Asanın öbür ucundaki kadın asanın diğer ucundaki adamı tamamen kontrolü altına almıştı. Kolay oldu diye düşündü. Basit bir tehdit ve biraz kaba güç, genç bir adamın duvarlarını yıkmasını sağlamıştı. O duvar yıkılınca geride kalan korkak, titrek bir adamdan fazlası değildi. Şakaklarından akan ter damlacıkları ve titreyen dudakları adamın üzerinde kurduğu mutlak kontrolü resmileştiren damgalar ve mühürler gibiydi. Rengi atmış dudaklara sahip adam asadan korka korka yürümeye başladı. Gece elbiseli kadın, gölgesi gibi takip etmeye başladı adamı. Gecenin kapısını açınca koridora çıktılar. Maskesinin ardındaki kadının gözleri fıldır fıldır dönüyor, koridorun girişlerini tutuyordu. Beklenmeyen, davetsiz bir misafir gördüğünde asasıyla tehdidi bertaraf etmeye hazırdı. Temkinli adımlar sağ koridordan döndüler. Gece elbiseli kadın arkasını, önünü, sağını ve solunu, pencereleri ve kapıları her yeri mutlak suretle incelemeye devam ediyordu. Soldan ikinci kapının önüne geldiklerin zaman durdular. Leydi Baal'a tabiki söylemeyeceğim, burada olduğumuzu kimsenin bilmesini istemeyiz. Titreyen parmaklar, anahtarları şıngırdata şıngırdata bir anahtarı çıkartıp kadına uzattılar. Kadın bir kedi kadar kıvrak bir hamleyle adamın elinden anahtarı aldı. Çekimser bir tonlamayla anahtarların geri verilmesini isteyen adama karşı sıcak bir gülümsemeyle tepki verdi ve gülümseme yüzünden kaybolur kaybolmaz adamın yakasına yapışıp kendisine doğru çekti. "Stupefy." asasının ucundan çıkan beyaz ışık hüzmesi adamın bilincini rüyalar diyarına gönderirken yere düşmesini engelledi yakasından yapıştığı eli. Bir saniyeyi bile harcamadan bir başka büyüyle adamı taşımaya başladı ve kendi odasına kadar taşıyıp yatağın üzerine yerleştirdi. Ellerini ve ayaklarını bağladıktan sonra yastık kılıfının kılıfını çıkartıp bir top haline getirdikten sonra adamın ağzına tıkıştırdı. Nefes alabildiğinden emin olduktan sonra odadan çıktı ve adamın üzerinden aldığı anahtarlıktan kendi odasının anahtarını bulup kapıyı kitledi.
Hızlı adımlarla az önceki kapının önüne doğru koşturdu. Elbisesinin eteklerini kaldırarak birazcık daha kıvraklık kazandırdı kendisine. Kapının önüne ulaştığında anahtarı deliğe soktu ve çevirdi. Kapı açılırken asasının olduğu eli içeri soktu. Kapıyı açtığı açıyla kolunu da hareket ettirecek bu sayede görüşüne giren her şeye asasını otomatikman doğrultmuş olacaktı. Olası bir tehlikeye karşı hazır olacak, kapı tamamen açıldığında bir tehlike görmediği taktirde içeriye dalacak ve Revelio büyüsüyle birlikte parşömenleri aramaya koyulacaktı.
Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 5, total 5
Asamın ve benim ardımdan içeriye süzen ışık yavaş yavaş odayı aydınlatıyordu. Bir kılıç kadar doğru kolumun arkasında temkinli adımlarla içeriye sokuldum. Yerdeki halı, pencereler, komodinler ve yatak. Diğer otellerden pek farklı olmayan bir manzara beni karşıladı. Zaten bir otel odasından başka bir şey de beklemiyordum. Fakat bu oda beklentilerimi tersine çevirmeyi aldığım nefes vücudumdan çıkana kadar geçen o kısa sürede başardı. Ceviz ağacından yapılma olduğunu seçebildiğim komodinin üzerindeki heykel, koridorun loş ışığı gözlerini aydınlatır aydınlatmaz üzerime üç tane dostunu gönderdi. Üç dart havayı delip üzerime doğru gelmekteydi. Birisinin pozisyonundan direk kafama doğru geldiğini öngörebiliyorum bir diğeri daha aşağıya, isabet ettirmesi kesinlikle daha kolay bir hedef. Basit bir tuzak, davetsiz misafirleri yada yanlışlıkla kendisini burada bulabilecekleri def etmek için uygun. Lakin ben basit, davetsiz bir misafir değilim. Bunun gibi bin bir tuzaktan alnımın akıyla çıktım. Asam ve ben bu tür durumlara alışkınız. Asamı kaldırmamla birlikte bana ulaşması gereken dartları başka yerlere gönderiyoruz. Benim yerime duvara ve kapıya saplanan dartlar mor damlacıklarını da saplandıkları zemine bıraktılar. Muhtemelen zehirdi bu. Birileri bu odadaki bir şeyleri korumak istiyordu demek. Doğru odadayım o zaman.
Odayı daha da dikkatli incelemeye başlıyorum. Az önce yaptığım büyü de bana bu konuda yardımcı oluyor. Heykelciğin ağız kısmında büyüyle lekelenmiş gizli bir bölme. Ondan daha da ilgi çekici olanı ise komodinin yanında. Orada olmaması gereken, tılsımlanmış bir çekmece ve çekmecenin içinde bir evrak çantası. Tılsım gözümü korkutuyor. Dümdüz dalmak istemiyorum. Biraz daha yaklaşıp gördüğüm şeyin gerçekten bir evrak çantası olduğunu teyit etmem gerek. Öyle de yapıyorum ve evet bir evrak çantası. Elimi tılsımlı bir yere sokmama konusundaki fikirlerim hala sabit. O yüzden Accio ile çantayı kendime doğru çekeceğim. Sorunsuz bir şekilde çantayı elime alabilirsem vakit kaybetmeden açıp incelemeye başlayacağım ve aradığım şeyin bu olduğundan emin olduğum gibi içeride ne var ne yok etmek için o ceviz ağacından olma komodinin ve diğer ahşap yüzeylerin üzerine Incendio atacağım. Ceviz güzel yanar sonuçta.
Yetenek 1d10 : 8, total 8
Destek 1d10 : 1, total 1
Talih 1d10 : 1, total 1