17 Nisan, 2026 08:58:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Bağlantılı  (Okunma sayısı 92 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Bağlantılı
« : 11 Ekim, 2021 01:33:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Yirmiye yakın dosyayı büyüyle uçurunca ofisi bir kargaşa aldı. Kızım Reina'nın masamdaki resmi bir dosyanın düşüncesizce yükselmesi ile düşme tehlikesi yaşayınca çevik bir hareketle yakaladım havada. Masanın üstüne dikkatlice yerleştirdim üst üste gülümseyerek bana bakan resmi. Kızımın geleceği için uğraşıyorum. Düzgün bir hayatı olsun. Manyaklarla uğraşmasın diye. Çok zor bu hayat Reina, o kadar zor ki kendimi kaybetmişim. O kadar zor ki, istediklerimi elde etmek için boyun eğmişim. Artık oyunu öğrendim. Kurallarına göre oynuyorum. Şimdilik buna göz yum diyorum kendi kendime ama bir bitmedi bu dönem. Evet, kendime çevre yaptım. Evet, artık saygı duyuluyorum. Evet, yakında terfi alabilecek bir durumdayım ama ya bu havada uçuşan dosyalar? Onları neden göz ardı etmek zorunda bırakıldım? Belki uğraşsam diğerleri gerçekleşmeyecekti. Omuzlarımdaki sorumluluk beni yerin dibine gömüyor. Yine de sen merak etme kızım. Baban ne yaptığını biliyor.

Ofistekiler hangi dosyaların uçuştuğunu görünce hareketlendi. Dosyaların hepsinin üstünde minik kırmızı red kaşeleri vardı. Ben ise herkese "Sorun yok." dedim. "Halledilecek." Halledeceğim diyemem. Halledecek birini tanıyorum diyebilirim. Öyle biri ki, hayatımda her şeyimi emanet edebilirim. Havadaki dosyaları asamla birbirine yakınlaştırıp üst üste getirdikten sonra ofisten dışarı çıktım. Dosyalar peşim sıra uçuyor, yoldan geçenler beni ve dosyaları görüp meşguliyetim hakkında laf atıyorlar. Esprili bir şekilde cevaplıyorum herkesi. Ne bir düşmanım var, ne sevmediğim biri. Seherbaz bürosunun kapısından geçerken sekretere selam verdim. Cıvıl cıvıl bir günaydın ile karşılık verildiğinde de günüm cidden biraz daha güzelleşti. Çevredeki insanların modları beni oldum olası etkilemiştir.

Yanından geçtiğim seherbazlara tek tek selam verince hepsinden düzgün geri dönüşler aldım. Seneler önce beni bir hanım evladı gibi görenlerin bile gözlerinde bir yere gelebilmiş olmakla gurur duymadım değil. Cwénhild'in senelerdir oturduğu masaya gelip "Esenlikler!" diye selamladım. Biraz yüksek sesle "Sana en sevdiğin işleri getirdim, evrak işleri!" dedim insanların dosyaları pek umursamaması için. Çevredekilerle birlikte hafif bir gülüşmeler sonrası arkamda gezdirdiğim dosya yığınını Cwén'in saldalyesinin yanına uçurdum. Başkalarının yanında olaydan bahsetmek istemediğim için imalı bir şekilde "Başlamadan önce gel çatıda sigara içelim." dedim. "Yeni aldığım tütünü deneriz."
[justify]

Çevrimdışı Cwénhild Muirghéal

  • Azkaban Mahkumu
  • 14. Seviye
  • İleti: 99
  • 560 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cwénhild Muirghéal
  • Güç Puanı: 50
  • https://youtu.be/3vjkh-acmTE
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: o
  • Meslek: Eski Başseherbaz Yardımcısı
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: -
  • Lanet Gücü: 40
  • Tılsım Gücü: 40
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü Yapma, 2. Seviye; Süzülme, 3. Seviye
Ynt: Bağlantılı
« Yanıtla #1 : 11 Ekim, 2021 02:02:24 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Erken kalkmak hiç bir zaman sevdiği bir iş olmamıştı. Vücudu yıllar boyu süren alkoliklik sağolsun gece oturmaya o kadar çok alışmıştı ki en yorgun olduğu akşam bile saat ikiyi üçü görmeden uyuyamıyordu. Bu da sabah erken kalktığı zamanlarda aşırı huysuz, yorgun ve keyifsiz olmasına sebep oluyordu. Üstüne üstlük Alannah'ın evden ayrılmak için hazırlanıyor oluşu canını iyiden iyiye sıkıyordu. Üç dört yıl önce yanına taşındığından beri hayatı bir düzene girmiş, ilk kez yalnız hissetmemiş ve alkolü bırakabilmişti. Şimdi kızın gidiyor oluşu onu korkutuyor evdeki sessizliğin içini yiyip bitirdiği günlerin geri gelmesinden çekiniyordu. Yine de kızın gidişini engelleyecek bir şey yapmadı, aksine destekledi ve biriktirdiği paranın bir kısmını kızın bavuluna çaktırmadan koydu geceden. Bir iki gün sonra gidecekti. Bu bir iki günü güzel geçirdiklerinden emin olacaktı. Akşama bir şeyler planlamıştı ancak önce işe gitmesi lazımdı.

