İngiltere Büyücedünyası > Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi
[Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Aethelwulf Ares Caldecott Sorgusu
Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]“Evet,” dedi oğlan. “Beni pek çok kez manipüle etmeye çalıştı.”
Masadaki kahve kupasından büyük bir yudum aldı, su istemeyi düşünüyordu ancak zihni temel yaşam fonksiyonlarını devam ettirmekten uzak gibiydi. Kupayı yavaşça yerine bırakırken bakışlarını tekrar adama çevirmişti. “Yasak Orman sınırları içine girmiş Cadı Avcı’larını avladığını söyledi, at adamları onlar temizlemiş sözde. Ona inanmadım, Muggle’lar ne zamandır Hogwarts sınırları içine girebiliyordu sonuçta? Kurucular bütün o koruma büyülerini boşuna mı yapmıştı? Ayrıca, arbaleti olan herkesi cadı avcısı ilan edersek nüfusta bir hayli azalma yaşanması olası.” Gergince güldü. “O kalede güven içinde yaşamaya devam edebilmemiz için cadı avcılarını öldürdüğünü söyledi. Ben de ona masumları öldüren bir katil olduğunu, annemin de onlardan biri olduğunu söyledim. Biliyorsunuz, annem Carmilla hakkında yaptığı haberden sonra öldürüldü tıpkı Magnus Pearson gibi. İkisinin de ortak noktası birilerinin namına zarar vermiş olduklarıydı, yani Carmilla’nın. Ancak bakanlık iki davayı da detaylıca araştırmaya tenezzül etmediği için ikisinin de üstü kapandı, acınası. Annemin katili olduğunu söylediğimde üzerime gelmeye devam etti, zaten bir kere yaralamıştı, oldukça fazla kan kaybetmem ona yetmemişti. Direnmeye devam ettim, annem için. Ve ondan alabileceğim en büyük dersi almamı sağladı, yani Cruciatus Lanet’nin tadını.”[/justify]
Seth Carter:
Arbaleti olanların hepsinin cadı avcısı olmadığını söylediğinde sana katılır gibi kafasını sallıyor. "Bulunduğun yer Hogwarts sınırları içindeydi. Bundan eminsin?" diye soruyor. "Carmilla'nın cadı avcıları olduğunu söylediği arbaletli kişilerin, Hogwarts sınırları içinde olduğunu söylüyorsun. Muggle'lar Hogwarts'ı göremez. Aynen söylediğin gibi koruma büyüleri var. Arbaleti olan büyücüleri Carmilla'nın öldürmeye geldiği gibi bir sonuç karşımıza çıkıyor böyle düşününce. Ya da... Daha da korkulması gereken bir durum var." Bu durumun Cadı Avcılarının Hogwarts korumasından bir şekilde geçebilmesi ihtimali olduğunu anlayabiliyorsun. "Ceset gördün mü? Bu arbaletli kişilerin Carmilla tarafından öldürülmüş olduğunu kanıtlayacak herhangi bir şey? Atadamlar ve bu kanıtlar incelenecek. Gerçeği uzmanların da yardımıyla bulacağız."
"Annenin Carmilla hakkında yazdığı haberden sonra katledildiği doğru. O yazısında yetkililerin Carmilla için harekete geçmedikleri yazıyordu. Ancak görüyorsun ki, şuanda çok yoğun bir soruşturma sürüyor. Merak etme, kanı yerde kalmayacak." Adamın soru sormak yerine sana duygusal destek olmaya çalışması dediklerini haklı ve ya doğru bulduğunu gösteriyor. Son söylediklerinde ise sigarasından bir nefes çekiyor, sonra da çenesindeki sakalları kaşıyor düşünürken. "Carmilla'ya katil olduğunu söylediğinde üzerine gelmeye başladı..." diye tekrar ediyor. "Belli ki tüm bu kahramanlık hikayelerine kendisi de inanıyor. Yüksek ego, bizim için avantaj demektir." Sandalyesinde iyice doğrulup "Cruciatus Lanet'i fazlasıyla tehlikeli bir lanet. Ciddi yaralanabilirdin, hatta aklını yitirebilirdin. Bir daha bu kadar duygularınla hareket etmemelisin. Tehlikeli zamanlardayız Ares. Bir kişiye, büyücü ya da değil, herhangi bir kişiye böyle acımasızca bir büyü yapabilen biri... Kesinlikle kahraman değildir. Şimdi bana aranızda geçen konuşmayı detayları ile anlatmanı istiyorum. Neler söyledin de bu kadar ciddi bir tepki verdi? Baştan beri mi hiddetliydi? Söylediklerine ne cevap verdi?" diye soruyor sana.
Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]Hogwarts’taki o kaotik sorguların üzerine bu adamla konuşmak farklı hissettirmişti genç büyücüye, adam onun anlattıklarına ilgili davrandıkça sahip olduğu duygusal boşluk ile inşa ettiği savunma mekanizması kırılıyordu. Ares, pek çok şey atlatmıştı ve yakın bir zamanda onu (kız arkadaşı dışında) gerçekten dinleyecek biri bulacağına dair umudu oldukça azdı.
Adamın ilk sorusuna “evet,” yanıtını verdi. “Yasak Orman’ın içindeydim fakat Hogwarts’ın sınırları içinden ayrılacak kadar uzaklaşmamıştım.” Avcılar hakkında söyledikleri ise bir süre düşünmesine neden olmuştu, genç büyücü olay anında öfkesini kusmaya fazlaca odaklı olduğu için buna fazla kafa yormamıştı, özellikle kilisede yaşadıklarından sonra Carmilla’nın doğru söylediğine ihtimal vermek istememişti. “Ceset görüp görmediğimi hatırlamıyorum, olaylar çevreme dikkat edemeyeceğim kadar art arda gelişmişti. Benden sonra orada ceset bulunduğu dedikodusu yayılmıştı ancak bir kez daha girip kontrol etmeye cesaret edemedim, aptallık sınırıma bir kere erişmiştim çünkü.” Sağ eli kontrolsüzce bir ritim tutturmuştu, ne kadar stresli olduğunu bir kez daha dışarı yansıtıyordu. “Tekrar teşekkür ederim,” dedi annesi hakkında söyledikleri üzere. “Haklı olduğumu biliyorum, siz de göreceksiniz.”
Hikayenin kalan detaylarını anlatmaya başlamadan önce soğumaya başlamış kahvesinden bir yudum daha aldı. “Dürüst olmak gerekirse, şansımı fazlasıyla zorladım, istemeden. Dediğiniz gibi kendimi duygularıma fazlaca kaptırmıştım, bir kez daha söylüyorum aptallık ettim. Öfkem o kadar şiddetliydi ki kadının at adamları öldürenleri öldürdüğünü söylemesi benim harekete geçmem için yeterli gelmişti. Avantajı elime geçirebilmek için ondan önce davranmalıydım ve bu da düellomuzu başlattı. İlk büyüyü ben yollamış olsam da asasını bile kullanmadan yaptığı bir kalkan ile büyülerim sinek ısırığından bile güçsüz kalmıştı. Peşinden üzerime kuvvetli yıldırımlar yolladı son anda yaptığım kalkan sayesinde kurtulmuştum fakat küçük bir yangın başlamıştı ağaçların arasında. Ortama bir ‘Nebulus’ büyüsü yaptım hemen ardından, beklemediği bir yerden vurup yarattığım dikkat dağınıklığıyla topuklamaktı amacım. Kendi görüş alanımı kısıtlayacağımı hesaba katmamıştım, bu da kendi kazdığım kuyuya düşmeme neden oldu. Carmilla denen kadın basit bir hareketle beni atlattı ve kuvvetli bir lanetle göğsümde derin bir kesik açtı.” Gömleğinin yakasını araladı yara izlerinin devamını gösterebilmek için. “Fazlaca kan kaybediyordum, oysa büyücüleri katleden cadı avcılarını öldürdüğü için ona teşekkür etmemiz gerektiğine dair bir konuşma yapıyordu, bitirdiğindeyse artık kaçabileceğimi söylemişti, dinlemem gerekirdi belki de fakat, bilirsiniz, gururuma yediremedim ve direnmeyi seçtim. Bu hareketim ve onun manipülasyonlarına direnmekte ısrarcı oluşum onu sinirlendirmişti, cezalandırılmayı hak etmiştim bir nevi değil mi?”[/justify]
