İngiltere Büyücedünyası > Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi

[Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Aethelwulf Ares Caldecott Sorgusu

<< < (3/3)

Seth Carter:
Söylediklerini sakinlikle dinlerken André’nin kurtarılması bölümünde içtiği sigaradan mıdır bilinmez öksürmeye başlıyor. Kimlere söylediğini sorduğu için tek tek anlatıyorsun isimleri ancak adam artık o sorusunun cevabını önemsemiyor gibi gözüküyor. Hatta sana kızgın gibi de biraz. Yine de sözlerini bitirmeni bekliyor saygılı bir şekilde. Bitirdiğinde ise “André Harris’i Cadı Avcılarından kurtaranlar arasında olduğunu söyledin değil mi? İnanılmaz.” dediğinde söylediklerinde nereye takıldığını anlamış oluyorsun. Kafasını sağa sola sallıyor hafif onaylamadığını belli eden bir şekilde. Kendi kendine “Eskiden biz de mi böyleydik?” diye soruyor. Sakinleşmek için sigarasını ağzına koyup bakıyor sana.

“Amacın ne?” diye soruyor. “Kendini kaynayan kazanlara atman ne annenin suçlusunun yakalanmasına, ne de Cadı Avcılarının kökünün kazınmasına hizmet ediyor. Biliyorum, doğru şeyi yaptığını düşünüyorsun; ki iyi niyetli olduğuna inancım tam. Ne yazık ki fazlasıyla düşüncesiz hareketler. Ben burada güneş tutulması yaşamış bir adam görüyorum. Duyguların, mantığının ışığından mahrum bırakıyor seni. Eğer bulunduğun tehlikelerden çıkamasaydın, asıl suçluların üstüne basıp ilerleyeceği bir basamak olurdun sadece. Annenin, kendi arkasından oğlunun yitip gitmesini isteyeceğini hiç sanmıyorum. Biliyorum, haddim değil. Yine de şu geçirdiğimiz dakikalarda bile zekasını bana yansıtabilen bir gencin böyle yitip gitmesine izin vermem-veremem. Bir daha kendini ölüme atmadan önce söylediklerimi düşün. Sakinleş. Eğer zamanın varsa bana baykuş yolla. Birlikte, en doğru yolu bulmak için uğraşalım. Anlaştık mı?”

Bu konuşmadan sonra “Bana André’yi nasıl bulduğunuzu, oraya nasıl nasıl gittiğinizi ve nelerle karşılaştığınızı anlatmanı istiyorum.” diye soruyor sana.

Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]Ares'in gözleri dolmuștu. Adam söylediklerinde kelimesi kelimesine haklıydı, sorumsuzca davranmıștı. Duygularına yenik düşmüş ve fevri davranıșlarda bulunmuștu. Bunun sonucunda kendi başta olmak üzere pek çok kişiyi tehlikeye atmıștı. Ancak o gün André'yi kurtarmak için kiliseye gitmemiș olsalar bir arkadaştan olmuş olacaktı, diğerlerinin onunla gelmesine izin vermemesi gerekiyordu en başından. Gerçekten bütün bunlardan sağ kurtulmamıș olsaydı ne olacağını hayal etmek bile istemiyordu. Her davranıșın bir sonucu vardı nihayetinde ve Ares'in yüzleștiği fazlasıyla ağırdı. Cüppesinin kenarıyla gözlerindeki yașları sildi.

"Biliyorum," dedi. "Düşüncesizce davrandım, pek çok kez hem de. Ama André'yi kurtarmamıș olsaydık şu anda ailesi boş bir mezar için yas tutuyor olacaktı. Size orada başımızdan geçenleri de anlatacağım fakat arkadaşlarımın iyiliği için onların isimlerini veremem, benden bunu istemeyin. Bütün sorumluluğu üzerime aldım kabul edin." Duraksadı bir kez daha ve derin bir nefes aldı. "Dönem başında, Hogwarts yenice açılmıșken öğrenciler arasındaki bir dedikodu yola çıkmamızı sağladı. Profesör Yamashita'yı ziyaret eden bir öğrenci ondan André'nin hayatta olabileceğini öğrenmiști. Elimizde kesin bir veri olmasa da yine St Michael kilisesine gittik. André'yi bulduğumuzda perișan haldeydi, ișkence görmüş gibiydi onu hemen oradan çıkardık ama... Düşünmeden hareket etmekle ilgili söylediklerimi hatırlıyor musunuz Bay Carter? Her şeye burnumuzu sokup önümüze çıkan her kapıyı açmamamız gerektiği ile ilgili bir ders aldım diyebilirim. Ve bu ders yüzünden kilisede yangın çıkarmış olabiliriz, yani istemeden..."[/justify]

Seth Carter:
Gözlerinden akan damlaları güçlü kalıp koluna siliyorsun. Karşındaki adam da sana saygı duyup bu konu hakkında ağzını açmıyor. Arkadaşlarının ismini söylemediğinde diretmek için ağzını açsa da senin sorumluluğu üstüne aldığını söylemenle susuyor. Kafasını sağa sola sallıyor sakince. Dediğin sorumluluk olayını kabul etmediğini anlıyorsun bu şekilde. Gidişinizi, André’nin işkence görmüş olduğunu, bulduğunuz yeri söylüyorsun. Düşünmeden hareket ettiğiniz için kilisede yangın çıkardığınızı anlatıyorsun. Adam onaylayıp kafasını sallıyor. Önündeki dosyayı toparlamaya başlıyor. Bu sırada da “Sanırım bu kadarı yeterli. Söylediklerinin hepsi araştırılacak. İş birliğin için teşekkür ederim. Arkadaşlarının da sorgusu bittiğinde Hogwarts’a birlikte dönersiniz.” diyor. Sayfaları masanın üstünde düzenlemek için pıt pıt vuruyor altlarını aynı sırada dursunlar diye. “Söylediğimi unutma. Belki meşgul olabilirim ama programımda her zaman sana yer ayırabileceğime eminim.”


Konuyu bitiriyorum efendim. Ares Hogwarts'a sorunsuz dönebilir. İtiraf ettiği şeyler yüzünden Hogwarts'tan ceza almaması konusunda Hogwarts yetkilileri ikna edilmiş sayılacaktır.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git