17 Nisan, 2026 08:49:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Seth Carter

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 9
31
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Dava] Carmilla/Cwénhild Soruşturması
« : 23 Mart, 2022 02:05:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bu soruşturma Cwénhild Muirghéal'ın teslim olması ile sonlandırılmıştır. Duruşması iki celse süren suçlunun cezasını büyüceşura 3 ay Azkaban hapsi ve 1000 Galleon para cezası olarak kararlaştırmıştır.

Ceza ayrıntıları için TIK

Konu kilit.

32
Soruşturmanın bu bölümü bittiği için, Eadwig Alger Boleyn sorgusunu kapatıyorum. Kendisi arkadaşları ile birlikte Hogwarts'a geri yollanmış sayılacaktır.

Bay Urswick'in soruşturma evraklarını en yakın zamanda masamın üstünde istiyorum.

33
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Dava] Cadı Avcıları Soruşturması
« : 22 Mart, 2022 20:59:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Alıntı
Seth Carter
Sihirsel Yasal Yaptırım Daire Başkanı

André Harris Sorgusundan öğrenilenler;
  • Harris, cadı avcıları tarafından at arabasına bağlı ağ atan bir makine aracılığı ile ele geçirilmiş.
  • Profesörü Mirabella Yamashita'ya arbalet oku ile saldırmışlar.
  • Kendisini Aziz Micheal kilisesine götürmüşler.
  • Kilisede tarih anlatılmış. Muggle'ların tarihini büyücüleri kötüleyerek anlatmışlar. Bu sırada da çevresinde dönen metalik bir zincir varmış. Zincirin bağlı olduğu madalyonun işlemeli olduğunu ve boyutunun avuç içi kadar olduğunu söylemiştir. Harris zincirin dakika başına 47 tur attığına emin.
  • Anlatılan tarihi olaylar Kırım Savaşı, Evangeline Orphington olayları gibi durumlarmış.
  • Kendisini kurtaran gençlerin adını vermiştir.
  • Orada bulunan çocukların Harris ve arkadaşları kiliseden kaçarken onları durdurmak için kovaladığını söylemiştir. Bu çocukların büyü gücü olduğunu hissettiğini söylemiştir.


Link: André Harris Sorgusu

34
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
« : 22 Mart, 2022 20:19:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Soruşturmanın bu bölümü bittiği için, André Harris'in sorgusunu geç de olsa kapatıyorum. Kendisi arkadaşları ile birlikte Hogwarts'a geri yollanmış sayılacaktır.

35
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 22 Mart, 2022 20:09:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
5 GP karakter hakkı talep ediyorum efendim.

14 GP ile de 2. seviye hizip istiyorum. Yeteneğim 2. seviye oluyor, kıdemli hödösünü de Das'a vermek istiyorum. Tanınmış bir avukat olarak nasıl bişi yapsak bilmiyorum. 

36
Sihir Bakanının Ofisi / Ynt: Mühürlerin Akıbeti
« : 14 Mart, 2022 22:19:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Twinkle’ın gizem dairesi başkanı olması konusuna olumlu bir şekilde kafamı sallayarak tepki verdim. Başseherbazken Cwénhild soruşturmasında yanımda olmasa güçlü kalamayabilirdim. Ona güvenim tam. Bu kötü zamanında benim de onun yanında olmam gerekiyor. Pek istemiyor gibi gözükse de, işin başına geçtiğinde uçacaktır. Hem ne düşünüyordu ki? Bunca sene Başseherbazlık yaptıktan sonra emekli olup rahat bir hayat süreceğini mi? Béringer teşekkürüme karşı yeni bir şans için değil, adalet için tanıklık ettiğini söyleyerek kendisine saygımı yükseltmişti. Ben de onunla aynı sebepten mahkeme sürecine karışmamış, izlemekle yetinmiştim. Şuanda da Cwénhild’in Azkaban’da olduğunu bilsem de yakında çıkacağı gerçeği her kötü düşünceyi yok ediyordu. Kurtarılma eşiği konusunda aynı düşüncede değildim. Herkes için umut vardır.