Seth Carter:
Karşındaki adam dediklerini dinliyor. Asasını kullanmadan büyüyü engellediğini söylediğinde "Hmm..." diye bir ses çıkarıyor önemsediğini belli etmek için. Göğsündeki yarayı gösterdiğinde de "Yaranın resmini çekmemiz gerekecek." diye bilgilendiriyor seni. Adam yaralamak da Carmilla'nın suçlarına eklenecek anlayacağın üzere. Carmilla'nın ona teşekkür etmeniz gerektiği ile ilgili konuştuğunu söylediğinde de "Evet." diyor. "Bu egosunu ve gazetelerin hakkında yazdıklarına olan inancının yüksek olduğunu gösteriyor. Zayıflık olmasının yanında tehlikeli de. Kendisini yasaların üstünde sanması, her şeyi yapmayı kendine hak gördüğünü gösterir. Ölebilirdin Ares. Neyse ki daha o kadar kafayı yememiş." Gitmene izin verildikten sonra gitmemende ise adamın sana biraz kızgın baktığını görüyorsun. Senin de anlayabildiğin üzere kendine dikkat etmediğini düşünüyor olmalı. Bir şey söylemiyor bu konuda. Sen cezalandırılmayı hak ettiğini söylediğinde ise kafasını iki yana sallıyor. "Buna seçimlerinin sonucuna katlanmak deniyor." diyor. "Seni olgunlaştırır."
Sigarasını alıp, bir yandan da kahvesini yudumluyor karşında. "Cesur bir çocuksun." diyor. "Orada Carmilla'yı görüp, ne kadar tehlikeli olduğunu bilip, Yasak Orman'da bir düelloya tutuşman cesaretin yanında aptallıktır da." Gülümsüyor. "Şuan üstünde kırmızı forma görmüyor olmak şaşırtıcı." Kahve kupasını bıraktıktan sonra sigarasından nefes alıp "Bu olayı başka kimler biliyor?" diye soruyor.
Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]Genç büyücü içindekileri döktükçe üzerindeki gerginliğin uzaklașmaya başladığını hissediyordu, bunun nedeni karşısındaki adamın onu ilgiyle dinlemesiydi belki de.
"Haklısınız efendim," dedi çekingen bir ifadeyle. "Sırf eğlence için meydan okumalardan zevk alırdım bir süre önce, ne kadar risk o kadar iyiydi benim için ancak... Artık öyle düşünmüyorum, dediğiniz gibi olgunlașmakla alakalı sanırım. Sene başına dönüp baktığımda ne kadar çok şey yașadığımı fark ediyorum. Trenden atlayan Lacroix kardeșlerin yasını tutamadan André'yi kurtarmaya çalıșırken neredeyse Cadı Avcılarına yakalanma korkusu, sonra annem ve şimdi de Carmilla..." İç çekti. "Cesur olduğumdan emin değilim, düşünmeden hareket etmek cesaret sayılmaz bence. Seçmen Șapka beni binama yerleștirirken zekamı övmüștü defalarca, șimdilerde o zeki çocuğun benimle olup olmadığını bilmiyorum."
Yüzüne bir gölge inmiș, sesi sonlara doğru boğuklașmıștı. Bay Carter'ın sorusunu yanıtlamadan önce boğazını temizledi. "Bilmeyen kim kaldı diye sorsanız daha iyi olurdu. Kız arkadaşım Eurus Medea Soleil ilk anlattığım kişiydi, toparlanmama yardımcı olan en önemli isimlerden birisidir kendisi. Sonrasında yakın arkadaşlarımdan olan Eadwig Boleyn öğrendi, Slytherin cadısı Franziska Strömm'de onun yanındaydı o sırada. Derken Hogwarts'taki herkes bu olayı konușur oldu."[/justify]
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git