Bakanlığın önünde tüttürdüğü sigarasını söndürdükten sonra içeri girdi. Sıkışık asansörleri ve dar koridorları geçtikten sonra neredeyse kıçının izinin çıktığı sandalyesine oturdu. Bir iki yeni seherbaz yanına uğrayıp bir şeyler sordu, ayak üstü sohbet ettiler. Lakin günü çoğunlukla evrak işi halletmekle geçiyordu. Son bir iki haftadır ortalık sakindi. Pek aksiyon olmamıştı. Aksiyon olmayınca masasına zincirlenmiş bir biçimde bitmek bilmeyen kağıtların arasında kaybolmuştu. Neyse ki dün işinin büyük bir kısmını bitirdiğinden bugüne çok bir şey kalmamıştı. Derken, Seth içeriye girdi. Neşe saçan aurası ofisin her yerine saçıldı ve adam neredeyse herkesle selamlaştı. Sımsıcak gülüşü, kendinden emin duruşuyla herkesi büyülüyordu adam adeta. Cwenhild adamın arkasındaki dosya yığınını görünce kaçmak için hareketlendi ama geç kaldı. Seth onu takip eden dosya yığınını şak diye önüne koyunca adamın suratına pis, lanet bir ifadeyle bakmaya başladı. O kadar seherbazın arasında niçin onu seçmişti, güya arkadaş olacaklardı! İtiraz etmeye fırsat bulamadan adam lafa girdi. Bir anlığına bir his düştü içine, bir şeylerin ters gittiğine dair minik bir ürperti. Pek sorgulamadan adamı çatıya doğru takip etti.

Seth, yıllar içinde ne kadar da gelişmişti. Bir boşanma ve Cwenhild'in yıkımını atlatmış bekar bir babaydı. Buna rağmen hiç sarsılmamış gibi duruyordu. Küllerinden yeniden doğmuş, herkese kendisini sevdirmiş, iş ahlakı ve çalışkanlığıyla öne çıkmış örnek bir insandı. Neredeyse aynı zamanlarda girdikleri bakanlıkta birisi terfiye çok yakınken birisi, milletin kıçını tekmelemediği günlerde mesaiyi öldürüp eve gitmenin derdindeydi. Eh, seherbazlığa giriş sebebi kağıtlarla oynamak değildi, gerçek suçluları bulup onları adalete teslim etmekti. Bu da bazen yorucu oluyordu. Hayatının sürekli tehlikede olması, neredeyse her hafta revire yada hastahaneye yapılan ziyaretler, vücudun çeşitli yerlerinde deformasyonlar yaralar...

Çatıya çıktıklarında her zaman oturdukları yağmurdan korunaklı yere çöktüler. Seth cebinden sigarayı çıkardı ve bir tanesini uzattı Cwenhild'e. Kadın sigarayı dudaklarına götürmeden önce hızlıca kokladı, tütün gerçekten kaliteliydi. Sonrasında Seth'in dudaklarına yerleştirdiği sigarayı yakmasına izin verdi. Sigarayı güzelce tüttürdükten sonra da adama döndü ve sordu. "Hayırdır, ne ayak bu kadar dosya?"


Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Bağlantılı
« Yanıtla #2 : 20 Ekim, 2021 21:32:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Cwénhild ile sürekli oturduğumuz yere geçtiğimizde ceketimin iç cebinden çıkardığım tütünü sarmaya başladım. Cümleleri kafamda tartıyor, nereden başlasam diye düşünüyordum. İlk dalı sardıktan sonra yanımda oturan, zaman geçtikçe daha da güzelleşmiş olan kadına uzattım. Şöyle bir koklayıp ağzına koyduğunda da parmağımı şıklatarak çıkardığım ateş ile sigarasını yaktım. İçimdeki duygular ona karşı hala alev alevdi ama Seth olarak, geçen yıllar bu tarz duygularımı alev alev yaşattırmıyordu artık. Eskiden olsa Cwén'i uzun uzun izleyebilir, yanında kelimelerimi karıştırabilir, ona özel bu hislerimi harika kelimelerle anlatmak için çok özel çaba harcayabilirdim. Bilmiyorum Cwén farkında mıdır bana yaşam enerjisi verdiğinin? Geceleri duygularımın esiri olduğumda sayfalarca saçları hakkında şiirler yazabildiğimin? Yine de eskisi gibi bir umuda tutunmuyorum artık. Gerçekçiyim. Çocuk değilim anlayacağınız. Kadın dudaklarından sigaranın dumanını içine çektiğinde aklımda her zaman oluşan nefes yerine Cwénhild'in kokusunu içime çekerek yaşama isteği oluştu. Gülümseyip kafamı çevirdim. Kendim için de bir dal sarmaya başladım. Artık yaşlandığım, yaşlandıkça da uyuz bir adama dönüştüğüm için kız sorana kadar da konuşmadım. Düzgün bir şekilde sarmaya dikkat ettiğim tütüne odaklanmış gibi görünüyordum ki Cwén konuştu. Hala gülümsüyordum ama biraz pişmanlık içeriyordu bu gülümseme.

