1
Topiarii Sanctionem / Magna Purgatio: Karanlık Leke - Bölüm I
« : 13 Şubat, 2022 21:12:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Aylardır herhangi bir temizlik malzemesi dokunmamış gibi tozlanmış gri bulutların hakim olduğu gökyüzüne sahip bir güne uyanmıştı Raymond. İki hafta önce Topiarii Sanctionem Örgütü'nün can damarı olan Dizzardium Şatosu'nun özel daveti sebebi ile Colchester'a yapmış olduğu ziyaret esnasında yakalandığı bir hastalık onu oldukça hırpalayıp, yılların emektar barmenini yatağa düşürmüştü. Biricik hayat arkadaşı Jane'in kendi elleri ile yaptığı eski usül kocakarı ilacı olarak adlandırılan bir takım karışımlar ile yüzünün rengi geri gelse de, yutkundukça boğazına batan cam kırıklarını hissedebiliyordu hala. Hastalığın bulaşıcı olması sebebi ile Phali'den de uzak kalmıştı bu süre zarfında. Barın tüm yükünü, yokluğunda maçı kurtarabilecek dört büyü ustasına emanet etmişti. Gündüzleri Ryan ile Kenneth'a, geceleri ise karanlığın yalnız prensesi Megan'a kalmıştı herşey. Ve tabiki barın eskimeyen yüzü, yılların yaşlandıramadığı barmen Finn'de onlara eşlik ediyordu.
İki hafta su gibi akıp gitmişti bu şekilde. Lautusların koşturmacalı hayatlarının içinde dinlenmeye pek vakit yoktu. Aslında bu iki haftalık süreç ona hem iyi gelmiş hem de oldukça zarar vermişti. Phali'nin işleri aksamasa da örgüte öylesine derinden bağlıydı ki boşa harcanan bir dakikaya bile tahammülü yoktu. Hele ki böyle bir zamanda. Dizzardium şatosuna ziyareti sıradan bir ziyaretten çok özel bir iş teklifi içindi aslında. Diğer Lautuslardan gizli olarak gerçekleşen bir toplantının en önemli piyonlarından biriydi Raymond. Ve bu toplantı örgütteki rütbesi ve konumu için çok büyük önem arz ediyordu.
Phali içindeki Scrinium adı verilen gizli merkezin büyük salonunda, tam orta yerde süzülen devasa bir tabela bulunmaktaydı. Koyu yeşil bir tahtayı andıran bu tabela üzerinde beyaz tebeşirle yazılmış isimler bulunmaktaydı. Nesunt olarak adlandırdıkları, varlıkları ile içinde yaşadıkları dünyanın düzenini bozan ve ona herhangi bir açıdan zarar veren, yaşaması gereksiz kişilerin isimleri listeleniyordu burada. Bu isimler kimi zaman Calamum Lautus rütbesindeki Scrinium'un sahibi olan Raymond tarafından Dizzardium'a sunulup onay alıyordu, kimi zamansa Calamum'un bir üst rütbesi olan Arbor Lautuslarca belirleniyordu. Listede bulunanlar çok geçmeden ve sorgusuzca diğer örgüt üyeleri olan Lautuslar tarafından temizlenip varlıklarına son veriliyordu. Örgüt'ün yıllarca bozulmayan bir saat gibi işleyen bu kusursuz düzeni bir sebepten ötürü sekteye uğramış ve şato tarafından tespit edilmişti. Birileri bu düzene ihanet ediyordu. Bedelinin ne olduğu henüz belirlenmemiş olsa da, güçlü bir Arbor Lautus olan Fabio Flores Callante, "denetim" sebebini öne sürerek dünya ülkelerini teker teker dolaşıp kendi çıkarlarına hizmet etmesi amacı ile Scriniumların tabelalarına isimler yerleştiriyor ve öldürülmelerini sağlıyordu. Yüzlerce masum insanın sorgusuzca öldürülmesine sebep olmuştu şimdiden. Bu Topiarii Sanctionem için affedilmez bir günahtı. Ve şimdi denetim sırası Londra Scrinium'u olan Scrinium La Phali olarak belirlenmişti.
