Büyücedünya RPG

Dünya Ülkeleri => Amerika Birleşik Devletleri => Konuyu başlatan: Redferne Amaranthe Roseborough - 19 Ağustos, 2022 01:53:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866

Başlık: Baltimore Düve'sinin Son Yaylımı
Gönderen: Redferne Amaranthe Roseborough - 19 Ağustos, 2022 01:53:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Yüksek kale duvarları arasında taş bir koltuğun rahatsızlığıyla oturuyordu yaşlı adam. Sanki her geçen an daha da soğuyor ve kararıyor gibiydi hava. Göz alabildiği uzunlukta ilerisinde ve gerisinde uzanan duvarlar arasında yalnızdı. Göz alabildiği yükseklikteki duvarların arasında yaşayabileceği her saldırıya karşı güvendeydi de. Her geçen an hava daha da soğuyor ve kararıyor gibiydi sanki yine de. Koltuğunun durduğu yüksekliğin dört kenarında çelik zırhlarıyla kaplı korumaları vardı, duvarlar arasında korunmaya gereksinim duymuyor olsa bile. Hava daha da soğuyordu ve oldukça kararmıştı sanki ama. Korunmaya değil, ısınmaya gereksinim duyuyordu adam ama elini uzatsa dokunabileceği korumalarının zırhları ısıtmıyordu onu. Soluğunun ağzından buharla çıktığı, titreyen bedeniyle birlikte omuzlarının soğuktan kırılır gibi olduğunu sezebiliyordu... Hava çok karanlık ve soğuktu şimdi. Duvarların oluşturduğu koridorun ufuğunda bir ışık görür gibi oldu adam. Ulaşmaya çalışsa da korumaları durdurdu onu teberlerinin saplarıyla koltuğunun önünde çapraz bir set çekerek. Işık yaklaşıyordu adım adım. Isısını onca uzaklıktan bile sezebiliyor gibiydi adam. Yerinden kalkamıyordu yine de, hem korumaları onu rahatsız koltuğunda tutuyor hem de soğuk adamı mıhlamış gibiydi oturduğu yerine. Işık bir insandı, sıcağı ısıtmaya yetecek gibiydi tüm o yüksek duvarları ve adamı. Kollarını uzattı adam ve ulaşmaya çalıştı boş yere. Sonra dev bir kartal geniş kara kana-..

Terler içinde uyanmıştı peder. Gördüğü düşü usunda anlamlandırmaya çalışması ve bunun anlamsızlığıyla kendine az da kızıyor olarak kaşlarını çatması saniyelerden daha kısa bir zaman almıştı. Zaman harcamadan istavroz çıkararak derin bir soluk aldı. Camları isli pis bir gaz lambasıyla ışıklandırılmış odasının baş ucunda her zaman için terini silebileceği bir kumaş bulundururdu, zorlukla kendini kollarını kullanarak doğrultup yüzünü silmeye uğraştı adam. Yatağa dokunan teninin büyük bir çoğunluğu soğuk bir sezgisizlikle gıcırdatıyordu döşeğin altındaki tahtalarını. Yüzünü ve göğsünü soğuk terlerden arındıran adamın bu üşümeye benzeyen sezgiye alışması belki çok daha uzun aylar alacaktı. Bu sırada kapısı açılmış ve kendine son aylarda yardımcısı olma görevini üstlenen odacı genç içeri girmişti adama beklediği haberi vermek için. Yaşlı, sakat ve yorgun bir adamı uyandırarak rahatsız etmekle tatsızlaşacak işini yapmak zorunda kalmamanın sevinciyle yüzü gülüyordu...

Kilisenin mutfağına komşu olan ortak toplanma odasının uzun masalarından birinde kahvaltısını bitirmişti Redferne. Her yeni güne başlayışının uzun ve güçlük dolu olan ve bir tören havasıyla yapılan eski pansuman bandajlarının çıkarılması, yaralarının temizlenmesi, ilaçlarının sürülmesi, yeniden temiz pansuman yapılması, arada daha çok adamın iradesini acıyı düşünmekten başka düşüncelere itmesi için yardımcı oluyorsa da dua ile kutsanmalarla acısının dindirilmeye çalışması ve yanlarından çıt çıtlı düğmeleriyle kapanan uzun paçalı pantolonunun giydirilmesi rutininden sonra yaşlı adamın asılan yüzünü en azından mutsuzluktan uzak bir mimiğe ev sahipliği yapmanın yolu sıcak bir kahvaltıdan geçiyordu. Şimdi ise her gün olduğu gibi olması gerektiğinden çok fazla zaman harcanmış olduğu düşüncesini düşüncelerinden ayrı tutmayarak tekerlekli sandalyesinin tekerleklerine yapıştı yaşlı elleri. Odacısının durumu anlayıp yanına gelmesini bekleyene dek, yoluna gitmeyi daha uygun buluyordu adam. Yine de genç görevli adamı yalnız bırakmamaya ant içmiş gibi bir görev aşkıyla yalnız bırakmıyordu pederi. Salem Kilisesi'nin eski olmasa da yorgun duvarlarının dışına çıkmayı her zaman seviyordu Redferne. Daha çok, temiz havayı sevdiğini söylemek mantıksız olmazdı. Kilisenin hemen kapısının yanındaki panoda asılı olan kağıtlardan birini gösteriyordu odacı genç,
Burada işte Peder Roseborough, söylediğiniz gibi 'kolay olmayan' bir meydan okuma gibi görünüyor. Umarım istediğiniz gibidir? demişti başardığı bir görev olduğu düşüncesinin verdiği coşkuyla.
Alıntı yapılan: Salem Engizisyonu
Baltimore Sabotajcısı
Baltimore ve Ohio Demiryolu şirketinin Amerika Birleşik Devletlerinin doğusuna demiryolu ile ulaşma çabaları büyük bir sekteye uğramış durumda. Artık kalıntılarına dahi ulaşılamayacak eski bir yerli kabilesinin bir zamanlar konakladığı Cheyenne bölgesindeki demir...

Redferne duyurunun devamını okumaya gerek duymamıştı. Biraz odacısına olan güveninden, biraz da karşılaşma potansiyelinde olan hiçbir zorluk karşısında korkuya kapılıp çekinen biri olarak görünmek istemediğinden... Hem ayrıca gencin "uygun" bulduğu göreve burun kıvırdığı duyulursa bunun büyük bir aşağılanma ve de İngiltere'de tökezlediği görevden sonra bir korkaklık olarak görüneceğinden çekiniyordu. Yıpranmış tahta panodaki kağıdı yerinden uzanarak alıp Mahkeme görevlilerine görevi üstleneceği haberini vermeye koyulması için yardımcısına sandalyesini itmesini buyur etmişken, kilisenin kapanmamış kapısının arkasındaki koridordan genç birinin adını seslendiğini duymuştu.