"Bir şey değil yahu, normal dosyalar. Protokol vesaire..." diye başladım konuşmaya.

Derin bir nefes alıp kafamı iki yana salladım. Dudağımı ısırıp söyleyeceklerimi geciktirdikçe geciktirdim. İnce olsun diye elimdeki kağıdı iki yanından ovuşturup duruyordum. "Bundan kaç sene önceydi ki?" diyerek gözlerimi uzaklara kaçırdım. İtiraf etmesi baya zordu. Cwénhild'in benim hakkımda ne düşündüğü önemliydi tabi ki. Yine de eskisi kadar takılmıyordum o doğrudur. Fakat şuan söyleyeceğim şey benim kurallarımı sorgulamasına ve aramızdaki saygının azalmasına neden olabilecek bir konu üstüneydi. Bu yüzden kelimeleri en doğru şekilde seçmem gerektiğini düşünüyordum. "Beşti sanırım." Cwén'in yüzüne baktığımda çabuk olmamı bekleyen bir ifade gördüğümde devam ettim. "Dale Swanson. Bilmem tanır mısın. Çocukken kuyuya düştüğü için biraz sorunlu bir çocuktu. Annesi, annemle dertleşir sürekli Dale için ağlardı. Zavallı kadın. Bir de kız kardeşi var..." Her zamanki gibi insanlar ve dedikodular ile dolu bir açılış cümlesinden sonra "Seneler önce kulübesinde sadece ayaklarını ve ayakkabılarını buldular. Dale'in... Hoffman'ın dosyası. Birlikte yazmıştık onunla. Yani daha çok ben. Siz seherbazların evrak işi yaptığı çok görülen bir şey değil. Eh, suçlamamak lazım tabi sizi de, biliyorsun bu tür dosyaları umursamıyor mahkeme..." Sonunda sigarayı sarmış, dudaklarıma götürüp kağıdını hafifçe ıslatmıştım. "Benim ilgilendiğimi öğrenen ablası, bayan Swanson- Evlendi miydi yoksa ya? Sanırım artık o soyadı kullanmıyor. Neydi soyadı acaba?" Sigarayı ağzıma koyup yaktım sakin sakin. O sırada da soyadını düşünüyordum kadının. Dumanı vermeden konuştuğum için boğuk çıkan sesimle "George Barter ile evlendi evet evet." diye söyledim çok da önemli olmayan bu detayı. "Bayan Barter. Bana çiçek getirmişti. Çok tatlı kadın, meczup kardeşi için ağlamıştı ofiste. Ona kardeşinin vakasının çözüleceğini, peşini bırakmayacağımı söylemiştim. Tabi dediğim gibi beş sene oldu." Kaşlarımı kaldırdım ve arkaya doğru gerildim. "O zaman biraz uğraşmıştım ama başkan önünü pek açmadı. Ben de biraz başarı odaklıyım bilirsin." Şaka niyetine güldüm burada. "Önüme başarı ve takdir konulunca zavallı kadını unuttum. Başkan çok büyük adam, kartlarını nasıl oynayacağını biliyor gerçekten. Neyse işte ya..." Konuyu sakız gibi uzattıkça uzatmış, arada da sigaramdan uzun uzun nefes alıp resmen 3-4 seferde sonuna ulaşmıştım. "Beş senedir bu dosyaya benzer bir sürü vaka yaşanmış. Senelerdir değişen bir şey yok, büyüceşura görünmezleri görmemeye devam ediyor." Buraya kadar geldikten sonra elimdeki sigaranın son kısmını yanımda duran taşa bastırarak söndürdüm.

"Cwén." dedim kızın yüzüne bakıp. "Senle ben her zaman aynı yolda yürüdük. Belki farklı araçlarlaydık ama yolumuz aynıydı. Benden şüphe duymanı istemiyorum. Çünkü ben senden asla şüphe duymuyorum. Şuanlık bu oyunu oynamalıyım çünkü sen asla oynamazsın. İleride oyunun kurallarını bizim yazmamız için yapmam gereken bir fedakarlık bu. Lütfen yoldan saptığımı düşünme. Sana güveniyorum. Doğru şeyi yapacağını biliyorum. Ben yapamadım. Senelerdir görmemezlikten geldiğim yaranın şifası olacağını da çok iyi biliyorum." Elimi kızın omzuna koyup sıktım hafifçe. Kafamı söylediklerimi kendime onaylarcasına salladım. "İyi çalışmalar." dedikten sonra kalktım yanından. "İyi haberlerini bekliyorum." deyip kızı orada yalnız bırakıp tekrar ofise ilerledim. Safkan ailelerin birinin çocuğunun yaptırım dosyasını hazırlamam gerekiyordu. Çok güzel çikolatalar ile birlikte geldi dosya. Yurtdışından getirtmişler. [justify]

-SON-
[/b]
« Son Düzenleme: 20 Ekim, 2021 21:48:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Seth Carter »