17 Nisan, 2026 10:06:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Mahşer Gecesi - 1. Sezon Finali  (Okunma sayısı 340 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kont Sati Von Richmond

Mahşer Gecesi - 1. Sezon Finali
« : 20 Şubat, 2022 17:17:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://youtu.be/fAOPkT61sMk[/youtube][/spoiler]

Aziz Michael Kilisesinin kırmızı kiremitlerle kaplı çatısı, gecenin ortasında bile uzaktan kolayca seçilebilmekteydi. Tenha kasabanın ortasında bir yakut gibi parıldayan, defalarca uğradığı restorasyona rağmen Norman mimarisinin belirtilerini hala barındırmakta olan, kasabanın diğer binalarına kıyasla görkemli bir yapı...

Kilisenin bin bir renge bulanmış ve Aziz Michael’ın İsyankar meleklerin düşüşünü anlatan resimlerinin bulunduğu vitraylarla kaplı pencerelerinden sızan alaca renkte ışıklar, hemen yan taraftaki atrium niyetine kullanılan mezarlığı loş bir şekilde aydınlatmaktaydı. Bahçede birkaç tane rahibi andıran kara cübbeli adam, yanlarında yarım düzineye yakın çocukla bahçenin kiliseye açılan arka kapısına koşturuyorlardı. Mezarlık halindeki avluda kalan yegane kişi ise, bir mezarın başına çökmüş halde dua etmekte olan çelimsiz bir rahipti.

Bir de ana girişi vardı tabi kilisenin. Kimseciklerin etrafında görünmediği, kalın bir ağaçtan yapıldığı besbelli olan çift kapılı girişi ve tepesindeki taş kemerle heybetli bir görünüşe sahipti. Kapıya giden mermer basamak döşeli eşikte ise kimseler gözükmemekteydi.

[spoiler]


1. Mezarlık Girişi
2. Pencereler
3. Ana Giriş
[/spoiler]


O sırada başka bir yerlerde...

Gözleri zorlukla aralanıyordu. Vücudundaki bütün kemikler, evet bütün kemikler ağrıyordu. Paçalarında yırtıklar olan siyah cübbesini gördü şaşkınlıkla. Cübbe giymeyi sevmezdi. Bu... Bunu ne zaman? Ah, hatırlamaya başlamıştı biraz. Mezarlıktaki gece... Elize... Beyazlar içerisindeki güzel kadın... Ve kızıl saçlar... Siyah bir kedi... Bir kuş gagasını andıran o melun ve soluk maske...

[spoiler]


Egnast Twinkle - Başseherbaz
[/spoiler]

“Uyandın, şükürler olsun!” Yanına diz çöken beyazlığı seçebilmişti gözleri. “Bana ne-“ Narin parmaklar kondu dudaklarına. “Şşşt! Kendini yormamalısın. Seni iyileştirmem uzun sürdü. Diğerleri benim kadar nazik değiller. Sakın direnme onlara olur mu, benim tatlı Twinkle’ım. Sorguda nasıl verdiysen onlara istediklerini, aynı uysallıkta devam et mutlaka. Tüm bunlar bittiğinde buradan ayrılıp kendimize yeni bir hayat kuracağız. Sadece sen ve ben...”

“Sen...” Mezarlıkta gördüğü solgun güzellik karşısındaydı. Eğer onun ne olduğunu bilmeseydi, şefkatinde sahici olduğunu düşünebilirdi. Yine de o kadar samimi ve içten geliyordu ki masum bakışları, teninden yayılan yasemin kokusu.... Bir an tereddüde düşmesine ramak kalmıştı.

[spoiler]


Lenore - Beyaz Gelin
[/spoiler]

Kollarını hareket ettirmeye çalıştı, başaramadı. Belli ki oturmakta olduğu sandalyeye sıkı sıkıya bağlanmıştı. Deri kayışların kesiciliğini hissetti teninde. Bakışlarını etrafta gezdirdi. Sanki yıllara meydan okumuş taş duvarlarla çevrili, rutubetli, izbe bir odadaydı. Duvarlardaki birkaç meşale sayesinde içerisini loş bir ışıkla da olsa seçebiliyordu. Havasız, köhne bir yeraltı mahzeni gibi. Kadının gümüş saçlarının ardında bir heykel duruyordu tüm görkemiyle. Haşmetli kanatları ve elinde kılıcıyla, belli ki savaşçı bir meleğin heykeli.

“Sorgu derken?... Neyin sorgusu? Off! Başım! Kafamın içinde Atadamlar yarışıyor sanki.”

“Ah, atadamlara da inanırmış! Bazen bir çocuk musun yoksa olgun bir adam mı, çok kararsız kalıyorum."

Kadının bir ölünün soğukluğuna sahip dokunuşunu yanağında hissetti. O biçimli ve güzel elinden yayılan bir mezar soğukluğu... "Doktorun sana verdiği ilaçlar yüzünden aşkım. Böylece hiç acı duymayacağını söylediler. Duymadın değil mi? Acısız geçti ve hatırlamıyorsun bile, değil mi?”

“Neyin sorgusundan geçirdiniz beni? Ne laflar aldınız ağzımdan!? Cevap ver!” Başseherbazın kaşları alnında kimi kırışıklıklara mahal verecek ölçüde çatılmıştı.

Elinin titremesinden kadının bir anlığına ürktüğünü hissetti. “Tabi ki ailen hakkında konuştuk biraz aşkım. Bu asil duruşunun bir nedeni olduğunu biliyordum. Ama Jean, buna hiç inanmamıştı. Edgar ise seni satıp bir servet kazanabileceğimizi söyledi. Bir tek Doktor. O, senin soyundan çok bünyenle ilgileniyor gibiydi... Hah! Ne diyordum? Soy, evet. Merlin’in soyundan bir cüce olduğunu biliyor muydun sevgilim!? Sihrin, kanında bu kadar güçlü olmasının sebebi bu olmalı!”

“Ne- Merlin? Merlin aşkına! Neden bahsediyorsun sen kadın!?”

“Ah, evet. Dedim ya... Sihir çok güçlü olmalı kanında. Seni niye bu kadar sevdiğimi bir kez daha anlıyorum aşkım. Seninle evlenip, sana küçük Merlin'ler doğurmak isterdim. Sen de istemez miydin bunu?”

Kadının gözlerindeki masum tutkuya takılmıştı bakışları. Beyaz bir zambak çiçeği misali salınan beyaz gelinliği ile yaydığı ışıltı, duvarlardaki tek tük meşalelerden daha çok aydınlatıyordu bu mahzeni. Kemiklerinin üşüdüğünü hissetti Bay Twinkle.

"Zırvalık! Bu tam bir zırvalık!"


Notlar
1- Bu gece saat 21:00'den sonra Seth Carter ve belirleyeceği bakanlık ekibi bu post altına ilk RP'lerini bırakabilir. İlk RP'lerinizde hazırlıklarınızdan ve kiliseye nasıl girdiğinizden bahsedebilirsiniz.

2- Karakter başına birer RP bırakmanız gerekmektedir.

3- Her RP sonucunda mutlaka bir Düello Zarı atınız.

4- Düello Zarındaki Yetenek Zarı yapmaya çalıştığınız işin başarısını, Destek Zarı sizin farkında olduğunuz/olmadığınız tehditlere karşı korunma durumunuzu, talih zarı da yaptığınız hareketteki şansınızı belirleyecektir.