Raymond tam olarak bu sebepten ötürü şatoya davet edilmişti. Gizli gerçekleşen bu toplantının amacı; örgütün adına bulaşmış olan bu lekenin daha fazla sağa sola sıçramadan temizlenmesiydi. Fabio'nun kalemi Coupo tarafından gizli olarak kırılmalıydı. İki sıkıcı hafta boyunca yattığı hasta yatağında Raymond'u kara kara düşündüren şey tam olarak buydu. Adamı kişisel olarak tanımıyordu fakat namını duymuştu. Fabio oldukça tehlikeli ve usta bir büyücüydü. Bakanlığın üst düzey çalışanlarının, hatta ve hatta büyüceşura üyelerinin birkaçının da yakından tanıdığı bir isimdi. Bu da onu temizlenmesi son derece zor bir leke haline getiriyordu. Bu adamın dikkat çekmeden ortadan kaybolması imkansızdı. Ayrıca adam kendisinden daha uzun süredir örgüt için çalışıyordu ve öldürdüğü nesunt sayısı rütbesinden de anlaşılacağı üzere Raymond'dan çok daha fazlaydı. Başarılı bir katilin gözünü korkutacak tek şey kendisinden daha başarılı bir katilden başka bir şey değildi. Bu işi tek başına yapması özellikle emredilmişti Raymond'a. Fakat başarıya ulaşabilmesi için bu küçük kuralı ihlal etmesi gerekiyordu.
Phali'nin kapısından içeri girdiğinde mekan henüz boştu. Sabahın erken saatleri genelde çok sakin geçer, pek müşteri olmazdı. Tezgahın arkasına geçip şapka ve paltosunu unicorn boynuzu şeklindeki askıya astı. Megan dün akşamki kapanışı her zamanki gibi büyük bir titizlikle yapmıştı. Yokluğunda gözünün arkada kalmayışı beyhude değildi. Kokteyllerin yapıldığı masanın hemen üzerindeki dolaptan bir kaç şişe çıkarıp kendi tarifi olan, içinde ejder nefesinin işlenmiş halini de barındıran Karabarut Stout'unu hazırlamaya başladı. Malzemeler birleştiğinde ortaya çıkan ve çalkalarken dikkatli olunmadığı takdirde büyük bir patlamaya yol açabilecek olan karışım, kendine has parlak petrol yeşili rengiyle içilmeye hazırdı. Orta boy sayılabilecek büyüklükte bir bardağın içine yavaşça (duraksayarak dört seferde falan) doldurduktan sonra bir dikişte içiverdi. Karabarut, büyücünün boğazından aşağı doğru süzülmeye başladığı andan itibaren genizinden gelen kıvılcımlar ağzından dışarı taşmaya başlamıştı. Ortalama otuz saniye boyunca havai fişek püsküren bir ejderha gibi etrafına kıvılcım saçan büyücünün dikkati mekandan içeri giren iki kişiye doğru çekiliverdi.
İki hafta su gibi akıp gitmişti bu şekilde. Lautusların koşturmacalı hayatlarının içinde dinlenmeye pek vakit yoktu. Aslında bu iki haftalık süreç ona hem iyi gelmiş hem de oldukça zarar vermişti. Phali'nin işleri aksamasa da örgüte öylesine derinden bağlıydı ki boşa harcanan bir dakikaya bile tahammülü yoktu. Hele ki böyle bir zamanda. Dizzardium şatosuna ziyareti sıradan bir ziyaretten çok özel bir iş teklifi içindi aslında. Diğer Lautuslardan gizli olarak gerçekleşen bir toplantının en önemli piyonlarından biriydi Raymond. Ve bu toplantı örgütteki rütbesi ve konumu için çok büyük önem arz ediyordu.
