17 Nisan, 2026 09:29:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Douglas Noe Birthstone

Sayfa: [1]
1
Birleşik Krallık / Mutlu Musun Baba?
« : 01 Haziran, 2022 17:27:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Babasının onu tehdidi üzerine evine gelmişti.

Çok mutsuzdu.

Zaten bozuk psikolojisi daha da bozuluyordu.

Akşam yemeği masasına oturmuşlardı. Karşısında babası, yanında amcası vardı. Noe çok mutsuzdu. Her an masadaki bıçaklardan birini boğazına geçirecekmiş gibi hissediyordu, ya da kafasını ölene kadar duvarlara vurmak istiyordu. Babası geldiğinden beri ona psikolojik şiddet uygulamıştı utanmadan. Amcası tam bir şey söyleyecekken sessizce ayağa kalktı. Gizlice bıçaklardan birini aldı ve saygıyla selam vererek odasına ilerlemeye başladı. Eğer selam vermeseydi babası ona kızardı ve bunu bahane edip dövebilirdi,her ne kadar kırık altı yaşında olsa da babasının gücüne karşı koyamıyordu. Siyah boyalı aşhap  kapıyı açtı ve içeriye girdi. Kapıyı kapattığına emin olduktan sonra yatağına oturdu.  Ağzından ne bir yalvarış, ne bir çığlık çıkıyordu sesini kaybetmiş gibiydi sanki. Sadece elindeki bıçağa bakıyor,bir safkana layık olmayacak ölümünü düşünüyordu. Kendini bir büyüyle öldürebilirdi lakin her zerresi acı çekmek isterken bu kadar basit bir şekilde öldüremiyordu bedenini. Sol elindeki bıçağı sıkıca tuttu ve yavaşça sağ kolunda gezdirmeye başladı.

'Baban mutlu olacak!!'

Canı çok acıyordu.

'Daha mutlu olacaksın!"

Acıyla dudağını ısırdı, eğer bağırırsa babası gelip onu 'kendine zarar verdiği için' dövebilirdi. Dayanacaktı,ruhunun özgürlüğe kavuşması için dayanacaktı...

"SİKTİĞİMİN HERİFİ LANET OLSUN SANA!!!" Bıçağı sinirle kolundan çektiğinde birferyat kopmuştu ağzından. Sesinin duyulması önemli değildi sonuçta babası ona bir daha acı çektiremeyecekti.

Değil mi?

"Sikik herif,senin gibi bir babaya lanet olsun!" Bıçağı tam kalbine saplayacekken durdu ve gülmeye başladı. Şu an sağlıklı düşünemeyen beyni ona daha acı çekmesi için yalvarıyordu...

O gecenin sabahı Noe amcası tarafından bulunmuştu. Yatak çarşafı,yerler kırmızının en koyu tonuna bürünmüştü. Noe... Noe yüzünde gülümseme eşliğinde yerde yatıyordu. Ölü bir şekilde. Kollarının her tarafı kesik izi doluydu,vücudunda da bir tane vardı.
Amcası en sevdiği yeğeninin öldüğüne inanamasa da bir tarafı Noe'nin daha mutlu olacağını biliyordu. Orada babası yoktu,psikolojik şiddet yoktu. Yavaşça yeğeninin yanına gitti ve eğilerek kanlı yüzüne bir öpücük kondurdu.


"Gittiğin yerde mutlu ol güneş yüzlü çocuğum, bana da lanet olsun ki seni bu canavardan koruyamadım."

Noe'nin cenazesinde de sadece amcası vardı.


2
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 12 Nisan, 2022 19:42:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
1.seviye asasız büyü ve ek karakter hakkı istiyorum (14 gp)

3
Diğer Dünya Ülkeleri / Ynt: [İzlanda] Viking İzlerinin Bulunduğu Köye Hoş Geldiniz!
« : 08 Nisan, 2022 22:12:31 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]Roldeki bazı şeyler kafadan sallanmıştır.[/spoiler]

