Dünya Ülkeleri > Birleşik Krallık

Karşılaşma

<< < (2/2)

Seth Carter:
Adımın söylenmesiyle kaldırdım kafamı. Cwén, onu kaybettiğimi söylüyordu. Gözlerimi kısıp söylediklerinin asıl anlamını anlamaya çalıştım. Artık benimle olmak istemiyor mu gibi. Zaten bunu istemediğini biliyordum ki. Kadın buz gibi sesiyle Cwénhild’in onunla olduğunu, ikisinin aynı vücutta olduğunu söyledi. Benim aradığım gibi arka plan yoktu bu cümlelerde. Gerçekten de Carmilla denen kadın, yanıp tutuştuğum kadının vücudundaydı. Kendimi uzaklaştırdım vücudundan. Kaşlarımı çattım. Baktım yüzüne. Yabancı olması gereken, ama bana hiçbir zaman yabancı gelemeyecek o yüze... Cadı avcılarının elinde can verdiğini söyledi. Boğazımdaki düğümü yutup elimle sildim gözlerimi. Karşımdaki vücut Cwénhild’di ama benimle konuşan Carmilla’ydı. Cwénhild olmadığını söylemişti ama aynı zamanda o olduğunu da... Kafam karışmış olsa da derin bir nefes alıp konuşmak için zorladım kendimi.

“Onu yalnız bırakmak istemedim. Hiçbir zaman... Yalnız öldü ben...” Dişlerimi birbirine geçirip susturdum kendimi. Bir kaç adım geri attım kadından uzaklaşıp. Hoffman artık yanımdaydı. “Seth.” diye adımla sesleniyordu. Bayadır kimse adımla seslenmemişti ki bana. Bu bile Cwénhild’e özeldi. “Karşımızdaki kişi o değil. Terörist. Toparla kendini!” Elinin asasında olduğunu fark ettiğimde elimle indirmesini işaret ettim.

Hoffman dediğimi yaptığında da “Anlat.” dedim. Sigaramı düşürdüğümü fark ettiğim için bir tane daha yakmaya başladım hala titreyen ellerimle. “Acı çekti mi?” Kadına karşı bir tehlike içermiyordu hareketlerim ve düşüncelerim. Bilmek istiyor muydum bu cevabı emin bile değildim.

Sanki düşüncelerimi okuyan kadın gerçekten bu sorunun cevabını bilmek isteyip istemediğimi sorduğunda duraksayıp baktım yüzüne. Sigaradan bir duman daha çekip rahatlattım kendimi. Kafamı olumsuz anlamda salladım. "Hayır." dedim. "Bilmek istemiyorum."

"Seni ve yöntemlerini onaylamıyorum. Lanet olsun ki Büyübakanı'nın uğruna davet verdiği birine yaptırım uygulamayız. Elimizde emir yok."

Hoffman yanımda bir anda "Ne demek?" diye çıkıştı söylediklerime. "Emir bekler mi olduk Carter? Bu kadını bıraktığımızda bir sürü kişi ölecek. Cwénhild böyle mi yapardı?"

"SAKIN!" diye gürledim adama. "Sakın bana Cwénhild'i kullanarak bir şey yaptırmaya kalkma! Onun da yöntemlerini onaylamıyordum! HALA DA ONAYLAMIYORUM! Şuan böyle, ileride böyle olmayacak." Döndüm Carmilla adı altındaki Cwénhild'e. "Birimizin bu oyunu oynaması gerekiyor. Amacımdan şaşmayacağım. Gidebilirsin. Cwénhild'in bir parçasının, hala burada olduğunu bilmek iyi geldi."

Cwénhild Muirghéal:
Seth Carter yavaş yavaş gözlerinin önünde toparlandı. Yaralı bir aslan gibi aldığı yaraları kapata kapata, saklaya saklaya ayağa kalktı ve yapması gerekenin ne olduğunu hatırladı. Karşısındaki kadının gerçekten kim olduğunu hatırladı. Mevkisini ve o mevkinin getirdiği sorumlulukları hatırladı. Güzel bir tabloydu. Cwénhild, Seth'in üzülmesini istemezdi zira. Yüzüne güzel bir gülümseme kondu. Adamın onu canını cayır cayır yakacak bilgilerden kaçınıp ayakları üzerine dimdik duruşu şairane bir tabloydu. Shakespeare oyunlarından çıkmış gibi bir andı.

Seth nasıl aklını toparlayabilmişse Hoffman bunu yapmaktan uzaktı. Tehditleri savurduğu anda Carmilla hazırlığını yaptı. Tek bir yanlış hareketinde parmaklarının ucundan çıkacak ateşlerle yakacaktı eski seherbaz dostunu. Fakat Seth buna izin vermedi. Hatta kendine öz bir ateşle adamı cayır cayır yaktı. Her zaman yasalara uyan ve işi kitabına göre yapan bu adamdan başka türlüsünüde beklemiyordu. Adam sözlerini bitirdiğinde lafa girdi.

"Hoffman, yirmi yıl uğraşsanız beni burada yakalayamazsınız. Beni değil, sadece Cwénhild'i bile yakalamanız imkansıza yakın. Bunun bilincinde ol. Yerini bil." dedi Hoffman'a. Kızan ve kadına doğru hareketlenen seherbazı Seth durdurdu. Arkadaşının hayatını kurtarmıştı. "Seth Carter. Haklısın birimizin bu oyunu senin gibi oynaması gerekiyor, birimizin de bu oyunu benim oynadığım şekilde. Zira benim gibi bir "terörist" olmazsa insanlar toplanamaz, kanlı balo ardına kanlı balo yaşarız. Reina gibi yetimler, senin gibi sevdiğini kaybeden aşıkları kabul edemeyiz sırf büyü yapabiliyoruz diye. Bunu bil, büyücülerin hiç biriyle derdim yok. Fakat o yobazları koruyan her büyücü benim gazabımı ensesinde hissedecek. Seninle tekrar karşılaşacağız. Umarım yaptıklarımı neden yaptığımı anlarsın, umarım Cwénhild'in neden her şeyini feda ettiğini anlarsın." dedi. Kapşonunu çektikten sonra taşların arasına döndü. Sislerin arasında kaybolmadan önce Seth'in tanıdığı bir ses son bir şey söyledi ve kızıl saçlı kadın kayboldu.

"Kızımıza iyi bak."

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git