5- Yetenek Zarını kullanabilmemiz için RP'lerinizde mutlaka risk gerektiren ve kurgunun ilerlemesini sağlayan bir harekette bulunmanız bizim de işimizi kolaylaştıracaktır.

6- Saat 22:00'de, ilk RP'lerden sonra girilecek GM metniyle RP serisi başlayacak, gece 01:00'e kadar devam edecektir.

7- Serinin bu gece bitmemesi halinde yarın akşam saat 21:00'den sonra devam edilecektir.
« Son Düzenleme: 22 Şubat, 2022 01:41:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Kont Sati Von Richmond »

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #1 : 20 Şubat, 2022 22:30:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Cadı Avcıları ile ilgili soruşturma artık sonuna gelmişti. Tüm okların bağlandığı yer ise Saint Micheal kilisesi olmuştu. Çok büyük bir ekip fazla dikkat çekeceği için güvendiğim 4 bakanlık çalışanından bir grup oluşturmuştum. Neden ben yaptım derseniz, Başseherbaza günlerdir ulaşamıyordum. Bu baskın için daha fazla bekleyemeyeceğimiz için tüm sorumluluğu alıp Seherbazlara kilise ve yaşananlar hakkında brifing vermiştim. İki gruba bölünecektik ve, Zain adında siyahi telepatik bir seherbaz benim söylediklerimi kendi operasyon ekibine iletecekti. Brifingin genel konusu basitti.

Alıntı
Her şeye hazırlıklı olun.

Cadı avcılarının çeşitli aletlerle büyücüleri ve cadıları yakaladıklarını, bu aletlerin nasıl çalıştıklarını bilmediğimizi anlattım ilk. André onu yakalayan bir ağ mekanizmasından bahsetmişti mesela. Arbaletlerin oklarından zarar gören Mirabella Yamashita kalıcı bir hasarla karşılaşmadığı için öldürücü etkisi olmadığını biliyoruz.

Yakalanırsanız korkunç bir eziyet görüp öldürüleceksiniz, bu yüzden ya kaçın ya da savaşırken ölün.

Gördüğünüz, bildiğiniz her şeyi bize haber verin ki, size taktik belirleyebilelim. Duygusal davranmayın. Bu insanlar bir sürü kişiye eziyet edip, öldürdüler.

İki takıma ayrılacağız, bu takımlardan biri ön kapıdan, biri arka kapıdan aynı anda saldıracak. Böyle olunca sürpriz elementinin de yardımı ile içerideki güçleri ikiye böleceğiz. Düşüncesiz davranmak yok. Tuzaklara dikkat edecek, gerekirse diğer takıma haber verilip tuzağı kapatmaya çalışacağız. En az 1 üst rütbeli kişiyi hayatta tutmaya çalışıp, çocuklara ciddi zarar vermekten kesinlikle kaçınacağız.

Tüm elemanlar yola çıkarken tek tek hazırlıklarını kontrol ettim. İksirleri hazır mı? Olayları anladılar mı? Giderken herkesin farkında olması gerekiyordu. Bu operasyon ciddiydi ve bir kaçımız geri dönemeycektik. Muggle diye kolay sanmamaları gerekiyordu. Herkesin hazır olduğuna emin olunca da kilisenin yanına cisimlendik. Önceden karar verdiğimiz takımım cisimlendiğimiz yerde -kilisenin arka tarafınlarında- beklerken, Zain'in içinde bulunduğu takım kilisenin çevresinden geniş bir yay çizerek ön kapının karşısına geldi. Uzaktan sadece bir kişinin giriş kapısında olduğunu görebildiğini söyleyen Zain'e, daha demin çocuklarla birlikte siyah cübbeli bir kaç rahibin içeri girdiğini bildirdim. Şimdi ise dışarıda bir kişi vardı. Asamı çıkardım. Dua eden rahibe doğrulttum. Zain'e de yanındakilere işaretimi iletmesini söyledim.

İşareti verdim ve mezarlıkta dua eden rahibe doğru asamdan büyümü fırlattım.

"Stupefy!"

This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 7, total 7
Talih 1d10 : 3, total 3


Takımlar:
Benim yanımda Meredith, sevgili arkadaşım NPC Hoffman ve bir isimsiz NPC
Cornelia, Raiden, Zain adında siyahi telepatik NPC seherbaz ve bir isimsiz NPC
« Son Düzenleme: 20 Şubat, 2022 22:36:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Seth Carter »

Çevrimdışı Meredith Vivienne Boleyn

  • Hayalet
  • 6. Seviye
  • İleti: 24
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Meredith Vivienne Boleyn
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Gül
  • Meslek: Eski Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 3
  • Lanet Gücü: 15
  • Tılsım Gücü: 15
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Travma: Umutsuz Vaka
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #2 : 20 Şubat, 2022 22:51:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Ocak ayının ilk pazarının gecesiydi. Meredith uzunca bir haftanın ardından ağrıyan bütün kaslarını dinlendirmek için (St Mungo’dan yeni çıkmışken buna gerçekten ihtiyacı vardı ayrıca) sıcacık şöminesinin karşısında kedileriyle birlikte kıvrılmak istiyordu. Ancak her istediğini elde edemeyeceğini uzunca bir süre önce öğrenmişti genç Seherbaz, özellikle tercih ettiği bu meslekte böyle bir lüksü yoktu. Ve evet, gecenin bir vaktiydi, soğuk ayaz tenini kesiyor ve ne zaman pelerinine daha sıkı sarılmaya hamle yapsa çevresindekilerin kınayıcı bakışlarına maruz kalacağını düşündüğü için bundan vazgeçiyordu.

Bir süredir hareketli devam eden Carmilla ve Cadı Avcıları soruşturmasının bir başka görevi için çıkmıştı kızıl cadı ve bu seferki içlerinden en tehlikeli olan gibi duruyordu. Tüm oklar tek bir noktada birleşmişti, St Michael Kilisesi, yani yılanların ininde. Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Başkanı Seth Carter’ın emirleriyse oldukça açıktı: savaş ya da öl fakat yakalanma.

Asasız kalırsa kullanabileceği bütün kendini savunmaya yarayan silahları eteğine ve ceplerine doldurmuş, görkemli yapının arka tarafında dahil olduğu ekip ile birlikte ilerliyordu kızıl cadı. Üst üste görevlerde çuvallaması yüzünden içinde derin bir korku olsa da bildiği duaları ederek kendini rahatlatmaya çalışıyordu. Tanrı onu koruyacaktı sonuçta değil mi?

