İngiltere Büyücedünyası > Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi

[Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Samuel Raymond Boleyn Sorgusu

<< < (2/2)

Cornelia Barthélemy:
[justify]Cornelia, Samuel’in iddia ettiğinin aksine terslemiyordu, göz dağı vermeye çalışıyordu. Ergenlik döneminde olan çocukların işine akıl sır erdirilemeyeceğini en iyi şekillerde bildiğinden ötürü kontrollü giderek hiçbir şeyi atlamamasını ve dürüst davranmasını talep ediyordu yalnızca. Neyse ki orta paydada birleşecek gibiydiler. Daha fazla sert çıkışmasına veya sınır çekmesine gerek yoktu. Mizacını bozmadan devam edecekti. Samuel anlatmaya başladığında can kulağıyla dinledi kadın onu. Yani, ormana gitme sebepleri Carmilla’nın olmadığını ispatlamaktı. Kulağa mantıklı gelse de pratik bir seçim olmadığı aşikardı. Önüne düşen ince saç tellerini kulak arkasına takarak “Lüzumsuz bir davranış.” diye belirtmeden geçemedi. Andre için söylediklerine de yorum yapmamıştı ancak Hufflepufflı çocuğun travmayı hiç azımsamıyor, bu denli bir tatsız ve acı dolu maceradan çıkmasına rağmen yine diğer çocukların peşine takılmasını anlamlı buluyordu. Aptal olmadığı kesindi. Belki fazla iyi niyetli denilebilirdi sorgulanan güruh için. Asasını sallayarak tüy kalemini söylenenleri not alması için efsunladı. O sırada bakışlarını Samuel’den hiç ayırmıyordu. Cümlelerinin sonuna gelirken göz bebekleri büyüdü Cornelia’nın. “Şans.”Ucu açıktı. Merakı bir çığ gibi büyümüştü şimdi.

Seherbazlar ve Profesörler hakkında söyledikleriyle birleşince can sıkıcı şeyler getiriyordu akla çocuk. Haliyle terleme vakti yaklaşmıştı. Çocuk sorusunu sorduğunda “Devam et. Eksiksiz bir şekilde anlat. Carmilla ile ne oldu?” dedi demesine ama ekleyecekleri bitmemişti. “Ayrıyeten; Bakanlık, cadı avcıları ve Carmilla hakkındaki tutumlarını da benle paylaşmak ister misin? Kayıt dışı olacaklar, merak etme. Söyleminde ince bir eleştiri sezmiş olabilirim, merakım ondan. Genç bir zihnin düşüncelerini duymayı çok isterim. Şans diye nitelendirdin. Ne açıdan?”[/color] Blöf veya değil, yazıya geçmeyeceğini söylerken yalan söylemiyordu cadı. Büyük ihtimalle o ormandan zarar almadan çıkmış olmasına şans diyordu ama farklı açılardan düşünüldüğünde Carmilla’ya kurtarıcı gözüyle bakıyor olabilirdi, Bakanlık politikasını eleştiriyor olabilirdi. Lafı çevirecek ve dürüstlüğünü esirgeyecek miydi? Sorgu onun için dönüm noktalarından biri olabilirdi, kim bilir. ”Uzun uzun konuşuyor olacağız. İçecek bir şeyler almak ister misin?” diye sorduğunda yüzünde Bizans gülüşü asılıydı. [/justify]

Samuel Raymond Boleyn:
Devam etmemi söylerken yanlış bir hamle yaptığımı da anlamıştım. O son kelimeyi söylemeyecektim. Düşüncelerimi merak ediyormuş, genç zihin olduğum için soruyormuş... Bütün sorguyu değiştirecekti diyeceklerim bence. "Şans diye nitelendirdin. Ne açıdan?” demişti Bayan Barthélemy. Neden demiştim öyle? Çünkü Seherbazlardan önce yerini bulmuş olmamıza gerçekten de şaşırmıştım. Bence yeterince iyi değillerdi. Hiçbir Profesör de yakalayamamıştı hani. Onların da çok daha dikkatli olması gerekirdi. Hele de böyle bir tehlikenin varlığından haberdarlarsa. Yalnız bu düşüncelerimden hangisini söylemem gerekiyordu filtrelemeye çalışıyordum kafamda. Bir içecek isteyip istemediğimi sorduğunda aslında bir soğuk su içmemi öneriyor gibiydi. "Bir portakal suyu aslında güzel olurdu. Ferahlatıyor..." diye mırıldandım süre kazanmak için. Terörist yanlısı gibi gözükmek istemiyorum. Anında alırlar içeri. Eminim buradan dönüşüm olmaz. Sadece hayatımı kurtaran kadını anlatacağım o kadar. "İlk önce geçen günü anlatmaya devam edeyim. Aslında amacımız tam olarak Ares ile Carmilla'nın daha öncesinde karşılaştıkları noktaya gitmekti. Onun bir izine rastlamak için gidiyorduk yani. Sonrasında... İlk önce ölü bedenler ile karşılaştık. Her yerde asılı olduklarını hatırlıyorum. Yeşil değil kırmızı hakimdi artık ormana. Çok da karanlıktı... Göremedik o yüzden etrafta olanları. Bir ıslık sesiyle Eadwig'in ayakları önüne ok fırlattılar. Cadı avcıları oradaymış. Saklanıyorlarmış. Onlardan kaçarken de Carmilla geldi ve..." Boğazını kesiş sahnesi aklıma geldiğinde yerimde kıpırdandım rahatsızlıkla. "Öldürdü hepsini acımadan. Kurtardı bizi yani. Şans demek istediğim, o an orada bizi kurtaracak biri olmasıydı. Bu Carmilla olduğu için değil ama... Hem o noktayı bulabilmiş olmamız, hem de ölümden son anda dönmemiz." Gerçekten de böyle olmuştu. "Şans bence. Eğer cadı avcılarının tehlikesini biliyor olsaydık böyle bir işe kalkışmazdık." Kendimi durduramıyor, tekrardan suçlayıcı konuşmaya başlıyordum ama durdum. Abartısız gerçekleri anlatıyordum, buna kimse kızamaz. "Carmilla ile konuşuyorken de zaten Seherbazlar geldi. Kuzenimiz, Amcam Apollo... Onlar arasında bir atışma yaşandı, zaten bu kısma hakimsinizdir. Seherbazlar sonuçta bilgileri paylaşılmıştır. Başka bir şey olmadı."

Cornelia Barthélemy:
Gerekli sorgulama yapılmış olup Samuel Raymond Boleyn diğer sorguya alınan öğrenciler ile birlikte Hogwarts'a geri gönderilmiştir.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git