Büyüyen göz bebekleri şaşkınlığını gizleyemiyordu. Şok ardına şok yaşıyordu resmen. Mirabelle'in babası gerçekten Seth miydi? Buna sevinirdi. Çocuğu gördüğünden beri içten içe babasının Seth olmasını istiyordu. Bu ne anlama geliyordu, Seth, kızını ondan alacak mıydı? Ya Cwénhild'in Mirabelle ile görüşmüş oluşu, kim olduğunu anlatışı? E mantıklı değildiki... bu kadın ömrü boyunca bu kızdan korkmuştu, uzaktan sevmeye alışmış ve bunla yetinmişti, şimdi çıkıp niçin ona kimliğini açıklasınki... Ve... Gwyndolin ile konuşmuş olduğu söylenmişti... Gwyndolin onunla görüşmemişti ki... Carmilla olmadan önce, balodan önce mi planlamıştı bunu... ne oluyordu anlayamıyordu. Ellerini suratının önünde birleştirdi. Derin bir nefes aldı ve geriye yaslandı.
"Anlayamıyorum, Mirabelle ile niçin konuşsunki? Ömrü boyunca korktu kızdan karşısına çıkmaktan... Niçin kendi kızını travmatize etmek istesin ki? Bu bizim tanıdığımız kadın değil Seth, benim arkadaşım böyle bir şey yapmazdı. Gerçekten anlayamıyorum." Bu sırada gözleri önündeki kahve dolu kupaya dalıp gitmişti. "Benimle görüşmüş demek. Hatırlamıyorum. Yani şöyle, görüşmemiştir diyemem Cwénhild ile ben kız kardeş gibiydik. Böyle bir şey olduysa, balo öncesi yada sonrası ben hatırlamıyorum, eğer konuştuysak Obliviate ile anılarımla oynamış demektir. Öyle yada böyle Seth, dediğin şeyde haklısın kızını korumalısın. Şu an Cwén ne yapıyor bilmiyorum ne planlıyor bilmiyorum o kızla ne amaçlıyor bilmiyorum. Bunları bilmemek beni delirtiyor ama önceliğimiz Mirabelle. Koru onu"