Bay Carter önden davranmış, çitleri aşmış ve kilisenin bahçesinde dua eden bir adama sersemletme büyüsü yollamıştı seri hareketlerle. Meredith, dua eden masum bir adama öylece saldırılmasını (ortamda çocukların da olduğunu eklersek) onaylamıyor olsa da görevin başındaki kişi o değildi, dolayısıyla uyum sağlamaktan başka bir çaresi yoktu. Adamın ardından çitleri aştı ve gelecek herhangi bir karşı saldırıya karşı onları korumasını umut ederek “Salvio Hexia” büyüsü ile bir kalkan oluşturmaya çabaladı tüm gücüyle.
[/justify]

Yetenek 1d10 : 10, total 10
Destek 1d10 : 1, total 1
Talih 1d10 : 6, total 6

Çevrimdışı Cornelia Barthélemy

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 40
  • 1735 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cornelia Barthélemy
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Asu
  • Meslek: Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: 4
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 1. Seviye
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #3 : 20 Şubat, 2022 22:59:18 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Büyücedünya karanlıklarda ve fırtınada yelkensiz bir gemi gibi oradan oraya savruluyordu. Uçsuz bucaksız bir bilinmezlik, sona erdirilemeyen bir korku ve öğrenilmesi gereken çok şey vardı. Bakanlığın görevi de acil bir şekilde olan bitene ışık tutmak ve olabilecek şeyler için önlem almaktı. Seth Carter’ın önderliğinde Aziz Michael kilisesine siyah toz bulutları eşliğinde cisimlendi. Son derece hazır gözüküyordu Cornelia her şey için. Ne ile karşı karşıya olduklarını az çok bildiğinden ve sokaklardan edindiği duyumlarla birlikte tehlikenin farkındalığıyla gözünü dört açacaktı. Zain’in yanlarında olması güzeldi. İletişim onun üzerinden sağlanacaktı. Raiden’ı yeni yeni tanımaya başlamıştı ama işinin ehli bir seherbaz olduğu belliydi. Cornelia ise seherbaz olmamasına rağmen öldürmekten çekinmezdi. Daha önceki deneyimlerinde tereddüt içerdiğini bile göremezdiniz. Halihazırda Seth’in söyledikleri de gayet net idi. Hazırlardı artık. Görevin gizliliğinden dolayı Das ile Blaze’e hiçbir şey söylememiş, dönememe ihtimalini hiç düşünmemişti bile. Dönecekti. Herkes dönecekti.

Tehlikeli olabilirlerdi ama şansın bu gece Bakanlık’tan yana olduğunu hissediyordu Cornelia. Yay çizerek dört kişi kilisenin ana giriş kapısının karşısına kadar geldiklerinde kimsenin olmadığını gördüler. Tuzak olabilme ihtimaline karşılık etrafı kolaçan ederek ve her yönü tutarak kapıya doğru ilerlemeye başladılar. Ses seda yok gibiydi ama ne olacağı bilinmez. Duruşunu dikleştirip asasını iyice kavradı. Sessizlik rahatsız ediciydi. Yanında düşünmesi gereken kişiler olmasa Bombarda ile gürültülü bir giriş yapmayı tercih ederdi cadı. O yüzden girişi seherbaza bırakıp öncelikle defans oynamaya ve gözlem yapmaya odaklanacaktı.Ama bir dakika... Böyle ağır aksak hareket etmenin de kimseye faydası olmayacağını düşündü. En azından arka kapıdan girecekler için bir sıkıntı çıkması durumunda tüm dikkati kendilerine çekebilirlerdi. Ani bir karar değişikliği ile asasını savurup "Bombarda"yı kapıya doğru yönlendirdi. [/justify]
This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d10 : 3, total 3
Destek 1d10 : 6, total 6
Talih 1d10 : 9, total 9
« Son Düzenleme: 20 Şubat, 2022 23:04:25 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Cornelia Barthélemy »

Çevrimdışı Nicholas Ezra Urswick

  • Bakanlık Çalışanı
  • 6. Seviye
  • İleti: 21
  • 2280 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nicholas Ezra Urswick
  • Güç Puanı: 15
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Es
  • Meslek: Baş Seherbaz
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #4 : 20 Şubat, 2022 23:25:32 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ay bugün bir uyandım, müthiş bir huzur. Valla kendi kendime dedim ki benden iyisi yok. Çocuklar gitmiş, evde kimse yok, bana özel kahvaltı hazırlayıp yatağıma getirmişler… Her şey süper anladığınız üzere. Zaten öğlene kadar da uyumuşum. Evde ses seda olmaması harika bir duygu. Çocuk zor biliyor musunuz, hele 5 çocuk… Yatağıma atlayıp zıplamaya başlamalarıyla güne uyanmaktan ben çok sıkıldım. Koskoca asilzade insan… Bu veletlerin saygı nedir, büyüklere nasıl davranılır bir bildikleri yok. Karımın da eksikliği. Sen o kadar çocuğu fırlat fırlat dur, sonra gel de ki ben kariyer yapacağım. Sen önce gel kendi çocuklarını eğit be kadın. Gitti Hogwarts’a, beni de bu manyak hayvanlarla birlikte bıraktı. Neyse sonra akşama doğru Seth’ten bir mektup geldi. Beni bir göreve çağırdığını anlatıyordu kısaca. Uzun mektupları okumadığı bildiğinden tek tek kelimelerle belirttiği kısa ve öz bir mektup. Ben de tam belirttiği saatte cisimlendim bahsettiği yere. Baktım yanımda Cornelia var. Çok ciddi duruyor, bu karı zaten hep böyle. Sıkıcı biraz. Ama ayrı bir seksepalitesi de var. Sohbet etmeye çalışıyorum arada da havamı korumak için fazla yılışmıyorum. Daha zamanı var bunu yapmam için. Gittim yanına, “Tam ne dönüyor şimdi burada-“ diyordum ki bir baktım Bombarda fırlatmış önünüze doğru. Sıçradım tabi şaşırarak. Hayvan gibi karizma ama. Bir kadına böyle tehlikeli büyüler çok yakışıyor. “Vaay, sinirliyiz galiba.” dedim ona. Sonra etrafıma bakınmaya başladım. Ben de mi yapsam? “Bombarda Maxima!” diye onun yaptığı tarafa bir büyü de ben yolladım. Bizim de bir karizmamız var.

Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 6, total 6
Talih 1d10 : 2, total 2

Çevrimdışı Redferne Amaranthe Roseborough

Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #5 : 20 Şubat, 2022 23:26:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
~Yarım saat önce~

Aziz Kardeşim Roseborough,
Sen de çok iyi bilirsin ki, nice zor zamanlar biz müminlerin imanını sınamak için Rabb tarafından bahşedilmiş fırsatlardır. Korkarım ki, bu gece yine buna benzer bir devrin arifesindeyiz. Karanlığın uşaklarının bu gece Aziz Michael Kilisemize iblisin yöntemleriyle saldıracağına dair kuvvetli şüphelerimiz mevcuttur.
Kilisemizin kutsal savaşçısı ve inancımızın bir bekçisi olarak gereken neyse onu yerine getirmekten bir an dahi tereddüt etmeyeceğine ise inancımız tamdır. Bilirsin ki, İngiltere'yi saran bu cadı şerrine karşı tuttuğumuz tutanaklar ve kimi yazışmalarımız Aziz Michael Kilisesinin mahzenlerinde barındırılmaktadır. Bunların günahkar bedenleriyle kilisemizi kirletmeye hazırlanan veled-i iblislerin eline geçmemesini ve en kısa sürede imha edilmesini sağlamak da korkarım sana düşmektedir.
Yine yetimhanede bulunan evlatlarımızın da tahliyesini gerçekleştirmek zorunda olduğumuz kuşkusuzdur. Şayet bu tahliyenin tamamlanamaması halinde, bu inancın genç evlatlarını kiliseye getirmek ve bu kutlu mücadelede yer almalarını sağlamak da senin vazifen olacaktır. O genç yavrularımızın, Köln'lü Nicholas'ın 1212'de yanında Hristiyan çocuklarla düzenlediği Haçlı Seferi'ni aratmayacak bir imanla savaşacaklarından ve bu dünyayı iblisin uşaklarını arındırmak uğruna cennet kapılarını aralamaktan çekinmeyeceklerinden kuşkumuz yoktur.
Mahşerin 4 Avcısı sorgularını bitirene kadar kutlu savaşınızdan geri adım atmayasınız. Kıyamet yakındır! Mahşer günü yakındır! İmanın yüreklerde yaktığı ateşle Rab için şehit olanların ise cennette mükâfatları hazırdır.
En umutsuz ve çaresiz anınızda aziz Kardeşim, kilisemizde barındırdığımız Aziz Michael'ın altın haçına sığınınız. Ona dokunmak bile biz aciz kulları için eşsiz bir mükafattır. Baş Melek'in düşmanlarının bu haçın vereceği kudret karşısında nasıl titreyeceğine şahit olunuz!