Phali içindeki Scrinium adı verilen gizli merkezin büyük salonunda, tam orta yerde süzülen devasa bir tabela bulunmaktaydı. Koyu yeşil bir tahtayı andıran bu tabela üzerinde beyaz tebeşirle yazılmış isimler bulunmaktaydı. Nesunt olarak adlandırdıkları, varlıkları ile içinde yaşadıkları dünyanın düzenini bozan ve ona herhangi bir açıdan zarar veren, yaşaması gereksiz kişilerin isimleri listeleniyordu burada. Bu isimler kimi zaman Calamum Lautus rütbesindeki Scrinium'un sahibi olan Raymond tarafından Dizzardium'a sunulup onay alıyordu, kimi zamansa Calamum'un bir üst rütbesi olan Arbor Lautuslarca belirleniyordu. Listede bulunanlar çok geçmeden ve sorgusuzca diğer örgüt üyeleri olan Lautuslar tarafından temizlenip varlıklarına son veriliyordu. Örgüt'ün yıllarca bozulmayan bir saat gibi işleyen bu kusursuz düzeni bir sebepten ötürü sekteye uğramış ve şato tarafından tespit edilmişti. Birileri bu düzene ihanet ediyordu. Bedelinin ne olduğu henüz belirlenmemiş olsa da, güçlü bir Arbor Lautus olan Fabio Flores Callante, "denetim" sebebini öne sürerek dünya ülkelerini teker teker dolaşıp kendi çıkarlarına hizmet etmesi amacı ile Scriniumların tabelalarına isimler yerleştiriyor ve öldürülmelerini sağlıyordu. Yüzlerce masum insanın sorgusuzca öldürülmesine sebep olmuştu şimdiden. Bu Topiarii Sanctionem için affedilmez bir günahtı. Ve şimdi denetim sırası Londra Scrinium'u olan Scrinium La Phali olarak belirlenmişti.
Raymond tam olarak bu sebepten ötürü şatoya davet edilmişti. Gizli gerçekleşen bu toplantının amacı; örgütün adına bulaşmış olan bu lekenin daha fazla sağa sola sıçramadan temizlenmesiydi. Fabio'nun kalemi Coupo tarafından gizli olarak kırılmalıydı. İki sıkıcı hafta boyunca yattığı hasta yatağında Raymond'u kara kara düşündüren şey tam olarak buydu. Adamı kişisel olarak tanımıyordu fakat namını duymuştu. Fabio oldukça tehlikeli ve usta bir büyücüydü. Bakanlığın üst düzey çalışanlarının, hatta ve hatta büyüceşura üyelerinin birkaçının da yakından tanıdığı bir isimdi. Bu da onu temizlenmesi son derece zor bir leke haline getiriyordu. Bu adamın dikkat çekmeden ortadan kaybolması imkansızdı. Ayrıca adam kendisinden daha uzun süredir örgüt için çalışıyordu ve öldürdüğü nesunt sayısı rütbesinden de anlaşılacağı üzere Raymond'dan çok daha fazlaydı. Başarılı bir katilin gözünü korkutacak tek şey kendisinden daha başarılı bir katilden başka bir şey değildi. Bu işi tek başına yapması özellikle emredilmişti Raymond'a. Fakat başarıya ulaşabilmesi için bu küçük kuralı ihlal etmesi gerekiyordu.
Phali'nin kapısından içeri girdiğinde mekan henüz boştu. Sabahın erken saatleri genelde çok sakin geçer, pek müşteri olmazdı. Tezgahın arkasına geçip şapka ve paltosunu unicorn boynuzu şeklindeki askıya astı. Megan dün akşamki kapanışı her zamanki gibi büyük bir titizlikle yapmıştı. Yokluğunda gözünün arkada kalmayışı beyhude değildi. Kokteyllerin yapıldığı masanın hemen üzerindeki dolaptan bir kaç şişe çıkarıp kendi tarifi olan, içinde ejder nefesinin işlenmiş halini de barındıran Karabarut Stout'unu hazırlamaya başladı. Malzemeler birleştiğinde ortaya çıkan ve çalkalarken dikkatli olunmadığı takdirde büyük bir patlamaya yol açabilecek olan karışım, kendine has parlak petrol yeşili rengiyle içilmeye hazırdı. Orta boy sayılabilecek büyüklükte bir bardağın içine yavaşça (duraksayarak dört seferde falan) doldurduktan sonra bir dikişte içiverdi. Karabarut, büyücünün boğazından aşağı doğru süzülmeye başladığı andan itibaren genizinden gelen kıvılcımlar ağzından dışarı taşmaya başlamıştı. Ortalama otuz saniye boyunca havai fişek püsküren bir ejderha gibi etrafına kıvılcım saçan büyücünün dikkati mekandan içeri giren iki kişiye doğru çekiliverdi.