Öğrencilere bahçeye çıkmalarını söyledikten sonra sınıftan çıkmış ve ofisine yönelmişti. Hızlıca önceden hazırladığı bavulunu alarak ofisinden çıktı. Seri adımlarla bahçeye yürürken bir yandan aklındaki planlarını gözden geçiriyordu. Geziyi öğrencilere duyurmadan ki hafta önce  İzlanda'da tanıştığı sayılı büyücülerden Hrafn'a mektup atmış, bu geziden bahsederek onun gemisiyle gidebilirler mi diye sormuştu. İzlandalı büyücü bu durumu olumlu karşılamış ailesiyle konuştuktan sonra yola çıkacağını söylemişti. 'Umarım bir sıkıntı çıkmamıştır.' diye düşünerek  bahçeye gelmişti. Öğrencilerin bir yerde toplandığını görünce hızla yanlarına gitti. Öğrencileri korkutmaya yetecek gürlükteki sesiyle "Gidiyoruz,benden uzaklaşmayın çünkü gezinin ayrıntılarını anlatacağım." dedikten sonra öğrencilerin etrafında toplanmasını beklemişti. "İzlanda'ya gideceğimizi biliyorsunuz zaten. Reykjavik yakınlarındaki küçük bir köye gideceğiz." Bir yandan konuşurken bir yandan limana gidecekleri yoldan yürümeye başladı. "Bunun dersimizle ne alakası olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Orası profesör olmadan önce gittiğim bir yerdi ve geçmişte Vikinglerin yaşadığı bir yer olduğundan rünlerin kullanıldığı alanları kendi gözlerinizle inceleme fırsatı bulacaksınız. Kalacağımız yerleri de bir arkadaşım sayesinde ayarladım. Şimdi limana gidiyoruz. Zaten az kişi olduğumuz için gemiyle seyahat edeceğiz."  Daha fazla konuşmak istemediğini belli edercesine susmuş ve büyük adımlarıyla yürümeye devam etmişti limana doğru. Bu 'fazla konuşmama' olayı çocukluğundan kalmaydı. Babasının ona yaptığı şeylerden sonra kendisini hayattan koparmış, kimseyle konuşamaz olmuştu. Anlık bir refleksle boynuna dokundu. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin bazı şeylerin unutulamaz olduğunu normalde onu her şeyden koruması gereken birinden öğrenmişti. Derin bir nefes aldı ve kafasını hafifçe yukarıya kaldırarak dolan gözlerini sildi. Dersine girdiği öğrencilerin önünde hüngür hüngür ağlayacak değildi sonuçta. Çokta kısa olmayan yürüyüşün ardından gemilerin bulunduğu limana gelmişlerdi. Gözleriyle tanıdığı gemiyi aramaya başladı. Kısa bir taramanın ardından aradığı gemiyi bulunca yüzünde hafif bir gülümseme oluştu ve öğrencilere "Beni takip edin."  diyerek gemiye yürümeye başladı. Binecekleri gemi yaklaşık sekiz-dokuz kişiyi alacak büyüklükteydi. Beyaz yelkenlerin bulunduğu kalın direklerin ortasında beyaz renkle çizilmiş bir 'Vegvisir' işareti bulunuyordu. Onun dışında gayet sade bir gemiydi binecekleri gemi. Yüzündeki gülümsemeyi bozmadan Hrafn'ın yanına gitti ve selamlaştılar. "Geldiğin için teşekkürler."  Noe'nin teşekkürü ile İzlandalı büyücünün yüzünde kocaman gülümseme belirmişti. "Rica ederim,ne demek. Biz hazırlanırken sizde yerlerinize yerleşin." Hrafn gemiye ilerlerken Noe'de öğrencilere gemiye binmelerini söylemişti gür sesiyle. Herkes yerleşince ve Hrafn'ın mürettebatı hazırlıklarını bitirince uzun sürecek yolculuklarına başlamışlardı. Yüzüne çarpan ve uzun saçlarını uçuşturan rüzgara karşın kocaman gülümsedi Noe. Bu kırk altı yıllık hayatında tek sevdiği şey olabilirdi.

[spoiler] ROL DIŞI BİLGİLENDİRME

GİDİŞ ROLLERİNİN ATILACAĞI TARİH ARALIKLARI: 08.04.2022-12.04.2022 SAAR 00.00'A KADAR.
(Benimle veya birbirinizle rol yaparsınız belki diye bu kadar uzun süre.)
İZLANDA ROL TARİHİ: 13.04.2022-16.04.2022 SAAT 00.00'A KADAR.
HOGWARTS'A DÖNÜŞ: 17.04.2022-18.04.2022 SAAT 00.00'A KADAR.
Ve fark ettiyseniz bu rolde sizlere küçük boşluklar bıraktım. Noe'ye gemi direğindeki 'vegvisir' işaretini sorabilirsiniz ya da son kısımda ilk defa gülümsediğini gördüğünüz için şaşırma rolü yapabilirsiniz. (Nomalde hiç gülmüyor çünkü.) Hepinize iyi roller dilerim.  8) [/spoiler]

4
Diğer Dünya Ülkeleri / [İzlanda] Viking İzlerinin Bulunduğu Köye Hoş Geldiniz!
« : 01 Nisan, 2022 23:08:00 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[Hogwarts-Antik Rünler Dersliği]
Botlarının sessiz koridorlarda çıkardığı ses eşliğinde sınıfın kapısını açmıştı. İçeride dönemin son dersinde yaptığı gezi duyurusunda katılmaya gönüllü olmuş öğrenciler vardı. "Her şeyinizi aldığınızdan eminseniz son kontrolü yaptıktan sonra yola çıkacağız." Zaten az olan öğrenci grubundan onaylayan mırıltılar çıkınca masasına yürüdü ve hafifçe masaya yaslanarak gönüllü öğrencilerin adının yazılı olduğu parşömeni çıkardı ve isimleri tek tek okumaya başladı.