Tanrı Hepinizi Korusun!
Engizitör Gabriel

"Koruyan ve esirgeyen Rabb'in adıyla..." diye fısıldayıp saygıyla katlayarak dudaklarına götürdüğü mektubu kısa bir süre için yüreğine de bastırdı Peder Redferne. Önünde kurulmuş küçük mangalda gürül gürül yanan ateş, normalde olduğundan daha koyu dumanlar gönderiyordu göklere doğru kilisenin avlusunda. Engizitör Gabriel'in imzası ve kutsal inançlarının mührünü taşıyan bu kağıt tabii ki özel ve değerliydi fakat onun da ateşler içinde yok olması gerekliydi diğer belgeler gibi ve öyle de olmuştu. Redferne kendisiyle birlikte Roma'dan yanında gelen hafızlara belgelerin çoğunu belletmişti iki saat içinde, bu sebeple kayıtların yanması çok da önemli değildi kilise ve cemiyeti için. Mahşerin 4 Avcısı adlı mübarek kardeşlerin tamamlayıp gönderdiği, hilkat garibesi Twinkle adlı kâfirin sorgusunun ilk raporları da elinden yanan kütüklerle dolu olan mangala gönderilen son kağıt parçasıydı... Son kağıt parçasının da okunmayacak küllere dönüşüp havaya dağılmasıyla birlikte güneş batmıştı. Güvenli bir yere gönderilen hafızlardan sonra şimdi sıra savaşamayacak yaştaki küçük yetimlere gelmişti buradan uzaklaşma sırası. Papaz Hackworth'ün son kutsamaları ve dualarıyla onlar da hazır bekleyen faytonlara bindirilmişlerdi. Oturduğu engin iskemleden doğrulan bordolara bürünmüş adam, bunca süre boyunca soğuk havada çıt çıkarmadan olup bitenleri beklemiş olan topluluğa seslenecekti şimdi. Herkes kilisenin güvenli duvarlarının içine girmiş, bir Pazar ayini dinleyenler gibi banklarda dua eden inananlar gibi hazır bekliyorlardı...

"Din kardeşlerim! Cemaat'im! Evlatlarım! Yaralanmış bir domuzun toprağa kanayışı gibi bilgi sızdırıyoruz saflarımız arasından. Kâfirler ve uşakları buraya vardığımdan beri çok kez kez pusu kurdular bana. Dünyanın her yerinde gözleri var, şerleri havayı bile kirletmiş durumda. Netekim Londra'nın tekrardan eski mübarek günlerine dönüşünün ilk adımları atılmaktadır bugün! Yüce inancımızın yılmaz kalelerinden olan Engizitör Gabriel'in bize uyarısıyla toplaştığımız bu gece, iman yolunda şehadete koşacağımız bir kavganın müjdecisidir!" sözleriyle grup uzun zamandan beri ilk kez ses heyecan ve şevkle vermeye başlamıştı. Redferne sözlerine devam etti:
"Kavgamızda yetim kardeşlerimiz de ellerinden geleni yapacaklar, kendilerini imanımız yolunda yerlere serecekler. Çünkü bizlere mukaddes kitabımızda buyurulmuştur ki; Onların da sizin de Efendinizin göklerde olduğunu ve insanlar arasında ayrım yapmadığını biliyorsunuz. Son olarak Rab'de, Onun üstün gücüyle güçlenin. İblisin hilelerine karşı durabilmek için Tanrının sağladığı bütün silahları kuşanın. Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır. diye. Onlara cephelerinde yardımcı olun, korkularında cesaretinizle yol gösterin!" bu sözlerin etkisiyle topluluk içinde büyük bir hareketlenme başlamış, cadı avcıları gözlerine kestirdikleri yetimleri kendi yanlarına çekmeye başlamışlardı. Hareketlenmenin bitmesini ve dikkatlerin geri kendine dönmesini bekledikten sonra Peder;
"Kurtarıcılarımızdan adını almış olan Gabriel önerisinde; kâfirlerin bu gece bize yapacakları saldırı karşısında kaçmamızı, canımızı kurtarmamızı buyurmuştur. Ey Hristiyanlar! İsa'nın evlatları! Sizi şehadete böylesine yaklaşmışken böyle bir fırsattan uzakta tutmamın hesabını Rabbim karşısında asla veremem. Hayır. Savaşa hazırlanın, yiğitlerinizi harekete geçirin. Bütün savaşçılarınız toplanıp saldırıya geçsin. Saban demirlerinizi çekiçle dövüp kılıç yapın, Bağcı bıçaklarınızı mızrak yapın. Güçsüz olan 'Güçlüyüm' desin. Ey çevredeki uluslar, tez gelin, bir araya toplanın. Ya Rab, yiğitlerini oraya indir. Çünkü çevredeki bütün ulusları yargılamak için orada olacağım." sözleriyle vaazını sürdürdü.
Karşısındaki topluluk artık soğuk havada kilise avlusunda bekleşen insanlar değil, çok daha ötesinde, tanrı yolunda ölmeye hazır gayretkeş partizanlardı. Süngüleri kâfir bıçaklamak, elleri kâfir boğmak, ayakları kâfir tepelemek için sabırsızlanıyordu. Redferne'in gür sesi ise gittikçe daha da büyük bir iman aşkıyla yükseliyor ve yüce bir coşkuya eriyordu her kelimesinde:
"Gidin tuzaklarımızı hazırlayın! Giyotin kapısını kurun, pervaz altı jiletlerini takın, Azizler Mabedi'nin gümüş dikenlerini kutsayın, Bizans Yağı'nı ısıtın, Kudüs'ün yanmış közlerini serin!" diye emirlerini bir ilahi sözleri gibi tekrarlayanlarla birlikte kılıcı Victoria'yı göklere doğru kınından çekerek iletti.

"Malleus Maleficarum'un evlatları, emrimdir size: Kale üstüne kale yık, kasaba üstüne kasaba yağmala. Hırpalanmış leşlerini kullanacak ve abideler dikeceğiz böylesi küstahlıklarına bedel olsun diye!
In nomine patris, et filii, et spiritus sancti.
Amin!"

