Dünya Ülkeleri > Mag Mell

Kanlı Balo

<< < (3/3)

Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]Meredith hiçbir zaman iyi bir eş olamamış veya ailelerine yaraşır bir varis dünyaya getirememişti; Seherbaz olmaya hak kazanmak dışında hiçbir kişisel başarıya imza atmadığındandı belki de hayatını boşa harcamışlık hissiyatı sarardı kendisini. Ve nihayet, Seherbaz bürosunda onlarca deneyimli aday olmasına rağmen görev kendisine verildiğinde bir kıvılcım çakmıştı içinde. Bu, onu Seherbaz olmaya iten kıvılcım gibiydi, bu duyguyu sezmeyeli oldukça uzun zaman oluyordu. Her zaman Yaradan’ın Büyük Plan’ına inanmıştı ve artık kendisinin de harekete geçme zamanı gelmiş gibi görünüyordu.

Heyecanla söze girdi. “Yirmi altı yıllık hayatımda ailemin bana öğrettiği bir şey varsa efendim, o da politikadır. Her ne kadar ben bunu onaylamıyor olsam bile, eğer yapılması gereken buysa size bir kez daha soyadım üzerine yemin ediyorum ki yüzünüzü kara çıkarmayacağım. Lady Nimuë adı ile hizmetinizde olacağım, efendim.”[/justify]

Kont Sati Von Richmond:
Her iki seherbaz da kendilerinden beklenmeyen bir özgüven, fakat bir o kadar da beklenilesi bir idealistlikle kabul etmişlerdi vazifelerini. Bay Twinkle, pek de alışkın olmadığı bu gizemli faaliyetlerin sonunu ise ne yazık ki pek kestiremiyordu.

Meredith Vivenne... Şımarık Boleynlerin aykırı mensubu. Büyücedünyada ilk kez büyücüler tarafından düzenlenecek bir cadı avcılığına öncülük ederken belki başarılı olacak, muggle işbirlikçisi hainlerin foyalarını teker teker ortaya çıkaracaktı. Ya da belki de soy isminin getirdiği ağırlığı taşımak için atıldığı bu sorumluluğun altında ezilecek, kimi karanlık loncaların arka odalarında dönen komplolara kurban giderek ailesinin adını sonsuza dek lekeleyecekti.

Roza Milena... Rus büyücülük aleminin olaylı gündeminden kopup gelmişti. Arkasını kimlerin kolladığı ise kolaylıkla tahmin edilebilirdi. Belki, yetiştiği soğuk coğrafyanın zorlu tabiatına has bir şekilde kolayca cadı avcılarının arasına sızacak ve onların üstesinden gelip çok değerli bilgileri seherbaz büroya sızdıracaktı. Yahut belki de, büyü yapılmasına başka bir kara ritüelle mani olunmuş bir sokak arasında, aldığı darbeler nedeniyle başından kan sızarak can verecekti.

Aldıkları vazifenin ağırlığını anlayabildiklerini umut etti yaşlı cincüce. Bir türlü çıkarmadığı melon şapkasına uzanan parmakları vasıtasıyla hafifçe selam verirken şunları söyledi.

"Cesaretinizle bu büroya layık olduğunuzu kanıtladınız bayanlar. Detaylı bilgileri Samuel size iletecek. Onca kaybımızın öcünü alabilmemiz ve bu muggle canilerine yaşattıklarının bedelini ödetebilmemiz, sizin başarılarınızla doğru orantılı. Her türlü destek ve yardımı büronuz size temin edecektir. Emin olun! Şimdi izninizle, oğlumun Quidditch maçını kaçırmamak için bir an önce yola çıkmalıyım."

Son bir kez daha başıyla selamladıktan sonra bu iki genç cadıyı, arkasını dönerek kapıya doğru yönelmişti ki; ansızın duraksayıp Vivienne Boleyn'e döndü yeniden.

"Gitmeden son bir şey daha Lady Nimuë. Bu, tavernanın sahibi...Bayan O'Malley... İlk sorgunuzu onunla yapmanızı öneririm. Salonun tavanındaki sembolü ve burada ne gibi bir ritüel çevrildiğini daha iyi bilen birisi olacağını sanmıyorum. Ayrıca kadının... Tekinsiz bir havası var." dedikten sonra da kapının yolunu tuttu.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git