"Andre Harris." Çocuğun sesini duyunca devam etti.

"Sophia Catherine Lorence."

"Michael Throd Sigurdsson."

"Franziska Strömm."

"Paul  Wilson."

Bütün öğrencilerin isimlerini okuduktan sonra yaslandığı masadan doğruldu ve sert sesiyle "Eşyalarınızı alıp bahçeye çıkın."


--------------------------------------------------------------------

GEZİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME YAZISI
Gezi rol içinde size dönemin son dersinde duyurulmuş gibi yapılacak. İzlanda'da bulunduğumuz roller harici diğer rolleri ortalama uzunlukta yazacağız. (Çok uzun olmayacak yani.)
Gezi sırasında etrafta kaybolmamaya, Noe'yi dinlemeye ve insanları rahatsız edecek davranışlardan uzak durmanızı istiyorum. Eğer aykırılık yaparım diyorsanız yapabilirsiniz tabii , daha fazla rol yapar eğleniriz.  ;D

5
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 20:25:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Düello haberini aldıktan sonra soğuk havayı sevmediğinden gitmek istemese de içindeki küçük bir parçası düelloları merak ettiğinden, kendisi öğrenciyken düellolara katılmamıştı, üzerine üzerine siyah gömlek&pantalon ve lacivert peleriniyle kürkünü giyip uyuşuk uyuşuk karagöle inmişti. "Karagölde düello mu olurmuş mph..." Söylene söylene izleyici kısmına gelmişti sarı saçlı adam. Bakanlıktan gelen saçma broşun bulunduğu lacivert cübbesinin üzerindeki kürkünü düzeltti ve izleyici yerine geçti. Donuk ve isteksiz bakışlarla düellonun başlamasını beklemeye başladı.

6
Birleşik Krallık / Sana Yasak Dememiş Miydim?
« : 01 Nisan, 2022 00:00:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]UYARI: BU ROL AİLE İÇİ ŞİDDET ÖRNEKLERİ İÇERMEKTEDİR. EĞER HASSASİYETİNİZ VARSA OKUMAYINIZ. [/spoiler]

[1830-Noe'nin Evi]

