17 Nisan, 2026 09:31:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Meredith Vivienne Boleyn

Sayfa: 1 2 3 [4]
46
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 02 Aralık, 2021 23:45:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith hiçbir zaman iyi bir eş olamamış veya ailelerine yaraşır bir varis dünyaya getirememişti; Seherbaz olmaya hak kazanmak dışında hiçbir kişisel başarıya imza atmadığındandı belki de hayatını boşa harcamışlık hissiyatı sarardı kendisini. Ve nihayet, Seherbaz bürosunda onlarca deneyimli aday olmasına rağmen görev kendisine verildiğinde bir kıvılcım çakmıştı içinde. Bu, onu Seherbaz olmaya iten kıvılcım gibiydi, bu duyguyu sezmeyeli oldukça uzun zaman oluyordu. Her zaman Yaradan’ın Büyük Plan’ına inanmıştı ve artık kendisinin de harekete geçme zamanı gelmiş gibi görünüyordu.

Heyecanla söze girdi. “Yirmi altı yıllık hayatımda ailemin bana öğrettiği bir şey varsa efendim, o da politikadır. Her ne kadar ben bunu onaylamıyor olsam bile, eğer yapılması gereken buysa size bir kez daha soyadım üzerine yemin ediyorum ki yüzünüzü kara çıkarmayacağım. Lady Nimuë adı ile hizmetinizde olacağım, efendim.”[/justify]

47
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 02 Aralık, 2021 22:19:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Baş Seherbaz Twinkle’ın göz korkutan sözleri kızıl cadının kısa bir anlığına da olsa duraksamasına neden olmuştu. Hayatlarının eskisi gibi olmayacağını söylediğinde tam olarak neyi kastediyor olabilirdi ki? İpuçlarını birleştirdiğinde tek bir ihtimal geliyordu Meredith’in aklına, oldukça uğursuz bir ihtimaldi bu, ailesindeki en deli akrabasının bile adını ağzına almayacağı türde… Eğer gerçekten tahmin ettiği gibiyse karşı karşıya oldukları düşmanlar, odadan çıkıp gitmek o anda yapılabilecek en mantıklı seçenekti belki de ancak aldığı yılların Seherbazlık eğitimi bir yana eğer bir korkak gibi geriye çekilirse hiçbir zaman kendini affetmeyeceğini biliyordu.

Meredith, önce yanındaki kadına bir bakış attı ardından elinden geldiğince kendinden emin bir ifade takındı, en azından denedi, “Anlaşıldı, efendim,” dedi. “Nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olursak olalım görevimin ardında sonuna kadar duracağıma soy adım üzerine yemin ediyorum.”[/justify]

48
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 01 Aralık, 2021 23:20:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Dünyadaki adalet anlayışını bir kez daha sorgulamasına neden olan korkunç görevden yenice ayrılmıştı kızıl cadı. Daha yolun başında olduklarını ve suçlara hak ettikleri cezayı verene kadar durmayacaklarını biliyordu, ki aksini de kabul edemezdi vicdanı, yine de kıyımın büyüklüğü ve nasıl bir düşmanla karşı karşıya olduklarına dair bir belirsizlik keşke bu göreve hiç bulaşmasaydım demesine neden olmuştu. Tavernanın sahibesi Bayan O’Malley’nin sorgu odasına dönüștürdükleri ofisine doğru ilerlerken, kendisine sorulacak sorulara karşı vereceği yanıtlarının kısıtlılığından ‘bu iş için biçilmiş kaftan değil miyim acaba?’ diye düşünmeden duramıyor, zihnindeki onu her zaman motive eden o ses ise tamamen aptal olduğunu söylüyordu.

Tavernanın geri kalanıyla uyumlu, kırmızı renklerin hâkim olduğu iç karartıcı gotik bir tarzda dekore edilmiş bir odaydı Bayan O’Malley’in odası; eğer bu olayın mağdurlarından biri olmasa bütün bu kıyımı tezgâhlayan dehanın o olduğunu bile düşünebilirdi kızıl cadı, Boleyn’lerin altın detayına karşı takıntısından olsa gerek bu kadar koyu rengin bir mekânda bulunması hiç normal gelmiyordu.

En başından beri korktuğu soru nihayet kendilerine yöneltildiğinde derin bir nefes aldı konuşmaya başlamadan önce. “Burada yaşananlar gerçekten dehşet verici,” dedi ancak hemen duraksadı. Kendini aptal gibi hissetmişti, zaten herkes bunun farkındaydı ve ona bu sorulmamıştı. “Yani demek istediğim, Efendim, tek bir kişinin başının altından çıkamayacak kadar organize gerçekleşmiş olduğu. İncelediğim bulgulardan, bütün bu olaylar boyunca tek bir büyücünün bile büyü ile karşılık veremedikleri anlaşılıyor, Efendim. İşin içine kara büyü ya da ona denk bir güce sahip oldukça tehlikeli ve organize hareket eden düşmanlarla karşı karşıyayız. Merlin bizi korusun…”[/justify]

49
Mag Mell / Kanlı Balo
« : 24 Kasım, 2021 15:36:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]“Mag Mell'de kanlı balo: On üç yetişkin, beş öğrenci hayatını kaybetti.”