Söylediklerime karşı söylediklerini ise sessizce dinledim sadece. MACUSA bizimle olan ilişkisini germekten korkmuyorsa, bizim neden korktuğumuzu anlamamıştım. Bir seherbazımız yurtdışına kaçırılınca Bakanlık’ın elinin kolunun bağlanması, Muggle Başbakanının cevap vermemesi gibi şeyleri bilmek oturduğum yerde derin derin nefes alarak hareketlenmeme sebep oldu. Nefes alışverişim zorlanmaya başlamıştı son günlerde zaten. Benim adaylığımı öne sürerek bitirdi cümlelerini. Evet, gerçekten de bahsettiği radikal kararları alacaktım büyük ihtimalle. Şuan Başkanın bana bir özel tim kurdurup Meredith’i kurtarmaya yollamaması zayıflıktı. Politika diyorlarsa, politika. Ancak vatandaşımı sahipsiz bırakmam.

Twinkle beni tebrik ettiğinde gülümsedim maskemin arkasından. Daha sonuç belli değildi yine de bu cümleleri duymak hoşuma gitmişti tabi ki. Béringer da hırsımdan bahsetti. Dışarı yansıtmıyor muydum gerçekten? Gençliğimden beri istediğim şeydi Sihir Bakanı olup büyücedünyayı iyi yönde değiştirmek. Şu ana kadar da tüm adımlarımı bu amacım için atmıştım. Bürokrasi oyununu oynamam gerektiğinde oynamıştım. Doğru kişilerle arkadaşlık kurmam gerektiğinde kurmuştum. Şimdi de meyvesini yiyordum. Sihirsel Yaptırım Dairesinin emin ellerde olup olmadığını temin etmemi istedi. “Aklımda elbette ki bir kişi var bu rütbe için. Yaşasaydı hiç düşünmeden Hoffman'ı söylerdim.” dedim buruk bir sesle. “Daha sonuçlar belli olmadığı için çok da emin konuşmak istemiyorum. Dairemdeki çalışanlar bu soruşturmalarda çalışıp işlerin nasıl ilerlediğini gördüler.” Benim gibi evraklara boğulmadılar sorgulara da girdi gençler. “Asıl beni endişelendiren konu Bakanlık rütbesi. Siz Bakan Kellington’ın yanında oldunuz. Eğer kabul ederseniz, ben de sizi yanımda görmek isterim bu mevkiye geldiğimde.” Twinkle eğer Gizem Dairesi’nin başına geçecekse bir Başkan olarak yanımda olacak zaten. Béringer konusunda ise... İçimde bir his var bu kadına karşı. [/justify]

37
Sihir Bakanının Ofisi / Ynt: Mühürlerin Akıbeti
« : 14 Mart, 2022 18:10:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Her şeyden sonra kendimi daha rahat hissediyorum artık. O kocaman boşluğum dolmuş, mutsuzluğum gitmiş gibi. Aynı zamanda da bu mutluluk eskiden hissettiğim kadar yüksek değil. Sihir Bakanlığına adaylığımı koyduğumda benim gibi düşünen insanların çoğunluğunu gördüm. İsteklerine kulak verdim. Bakanlık eskiden beri en derinden bağlı olduğum bir oluşum. Hem hak ettiği şanı geri kazanması hem de Britanya halkına düzgün bir hizmet vermek için kolları sıvayacağım. Tabi ilk seçilmem gerekiyor. Yine de yaptırım dairesindeki odamı topladım, dosyaların hepsini sıraladıktan sonra çalışanlara bu düzeni vermelerini istedim. Ben çalışırken düzensizliğe ayak uydurmuştum ancak yerime geçmesini istediğim Cornelia’ya dağınık bir halde bırakamam. Tüm düzenlenen şeyleri de bir parşomene kayıt ettim nerede neyi bulabileceğini bilmesi için. Zaten o da bir çalışan olduğu için daire yeniden düzenlenirken aktif olarak yardım ettiği için her şeyi de bilecek durumda. Meredith’in de Başseherbaz olmasını çok isterdim kadroda  ancak düşüncesizlik etmiştim. O kadar önemli bir yeri nasıl çaylaklara bırakabilmiştim? Bu olayda çok değerli gençlerimi kaybetmiştim. Hastanedeydim evet ama bu bir bahane midir? İşte tam bu yüzden elimde kahverengi renkle kaplı bir çikolata kutusu ile çıkıyorum üst katlara. İçinde portakal ve vişne likörü olan bitter çikolatalar olan tüm bu olaylara bakıldığında komik görünen bir kutu. Yanıma gelenlere selamlarımı iletiyorum sanki hiçbir şey olmamış gibi. Onlar için olmadı çünkü. İşlerini yapıp eve dönecekler, sıcacık yataklarında eşleri ile huzurla uyuyacaklar. Meredith yanımda beni korumuşken, ben onu koruyamadım. Cwénhild’i koruyamadığım gibi... Bu bizim problemimiz, tüm herkesi derdimize ortak etmemeliyiz.