Çevrimdışı Raiden Minamoto

  • Bakanlık Çalışanı
  • 6. Seviye
  • İleti: 24
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Raiden Minamoto
  • Güç Puanı: 62
  • 自業自得
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: wrula
  • Meslek: Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Amaterasu Büyücüler Sendikası
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 20
  • Tılsım Gücü: 5
  • İksir Kabiliyeti: 5
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #6 : 20 Şubat, 2022 23:27:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Uzunca bir sürenin ardından sahada olmak tuhaf hissettiriyordu. Cadı avcılarına karşı olan bu operasyonda birkaç ay öncesinde olsalar neden bu kadar dikkatli olmaları gerektiklerini anlayamazdı. Fakat son dönemlerde yaşanan her şey bu grubun büyücü dünyası için olan tehlikesinin büyüklüğünü gösteriyordu. Yanına normalde yapmayacağı bir şey yapıp iksir bile almış hatta alıp almadığını birkaç defa kontrol etmişti.

Kilisedeki bu göreve bir Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi çalışanı olarak neden dahil olmuştu bilmiyordu ama oradaydı. Karşısındaki Avrupa mimarisinin birçok özelliğini barındıran bu yapıt adeta gözlerini kanatmak için yapılmış gibiydi. Avrupa'ya dair hiçbir şeyden hazzetmemeye başladığını bir kere daha hatırladı. Eğer ölecekse son gördüğü şeyin böyle bir bina olacak olması son derece üzücüydü.

Derince iç çeken kadın yanlarında onlara bu operasyonun başı olan Bay Carter’dan gelecek talimatları vermesi gereken Zain’e baktı. Gereken işareti almalarının ardından ise neredeyse boş görünen ön girişe doğru ilerledi. Cornelia ve Nicolas kapıyı ‘açmak’ için ilk adımı atıp güzelinden birer bombarda gönderince kapı açıldıktan sonra karşılarına çıkabilecek herhangi bir şeye hazır olmak adına asasını sıkıca kavradı herhangi bir şey için hazır olmak adına "Salvio Hexia" diye fısıldadı.

Yetenek 1d10 : 9, total 9
Destek 1d10 : 1, total 1
Talih 1d10 : 7, total 7
[/justify]

Çevrimdışı Kont Sati Von Richmond

Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #7 : 20 Şubat, 2022 23:33:29 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gökten inen kara melekler gibi siyah dumanlar eşliğinde kondular Kilisenin avlusuna. Mahşer gecesi melekleri misali karanlığın içinde daha karanlık bulutlar halinde.

Seth Carter mezarlık halinde düzenlenmiş avludaki rahibe asasını doğrultup Stupefy büyüsüyle sarstı çelimsiz rahibin dünyasını. Rahip birkaç takla atarak arkaya savrulmuş ve mezar taşlarından birisine çarpıp taşın kırılmasına sebebiyet vermişti. Yalnız, çıkan gürültü dikkat çekiciydi. Işıkların vurduğu kilise pencerelerinde bir takım gölgelerin koşuşturmaya başladığını fark etmişti. Biraz talihsizliğin de yol açtığı bir gürültü, gizlice yaklaşma planlarını sekteye uğratacak gibiydi.

Meredith mezarlığa girip Seth'in arkasından yaklaşmış ve koruma büyüsü yapmıştı. Ancak Seth'in büyüsüyle savrulan rahip başını mezar taşına vurma etkisiyle çoktan bayılmıştı. Meredith mezarlar arasında yürürken mezar taşlarının arasına gerilen tuzak tellerinden birkaçına denk gelmiş ve tuzakları aktive etmişti. Mezar taşlarının birkaç tanesinin üzerinde otomatik olarak beliren arbaletler birbiri ardına oklarını Meredith'e sallamış ancak kadının koruma kalkanını geçememişti. Aynı anda pencerelerden fırlayan oklar ve ateş eden tabancaların sesleri duyuluyor, mermiler ve oklar Meredith'in kalkanından sekiyor ve hem kızıl saçlı kadını hem de Seth Carter'ı koruyordu. Kalkandan seken oklardan birkaçı yere düşmüş ve yerdeki çalıları ateşe vermişti. Mezarlıktaki çalılar alev alırken, Meredith ve Seth'i görülmesini engellercesine büyüyen bu ateş, kilisenin içerisine ilerlemeleri için imkan tanıyacaktı ikiliye.

Cornelia'nın bombardası kalın tahta kapıyı havaya uçururken yerden tutam tutam kızgın kum kaldıracaktı. Belli ki yere, cadıların geçememesi için kızgın kum dökmüşlerdi. Savrulan kızgın kumlarla yanmadan kapı girişinden girmek, bakanlık çalışanları ve seherbazları zorlayacak gibiydi. Talihinin de yardımıyla Cornelia, içeriyi kum bulutunun ardından da olsa net şekilde görebilmişti. Soldaki ve sağdaki kapılar başka odalara açılıyor, odaların içerisinde sivri şapkalı figürler hareket ediyordu. Büyük tören salonuna kadar giden bir hol ise karanlıkta bir hayli zor görünmekteydi.

Nicholas hızlıca eşiğe cisimlenivermiş ve asasını çıkararak giriş kapısına doğru bir bombarda maxima yollamıştı. Ancak yaptığı büyü çok etkili olamamış, girişte toz halinde uçuşan kızgın kumları bir nebze dağıtabilse de asasında bir çatırdamaya yol açmıştı. Asası hafif zarar görmüş gibiydi ve bundan sonra onu kullanırken daha dikkatli olması gerekecekti.

Raiden ise Salvio Hexia yardımıyla başarılı bir koruma büyüsü yapmış, kızgın kumlara dokunmadan kapıdan içeriye girmelerini sağlayabilecek bir koruma kalkanı oluşturabilmişti. Giriş holü, artık tam karşılarında uzanmaktaydı.

[spoiler]
[/spoiler]


O sırada başka bir yerlerde...

Bay Twinkle arkasındaki kapının gürültüyle açıldığını duydu.

“Doktor tüm hazırlıkları bitirdi Lenore. Artık kan dökme zamanı!...”

Kadının cırtlak sesi yankılanırken duvarlarda, Bay Twinkle da gözlerini Beyaz Gelin’den kaçırıp ellerine çevirdi. Kapkara bir kedinin yaraladığını hatırlıyordu derisini. Ancak ne bir yara, ne de bir iz, hiçbir şey kalmamıştı elinden o tırmığın eseri olan.

“Canını acıtmayacağına söz vermiştiniz ama!”

“Hadi güzelim, ufak bir kan pıhtısı sadece... İşimizi görecek kadar. Fazlasını israf etmeye lüzum yok!”

Bay Twinkle o cırtlak sesin sahibini hatırlıyordu. Nihayet Lenore’un yanında durduğunda ise emin oldu. Mezarlıktaki kızıl saçlı kadındı bu, beklenildiği üzere. Üzerindeki şaşalı elbisesi ve kana susamış bakışlarıyla, kıvrımlı hançerini kendisine doğrultmuştu.

[spoiler]


Jean - Kızıl Düşes
[/spoiler]

Kurumuş boğazını kısa bir öksürükle temizledikten sonra kızıl saçlı kadının şer yuvası gözlerine çevirdi bakışlarını.

“Hadi, ne duruyorsun sürtük! Muggle bozuntusu... Yobaz fahişe seni! Çekinme! Bitir işimi... Sizin gibiler ancak sandalyelere ellerini kollarını bağlayarak oturttuğunuz masumları katletmeyi bilirsiniz.” Peşinden de hınçla kadına doğru tükürmüştü fakat kurumuş boğazından çıkan tükürük elbisesine dahi ulaşamamış ve yere yapışıvermişti.

