İngiltere Büyücedünyası > Atriyum
Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
Kont Sati Von Richmond:
Sihir Bakanı Agnus Marvin Kellington ve kurmayları, bakanlık girişindeki büyük holde yerini almıştı. Bakanlık çalışanı büyücüler birer birer uç uç tozu ve cisimlenme vasıtasıyla taş duvarların arasında peyda oluyorlar ve sonra da bu önemli günle ilgili manşetleri süsleyecek haberlerde yer almak üzere kalabalık basın mensuplarını aşmaya çalışıyorlardı.
Madam Deni Beringer normal şartlar altında Sihir Bakanının hemen yanında durmak ve alışılageldiği üzere fotoğraflarda omuz omuza çıkmak yerine, bu seferlik daha geride kalmış ve diğer çalışanlar ve dahi daire başkanlarının ardında bir yere konumlanmıştı. Bakanlık içerisindeki gözde memurlardan birisi sayılmazdı nitekim artık. Onun yerine Herr von Motke, Sihir Bakanının yanında gururla poz veriyor ve belli ki başarılarının meyvelerini topluyordu.
Bugün Büyücedünya için mühim bir gündü. Bir süredir mugglelara karşı eylemlerde bulunan ve gazetelerin yazdığı haliyle, “Büyücü ve Cadı Aleminin Robin Hood’u” olarak gösterilen, kimliği gizemli zat, toplum tarafından kahramanlaştırılmış Carmilla S., Cadılar Bayramı sebebiyle Sihir Bakanı tarafından ağırlanacak ve Büyücedünyaya mugglelara karşı dik bir tavır takınıldığı mesajı verilecekti. Her ne kadar bayramın üzerinden iki hafta geçmiş olsa da, resepsiyonun Kasım ayında düzenlenmesinin altında ise, kamuoyunun bildiği üzere cadı avcıları yüzünden kutlamaların ertelenmesi yatıyor gibi gözükse de, işin aslı Sihir Bakanının Cadılar Bayramına özgü bir zafer kazanmış olmak üzere bekleme arzusu yatıyordu. İşte o zafer, bugün kendiliğinden ayaklarına kadar gelecekti.
Böyle birisinin Bakanlık tarafından onore edilmesi, uygulanacak yöntemler konusunda eşe dosta güven verecek; öte yandan da olası ihanetlere karşı ne kadar sert yaptırımlara başvurulacağı hususunda iç düşmanlara gözdağı olacaktı.
Kalabalık giderek ana holdeki büst ve bakanlık çalışanlarının konumlandığı uçan platform etrafında toplanırken, basın mensupları da hole cisimlenen her bir başka bakanlık memurlarını dikkatli gözlerle süzmekteydi. Neredeyse her birisine esrarengiz Carmilla S. olup olmadıklarına kanaat getirdikleri ana kadar bakmayı sürdürüyor ve peşinden de kendi aralarında fısıldaşarak dikkatlerini yeniden Sihir Bakanı ve etrafındakilere yöneltiyorlardı.
Not: İşbu RP serisi Bakanlık Çalışanları ve Basın Mensuolarının katılımına açıktır.
Cwénhild Muirghéal:
"Bu bir tuzak."
"Muhtemelen. Bu bizi ne zaman durdurdu ki?"
"Hiç bir zaman."
Salonun ortasına bir gök gürültüsü gibi bir anda indi. Kırmızı kukuletası ve pelerini, ışığını çoktan kaybetmiş gözleri ve o gözlerin etrafında şekillenmiş güzel ama ruhsuz yüzüyle odadakileri bir bir süzdü. İki aydır kesip biçtiği, yaktığı yıktığı ve öldürdüğü biliniyordu. Bir kutlama, bir tören, beklediği bir şey değildi. Fakat yinede buraya gelme gereksinimi buldu. Zira fısıltıların artık bağırışlara çevirilmesi gerekiyordu ve bunu kendi eliyle yapmak zorundaydı. Başkana döndü ve sinsi bir gülümsemeyle konuşmaya başladı.
"Bay Başkan, bu ne hoş bir sürpriz!"
Seth Carter:
Ne demek Carmilla S. geliyor?
Uç uç tozu ile ortama vardığım gibi çevreme bakındım tanıdığım meslektaşlarımı görmek için. Bir kaç tanesi ile göz göze geldiğimiz gibi toplaştık ve basının arasından geçmek için üstün çaba göstermek zorunda kaldık. Herkes çok heyecanlı gözüküyordu. Ben ise yasımı unutmak için işime vermiştim kendimi aylardır. Gözlerimin altındaki karartılar çok sevdiğim bir can uğrunaydı. Yeterince hakkını veremediğim bir hüzün için ağıttı. "Hükümetin teröristleri kabul etmesi inanılır gibi değil." diyordum. "Bu kadını onurlandırmak demek, Bakanlık'ın kendi acizliğini kabul etmesi demek. İnanılmaz bir düşüncesizlik." dedim yanımdaki meslektaşıma. O ise tersini düşünüyordu. Bu resepsiyon Bakanlık'ın bu durumdaki gücünü gösterecek diyordu. Dudak kıvırıp kafamı salladım sağa sola. En sonunda diğer bakanlık çalışanlarının yanına vardım. Benim dairemdeki kişilere selam verip tanıdıklarımın hal ve hatırını sorduktan sonra beklemeye başladım. Kimdi bu kadın? Neyin nesiydi. Bekleyiş yüksek bir şak sesi ile bitti. Kırmızı pardesülü bir kadın salonun ortasında başkana selam verdiğinde kadının yüzünü görmek için kafamı biraz kaldırdım. Bulunduğum yerden kapişonu nedeni ile gözükmüyordu.