Sihir Bakanının ofisine gelince yüzümdeki maskeyi şöyle bir düzelttim. Artık insan içinde metal bir maske takıyor, mavi kumaşlara sarılıyor, siyah eldivenler giyiyordum. Kimsenin yanmış görüntüme mağruz kalmasına gerek yoktu çünkü. Hem, üstüme giydiğim cübbe ferahtı. Deforme olmuş tenimi bastırıp havasız bıraktırmıyordu. Kapıya üç kere vurdum. Çıkan ses eldivenlerim nedeniyle biraz daha yumuşak çıktı. Kapı açılınca da içeri girdim. Sihir Bakanı Kellington bu dünyadan göçtükten sonra yerine geçici olarak Deni Béringer bakıyordu. Kadının yanına gitme sebebim olaylara olan rahatsızlığımı belirtmekti ancak bir yandan da Cwénhild’in duruşmasındaki tanıklığı için teşekkür etmek istiyordum. Bu yüzden ofisine girdikten sonra kafamı öne doğru eğip “Bayan Béringer.” diyerek selamladım onu. İşi başından aşkın gözüküyordu ancak tüm o evrak değil, tek gözünü bir bant ile kapatmış, normalden çok daha dağılmış gözüken Egnast Twinkle çekti dikkatimi. “Twinkle!” dedim şaşırmış bir tonlamayla. “Geçmiş olsun. Burada olmanı beklemiyordum. Bilseydim...” Elimdeki çikolata kutusuna baktım. Çikolata almazdım belki ama güzel bir parfüm alabilirdim. Twinkle o tarz şeyleri severdi. “Umarım konuşmanızı bölmemişimdir.” dediğimde aldığım red cevabı sonunda fazla oyalanmadan Béringer’ın masasına ilerleyip önündeki koltuklardan birine oturdum. Çikolata kutusunu da Twinkle ile aramda duran sehpaya bıraktım. Ben Daire Başkanı olduğumda Twinkle senelerdir Başseherbazlık görevini yapıyordu. Onunla iyi bir dönem geçirdiğimizi biliyorum, şanssızlığımız Britanya'nın bu dönem her zamankinden daha kaotik olmasıydı. Tabi bir de o kaçırıldı, gözünü kaybetti falan. Şuan Cwénhild konusunda edeceğim teşekküre sorun etmeyecektir, Cwén seherbazken Twinkle’ın ekibindeydi.

