Dünya Ülkeleri > Mag Mell

Kanlı Balo

<< < (2/3) > >>

Kont Sati Von Richmond:
Seherbazların sözlerini bitirmesini sebatla bekleyen Bay Twinkle, arkasını dönerek bakışlarını iki genç seherbaz kadına çevirdi. Her ne kadar masanın ardındaki gotik esintiler taşıyan, deri koltuğa oturmamış olsa da; boyunun kısa olmasından ve arkasına dönerken son derece keskin bir dönüş yapmasından olsa gerek, iki cadı da bir anlığına baş seherbazın bir koltukta oturduğu yanılsamasına kapılmışlardı.

Kısa boylu adamın gölgeli bakışları her iki cadının da üzerine düşerken, başını Bayan Petrov’a doğru çevirip söze girdi.

“Bulgularınızı takdir ediyorum ancak üçümüz de, hatta bütün seherbaz büro dahil olmak üzere bu kıyımı kimlerin gerçekleştirdiğini gayet iyi biliyoruz. Yalnızca açık açık söylemeye cesaret edemeyenler var. Tahminleriniz doğru!”

Masanın üzerine konmuş keseyi yoklamaya başladı parmakları. Peşinden de elini bir yumruk haline getirirken, avucunda iyice sıktı torbayı.

“Ama sizleri bu soruşturma için çağırmadım. Öncelikle söylemem gerekir ki, Bakanlık bana çok özel bir haber iletti bugün. Bir harekatın başlatılma talimatı diyelim... Büronun atılgan, hevesli ve nispeten yüzü az tanınan mensupları olarak ikinizi bu harekat için uygun buldum. Ancak şunu söylemem gerekir. Birazdan bahsini açacağım harekatta yer almayı kabul etmemeniz halinde konuştuklarımızın bu odadan dışarı çıkmayacağını, meslektaşlarınıza dahi herhangi bir şekilde beraber kahve içip lafladığınız esnada, kaymakbirası damıtırken yahut süpürgenizin tadilat kuyruğunda sıra beklerken, ne koşul altında olursa olsun duyurmamanız gerekiyor. Yoksa kendinizi cin cüce köyünde zabıta olarak bulursunuz. Anlaşıldı mı?”

Seherbazların cevap vermesine mahal bırakmadan da ekledi.

“Şayet görevi kabul ederseniz, hayatınızın eskisi gibi olmayacağını belirtmem gerekir...”

Roza Milena Petrov:

    Güzel dekorlu oda verilen bilgiler sonucunda sessizleşmişti, Baş Seherbaz her birini büyük dikkatle dinlemişti ve bütün detaylara dikkat etmişti. Şuan odada olan seherbazlar özenle seçilmiş seherbazlar olmalıydı ve her biri olayı araştırmak için fazlaca hırslı gözüküyorlardı.

  Baş Seherbaz yorumlarını yapmaya başladığında çokta şaşırmamıştı çünkü bu yorumlar Roza’nın tahminleriyle son derece örtüşüyorlardı, ‘ Biliyordum… ‘ içinden böyle geçirmişti ve kafasının içindeki yapbozu biraz daha çözüyordu bu yorumlar. Baş Seherbaz cümlesinin devamında çok ciddi bir şekilde konuşmuştu, Roza cevap vermeye hazırlanırken cümlenin devamı gelmişti. Durgunlaşmıştı, bir süre düşünmüştü ve kafasında olanları tartmıştı.

  Onun düzenli bir hayatı, sevdiği kişiler ve onu önemseyen birileri kalmamıştı, Roza’nın bunları o an fark etmesi buruk bir his bıraksa da yapacak bir şey yoktu hızlıca öne atıldı ‘’ Ben hazırım efendim, bu mesleği kabul ederken zaten kendimizi böyle şeylere hazırlamalıydık. Önemli olan Büyücedünya’nın geleceği. ‘’

 Kendinden emin tavırlarını esirgemeyip kendini göstermişti, bundan sonrasının eskisi gibi olmayacağını son derece hissediyordu…

Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]Baş Seherbaz Twinkle’ın göz korkutan sözleri kızıl cadının kısa bir anlığına da olsa duraksamasına neden olmuştu. Hayatlarının eskisi gibi olmayacağını söylediğinde tam olarak neyi kastediyor olabilirdi ki? İpuçlarını birleştirdiğinde tek bir ihtimal geliyordu Meredith’in aklına, oldukça uğursuz bir ihtimaldi bu, ailesindeki en deli akrabasının bile adını ağzına almayacağı türde… Eğer gerçekten tahmin ettiği gibiyse karşı karşıya oldukları düşmanlar, odadan çıkıp gitmek o anda yapılabilecek en mantıklı seçenekti belki de ancak aldığı yılların Seherbazlık eğitimi bir yana eğer bir korkak gibi geriye çekilirse hiçbir zaman kendini affetmeyeceğini biliyordu.

Meredith, önce yanındaki kadına bir bakış attı ardından elinden geldiğince kendinden emin bir ifade takındı, en azından denedi, “Anlaşıldı, efendim,” dedi. “Nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olursak olalım görevimin ardında sonuna kadar duracağıma soy adım üzerine yemin ediyorum.”[/justify]

Kont Sati Von Richmond:
Seherbazların yanıtlarını dinleyen Bay Twinkle, bir anlığına bu genç cadıların gözlerindeki ışıltıyı hissetti. Seneler önce duyduğu hislerin bir benzerini duyumsuyor olmalıydılar. O toy ve körpe idealler; ceset kokan sokaklarda, kanlı elbiselerde, karanlık lanetlerin pençesinde yahut kötücül ritüellerin çemberinde solmaya başlamamıştı henüz. Kirlenmemişti. Ama bir gün kirleneceklerdi.

Başını öne eğdi başseherbaz. Bir süreliğine sessizliğe bıraktı bulunduğu ortamı. Söyleyeceklerini iyice bir toparlamaya çalışıyordu sanki aklında. Belki de doğru kelimeleri seçmeye çalışıyordu. Nihayet konuşmaya başladığında ise söylediği her bir heceyi ayrı ayrı vurgulamaya başlamıştı. Bay Twinkle’ı biraz bile tanıyan herkes, onun patavatsızlığına, ağzına geleni söylemesine ve gelişigüzel sövmelerine alışkındı. Böyle her bir kelimeyi tartarak konuşması ise pek nadir olmakla beraber, mutlaka çok ciddi meseleler söz konusu olduğunda takındığı bir tavırdı. Belli ki söylemek istediklerinin ağırlığını genç seherbazlara hissettirmeye çalışıyordu.

“Görevinizin adı Nachtkrapp Harekatı... İkinizden biriniz büyücedünyada kendi cadı avımızı başlatacak. Tanınmış simalar, güç ve nüfuz sahibi kimseler, bakanlık çalışanları, daire başkanları ve hatta seherbazları inceleyecek. Bakanlık yetkisiyle istediği kişiyi sorgulama hakkına ve seherbaz büronun imkanlarından faydalanma yetkisine sahip olacak. Bu şartlar altında büyüceşura yargıçlarını bile sorguya çekebilecek. Sizin de fark ettiğiniz üzere muggleların bu tavernayı içeriden birileri destek vermediği sürece bulabilmeleri mümkün değil. Bu hainler her kimse, onları önce teker teker bulacağız, sonra da kendilerine dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğiz!”

Üzerinde Nachtkrapp Harekatı yazan buruşuk mektubu cebinden çıkarıp düzeltti ve genç seherbazların da görebileceği bir şekilde masaya bıraktı. Hafifçe öksürüp devam etti.

“Diğerinize gelince... Onun görevi çok daha çetin. Kimlik değiştirip cadı avcılarının arasına sızması gerekiyor. Neler planlıyorlar? Dertleri ne? Hangi muggle örgütleri bunlara destek veriyor? Ve daha önemlisi, hangi büyücüler? Bu uğurda muggle yaşamı hakkında çok önemli seminerler alacak. Bir hayat hikayesi uyduracağız ona. Bir de kimlik... Bir muggle gibi yaşayacak, bir muggle gibi davranacak. Ta ki, düşmanın can evini bulup, karşı karşıya olduğumuz tehdit hakkında yeterli bilgiye ulaşana kadar. Bu görevin ne kadar tehlikeli olduğundan bahsetmeme gerek olduğunu sanmıyorum. Ucunda ölüm dahi olabilir ve sizleri de Cwen gibi...”