Kasvetli bir hava sahipti küçük çocuğun odasında. Odasındaki dolap ve yatağının arasındaki boşluğa küçük bedenini sokmuş, babasının azarından korunmaya çalışıyordu kendince. Derin derin nefeslerle sakinleşmeye çalışırken duyduğu yüksek sesli adımlar kalbinin daha da hızlanmasını sağlamıştı. Bir çocuk için oldukça küçük olan kapısının şiddetli çarpma sesi, küçük bedenin irkilmesine ve kafasını duvara çarpmasına sebep olmuştu. "Noe!" Babasının gür sesi odasında yakılanınca Noe'nin gök mavisi gözlerinden hain göz yaşları akmaya başladı. Elini ses çıkarmamak için ağzına bastırdı ve oturduğu yerde iyice küçüldü. 'PAT!' Gözleri kapalı beklerken duyduğu yumruk sesiyle irkildi. Gözlerini açtığında karşısında babasının onu öldürecekmiş gibi bakan ela gözlerini görmek son isteyeceği şeydi. "Buraya gel!" Kolundan tutulup sertçe çekilince babasının ellerinden kurtulmak için hareket yapmak istese de beyni ona ihanet eder gibi donakalmıştı. Karşısında ona öcü görmüş gibi bakan Noe daha da keyif veriyordu Richard Roth Birthstone'a. Kocaman elini karşısındaki çocuğun ağlamaktan kızarmış yanaklarına çıkardı ve gözyaşlarını silerken konuşmaya başladı. "Ben sana karla oynamak yasak demiştim değil mi Noe?" Babasının elleri sanki şefkat gösteriyormuş gibi yanaklarında dolaşırken küçük çocuk istemeden kapatmıştı gözlerini. "Benden izinsiz dışarıya çıkmak yok demiştim sana." Yanağını okşayan elin birden yanağını sertçe çektirmesiyle kapattığı gözlerini kocaman açmıştı sekiz yaşındaki Noe. Babasının psikopat gibi gülmeye başlamasıyla kulaklarını kapatmak istese de babasının daha çok sinirlenmesinden korktuğu için kılını kıpırdatamıyordu. "Sen katilsin ve katiller dışarıya çıkmamalı." Yanağından çekilen el boğazına yapışıp onu duvara ittirdiğinde küçük çocuğun eli otomatikman babasının elini tutmuştu. Babası ela gözlerinde sekiz yıldır aynı şiddetini koruyan nefret alevleriyle çocuğun gözünün içine bakarken tıslama gibi konuşmuştu. "Sen. Sen anneni öldürdün! Sen doğduğundan beri benim için bir lanettin! Seni amcan yüzünden zindana kapatmadığım için Merlin'e dualar etmelisin aslında." Richard gözlerini çocuğun morarmaya yüz tutmuş yüzünde gezdirip elini sertçe çekmişti. Küçük Noe nefes almak için çırpınırken sırtında bir baskı hissedince ağzından yüksek volümlü bir çığlık çıkmıştı. Daha sekiz yaşındayken bu nefreti hak edecek ne yapmıştı bilmiyordu. Annesinin onun doğumunda ölmesi onun suçu değildi ki! "En sevdiğim kadını elimden aldın sen... KATİL!" Sırtına bastıran ayak daha sert bastırınca çocuğun ağzından bir çığlık daha kopmuştu. "YAPMA BABA YALVARIRIM DUR! ÖZÜR D-DİLERİM, Ö-ÖZÜR DİLERİM!" Sırtına bastıran ayak baskısını azaltınca titrek bir nefes alıp ayağa kalkmaya çalışmıştı ki yüzüne yediği sert tekmeyle yeniden yere yığıldı. Babasının 'keşke gebersen' tarzındaki mırıldanmaları eşliğinde gitmesiyle birlikte küçük bedenini zorla sürükleyerek kapısını kapatmış ve bağıra bağıra ağlamaya başlamıştı. Burnundan yediği tekmenin etkisiyle kanlar akarken sırtında da keskin bir ağrı hissediyordu. "Ö-ölmek istiyorum Tanrım... Sadece ölmek."Yaşıtları dışarıda karın keyfini sürerken kendisinin burada ölmek için yalvarması çok zoruna gidiyordu küçük çocuğun. Babasının dışarıya çıkmasını sadece onu dövmek için bahane ettiğinin de farkındaydı.
"Anne... Çok özür dilerim anne! Seni hiç görmedim ama yokluğunu o kadar hissediyorum ki... Keşke yanına gelebilsem k-keşke..." Ağzından çıkan yaşına göre oldukça ağır bu cümlelerle kendisini rahatsız bir karanlığa teslim etmişti.

7
Düello Salonu / Ynt: [Son 8] Samuel R. Boleyn v Mirabelle Starlight
« : 05 Şubat, 2022 21:17:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Düellolar, düellolar...
Öğrenciyken çok katılmak istediği ama insanlarla konuşma fobisi olduğundan katılamadığı o düellolar...
'Keşke kendimi zorlasaydım...'
Elindeki orta büyüklükte, sapında bir sürü rünün bulunduğu kılıcın sapına bakarken düşündüğü şey ne kadar büyük bir salak olduğuydu. Düelloyu, yapılan saldırıları takip etmesi gerektiğini bilse de aklı birçok düşünce arasında zıplaya zıplaya geziyordu sarı saçlının.
'Sonunda daha da delirdin Noe...'

8
Antik Rünler Dersliği / Ofis
« : 01 Şubat, 2022 20:54:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Buraya ofis rolleri atılacaktır. Kapıyı çalmadan içeriye dalmanız durumunda kendinizi kapı süsü halinde kapını üzerine asılı bir şekilde bulabilirsiniz.  :)

Ofis Betimlemesi

Geniş bir oda düşünün. Kapının karşısında büyük camlar bulunmakta. Camların çaprazında siyah, ahşap malzemeden yapılma büyük bir çalışma masası bulunuyor. Çalışma masasının karşısında küçük bir kitaplık ve Noe'nin yatak odasına açılan bir kapı var. O kapının sol tarafındaki duvarda çeşitli rünlerin şekil ve anlamlarının bulunduğu tablolar asılı.