Asasının ucundaki küçük bir alev ile dudaklarının arasındaki pipoyu yaktı kırışık yüzünde yer yer yara izleri bulunan adam, sabahın böylesine erken bir saatinde büroya çağırılmasının hayırlı bir nedeni olmadığını tahmin edebiliyordu, belki de oradaki en yaşlı çalışanlardan biriydi nihayetinde, çetin ceviz Alfred derlerdi ona pek çok şeyi görüp geçirmişti. Günün ilk ışıkları ana karaya düşmeden Seherbazlık bürosunu sarsan bu karanlık haber oldukça endişelendirmişti adamı; ortama bir kaos hakim olurken her kafadan ayrı bir ses çıkıyor ve pek çok kişi Baş Seherbaz Egnast Twinkle’ın kendilerine vereceği direktifleri bekliyordu.

Haberi ilk getirenlerden biri olan sarışın, genç bir kadın çevresinde toplanmış büyücülere, “Baloda öğrenciler de varmış diyorlar,” dedi ciddiyetle. “Şimdilik kıyımın kaç kişinin canını aldığını bilmiyoruz ancak bir an önce müdahale edilmesi gerekiyor.”

“O tavernada en az bakanlıktaki kadar koruma tılsımı vardı, hepsini geçmeyi nasıl başarmış olabilirler?” diye sordu yaşlı adam, yüzünde düşünceli bir ifade vardı, olanlara bir anlam getirememişti sanki. “Bizzat büyük büyük babam yapmıştı o tılsımların büyük çoğunluğunu.”

 “Yasalara karşı gelinirse olacağı budur,” dedi, kirli sakallı, uyuz bir görünümü olan bir başkası. “Bakanımızın bir bildiği olmasaydı koymazdı o maddeyi oraya. Ayrıca öğrencilerin ne işi varmış gecenin bu saatinde dışarıda?”

“Kim böyle canice bir şey yapmış olabilir? Korkunç bir şey bu!”

Gerçekten de öyleydi. Henüz kıyımın büyüklüğünü kestiremiyorlardı ancak söylentilere bakılırsa St Mungo’nun epey bir mesai yapması gerekecekti, aynı zamanda kendilerinin de. Odadaki gürültüyü bastıran Baş Seherbaz’ın sekreteri Samuel Collins’in içeri girmesiydi. Bir ayağı tahta olmasına karşın iri yarı yapısı ve sert duruşu sayesinde insanlara gözdağı veren biriydi Samuel, otoriteyi sağlaması için yalnızca bir kere boğazını temizlemesi yeterliydi. Bu özelliklerine rağmen, Alfred'in gözünde altından bir kalbi vardı, mesleklerinde omuz omuza geçirdikleri yıllar sayesinde emin olmuştu buna.

“Baş Seherbaz emrediyor: ‘Söz konusu vakaların ehemmiyeti büyük olmakla beraber derhal müdahale edilmesi gerekmektedir. Görev dağılımı Samuel Collins tarafından yapılacaktır, bütün birimler hazır bir biçimde olay yerine cisimlenmelilerdir. Haydi, beyler bayanlar, kazan pastası yiyip kaymak birası içmeye gelmediniz bu ofise!”



Her yere is kokusu sinmiş, tavernadaki kıyımın ne denli büyük olduğu güneş ağardıkça daha da bir ortaya çıkmıştı; sanki devasa bir tufanın içinden geçmiş gibi yıkık döküktü, dış cephesini simsiyah bir leke bürümüştü, yangının sönmesinin üzerinden çok fazla zaman geçmemiş olacak ki kırık camlarından dumanlar yükseliyordu. Sıradan insanların gücü böylesine büyük bir zararı vermeye yeter miydi? Hayır, bu işin içinde mutlaka kara büyü olmalıydı ve bu da içlerinde kesinlikle büyücü soyuna ihanet eden kanı bozukların bulunduğu anlamına geliyordu.

Meredith, balonun yapılacağını çok önceden öğrenmişti akrabaları sayesinde; hatta kendisine de defalarca gitmesi için teklif gelmiş olsa da içine düşen bir kötü bir his bu davetlerin hepsini geri çevirmesine neden olmuştu. Ve bir kez daha hisleri yanıltmamıştı kızıl cadıyı, karşılaştığı manzara tüylerini diken diken etmişti, Boleyn malikânesinde şahit olduğu karmaşaların bunun yanında çocuk oyuncağı gibi kaldığına kanaat getirmişti.

Tavernanın merdivenlerinde oturan matem giysileri içindeki bir kadının, “Zahmet oldu size!” diye bağırdığını duydu. Elindeki içki şişesinden bir yudum aldı ve devam etti isyanına. “Bakanlık ne zaman işe yaramıştı ki zaten? Burada insanlar öldürüldü ve siz her şey bittiğinde geliyorsunuz!” Kumral saçlı, yirmili yaşlarının başında duran bir kız ise kadın her ayağa fırlayacak gibi olduğunda onu dizginlemeye çalışıyordu.