Bakan'ın teröristleri yanına almasına sonuna kadar karşıydım.
Bu kadın hayra alamet değildi.
Kont Sati Von Richmond:
Kadının kızıllar içerisinde holün cisimlenme bölmelerinden birinde belirmesiyle tüm basın mensuplarının dikkatine mazhar olması bir olmuştu. Yaklaştıkça platforma, zafer sevinciyle gülümseyen Sihir Bakanının gözlerine bir gölge inmişti belli belirsiz. Bir zamanların Baş Seherbaz yardımcısı Cwenhild’i andırıyordu siması. Bozuntuya vermedi. Her zamanki vakur duruşunu takınarak kendisine yaklaşan kadının elini güçlü bir şekilde sıktı. “Sizin teşrif edişiniz kadar güzel bir sürpriz olamaz matmazel!” Kadının eline doğru eğilerek son derece kibar bir öpücük kondurdu parmaklarına. “Bugün davetimizi kabul ettiğiniz ve buraya gelip bizleri onurlandırdığınız için Büyücedünya size minnettardır! Eylemleriniz ve gösterdiğiniz kahramanlıklar dillere pelesenk olmuştur.”
Ardından basın mensuplarına dönerek, zafer gösterisi mahiyetinde elinde tuttuğu kadının elini havaya kaldırdı. “Son üç aydır tuttuğumuz yas ve göstermiş olduğumuz mücadele bugün burada eşsiz bir kutlamayla taçlanacaktır! Böyle zor dönemler sabrımızı ve itidalimizi sınama konusunda maharetli olduğu gibi, buradaki pek muhterem Bayan S- yani daha doğrusu Carmilla Hanım gibi kahramanlar çıkarmakta da bir o kadar muktedirdir.”
Büstü boşaltmaları üzere yanındaki kurmaylarına döndü. Herr von Motke, Madam Deringer ile platformun diğer ucunda koyu bir tartışmaya tutuşmuşlardı. Her ikisi de bir yandan kendi aralarında hararetli bir şekilde konuşuyor, arada da göz ucuyla Bakanı ve yanındaki kızıl cübbeler içerisindeki Carmilla'yı süzüyorlardı. Diğerleri ise Bakanın arzusunu adeta gözlerinden okuyup anlamış gibi, platformda kızıl cübbeli kadına yer açmaya başlamışlardı. Sihir Bakanı, Carmilla’yı elinden tutarak bir konuşma yapması üzere öne doğru çıkarmaya çabalarken devam etti. “Lütfen, bu önemli günde Büyücedünyanın sizin gibi bir kahramanın dudaklarından dökülecek sözlere ihtiyacı var. Çekinmeyin! Britanya büyücü ve cadıları yarın bu söylediklerinizi okuyup, sözlerinizde inanç ve azim bulacaklar...”
Cwénhild Muirghéal:
Bakanın bu tavırları kesinlikle ucuz bir numaradan ibaretti. Bu kadar tepki çekecek bir hamleyi böyle bir güruhun karşısında yapıyor olması kesinlikle kendi çapında hazırlayabildiği basit bir planın parçasıydı. Fakat karşısındaki kadının bu kadar basit numaralarla kandırılamayacağının, gözünün boyanamayacağının farkında değildi. Kadın ise basit bir kaç sözcükle tüm bu oyunu bozup buradan gitmenin en mantıklısı olduğunu düşünüyordu. Bakanın elini öpmesine ve onu kaldırmasına izin verdi. Daha sonra onun için hazırlanan sahneye çıktı.
"Irkımız, zor zamanlardan geçti, aslında bu zor zamanlar hiç bitmedi. Çünkü bitirecek cesareti kendimizde bulamadık. Bulanları da kendi elimizle sindirdik. Şimdi ise o cesareti arıyoruz. Bugün benim buraya çağrılmam ne kadar aciz duruma düştüğümüzün kanıtıdır. Bakanlığın ne kadar zor durumda olduğunun, bakanlığın başındakilerin ve yetkililerin ne kadar liyakatsiz olduğunun bir kanıtı. Bir değişim yapmalıyız ve o değişimi bu odadakilerle yapmalıyız."
Sözlerini bitirdikten sonra başıyla odadakileri selamladı ve cisimlenerek kayboldu.
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
Tam sürüme git