9
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 01 Şubat, 2022 19:50:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Eivor(AC Valhalla)-Douglas Noe Birthstone

10
Hogwarts Bahçesi / Ynt: Hogwarts'ta Hayatta Kalma Rehberi Kural 38: Gece 2'den sonra yat ve uyu
« : 30 Ocak, 2022 23:33:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]Yakalandınız.  :) [/spoiler]

Bahçeye Çıkmadan Önce

Saat gecenin bilmem kaçıyken ayakta olmak kırk beş yaşındaki adamın canını çok sıkıyordu." 'Hayatımda dört saatten fazla uyudum mu acaba?' " diye söylenirken yüzüne bastırdığı yastığı bir yerlere fırlattı ve ayağa kalktı. " 'Uykum da kalmadı. Lanet...' " Kendi kendine bir şeyler mırıldana mırıldana üzerini değiştirdi. [Siyah pantolon, gömlek ve pelerin] Ofisi de kendisi gibi boğucu olduğundan ve bu boğucu hava kendisini daha da daralttığından bahçeye çıkmak üzere ofisini terk etti.

[Bahçeye Çıkmadan Çok Az Önce]

Merdivenlerden inerken duyduğu şiddetli sesle gözleri irileşmiş,kaşları çatılmıştı. "Ne oluyor lan?" diye mırıldandı ve merdivenlerden hızlı hızlı inerek bahçeye çıktı.

Bahçe

Bahçeye çıktığında sinirli bir şekilde nefes alıp vermişti. Normal bir vakit olsaydı  'Serin hava... diye düşünüp mutlu bir şekilde bu havanın tadını çıkarabilirdi ancak bu saatte bu sesi kimin çıkardığını bulup yakalaması gerekiyordu. İçinde sert parıltılar bulunduran mavi gözlerini etrafta gezdirirken,ayağına giydiği hafif yüksek ayakkabılarının çıkardığı tıkırtılar eşliğinde yürüyordu. Biraz uzun bir yürüyüşün ardından bir şeyler görünce sırıttı ve hafif dumanların ve seslerin  yükseldiği bölgeye ilerledi. Biraz yaklaşınca bir grup öğrenci görünce suratı sinirle çarpılmıştı kırk beş yaşındaki büyücünün. Ayağındaki ayakkabıların çıkardığı ‘Tak,tak’ sesiyle öğrencilerin yanına gitti ve yüksek sesle  " “SİZ BU SAATTE NE YAPIYORSUNUZ?” " diye bağırdı.

[spoiler]Eveet. İlk yakalama rolüm hayırlı olsun sdfsds. Eğer birinizden mantıklı bir açıklama duyarsa Noe sizi biraz daha bırakacak. (ama bu ceza almayacağınız anlamına gelmiyor :D )[/spoiler]

11
Hogwarts Bahçesi / Saf Mutluluğun Temsilcisi
« : 30 Ocak, 2022 16:30:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[1.Sınıf 1833- Hufflepuff Ortak Salonu ]
Sıradan bir gündü birinci sınıftaki Noe için. Ortak salondaki sarı koltuklardan birinde oturmuş, dizlerini kendine çekmiş öylece duruyordu. Etrafındaki insanlar bu yaştaki çocuğun bu kadar sessiz olmasını garip bulsa da küçük çocuk onları duymazlıktan geliyordu çünkü yapısı böyleydi.  Ortak salonda bir çocuğun mutluluk dolu bağırışları yankılanımca kafasını kaldırdı ve sesin sahibine baktı merakla. Kızıl saçlı bir Hufflepuff öğrencisi  ""Kar yağıyor!! Ne duruyorsunuz?." " diyordu. Noe dizlerini aşağıya indirerek oturduğu yerden doğruldu. Tam kalkıp adımlarını dışarıya yöneltecekken duyduğu ses küçük çocuğun olduğu yerde donakalmasına sebep oldu. "'Noe! Çıkamazsın, yasak!' " Şok içinde etrafına bakınmaya başladı, babası burada da mı yasaklarını koymuştu ona? Burada da mı onu hapsedecekti? Gözünden düşen bir taneyle, oturduğu yere yeniden oturdu küçük beden. Daha on bir yaşındaydı ama babasının ona yaşattığı psikolojik baskı o kadar büyüktü ki şimdiden kafayı yemiş gibi hissediyordu. Ağlaması küçük küçük hıçkırıklara dönünce ıslak gözlerini sildi ve ayağa kalktı. Babasının ona kızacak olması umurunda değildi. Üzerine kalın kıyafetler giymek için yatakhaneye yöneldi...
[Bahçe]
Bahçeye akın eden bedenlerle birlikte dışarıya çıktığında,yüzünde çok az beliren gülümsemesine engel olamamıştı. Her yer bembeyazdı! Kahkahalarla karların içinde yürümeye başladı. Öğrencilerin seyrek olduğu yere geldiğinde karların üstüne oturdu. "'Çok güzel bir his bu,çok güzel!'" diye düşündü ve eline bir avuç kar aldı. Bir yandan karı ellerken bir yandan da ""Çok güzel...""diye mırıldanıyordu. O an dışarıdan nasıl gözüktüğü önemli değildi küçük Noe için. Sonra eline biraz kar alıp ağzına götürdü ve... Yedi. "‘Babam görse beni evden çıkarmazdı…’ " diye düşündü ve burukça gülümsedi. O da çocuk aklıyla küçükken babasının ona koyduğu kuralların acısını çıkartıyordu kendince. Karla oynarken üşümeye başladığını hissedince okula giriş kapısına yürümeye başladı.
Son...