“Bayan Béringer, duruşmada tanık olmayı kabul ettiğiniz için teşekkürlerimi sunmak isterim. Tüm Carmilla soruşturmasının benim için ne kadar önemli olduğunu bilirsiniz. Cwénhild ile fikirlerimiz aynıdır. Bu fikirlere ilerleyişimiz ise iki ayrı uçtaydı. Kolay yolu seçtiği için onu suçlamıyorum. Çok acı çekti.” diyerek başladım konuşmama. Ellerimi önümde birleştirdikten sonra devam ettim asıl konuma. “Tabi ziyaret sebebim geçmiş değil, gelecektir. Meredith Boleyn.” Kızın adını söyledikten sonra durdum. Bir kaç saniye sessizlikten sonra devam ettim. “İki genç seherbazımız ve bir gazetecimiz infaz edildi. Bayan Boleyn de kaçırıldı. Artık daha fazla kayıp vermek istemiyorum Bayan Béringer, Cadı Avcılarına karşı birbirimizi savunmamız gerekiyor. Amerika’ya götürülme sebebi arı kovanının orada olması. MACUSA bu kovanı boşaltsın, arıları uzaklaştırsın diye beklemek bir şeyi değiştirmeyecek. Eşek arısı, bal arısına benzemez. Sınırları kapatmalıyız ve Amerika’ya yaptırım uygulamalıyız. Muggle Başbakanı ile konuşmanızı, onlardan da aynı yaptırımı uygulamalarını istemenizi talep etmek için burada bulunuyorum..”[/justify]

38
Birleşik Emek Cephesi Seçim Ofisi / Ynt: Birleşik Emek Cephesi Kuruluyor
« : 10 Mart, 2022 00:28:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Demir insan vücudunun sıcağı ile o keskin soğuğunu kaybediyormuş... Hatta benim yanmış vücudum bile yüzüme taktığım o metal maskeyi ısıtmak için vakit kaybetmedi. İlk Boleyn’in verdiği maske, ellerime koyu renk kumaş eldivenler ve neredeyse tüm vücudumu kapatacak mavi cübbe. Maskenin altından sigara içemeyeceğim için çıkmadan önce sigara keyfimi de yaptım. Şu zamanlar arada tutan öksürük krizlerim sigarayı bırakmamı söylüyor bana. Hazırlanmam bittiğinde sadece gözlerim kaldı dışarıdan bakanlara hediye edebileceğim. Önemli olan düşüncelerim diyordum kendime. Önemli olan, arkasında durduğum hayat felsefem... Hogsmeade’in kalabalığının bu sefer sadece benim amaçlarım doğrultusunda toplandığını, tüm bu insanların benim görüşlerimi taşıdığını bilmek içimi umutla dolduruyordu. Başarılı olmayı umuyordum, kendim için değil tüm insanlar için...

Kırmızı kıyafetli kişiler ile sarı giyinimli insanlar coşku ile platformun etrafına toplanmış içlerinden ikisi beni çağırmak için konuşma yapmaya başlamıştı. Bu renkler bana okul anılarımı hatırlattığı için gülümsedim kimsenin göremeyeceği bir şekilde. Godric Gryffindor, Hogwarts’ta da bir yuva vermişti bana. Şimdi de yanımda gibi gözüküyordu. İki hizip birlik olmuşlardı. Devrim ateşi diyordu kırmızılara bürünmüş adam. Cadı, büyücü ve muggle... Herkes birleşmeliydi. Bizim hizipten kadın atladı konuşmasına ve cincüceleri, evcinlerini tüm sihirli yaratık olarak adlandırdıklarımızı da kattı içine. Onlar konuştukça o kadar doğru yerde olduğumu düşünüyordum ki duruşum dikleşmişti. Kadın beni çağırdığında başından beri platformun arkasında, seçim ofisinde duran bedenim yürümeye başladı. Heyecanlı mıydım? Çok değil. Kızımla tanıştığım an daha heyecanlıydı. Yaşanmışlıklar, alışkanlıklar... İnsanın her şeyi normal karşılamasını sağlıyordu. Platformun merdivenlerinden yukarı çıktım. Gülümsemem hiçbir işe yaramayacaktı yüzümdeki maske yüzünden bu yüzden yormadım kendimi ifadem için. Sahnenin ortasına geçtikten sonra tüm toplanmış kişilerin üzerinde gezdirdim gözlerimi. Herkesin bana bakışlarını içime çektim. Çevrede asılmış posterlere değdi gözlerim. Tüm bu insanlarla birlikte yürüyecektik. Yoldaşlarım.

“Değişime hoşgeldiniz!” diye başladım konuşmaya. Sesim her zamanki hırıltılı şekli ile çıkmıştı ancak mutluluğum belli oluyordu tonlamamdan.