“Siz Bayan O’Malley olmalısınız,” dedi az ötesine cisimlenmiş bir büyücü. “Ben Alfred Makepeace Thackeray, ailenizi tanırdım izin verirseniz sizinle dün gece burada olanlar hakkında konuşmak istiyorum.”

Kadın direnmedi, elindeki şişeyi kumral kıza uzattı ve yüzündeki öfkeli ifadeyi hiçbir değişikliğe uğratmadan Seherbazların yanına doğru ilerledi.

Takım arkadaşları çoktan görev dağılımlarına göre harekete geçmişlerdi, Muggle’ları olay mahallinden uzak tutmak için çevreye bir koruma bariyeri yapmaya başlayan grupların birinden Fianto Duri nidaları yükseliyor, başka bir grup ise bölgede kullanılmış son büyüleri çözümlemek amacıyla Appare Vestigium kullanarak burada olanlara bir açıklama getirmeye çalışıyordu. St Mungo şifacıları da katılmıştı aralarına yaralıları götürmek için, şimdiden beş tane sedye yola çıkmıştı bile. Meredith çekinerek de olsa Seherbazların peşinden kendine düşen görevi yapmak adına her an üstlerine çökebilirmiş gibi duran yapıya girdi.

İçeri dışarıdan kat ve kat daha korkunçtu, lavanta kokularına karışan is ve ceset kokusu insanda yaptığı bütün kahvaltıyı çıkarma isteği uyandırırken, yerde yatan ferleri gitmiş insanların öylesine bırakılmış birer dekor olmadığı gerçeği ise dehşet vericiydi. Bu insanlar yalnızca öldürülmemişti, vahşice darbeler ile adeta katledilmişlerdi. Kızıl cadı gözlerinin dolmasına engel olamamıştı, elinde olsa buradan derhal çıkar ve gördüklerini bir daha anmamak üzere hafızasından silerdi ancak vicdanı buna el vermezdi işte.

Peki, Tanrının adaleti miydi burada yaşananlar? Her Şeye Gücü Yeten’in doğru anlayışı mıydı bu insanların başına gelenler?

Titreyen elleriyle asasını çıkardı Meredith, az ötede orada bulunmaması gerekiyormuş gibi duran silik bir sembol takılmıştı gözüne, bir ipucu olabilirdi belki de, esrarı açığa çıkartacak büyülü sözler döküldü dudaklarının arasından. Elbette herkesin bir gün layığını bulacağını biliyordu ancak bazen Tanrı yanıt vermediğinde adaleti sağlama görevi kendisine düşerdi.

“Verdimillous!”[/justify]

Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 7, total 7
Talih 1d10 : 8, total 8

50
Yetişkin Karakter Başvuruları / Meredith Vivienne Boleyn
« : 21 Kasım, 2021 19:35:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Meredith Vivienne Boleyn

Karakterin Yaşı: 26

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Sinir bozucu bir şekilde optimist, gerçek aşkın bir gün onu bulacağına inanan umutsuz bir romantik, Boleyn ailesinin bir üyesine göre fazlasıyla saf bir kalbe sahiptir. Oldukça empatiktir, yardıma muhtaç insanlarla derinden bir bağ kurar ve onlara yardımcı olabilmek için elinden geleni yapar. Ancak bir kez olsun ihanete uğrarsa o zaman hiçbir şekilde karşısındaki bağışlamaz ve kendine yapılanı asla unutmaz.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Pek köklü ve soylu Boleyn ailesinin * trompet sesleri * bağnaz kolunda dünyaya gözlerini açmış, şans denilen tanrısal kavramın daha o zaman yanında olmayacağı kanıtlandığı halde yaşadığı hiçbir olayın onu melankoliye sürüklemesine izin vermemiştir. Ailenin çıkarları doğrultusunda, henüz on yedi yaşındayken uzaktan amcası William Boleyn ile evlendirilmiş ve aileye yıllarca tek bir varis veremediği için tonlarca psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmıştır. Bütün bunlara katlanması karşılığında ailesine sunduğu tek şart hayali olan Seherbazlık mesleğine erişmesine engel olmamalarıydı. Ancak bu koşulu yerine getirdikleri takdirde itaat edecekti her dediklerine.

İstediğiniz Meslek: Seherbaz

Karakterinizin Mensubu Olduğu Hizip: Merlin Tılsım Kulübü

Büyü Yatkınlıkları:

Biçim Değiştirme Gücü: 3
Lanet Gücü: 15
Tılsım Gücü: 15
İksir Gücü: 1

Örnek RP: Isolde Aideen O'Malley RP'lerine bakılabilir

51
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 21 Kasım, 2021 00:27:34 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Meredith Vivienne Boleyn - Daisy Ridley

Sayfa: 1 2 3 [4]