[spoiler]Yavrum babası ona kızacak sanıyor.[/spoiler]

12
Kurgu Kutusu / Douglas ve Michael Arasında Bir Şeyler
« : 30 Ocak, 2022 12:12:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Douglas ve Michael artasında üvey/öz fark etmezsizin bir akrabalık istiyorum ama nasıl olacağı konusunda hiçbir fikrim yok (hikayeleri apayrı) buraya başvurayım dedim
[spoiler]İstememin tek nedeni Douglas'ın Michael'e azar çekmesini istemem hehe  ;) [/spoiler]

13
Antik Rünler Dersliği / Antik Rünler Dersliğine Hoş Geldiniz!
« : 23 Ocak, 2022 20:49:24 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sınıf Görünüşü
Büyük bir alanın ortasında yirmi-yirmi beş kişiyi alabilen iki daire masa ve sandalyeleri mevcut. Masaların tam karşısında  Noe'nin neredeyse hiç kullanmadığı (Konuşmayı seviyor.)  küçük bir kara tahta mevcut. Daire masaların sağ tarafında iki tane kocaman kitaplık var. (Noe profesörlüğe ilk başladığında buraya öğrencilerin yararlanması için bir sürü kitap doldurmuştu.) Kitaplığın tam karşısında Noe'nin İzlanda'da geçirdiği yıllarda oradaki halktan aldığı süsler ve kendi çizimleri asılı.

Derslikte Uyulması Gereken Kurallar
  • Ders esnasında sınıf ve profesörün huzurunu bozacak davranışlar yasaktır.
  • Ders esnasında konuşursanız, birbirinize kağıt vs. gibi şeyler atarsanız kendinizi sınıf kapısının önünde bulabilirsiniz.
    • Profesöre karşı saygısızlık hoş karşılanmaz.
      • Derste uyumak yasak.
      • Sınıfta bir olay yaşarsanız kavga çıkarmak yerine dersten sonra benimle konuşabilirsiniz.

      [spoiler]Rol içinde yazarken dikkat etmenizi istediğim birkaç nokta var. Noe ciddi duygu bozukluğu yaşayan bir insan. Size aniden parlayıp sonrasında yüzünüze hiçbir şey olmamış gibi gülebilir yani. Sinirini bozacak davranışlar sergilerseniz canınızı acıtmaktan da çekinmez. Rol dışı küçük bir uyarı.  :)  [/spoiler]

      Duvarda asılı süsler sonra eklenecek.