“Burada; büyücü, muggle, yaratık demeden herkesi eşit gören fikirdaşlarımla birlikte olmak, onların sesi ve sembolü olmak benim için bir onurdur! Ben, Seth Carter, ne yazık ki sizin karşınızda bu görüntü ile bulunuyorum. Bu görüntü bir semboldür. Herkesin ders alması gereken bir sembol!

Bakanlıkta 10 seneden fazla çalıştım. Zengini fakiri, safkanı bulanığı, güzeli çirkini... Hepsini gördüm. Hepsinin çektiği sorunları bildim, yaşadım. Her zaman tek bir amacım vardı, o da bu bozuk düzeni değiştirmekti. Herkesin eşit olduğu bir hayat için ilerledim bugünlere. Bu yolda arkadaşlar edindim, çok sevdiklerimi toprağa gömdüm. Kendimden bile vazgeçeceğim zamanlarda parlak geleceği düşünüp hayata sıkı sıkı tutundum. Pırıl pırıl gençlerimize mükemmel ve barış içinde bir dünya bırakmak bizim boynumuzun borcudur. Bunun anahtarı da değişimdir!

Başımızdaki en büyük dertler savaşla bitmeyecektir. Şuan buraya bu maske ile çıkmamın sebebi düzenlediğimiz bir baskın sonucu Cadı Avcıları tarafından yapılan bir tuzağın vücudumu yakıp kavurmasıdır. Evet, o gün muggleların tarih boyunca bir böcek misali görülmesine olan acılarını hissettim. Onlardan nefret edemem, öc almak isteyemem... Çünkü etki olmadan tepki de olmaz. Atalarımızın yaptıklarını ödüyoruz. Bunları yaşadıktan sonra nasıl olur da ayrıştırılmış bir toplum bırakabiliriz gençlerimize? Herkese eşit mesafede olan bir Bakanlık sözü veriyorum size yoldaşlarım. Kan saflığını karşılayamadığı için zulüm görenlere de aynı haklar, elit olup yalnız ve soğuk yaşamak zorunda hisseden safkanlara da aynı haklar. Kimse doğacağı durumu seçemiyor dostlarım. Yolunuzu ve yaşamınızı seçebilirsiniz ama!

Eğer düşüncelerimizi olduğu gibi yansıtıp, güçlü bir duruş sergileyebilirsem seçileceğim Sihirbakanlığı rütbesi benim için sadece bir basamaktan ibarettir. Bu rütbeyi aldıktan sonra yapacaklarım asıl önemli olanlardır. Bunca senedir Bakanlığın umursamadığı durumları değiştirecek, tüm büyücedünya sakinleri için projeler yapacak, geleceğimize yatırım yapacağım.

Bakanlık’ın umursamadığı durumlar nedir? Senelerdir süre gelen sadece üst kesime hitap etme çabasını kaldıracağız. Artık tüm emekçi kardeşlerimiz hak ettiklerini alacak. Sihirli yaratık adı altında geçen ve yasalarda adları bile geçmeyen canlılara bu konuda yetkili kişilerle birlikte yeni bir yasa tasarımına gideceğiz. Artık Cadı Avına başlayacak kadar sömürülmüş muggle sorununa en az yıkım getirecek bir sonuç bulacağız.

Büyücedünya için projelerim nelerdir? Buluş yapmak, büyü üstüne çalışmak, kendini geliştirmek isteyen büyücülerin ve gençlerimizin önünü kapatan sorunların farkındayız. Bakanlık yardımı ile tüm bu sorunlarınız rafa kalkıyor. Kendinizi geliştirmeniz için daha fazla imkan sunacağız.
(Gp kazanabileceğiniz konular açacağım yani asdf) Buluşlarınız için gereken destek verilecek. (Destek zarı atılabilir, tılsımcı arıyorsanız tılsımcı bulunur, bir tane de bakanlıka verilmesi kaidesiyle iksirinize hammadde verilir falan siz yeter ki bir şeyler üretmeye istekli olun) Gelişmenin önü kapatılmayacak! Kapatmaya çalışan kişiler eğer anlaşmaya yaklaşmazlarsa cezalandırılacaklar.

