229
« : 18 Ocak, 2022 23:07:34 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kızıl saçlı ve bakanlıktaki muhtelif simalara tanıdık gelen yahut gelmeyen kadının kısa konuşması ve kısa bir süre içerisinde ortalıktan kaybolması ansızın hararetli tartışmaların uğultularına gebe olmuştu devasa atriyumda. O ortamda bakana hesap soran tanıdık sesler yükselirken tanıdık bir sima, aceleyle kalabalığı yararak Seth'in yanında belirmişti: Hoffman. "Bence de. Ama bana sorarsan cevabı A.M.K. bakanındansa kendisinden öğrenebiliriz..." diyerek parmağıyla sihirli taşımacılık dairesi ofislerinin olduğu tarafı gösteriyordu. "Bakanlığa uluorta cisimlenilmiyor neticede, zamanıysa..." Yeleğinin cebinden çıkarttığı köstekli saate bakıp sözlerini tamamladı: "Tam on bir saniye önce buradan cisimlenmiş pek fazla büyücü olduğunu sanmıyorum."
Carmilla rumuzlu zatın ortadan kayboluşu pek çok kişide farklı tepkilere sebep olmuş, keşmekeşe bürünmüştü siyah döşeli zemin. Ne var ki dikkatli bir göz, özellikle kendisini inceleyen bir göz rahatlıkla bu olağan dışı durum için bile fazla olağan dışı kalan bir tepki gözlemleyebilirdi Madam Deni Beringer'da. Sanki Carmilla'nın konuşmasının sonunda söz almak istercesine eli önce havada kalmış, sonrasında kızıl saçlı cadının kaybolmasıyla iki saniyeliğine irileşen gözleri çaresizlikle avuç içerisine gömülmüştü. Bir iki kafa sallama, düşünme ve bir arayış... Hemen sağındaki ve solundaki bazı bakanlık kurmaylarına muhtelif sorular sormaya başlamış ve aradığı cevabı bulan bir tavırla hızlı fakat çok da dikkat çekmeyecek adımlarla en yakın asansöre binmişti. Asansör kapısı kapanırken dışarıdan son görülen, sol elinde beliren malum bir ahşap çubuktu. Hareketini bitiren asansörün "6. Kat"ta olduğu, üzerindeki mekanik göstergeden okunabiliyordu. "6. Kat"ta duran tek asansörse belki tesadüfen, belkiyse başka sebeplerden ötürü bu değildi...
Bakan Kellington'ın şapkasının hemen altında kalan kel şakaklarında ter damlacıkları belirmeye başlamış, lavanta rengi mendiliyle onları silerkense komutlar vermeye başlamıştı hızlıca yakınındakilere: "Twinkle! Motke! Ne duruyorsunuz? İşinizi yapın!" İkili sahneden uzaklaşırken ise kalabalığa dönerek "Değerli bakanlık mensupları; tarihte yaşanmış olan olaylar, izlenmiş politikalar, yüz yılı aşkın bir barış temin etmiştir büyücedünya toplumuna. Böyle kriz anlarıysa itidalimizin sınandığı en mühim vakitlerdir. Çiğ kararlar almamak adına sizleri metanete davet ediyor, en kısa sürede açıklama yapmayıysa hem kıymetli çalışanlarımıza hem de siz değerli basın mensuplarına bir görev biliyorum," şeklinde bir konuşma yapmıştı. Bir Ravenclaw olarak ölçülü davranmak en temel doğasıydı bakanın. Şu vakit ise açıklama yapmaktan imtina etmek için doğru bir vakit miydi yoksa gelecekte çok pahalıya patlayacak muazzam bir politik hata mı? Vakit gösterecekti...