“Twinkle!” diye cıyaklayarak ayaklandı Lenore. “Senin gibi bir beyefendiye böyle yakışıyor mu hiç? Ortalığı kirletiyorsun...”

“Magıl? Sizin gibilerden bu lafı çok duyuyorum. Bizim gibiler için kullandığınız bir küfür mü yoksa? ‘Sürtük’te bırakmalıydın bodur ihtiyar. Daha acısız olabilirdi.”

“Jean, hayır!”

Kızıl Düşes, bir eskrim dövüşçüsünü andırır çabuklukta savurmuştu kılıcını. Bay Twinkle derisinde yanarcasına bir acı hissetti. Sonra bir kez daha... Acıdan kapattığı gözlerine rağmen, kılıcın ona değmeyecek kadar uzakta olduğunu biliyordu. Ancak, bir şekilde kesmişti vücudunu... Nasıl?

Sıcak bir sıvının bedeninden akmaya başladığını hissetti. Kollarından ve göğsünden... “Bu kadarı kafi... Şimdilik tabi.” Zevkle gülümseyen dudakları takip etmişti Kızıl Düşes’in sözlerini.

“Acıtmayacaktın! Jean... Sen- sen çok cani bir kadınsın.”

Kanlı hançerini Bay Twinkle’ın kara cübbesine silerken cevap verdi Kızıl Düşes. “Sen de çok naifsin, güzelim.” Bay Twinkle’ın kolunu ve cübbesini kızıla boyayan kan lekelerine iştahla bakıyordu şimdi. “Kırmızıymış... Rengi beni hayal kırıklığına uğratsa da, kim derdi ki bu cücedeki kanın bu kadar değerli olacağını... Güzelce şişeledikten sonra, yemek masamı süslemek isterdim bununla. Cemiyette dönecek dedikoduları düşünsene... Merlin’in soyunu avlayan Kızıl Düşes! Sosyetenin göz bebeği!”

Küçük bünyesindeki kanlar boşalırken cübbesine ve kollarına, acıdan haykırmamak için direndi Bay Twinkle. Bu zevki kızıl şeytana tattırmayacaktı.


Not: Gelecek GM Metni 00:15'te girilecektir.
« Son Düzenleme: 20 Şubat, 2022 23:36:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Kont Sati Von Richmond »

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #8 : 20 Şubat, 2022 23:48:29 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Meredith yaptığım büyüden sonra yanıma hızla gelerek bir savunma büyüsü kullandı. Ancak o sırada büyük bir gümbürtü ile birlikte çevredeki yerlerden bir sürü tuzak çalıştı ve Meredith'in koruma büyüsünde patladılar. Çevrenin ateş alması da iyice çevreyi cehenneme çevirdi. Yine de duramazdık. Meredith'e teşekkür bile etmeden karşımda, alevlerin arasında gördüğüm kapıya baktım. Yanımda duran mezar taşının arkasına geçip asamın açısını ayarladım ardından "Depulso!" diyerek mezar taşının kapıya doğru hızla fırlamasını sağladım. Bu şekilde önümüzde başka bir tuzak var ise, mezar taşına tetiklenecekti. Tuzakların efektlerinin bitmesini bekledikten sonra ise takımımla birlikte koşarak içeri girecektim. Zain bir sorunları olursa bana haber verirdi zaten. İyi gittiklerini umuyordum.

Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 3, total 3

Çevrimdışı Meredith Vivienne Boleyn

  • Hayalet
  • 6. Seviye
  • İleti: 24
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Meredith Vivienne Boleyn
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Gül
  • Meslek: Eski Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 3
  • Lanet Gücü: 15
  • Tılsım Gücü: 15
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Travma: Umutsuz Vaka
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #9 : 21 Şubat, 2022 00:01:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Her yere gizlenmiş tuzaklar vardı, Meredith Godric’s Hollow’da yaşadıklarından sonra bunun başlarına geleceğini az çok tahmin edebilmişti. Yaptığı koruma büyüsü olmasaydı feci halde çuvallayacaklardı ve genç Seherbaz için bu ihtimal de hayal etmek istemedikleri arasındaydı. Üzerlerine oklar fırladığında küçük bir çığlık kaçırmıştı ağzından, yine de kalkanı güçlü tutmak için direnmişti. Kalbi deli gibi atıyordu ve kalkandan seken oklar etrafı ateşe verdiğinde kalp atışları daha da bir hızlanmıştı. Bir kez daha yanmak istemiyordu.

Cesaretini toplamalıydı, “Revelio!” dedi güçlü çıkmasına uğraştığı bir sesle. Bay Carter, az ötede görüş alanlarına giren kapıya bir mezar taşı fırlatırken aktifleşme ihtimali olan her türden tuzağı önceden tespit edip yakalanmadan ilerlemelerini kolaylaştırmaktı amacı.
[/justify]

Yetenek 1d10 : 9, total 9
Destek 1d10 : 7, total 7
Talih 1d10 : 7, total 7

Çevrimdışı Cornelia Barthélemy

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 40
  • 1735 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cornelia Barthélemy
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Asu
  • Meslek: Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: 4
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 1. Seviye
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #10 : 21 Şubat, 2022 00:03:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Nicholas’ın asasının çatırtısıyla dikkati bir anlığına çalınmıştı Cornelia’nın. Gözlerini devirmekle yetindi. Değişik bir adam bu. O sırada kızgın kumların uçuşmasıyla geriye doğru kaçınmadan da edemedi. Şansa, şahin gibi gözler o kum tanelerinin arasından birkaç görüntü kapmayı başarmıştı. Kukuletalı adamlar… Nereye gidiyorlardı öyle? İçeri girmenin vakti gelmişti artık. Sesler kulaklarında yükselmeye başlamıştı. Aceleleri olabilir miydi? Bir ayin mi dönüyordu? Belli ki buradan kan dökmeden çıkmak neredeyse imkansızdı. Raiden’ın attığı koruma büyüsüyle geçebilmişlerdi zaten. Holü geçmeden önce odaları kontrol etmenin gerekli olduğunu düşünüyordu. Öncelikle hördüklerini ekiple paylaşmalıydı. “Sağ ve sol taraf… Kapılara doğru dağılalım mı?” Arka taraftan gelen gürültüler ile Zain’e, Seth’in ekibinin ne durumda olduğunu sormasını söyleyerek fısıltıyla devam etti.“İçerideki şapkalı silüetler gördüm. Baksak iyi olur. Arkadan gelen kalkanı hazırlasın.” diyerek derin bir nefes aldı ve nabzını düşürmeye çalıştı hazırlık için. Zain telepatik olduğu için biraz daha arkada kalmalıydı. Sağ tarafa doğru yöneldi Cornelia. Hemen ardından Nicholas ve Harvey’den sağ veya sol seçimi yapmalarını belirtmek için başını iki tarafa savurdu. Tercih onlarındı. Hır gür çıkacaktı ancak Cornelia’nın aklına başka bir şey gelmiyordu şu anlık. Asasını hazırda tuttu. İlk hamlesi tekme atarak kapıyı açmak ve şapkalı kişilere“Cascading” atmak olacaktı. Arkasından gelecek olan da Harvey ya da Nicholas bir koruma kalkanı oluşturacaktı. [/justify]
Yetenek 1d10 : 1, total 1
Destek 1d10 : 5, total 5
Talih 1d10 : 3, total 3