Geleceğimize yatırım nedir? Gençlerimize bırakılacak doğru ve barışçıl bir dünyadır. Mugglelardan saklanılması, büyü yapıldığı görününce iki taraf için de korkunç cezalar verilmesi, kendi aramızda bile parçalara ayrılmamız atalarımızın bize bıraktığı korkunç düzendir. Bu düzen yavaş yavaş yıkılacak, yerine herkesin eşit olduğu barış içinde bir dünya düzeni sağlanacaktır. Düzenlemeler işin bilirleri ile birlikte yapılacak olup haksızlığı en aza indirecek şekilde yazılmasına dikkat edilecektir.

Daha bir çok fikir ile birlikte Sihir Bakanı rütbesine adaylığımı koymuş bulunuyorum. Sizin de desteğinizle aydınlık geleceğimize adım adım ilerleyelim yoldaşlarım!”
[/justify]

Konuşma bittikten sonra alkışlarla birlikte müzik yükselir;

[spoiler][youtube]https://youtu.be/YP7ghF9pwys[/youtube][/spoiler]

39
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 06 Mart, 2022 22:09:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Tabi ki efendim tabi ki.

Biçim değiştirmeye 5 puan, tılsıma 3 puan yaparak

Das'ın biçim değiştirmesini 10, tılsımını 20 yapayım efendim.

Das profili için tık

Bu satın alımdan geriye 18 puan kalıyor

Seth karakterim için;

Kehanet özel yeteneğimi 3. seviye yapmak istiyorum.

2. seviye 9, 3. seviye 9 gp toplam 18.

Kalan 0

40
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 04 Mart, 2022 04:35:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Das karakterimin Tılsım Statını 3 GP ile 20'ye tamamlamak istiyorum. Teşekkür ederim.

41
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: [Güç Puanı Dükkanı] - Havuz Hesabı Başvuruları
« : 02 Mart, 2022 22:18:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Seth ölene kadar havuzum olsun  :-*

42
St. Mungo Sihirli Hastalıklar Hastanesi / Ynt: Seth Carter'ın Doğduğu Gün
« : 02 Mart, 2022 01:20:55 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Cwénhild’in nasıl diye sormasıyla gülümsedim şevkatle.

Doğruldum. Saçını tekrar okşadım yavaşça. Ah Cwénhild... Sen benim aşkımı neden bu kadar hafife alıyorsun? Nasıl diye bir soruya gerek bile yok. Sen yanında olacağım de yeter. Şu halimle ayakta durmam bile zorken, destek olacağını bilsem yeter benim kalkıp koşmam için. Aklımdan hızlı hızlı geçiyordu yapılabilecekler. Bayan Boleyn ilk aklıma gelen kişiydi. İkna yeteneği güçlüydü, doğru bir yerdeydi ve aynı fikirde gözüküyorduk. Diğer daire başkanlarını ikna edebilirdim. Yargılanmaması imkansızdı tabi. Zaten mahkemeye çıkmasını engellemek yolsuzluk olurdu. Yargılandıktan sonra yanımda olması sağlanabilirdi. Sonunda amacımız için kollarımızı sıyırdığımızda yan yana olabilirdik. Bir şeyleri değiştirmek için söz vermiştik birbirimize. O görüneni temizlemek istemişti, ben ise en derindeki kirleri ayıklamak istemiştim. İkisine de ihtiyacımız vardı tam bir temizlik için. Şu günlerde içimde oluşan karanlık, Cwénhild’in tekrar benim yanımda olacağı düşüncesiyle dağıldı. Hem şu yaralı yüzüme güneşler açtı, hem de içimdeki ağırlığı dağıttı. Tek kelime ile yapmıştı bunu hem de. Nasıl diye sorması olumlu bir cevaptı değil mi? Yoksa umuda mı tutunuyordum?

“Bana güven.” dedim.