14
Yetişkin Karakter Başvuruları / Douglas Noe Birthstone
« : 07 Ocak, 2022 16:05:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Douglas Noe Birthstone
Karakterin Yaşı: 45
Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Kırk beş yaşında olmasına rağmen arada çocuksu davranışlara sahip bir kişilik. Küçüklüğünde amcası dışında hiç kimseden sevgi görmediği için sevgiye muhtaç, kendi halinde bir insan. Konuşacak kimse bulamadığından genelde kendi kendine konuşur. İnsanlara karşı ilk bakışta soğuktur, ama ona normal yaklaşan insanları çok sever.
Karakterin Kısaca (!) Geçmişi: 1822 yılında gözlerini onun için yaşaması çok zor olacak dünyaya açmıştı 'Douglas Noe Birthstone'. Doğduğu andan itibaren babası için şanssızlık eseri olmuştu sadece. Annesi oğlunu kucağına alamadan vefat etmişti. Noe altı yaşına kadar hizmetçiler tarafından büyütülmüş,Babası küçük çocuğun yüzüne hiç bakmamıştı. Çünkü hiçbir suçu olmayan minicik çocuğun katil olduğunu düşünen, hastalıklı bir babası vardı küçük Noe'nin. Douglas Noe büyüdükçe ailesinden gördüğü psikolojik şiddette katlanarak büyüyordu. Babası onu her gördüğünde 'Katilsin sen!' temalı tonlarca şey söyleniyordu daha yedi-sekiz yaşlarındaki oğluna. On bir yaşına geldiğinde hep olumsuzluk dolu olan hayatına ufak da olsa olumlu şey girmişti. Hogwarts'a kabul mektubu! Bunu babasına söylediğinde yüzüne bakmamış, çok sevdiği baş hizmetlisi Harlow'a alışverişe gitmelerini söylemişti. Onlarla birlikte yaşayan amcası buna itiraz etmiş ve Noe ile beraber alışverişe gitmişti. On bir yaşındaki Douglas Noe babasının onu dışlanmasına alıştığı için hiçbir şey söyleyememiş, amcası onunla beraber gitmeyi kabul etse de babasının kırıcı davranışı yüzünden kafası eğik bir şekilde odasına gitmekle yetinmişti sadece. Hogwarts'a başlayan Noe'Herkes bana kötü şeyler söyleyecek, herkes beni dışlayacak!' diye düşündüğü için insanlardan uzak durmayı tercih ediyordu. Onunla konuşmaya çalışan biri olduğundaysa ters ters bakışlar atıyor ve cevap vermiyordu. Kafasında ailesi yüzünden oluşmuş hastalıklı düşünceler yüzünden hiç arkadaş edinememişti kendisine. Büyüdükçe psikolojisi bozulmaya başlamış Noe, üçüncü sınıfa geçtiğinde ileride hayatındaki tek aşkı olacak olan Antik Rünler ile tanışmıştı. Sınıftaki çoğu öğrenci derste uyuklasa da Noe profesörün gözlerinin içine baka baka dinliyordu dersi. Değişik harflerin anlamlarını ve sihirli güçlerini öğrenmek çok hoşuna gidiyordu. Hogwarts öğrencilik yıllarında Antik Rünler harici dersler çokta iyi olmayan Noe mezun olduktan sonra çok istemese de ailesinin yanına geri dönmüştü. Onun hiçbir derste başarı göstermediğini bilen ve bunu yüzüne vurup, onu üzen babasından uzak duruyor, odasında çalışmalarına devam ediyordu. Aylar birbirini kovalarken Noe'nin üzerindeki aile baskısı gittikçe büyüyordu. Her ne kadar duymamaya çalışsa da babası oğlunun inadına onu üzecek şeyler söylemeye devam ediyordu. Yirmi beş yaşlarındayken artık dayanamamış ve babasından habersiz İzlanda'ya seyehat etmişti. Burada üzerinde sürekli araştırma yaptığı antik Rünler ile ilgili daha fazla bilgi bulacağını biliyordu. Amcasının yardımıyla gittiği İzlanda'da kaldığı süre içerisinde ormanlık alana kurduğu büyülü çadırında kalan Noe, oradaki yaşayan küçük kasabaları ziyaret ederek bilgiler topluyordu. Bu süre içinde babası ona bir sürü mektup gönderse de o hiçbirini umursamamıştı. Babasından uzak, gayet rahat ve bol bilgiler edindiği on yılın ardından hapishane olarak gördüğü evine geri dönmüştü. Babası oğlunu görünce sinirlerine hakim olamamış, ona ceza vereceğini söylemişti. Tabii bunları söylerken oğlunun artık otuzlu yaşlara geldiğini unutmuştu. Babasıyla ettiği yaşlardan sonra Noe otuz dört yaşında amcasının ona desteğiyle kendi kendine yaşamaya başladı. (Amcası Noe'ye yardım ettiği için, Noe'nin babasıyla arasının bozulduğunu ekleyeyim.) Amcasından çok pahalı bir ev istemediğinden dolayı eski bir eve yerleşmiş ve orada çalışmalarına devam etmişti Noe. Şu anki hayali kendisine ait kitabının olmasıydı. Üç sene sonra İzlanda'da edindiği bilgileri kullanarak koskoca ailesinde ona destek olan amcasının yardımıyla Rünler hakkındaki ilk kitabını çıkardı. O yıllarda Rünler hakkında çok fazla kitap olmadığından Noe'nin çıkardığı kitap Noe'nin beklediğinden daha fazla ilgi görmüştü. Üçer yıl arayla iki kitap daha çıkardı. Bir yandan bu kitap işiyle uğraşırken bir yandan da düzenli bir para kaynağı olsun diye iş arayışı içindeydi. Bir gün amcasıyla çay içerlerken Noe bu konuyu açıp amcasından yardım istemişti. Amcası birkaç saniye yeğeninin yüzüne bakmış ve birden "Öğretmeyi sever misin?" diye sormuştu. Noe Kendisine yöneltilen soruyla kaşlarını kaldırdı ve düşünmeye başladı. Daha önce kimsr ondan bir şey anlatmasını istememişti . Hayatında iki-üç kişi vardı ve onların da yeni bir şey öğrenmeye ihtiyacı yoktu zaten.
"Bilmiyorum amca hiç denemedim." Amcası gülümsemiş ve Noe'ye ş"O zaman senden Futhark alfabesini anlatmanı istiyorum." demişti. Noe hafifçe eğdiği kafasını kaldırdı ve amcasının gözlerinin içine baktı. Adamın ciddi olduğunu anlayınca gülümsedi ve amcasına sanki ders anlatıyor gibi Futhark alfabesini anlatmaya başladı. Anlatması bitince amcası 'Hah' lamış ve aklında Noe'ye uygun bir mesleğin olduğunu söylemişti. Noe amcasının ağzından 'Hogwarts Profesörlüğü' lafını duyunca kaşlarını çatıp 'kesinlikle olmaz' demişti. Profesörlük çok ciddi bir meslekti ve Noe bunu yapabileceğini düşünmüyordu. Noe'nin bu tavrına karşılık amcası elini yeğeninin dizine koymuş, onun için en iyi mesleğin profesörlük olduğunu ayrıca antik Rünler konusunda oldukça iyi olduğunu söylemişti. Amcasının uzun uzun dil dökmesi sonucu Noe profesörlük mesleğini yapabileceğine ikna olmuştu. Amcasıyla konuştuktan iki gün sonra bu alanda neler yaptığını vs. İçeren bir başvuru mektubu hazırlamış ve göndermişti...

