Yanağı okşanırken yine sırnaşmamak imkansızdı Mirabelle için. Kadının kurduğu ilk cümle, kızının isteklerini reddeder gibiydi. Haliyle kızın kaşları çatıldı hafiften, yine terk edilmeyecekti değil mi? Kendini kanıtlamak için bir kilise de kendisi mi yakmalıydı illa? Ses etmeden bakıyor, devam etmesini bekliyordu. Kadın da aynen öyle yaptı ve Mirabelle'i memnun edecek şeyler söyledi. Kimseye söylememe işini başarabilirdi, zaten ortalıkta 'Ben Carmilla'nın kızıyım' diye gezinse kimse ciddiye bile almaz hatta bir taraflarını dönüp gülerlerdi. Gülümseyerek başını salladı.
"Tamamdır, söz. Ben hayatımda hiç Cwénhild ya da Carmilla diye biriyle karşılaşmadım, tanımıyorum, haberim yok. Profesör Lowell da durduk yere bayıldı, başında uyanmasını bekledim. Dümdüz, sıradan bir öğrenciyim sadece." dedi, son dediği hoşuna gitmemiş gibi değiştirme ihtiyacı duydu, "Yok yok o kadar da değil. Son cümleyi geri alıyorum, sıradan olmak için fazla harikayım. İkinci istediğin ne peki?"