Çevrimdışı Raiden Minamoto

  • Bakanlık Çalışanı
  • 6. Seviye
  • İleti: 24
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Raiden Minamoto
  • Güç Puanı: 62
  • 自業自得
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: wrula
  • Meslek: Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Amaterasu Büyücüler Sendikası
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 20
  • Tılsım Gücü: 5
  • İksir Kabiliyeti: 5
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #11 : 21 Şubat, 2022 00:10:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kapının açılmasıyla bir tuzakla karşılaşmaları bir olmuştu. Böyle bir şeyin olabileceğini düşünmüştü ama bu olduğunda şaşırmadığı anlamına gelmiyordu. Kapıdan sağ salim geçmelerinin ardından solda gördüğü odaya yanında seherbazlardan biriyle ilerledi. Odaların ikisinde de bazı sivri şapkalı figürler görülebiliyordu. ‘Sivri mi şapka?’ Asasına sıkıca tutunan Raiden yanındaki seherbazın onun biraz daha önünden ilerlemesine izin verdi. Eğer biri ilk ölen olacaksa bu neden kendisi olsundu ki? Gördükleri figürlere yaklaşırken de asasını iyice kaldırıp figürlere doğrulttu ve “Incendio” sözcüğünün ağzından dökülmesine izin verdi.

Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 2, total 2
Talih 1d10 : 10, total 10

Çevrimdışı Kont Sati Von Richmond

Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #12 : 21 Şubat, 2022 00:25:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Seth Depulso ile taşı arka kapıdan içeri gönderdi. Ön kapıyı sorunsuz şekilde geçen taş arka kapıyı aştığında ise bir tuzağı daha tetiklemişti. İkinci kapının kemerinden gürültülü bir şekilde inen kocaman bir giyotinin yere vurmasıyla ahşap zemini ve taş duvarları zangır zangır titretir olmuştu.

Meredith Revelio ile arka kapıyı ve giyotinin düştüğü eşikteki tuzakları açığa çıkarmamaya çalışmıştı.  Ancak giyotinden sonra hiçbir tuzak kalmamış gibiydi. Seth ve ekibi koşar adım içeri daldılar. Karşılarına rahiplerin vaaz verdikleri ambon çıkmıştı. Hemen yanında ilerisinde ise tören salonu duruyordu ve karanlıkta her ne kadar seçilemese de orasının cadı avcısı kaynadığını çok iyi biliyorlardı. Nitekim ambona yaklaştıkları gibi üzerlerine ok ve mermi yağmaya başlamıştı. Hem Seth, hem Meredith bir şekilde okları ve mermileri savuşturmayı başardılar. Ancak yanlarındaki isimsiz NPC, göğsüne aldığı mermi darbeleriyle bilinçsiz bir şekilde yere yuvarlanmıştı.

Cornelia, sağındaki kapıyı açıp içeriye adımını atmış ve büyüsünü savurmaya çalışmıştı. Asasından süzülen ışık huzmeleri cadı avcılarına vuramamış ancak gözlerini bir nebze kamaştırmıştı. Bu yine de okların isabetini engellememişti. Bir tanesi tam karnına saplanırken diğeri ise omzundan vurmuştu onu. Kanaması vardı ve tedavi görmediği takdirde birkaç tura kan kaybından bilinçsizce yere yığılması mutlaktı. Bu sürede Yetenek ve Destek zarlarına eksi alacağı ise kesindi. Cadı avcıları ise odanın içinde savunma haline geçmişlerdi.

Raiden soldaki kapıyı açmış ve önünde başka bir seherbazla içeri adımını atmıştı. İçerde bulunan cadı avcılarına büyüsünü yollamaya çalışsa da asasından çıkan alevler dört bir yana manasızca savrulmuştu. Cadı avcılarının sivri şapkaları alev alırken, fırsattan istifade eden yanındaki seherbaz lanetlerini yollamış, karşılığında ise cadı avcılarının arbaletlerinden yayılan oklara hedef olmuştu. Seherbaz NPC cansız bir şekilde yere yığılmış, lanetlerle savrulan cadı avcıları ise bilinçsiz bir halde kaskatı şekilde yere düşmüşlerdi. Şans Raiden'ın yanındaydı. Ancak şimdi büyüsünden kaynaklanan şekilde alev alan odadan bir an önce çıkması gerekecekti.

Tören salonu artık her iki ekibin de tam önündeydi ve cadı avcılarını barındırdığı gayet biliniyordu. Zaman azalıyor, kıskaç daralıyordu.

[spoiler]
[/spoiler]


O sırada başka bir yerlerde...

Bay Twinkle tutulduğu mahzende ve bağlandığı sandalyede nihayet acının etkisinden kurtulmuş, okkalı küfülerinden birisini daha etmeye hazırlanmaktaydı.
   
“Buradan kurtulduğumda hepinizi küçük birer kurbağaya çevirip, dillerinizi koparacak ve asla yakalayıp yutamayacağınız sivri sineklerle dolu kavanozlara kapatarak-“

“Ziyaretçilerimiz var... Sihirbazlar!”

Edgar hışımla odaya girmiş, peşinde o başbelası tüy yumağı olduğu halde soluğu Jean ve Lenore’un yanında almıştı. Şık giyimli ama paspal görünüşlü, gözlerinin altı çökmüş ve etrafındakilerde karamsar hisler uyandırabilecek tuhaf birisiydi.

[spoiler]


Edgar - Kara Kedi
[/spoiler]

“Seherbaz dedim sana, seni kara kuru ucube!”

Üçünün de bakışları bir anlığına Bay Twinkle’a dönmüştü. Lenore’un yüzünü endişeli ve onaylamaz bir ifade kaplamış gibiydi. Tam da cüceyi üsturuplu bir şekilde paylamaya niyetleniyordu ki, Jean söze girdi.

“Tam da bize söylendiği gibi.”

“Onları karşılamadan evvel bu işi bitirmeliyiz. Ödememi riske atmak istemiyorum. Bize mührü kırmamız gerektiği söylendi.” Edgar, göz altları kararmış bakışlarını Bay Twinkle’ın üzerindeki kan lekelerinde gezdiriyordu. Yanından ayrılmayan kedisi çevik bir zıplayışla başseherbazın kucağına yerleşmiş ve ufak diliyle kan lekelerini yalamaya başlamıştı.

“Ah, ne kadar da tatlı!” dedi Lenore, ürpertici bir sevecenlikle. “Sen de benim gibi sevdin mi Twinkle’ı, minik şey! Yaralarını mı iyileştiriyorsun yoksa?"

“Şu kedini cücenin üzerinden alsan iyi olur Edgar. Akıttığım kanları israf edecek!”

Edgar dişlerinin arasından tıslar bir tonda tüy yumağına seslendi. “Buraya gel, evlat!” Kara kedi, uysal bir köpek misali uzaklaştı başseherbazdan ve Edgar’ın yanına vardı. “Doktor! Daha fazla geç olmadan başlasak iyi olur. Vaktimiz kısıtlı.”

Twinkle neler döndüğünü kestirmeye çabalıyordu. Seherbazlar muhtemelen kiliseye gelmişti, nihayet. Fakat bu delilerin bahsettikleri... Mühür, kan... “Ne mühründen söz ediyorsunuz sizi muggle bozuntuları!”