“O gün yanında olamadım, ikinci bir şans ver. Artık hep omuz omuza olalım.”[/justify]

43
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 02 Mart, 2022 01:10:32 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Merhabalar,

Kehanet özel yeteneğini almak istiyorum.

1. seviye 12 GP


Hizip 1. seviyesini de alıp ekstra Zihinbend alıyorum yanına.

1. seviye 7 GP

toplam 19 GP oluyor.

44
St. Mungo Sihirli Hastalıklar Hastanesi / Ynt: Seth Carter'ın Doğduğu Gün
« : 02 Mart, 2022 00:06:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Mirabelle’i yalnız bir hayata bıraktın doğru. Onu babasından sakladın doğru. Kendini göstermeye utandın, kanun kaçağı olup başını belaya soktun... Evet hepsi doğru. Buluşup buluşmadıklarını bana söylemese de ben onunla konuştuğuna emindim. Çünkü şuan burada, benim yanımda duruyordu. Bu kadını hiçbir şey değer verdiklerine yakınlaştıramıyor aynı zamanda da onlardan uzaklaştıramıyordu. Dönüp yüzüme baktığında diğer elimle elimi tuttum. Yüzüme böyle bakması için yanmam mı gerekiyormuş gerçekten diyordum kendi kendime. Bunu bilseydim, Hogwarts zamanımızda yakardım kendimi ölümüne. Kalbimi yakıp kavurmaktan daha iyiydi. Üstelik... Kendi yaşadığım o korkunç an, Cwénhild’in eziyet edildiğini görmekten fazla acıtmamıştı. Tekrar adımı söyledi. Aynı sessizlikte ben de onun adını söyledim doyamadığım için. Yorulduğundan, savaştan ve kandan dolayı hissizleştiğinden bahsetti. Anlayışla salladım kafamı. O intikam dalgası bir süre sonra tabi ki tat vermeyecekti. Hiçbir şeyin anlamı yoktu dünyada. Yani, şuan onun yaşadığı da benim yaşadığım da anlamsızdı. Bizden öncekilerin yaptıklarının cezalarını ödüyorduk. Asla kişisel bir durum değildi. Her ne kadar cadı avcısı katlederse etsin, bunun ona yapılan bir haksızlık olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Gitmek istediğini söyledi. Yine şaşırdım söylediğine. Benimle birlikte, Mirabelle’i alıp gitmek istiyordu buralardan. Birlikte uzaklaşacaktık her şeyden. Belki her zaman ailemin benden istediği o sakin aile hayatını kuracaktık. Hiç düşünmemek için kendimi işe verdiğim zamanlar geçecek, eve dönecektim Cwénhild’in kollarına. Düşüncesi bile yüzümü güldürmeye yetmişti. O kadar güzel bir düşünceydi ki yüzüm gülmüş, gözlerim dolmuştu.

“Çok isterim.” dedim buruk bir sesle gülümseyerek. Kucağımda yatan kadının dudaklarında gezdirdim ellerimi. 38 senelik hayatımda bu dudaklara ulaşmak için uğraşmış, asla başaramamıştım. Benden aldığı o anıda tatmış olduğumu biliyordum ama o ben değildim ki. Delice sevdiğim kadına olan en fazla temasım buydu işte. Yanağını okşardım bazen. Bazen saçını severdim. Sadece o kadar. O kadarla da kalacaktı. Ben bu zamana kadar başka bir his bilmemiştim ki değişmesini isteyeyim.

“Çok parlak gençler tanıdım.” dedim gözümden yaşlar gelirken. Gülümsüyordum hala ama. “Yoldan sapmış avcılarla karşılaştım. Benimle birlikte baskına gelip canlarını tehlikeye atan seherbazlarla birlikte savaştım. Bu insanları bırakıp nasıl gideyim? Ben bu yolda ölmezsem, başka kim ölecek? Sürekli savaşması mı gerekecek Mirabelle’in? Saklanması mı gerekecek?”

Cwénhild olduğunu bildiğim sarışın kadının üstüne eğildim. Alnına minik bir öpücük kondurdum yandığı için dokusu dümdüz olmuş dudaklarımla.

