkatleri topladıktan sonra öğrencilere üstlerini başlarını, gömleklerinin yakalarını düzeltmeleri için bir müddet süre tanıdı. "Dileyen buradan su alabilir," diyerek asasıyla ofisine çıkan yüksek kapıdan birkaç sürahi su çağırdı yanına.
"Herkes kendine geldiyse... Dersimize geçelim tekrardan. Az önce bizzat şahit olduğunuz üzere doğru canlıdan alınan birkaç damla kan, hiçbir ek hazırlığa gerek olmaksızın sizi korkutucu kaslı birer canavara çeviriyor. Muggle mitolojilerinde yer alan mitik bazı kahraman ve tanrıların da bu tip metotlara başvuran büyücüler olduğunu ileri süren çokça tarihi kaynak mevcut. Ve bu metotlardan birine bizzat şahit oldunuz..." Slaytları ilerlettiğinde kızıl saçlı bir cadı portresi belirdi tahtada. "Tabii kan ile elde edilebilecek güçlerin kapsamı oldukça geniş. Özel bir kan içmek, iksirler ve benzeri bir metot... Ancak bunların iki başkasıysa vampirizm ve kan büyüleridir. Vampirizm, insan kanı içmek suretiyle kişinin ömrünü uzatması demek ve bu gördüğünüz netameli kadın, Carmilla, 196 yaşına kadar yaşadı. Ve ölümü ecelden değildi: Şu anda birçoğunuzun ebeveynlerinin mensup olduğu, muhtemelen sizlerden de katılmanızı bekledikleri altı hizip tarafından alt edildi. En azından yazılı tarihe göre."
Sınıfa çöken karamsar havayı sezebiliyordu. Ancak öğrencilerin gerçekleri öğrenmesi gerekiyordu. Sınıfın karşısına, ana kürsüsüne ilerledi tok adımlarla ve kaşlarını çatarak söze girdi: "Kara büyüye dair en ufak bir deneyiminiz olmadan az önce nasıl güçlü olduğunuzu, hiç kavga etmemiş olanlarınızın bile ne denli kudretli hale geldiğini gördünüz. Şimdi elindeki kan ile ne yapabileceğini bilen bir büyücünün elde edebileceklerini düşünün." Sesi gürleşti. "Bayan Lorence, dövüşlerden önce söyledi, hepiniz duydunuz. Bu barbarca dedi! Belki az önceki eylemleriniz sizin barbar olduğunuz anlamına gelmez ama gücün arkasında bıraktığı yıkımı, sınıfı az önce ne hale getirdiğinizi düşünün!"
Sesi yumuşadı tekrar sözlerine devam ederken: ...ve dikkatli olun. Carmilla veya değil, gerçek veya hayal... Tehlikeleri bilin, kendinizi tehlikeye atmayın. Risk almayın. Cezbedici veya kudretli, tabuları icra etmeyin. Zira tabuları icra edenlerin ömrü uzun yahut destansı, kesinlikle güvende olmadı. Ne icra edenler ne de üzerlerinde icra edilenler için... Dersimiz bitmiştir, geldiğiniz için teşekkürler. Soruları olan varsa yanıma gelebilir, yoksa da çıkabilirsiniz..."
1- Derse, 22 Şubat saat 23.59'a kadar son aşama RP'si yazabilirsiniz. Ondan sonra dersi kilitleyeceğim. Katılımınız için teşekkürler.
2- Ders puanlamaları, son RP'lerin de girilmesinden sonra olabildiğince hızlı bir şekilde ilan edilecektir.