Şişe çevirmece teklifine karşı heyecanlanmamış değildi kıvırcık saçlı dostunun. Nitekim, kendisi bu oyunu oynama konusunda bir hayli beceriksizdi. Üstelik yakalanırsa başları belaya da girebilirdi. Öyle bir durumda kaymak biraları başlarına patlamazdı, değil mi? Tereddütle konuştu mırıldanmadan hallice bir sesle:
"Sanki yakalanırsak sıkıntı olur mu ki, emin miyiz bu konuda?" Sesi belki de mırıltıdan bile fazla kısıktı, özellikle genel heyecanın yanında. Eh, belki de iyi bir fikir olabilirdi. Kaç kere böyle geceleri olabilirdi bu şatoda? Bir süre sonra kendisi de destekledi bu öneriyi.
Yalnızca iki dakika içerisinde, ilk şişenin kendisine bakması sonucu pişman olmuştu.
"Ares yapma bunu..." diye geçirmiş olsa da içinden artık çok geçti.
"Başka bir soru alabilir miyim ya, ehehe?" diyerek bir hayli cılız bir girişimde bulunmuş olsa da sonuç kaçınılmazdı.
"Arkadaşlar çok özür dilerim ama kendisine bunu teklif etmeyi denersen Profesör Urswick mi daha korkutucu bir tepki verir Eurus mu hayal dahi edemiyorum. Çok özür dileyerek..." diye ortamı yumuşatmayı denedi. Sahiden, ne diyecekti ki?.. Üstelik insanlara karşı kırıcı olmadan...
"Ares, öncelikle sanırım en çok bu soruyu sormuş olmandan nefret ediyorum. Yeterince açıklayıcı olmuştur umarım..." diyerek kaçamak bir cevap verdi lakin muhtemelen yumuşak olamamasının en az sorun yaratacağı kişiye kaçamak cevap verebilmiş olmak neye yarayacaktı?
"Gaye, seni doğru düzgün tanımıyorum bile ama gecenin köründe bu sorunun bana soruluyor olmasının bir sorumlusu da sensin bir kere! Sonra... Regina! Sen de sanırım sekiz aydır bana karanlık sanatlar çalıştıracaktın..." Görece kolay olanlar çıkmıştı aradan ama şimdi kendisine bakan iki Ravenclaw çok daha sıkıntılı olacaktı... Önce dudaklarını büktü, buruk bir ifade kapladı yüzünü içinde bulunduğu durumu düşününce. Sonraysa söze girdi:
"Noah... Bazen fazla inatçı oluyorsun cidden ya, inat ettin mi cidden yanlış anlama ama ben pes edene kadar tartışıyoruz hani..." Ve en zorlusuna gelmişti sıra. Balodaki o günden sonra garip bir şekilde oldukça sık karşılaştığı, aralarındaki mesafenin azaldığını düşündüğü ama samimiyetini de tam kestiremediği, lakin kendisinin yakın gördüğü kıza döndü diyeceklerinden çekinerek:
"Mirabelle, sen de... Ee... Sinirlendin mi çok fazla yumruk atıyorsun, bazen tersine gitmekten korkmuyor değilim..."Son cümlesinin ardından ortamdaki herkesle göz temasından kaçınarak, kızarmış yanaklarıyla tepki almaktan çekinerek şişeye uzandı:
"Neyse, şey, ben çeviriyorum..."
This dice roll has been tampered with!Soran 1d6 : 3, total 3
Sorulan 1d6 : 2, total 2
(edit: 3, Gaye'e denk geliyor. 2 ise benim. 3'e öteleniyor. 3 ama zaten soran, 4'e öteleniyor. Yani Gaye, Mirabelle'e soruyor.)