“Birazdan anlayacaksınız başsihirbaz...” Edgar, lafını bitirmesiyle odanın ortasında bulunan heykele yaklaşmıştı kısa adımlarla. Belinden baltasını sıyırdı. Sanki heykele zarar verebilecekmiş gibi savurdu onu taş yapıya doğru. Bir yandan da anlaşılması zor fısıltılar dökülüyordu dudaklarından. Baltası tam da taş yapıya denk geldiğinde aniden durdu. Demir, taşa değmemişti. Ancak bir çatırtı duyuldu. Beyaz bir toz bulutu yayıldı taşın çatırdayan yüzeyinden. Hızla çatırdamakta olan bir yarık açıldı taş meleğin başından ayak parmaklarına kadar.

Edgar sözlerini bitirdiğinde, ortadan ikiye yarılmakta olan olan taş heykel etrafını toza bulayarak parçalarına ayrılmış ve dağılmıştı dört bir yana. Heykelin olması gereken yerde ufak bir sunağı andıran mermer bir yapı duruyordu. Sanki taştan bir platform gibi. Üzerinde ise bir sembol vardı. Sanki mermere oyulmuş bir yanık izinden ibaret gibiydi. Edgar, eserinden memnun bir sanatçı gibi heykelin paramparça olmuş kalıntılarını süzmekteydi. “Böyle nadide bir işçiliği heba etmek... Doğru kişilere satılsaydın şayet, paha biçilmen zor olurdu Aziz Michael.”

[spoiler]
[/spoiler]

Lenore yanına yaklaşıp başseherbazın yanına çöküvermişti yeniden. Elleriyle saçlarını okşuyor, parmaklarıyla kaldırdığı yüzüne gözlerini dikiyor ve adeta Bay Twinkle’ın bünyesine sahte bir huzurun karışımını zerk ediyordu.

“Sakın telaş yapma sevgilim. İstediklerini aldıklarında, seni serbest bırakacaklar. Hem, yanında ben varım tamam mı? Sakın korkma...”



Not: Bir sonraki GM Metni saat 01:00'da girilecektir.
« Son Düzenleme: 21 Şubat, 2022 03:46:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Kont Sati Von Richmond »

Çevrimdışı Cornelia Barthélemy

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 40
  • 1735 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cornelia Barthélemy
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Asu
  • Meslek: Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: 4
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 1. Seviye
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #13 : 21 Şubat, 2022 00:56:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde Cornelia başarısız olmuştu. Koruma kalkanı yok muydu? Arkasından gelen yetişememiş miydi? Hiçbir fikri yoktu o anda. Karnında bir baskı hissetti. O an aklına ölen arkadaşı Lenore geldi. Hogwarts yıllarından onun güzel kahkahası kulağında çınladı. Elini sıcaklık hissettiği yere götürdü. Eline bulaşan kana bakarken bir tane de omzuna saplanan okla dirayeti yitip gidecekti. Ta ki aklına Das ve Blaze gelene kadar. İkinci okla birlikte geçirdikleri bütün anlar ışık hızında belirmişti. Yediği oklardan daha hızlı bir anımsamaydı bu. Yere önce dizlerinin üstünde düştü. Her şey buraya kadar mıydı? Ölecekse bile bu kadar kolay olacağını hiçbir zaman düşünmemişti. Nicholas’ın gelmesini beklemeliydi. Yetişebilir miydi? Kalan gücünü pelerinin cebinindeki Felix Felicis’i içmeye harcayacaktı. Minicik şişeyi zorlukla kavradı. Yapacağı şey işe yaramalıydı. İşe yaramak zorundaydı. Ağzına götürdü. Karnındaki sıcaklık giderek artarken Cornelia sadece susamış gibiydi. Bitirdiği şişeyi yere bıraktı kendiyle birlikte. Diz üstünde kapanıyordu. Derin nefes almaya çalıştı. Yaşadığı onca şeye rağmen tutunmaya çalışıyordu yaşama. Ulysses’in sesi sarmaladı onu.Hiçbir şey daha bitmedi. Yap şunu. Kendinden başkasına güvenemezsin hele de kritik anlarda. Ölmezsin, kalkarsın ve öldürürsün. Haklıydı. Yüzünde bir gülümseme belirdi. Sonra histerik bir kahkaha. Ardından olabildiğince hızlı hareket etmeye çalışarak hala bir diğer eliyle büyük bir kuvvetle tuttuğu asasını karnına doğru götürdü. “Vulnera Sanentur” dedi kuvvetle ve acı çeken bir sesle. Ölecekse bile gülerek gidecekti bu adaletsiz aptal dünyadan ama henüz pes etmeye niyeti yoktu. Okları çıkarmayı deneyebilirdi ama az da olsa ilk yardım bilen birisi onları oradan çıkartmanın daha bir sonuç yaratacağını bilirdi. Büyünün yapacağı herhangi bir etki ona yardımcı olabilirdi. Biraz olsun yaptığı iyileştirme büyüsü işe yararsa kendini St. Mungo’ya cisimlemeyi deneyecekti. Belki de bir ekip arkadaşı o sırada gelirdi. Doğrulmaya çalıştı acının mide bulantısıyla. Sürünmenin ona yakışmadığını ve bu travmalarını çocuk yaşta aştığını biliyordu. Eğer olur da mucizeler vuku bulursa bu odadaki herkesi yakacaktı öfkesiyle.[/justify]
This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d10 : 10, total 10
Destek 1d10 : 6, total 6
Talih 1d10 : 5, total 5
« Son Düzenleme: 21 Şubat, 2022 01:05:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Cornelia Barthélemy »

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Mahşer Gecesi
« Yanıtla #14 : 21 Şubat, 2022 00:56:43 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Mezar taşını fırlattığımda Zian’ın sesi yankılandı kafamda. “İyi durumdayız.” dedim. “Her yer tuzak dolu. Dikkatli olun. Siz ne durumdasınız?” Kapı kırılınca da giyotinin üstünden atlayarak geçtiğimiz gibi ok yağmuruna tutulduk. Bana doğru gelenleri koruma büyüleriyle engelledikten sonra yanımdakilere baktım. Hoffman ve benim aramda duran meslektaşım bizim kadar hızlı olamamıştı. Göğsüne yediği arbalet okları ile yere yığılınca dişlerimi sıkıp karşıma baktım. Tören salonuydu bulunduğumuz yer. Büyük ihtimalle beyinlerini yıkadıkları insanlara vaaz veriyorlardı burada. O insanların çektikleri acıları, Cwén’i, André’yi her gördüğüm şeyi hatırladığım için aşırı sinirlenmiş bir şekilde bize ok atmış olan adamlara doğrulttum asamı. Ellerindeki arbaletleri doldurmaları bir hayli zaman alacaktı. Bu yüzden bizimkilere elimle geçmeleri için işaret yaptım. “Ventus!” sihirli sözcüklerini söyleyip asamı salonda duran cadı avcılarına tek tek gelecek şekilde gezdirdim. Bu şekilde hem hareket ettiremeyecek, hem de arbaletlerini doldurmalarını engelleyecektim. Hoffman’ın yaptığı koruma büyüsünün içinde kalmaya çalışarak onlar diğer odaya geçtiğinde de arkalarından ilerleyecektim.

Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 7, total 7
Talih 1d10 : 6, total 6