Aniden duraksadı kısa boylu cincüce. Yutkundu. Yardımcısını kaybettiğine emindi. Kaçırılmıştı belki, ancak cadı avcılarının elinden sağ dönebileceğine kimse ihtimal vermemekteydi.

“İkinizin arasındaki işbirliği bu anlamda çok önemli. Öğrendiklerinizi birbirinizle paylaşmanız ve uyum içerisinde hareket etmeniz gerekiyor. Arada bir görüşmeli ve birbirinizi mühim gelişmelerden haberdar etmelisiniz. Ayrıca birer kod adı seçecek ve bundan sonra birbirinize bu vazifeyle alakalı olan meselelerde bu isimle sesleneceksiniz. Faaliyetlerinizde yalnızca benden, başseherbazdan talimat alacaksınız. Birbirinize sağlayacağınız bilgiler bu çapulcu sürüsünü deşifre edebilir.”

Sözlerini bitirirken içinde delil niteliğindeki kağıt parçasının bulunduğu keseyi cebine attı. Masadaki mektubu katlayıp düzgünce paltosunun iç cebine yerleştirdi. Şapkasını düzeltip seherbazların oturdukları yere kadar yürüdü. Ayakta olmasına rağmen koltuktaki cadıların boyuna anca yetişiyordu. Kısa olmasının faydalarından böyle zamanlarda çok yararlanırdı Bay Twinkle. Oturan birisiyle göz göze gelir, kaşları çatılı olduğu halde dünyanın en mühim şeyini söylüyormuş gibi kurbanının gözlerinin içine bakardı. Şimdi de aynı şekilde delici bakışlarını genç seherbazlara yöneltmiş olduğu halde konuşmasını noktaladı.

“Kabul etmek zorunda değilsiniz. Ama bu vazifenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek dahi duymuyorum. Kaybettiğimiz büyücülerimizi, cadılarımızı düşünün yeter! Mugglelar çizmeyi aştı, onlara hadlerini bildirme zamanı geldi de geçiyor.”

Roza Milena Petrov:
Baş Seherbaz konuşmalarında gayet ciddi ve kendinden emindi ama Roza bu konuşmalardan biraz tehdit ediş sezmişti çünkü bu sırları aldıktan sonra bir görev almadan oradan çıkmak imkansız gözüküyordu, keza Roza için de kaybedecek bir şey yoktu.

 Konuşulanları dikkatle dinledikten sonra ikinci görevin onun için en uygun olacağını düşünüyordu; İngiltere’ye gelip bu yaşama alışmak ve gözlerden uzak başka biri gibi olmak bunu çokça kanıtlardı. İşbirliği konusu geçince diğer seherbazları inceleyip yüzlerini hafızasına kazımaya çalışıyordu, her biri Roza gibi istekli duruyorlardı ‘Bu odadan kim sağ çıkacak göreceğiz. ‘ Roza iyice neyi seçeceğine emin olduğunda Baş Seherbaz yanlarına tehditkar konuşması ile gelmişti.

 Kendinden emin bakışlarıyla Baş Seherbaz’a bakıyordu ‘’ Belli ki bu cadı avlarını muggle dünyasındaki büyük kişiler yapıyor, onların içine sızıp kılık değiştirebilirim efendim.’’ Boğazını temizleyip sözüne devam etti ‘’ Muggle ismi olarak Carmen kullanmayı tercih ediyorum, kendime klasik bir muggle profili ayarlayacağım. Ayrıca yıllardır yüce kanımıza olan nefretlerini belirten bu bizden aşağıda olan varlıklara gücümüzü göstermemiz gerekiyor, ağır darbe alacaklar. ‘’ gülümsedi ‘’ Merlin hepimizi korusun. ‘’ konuşmasının üzerine hayatının değiştiğini anlamıştı, bu uğurda her şeyini verecekti.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git