İstediğiniz Meslek: Antik Rünler Profesörü
Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Hizip:-

Büyü Yatkınlıkları
Biçim Değiştirme Gücü: 10
Lanet Gücü: 10
Tılsım Gücü: 14
İksir Gücü: 6

Örnek RP: (Başvurduğunuz karaktere ait olmayabilir) Michael Throd ve Einar Melker'in rolleri. Eskiden yazdığım iğrenç bir ders rolüm de var.

[spoiler]Şu koskoca sınıfta -nadiren- sevdiği öğrencilerden biri olan Wendy'e baktı. Kızın yapamadığı ortadaydı ve herkes kıza gülüyordu. Sinirle SUSUN! SANKİ SİZ ÇOK İYİSİNİZ. diye bağırdı. "İlk baş yapamayabilirsiniz. Hiiiç önemli değil. Bende sizin yaşınızdayken yapamıyordum. Bu zamanla gelişen bir şey sonuçta." Derin bir nefes aldı ve konuşmasına devam etti. "Çenenizi sıkmamaya özen gösterin. Rahat olmalısınız. Dilinizi nazik bir şekilde üst dişlerinizin arkasına yerleştirin. Başınız dikkatinizin dağılmasını önlemek için hafif bir şekilde eğik olmalı. Gözlerinizi yarı bir şekilde kapalı tutarak ta odaklanmanıza yardımcı olabilirsiniz. Ancak gözleriniz tamamen kapalı olmamalı. He eğer 'ben yaparım ne olacak' diyorsanız yapın. Bu sizi ya uykuya sürükler, ya da zihninizin sersemlemesine sebebiyet verir. Son olarak omuzlarınızı hafif dik tutmalısınız ve dirsekleriniz vücudunuzdan biraz uzakta olmalı." Pozisyonu aldı ve nefesine odaklanmaya başladı. Annesinin ölümünün aklına gelmesinden korkmuyor değildi. Bir sürü öğrencinin karşısında bunu yaşayamazdı çünkü. Tamam sakinim diye düşünerek şimdi ne yapacaklarını anlatmaya başladı. "Bundan sonra yapacağınız tek şey nefesinize odaklanmak. Vücudunuzun doğal tepkisi olarak hızlı ve sığ nefes alacaksınız. Bunu kontrol etmeniz gerekiyor. Merak etmeyin bu meditasyonu yapa yapa öğreneceksiniz. Aldığınız nefesi karnınızda hissetmeye çalışın.Nefesinizi verirken tüm boş düşüncelerin..." Gözlerinin önüne birden annesinin gelmesiyle irkildi ve etrafa bakmaya başladı. Şimdi olmaz. Sakin... Nefes alıp-verişini düzeltmeye çalıştı ve pozisyonunu yeniden alarak anlatmaya devam etti. "Nefes verirken boş düşüncelerin vücudunuzdan çıkıp gittiğini düşünmeniz gerekiyor. Mümkün olduğunca zihninizin boş olması gerekiyor."


[/spoiler]

[spoiler]yazdığım tanıtıma güvenmiyorum ama bakalım [/spoiler]

15
Karakter Talepleri / Ynt: Diğer Talepler
« : 19 Kasım, 2021 16:12:00 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
İsim Değişikliği

İsmimdeki Neo Noe olacaktı... Dalgınlığıma gelmiş yanlış yazmışım

Sayfa: [1]