“Ben seninle gidemem ama ne olur sen benimle kal. Dön artık.”[/justify]

45
St. Mungo Sihirli Hastalıklar Hastanesi / Ynt: Seth Carter'ın Doğduğu Gün
« : 01 Mart, 2022 23:09:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify][spoiler]Şarkı için Turbo Nezir Bey'e çok teşekkürler. Gerçekten Seth'ten Cwénhild'e söylenecek tam doğru şarkıyı seçti bizim için.

[youtube]https://youtu.be/Yi0ZygyAdPE[/youtube][/spoiler]


Kadın bana adını söylemek yerine yeğeninin söylediği bir cümleyi tekrar etti. Güzellik bir uyarandır... Döndü yüzüme ve bana öyle bir baktı ki. Tanıdık bir his yakaladım içinde. Şaşırdım. Çünkü benim tanıdığım bu bakışın sahibi gülümsemezdi bana doyasıya. Acıyla gülümserdi. Yaşadığı acılar yüzünden, ya da belki de bana acıdığı için acıklıydı gülümsemesi. Kimsiniz diye tekrar soracaktım ki adımı söyledi tanımadığım bu ses. Hogwarts’taki anıdan bahsettiği gibi aklımdan çıkmayan o isim doğru yerini buldu. “Cwénhild?” dedim sanki fısıldıyormuş gibi. Hogwarts’ta okurken buralarda olacağımızı düşünmüş müydük? Birbirimize karşı savaşacağımızı? Sessiz kaldım yanıma gelen kişinin Carmilla ismiyle katliamlar yapan Cwénhild olduğunu öğrendiğim için. O ise yüzünde yitik bir ifade ile eğildi, kafasını dizime koydu. Kendi eziyetinden bahsettiğinde bir iç çektim hatırladığım için. İkimiz de bu eziyetleri yaşarken yalnızdık. Onu belki kurtarırım diye bekleyediğini bilmek daha da yıkmıştı beni. Kadın gözlerini kapatırken dizimde, yanıklarla dolu elimi kaldırıp güzel kadının saçına koydum yumuşak bir şekilde. Gerçek halini tercih ederdim tabi ki. Bu genç kadın yerine, Cwénhild’in yaşanmışlıklarla dolu o güzel yüzünü görmek istedim karşımda.

“Birbirimizle savaşacağımızdan emindim.” dedim kadının önüne düşen saçlarını okşayarak yüzünden geriye atarken. “Seni bir kaba koyamam. Yan yana ilerlesek bile bir yerde karşı karşıya gelecektik. Kaderimizde yazılı.” Cwénhild kendimi bildim bileli kurallarla ve insanlarla sorunlu biriydi. Benim kurallarımı da yıkacağından, aynı tepkiyi vermeyeceğinden emindim. Onu bu duruma getirenlere karşı benim gibi anlayışlı olmasını beklemek hayal kurmaktan başka bir şey değildi zaten. Şuan başka bir kadının vücudu ile, peşine adam takmış bir adamın yanına gelmesi neydi peki? Sevgi miydi? Evet, keşke daha önceden kırıntıları ile yaşamaya mahkum etmeseydi beni dediğim sevgiydi bu. İkimiz de büyümüştük ve kabullenmiştik. Acıların getirdiği olgunlaşma buydu işte. “Tüm vücudum yanarken...” dedim. Durmak zorunda kalmıştım o anı hatırladığımda. “Tek düşündüğüm Mirabelle’di.”

“Ölürsem yaşamayadığımız anıları telafi edemeyeceğimi düşündüm. Senle ben, artık bitmiş bir hikayeyiz. Onunki ise yeni başlıyor. Artık kendimi düşünemem.” Sanki hep kendimi düşünmüşüm gibi...

İç çektim acı acı ama gülümsedim.

“Onunla görüşüyordun değil mi? Sorguda bunu inkar etti ama seni korumak için söylediğine eminim. Seni her şekilde sevmesini benden almış olabilir.”[/justify]

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 9