17 Nisan, 2026 08:41:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Marseille Artemisia

Sayfa: [1]
1
Yetişkin Postası / Marseille Artemisia | Baykuşhane
« : 01 Şubat, 2022 02:24:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

𓆩*𓆪

𝑚𝑎𝑟𝑠𝑒𝑖𝑙𝑙𝑒'𝑖𝑛 𝑝𝑜𝑠𝑡𝑎 𝑘𝑢𝑡𝑢𝑠𝑢

2
Lejant Alanı / Marseille Artemisia
« : 13 Kasım, 2021 20:29:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Marseille Artemisia
22
21.02.1843
pisces
istp
ravenclaw

Henüz küçük bir çocukken - küçük, masum ve hayatın hazırlıklarından habersiz bir çocukken - kanlar içinde bir kuş bulmuştu Marseille, iki yaşındakilere özgü keskin bir çığlıkla bu keşfini kasabanın duyma mesafesinde olan her bir insanına duyurdu ve ailesi bu küçük travmayı (ve kuşu) iyileştirmek üzere onu kurtarana kadar ağlamaya devam etti.

Beş yaşına geldiğinde, tam 48 yıl sonra disleksi bulguları olarak kayda geçecek bir dizi tuhaflıklar sergilemeye başladı; her nedense kelimeleri yazamıyor veya okuyamıyor, onları olgularla birleştiremiyordu. Annesi yaratıcı bir çözümle gelene ve kızının resim yeteneğini yazma eksikliğini telafi etmek için kullanana kadar devam etti bu sıkıntılar örüntüsü; yazıp çizdikçe ve kelimeleri bu resimlerle birleştirdikçe Marseille hem aptallık sandığı şeyin tedavisini, hem de her bir nesneyi çizilecek bir resim olarak görme yetisini (ya da hastalığını) kazandı.

Babasının intiharı beklenmedik olduğu kadar sarsıcıydı da; psikozun ilk belirtileri bu olaydan sonra anılarını bir film gibi oynatan tavanında ortaya çıktı, aynaya ne zaman baksa yüzüne çizilmiş bir dövme gibi parladı, ifadesinde yaşadı. Gün geçmiyordu ki gözleri biraz kaysın ve bakışları boşluğa tutulsun, her baktığından çıkardığı sonsuz örüntüde kaybolmasın.

Geçmişe duyduğu özlem ve yaşamadığı zamanlardaki belirsiz hatıraları (en azından hatıra sandıkları) o yıllarda, babasının mezarına yaptığı ziyaretlerin sıklığı arttıkça ortaya çıktı. Hogwarts'ın kütüphanesini evi belledi birkaç takıntılı yıllığına, kitaplarla dolu dönemeçleri mabedi haline getirdi.

Evet, bir de ölüleri çizerdi. Ne zaman başladığını kendisi bile söyleyemez ona sorulsa, ama kanlar içindeki güvercinin görüntüsü zihninde tekrar canlandığından ve gözlerini her kapattığında beynini kaplayan bir imge haline geldiğinden beri pişmanlık ve korkuyla karışık bir zevk aldı donuk gözleri ve beyaz bedeni çevreleyen kanı resmine aktarmaktan; kabuslarında gördüklerini ilham verici buldu, hayret etti.

Üzerine düşünmeye değer bulsa nihilist olurdu belki de, sanatı tapılacak tek şey olarak görmese dinine yürek koymuş bir hristiyan olabilirdi, annesini bu kadar sevmese Muggle'lardan nefret edebilir, yüreğinde taşıdığı babasının acısını öfkeyle dışarı vurabilirdi. Ama Marseille kırılgan ve hayalperestti; hayatı yaşamaya değil aktarmaya değer buldu, kendi yaşamını bir hediye değil de bir görev olarak gördü, uğruna savaşmaya değecek tek şeyin hayatın kendisi olduğuna yürekten inandı.

25 yaşını göremeden ölecekti.
Çalma Listesi


3
Birleşik Krallık / Çocukluğun Sonu
« : 09 Kasım, 2021 21:01:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[youtube width=500]https://www.youtube.com/watch?v=242pEzF3jPU[/youtube]
Ne zaman gerçekliği sorgular insan ve fark eder karanlığı kabul etmesi gerektiğini? Dünyanın iyilerin kazanmaya çalıştığı aydınlık bir yer olmadığını ne zaman anlarız, ne zaman vazgeçeriz çocukluğumuzu korumak için verdiğimiz savaştan?

Annemizle babamızın kavgası kiracısı olduğumuz ve ödemesini bir hayli geciktirdiğimiz evimizin duvarlarını inletirken mi bir duraklar, bunun iyi olamayacağını fark ederiz? Diğerleri bizi fazla sessiz, soğuk gördüğü ve sebepsiz bir antipati duyduğu için ders aralarında sınıfta kalıp kitap okuduğumuz anlarda mıdır? Yoksa babamızın kanı küvetten taşarak mermer zemine damlarken donakaldığımız banyonun girişinde mi fark ederiz onu?

Marseille'nin düşünmekten başka yapabildiği bir şey yoktu ve zaman bunu anlayışla karşılayarak kuralları biraz esnetmiş gibi görünüyordu.

Biraz daha suda durmasına izin verirse babasının suratının neye benzeyeceğini merak etti. Kendisi banyoda ne zaman uzun bir süre kalsa annesi ona kızar ve parmaklarının buruş buruş olacağını söylerdi, haklı da olurdu. Baba bu durumda masal kitaplarındaki kötü kalpli canavarlardan farksız olacaktı. Buruşuk. Her zamankinden daha korkutucu.

Hala bir çocuktu.

Babasının kanı suyla karışmış ve tuhaf, pembemsi bir renk ortaya çıkarmıştı. Kan aynıydı, bozulan suydu. Kötülük, tıraş bıçağıyla kesilmiş bileklerden akan kandaydı ve durumun tam aksi huzurlu bir ifadeyle tavanı izleyen adam bunun farkında olmalıydı; kızının onu bulacağı ihtimalini hesaba katmış olmalıydı. Bir planı vardı, değil mi? Ölmeyi hak etmiyordu.

Bir şeyler yapmalıydı. Ne tuhaftır ki, hareket etmek anın büyüsünü bozacak, babasının öldüğü, kendini öldürdüğü gerçeğini resmileştirecek gibi hissediyordu. İmza atılacak sayfalar vardı kafasında; ölmek onun için hayattan çıkma anlaşmasıydı, babasının mürekkebi de kanıydı.

Gözlerini kırpıştırarak bir adım geri attı ve sahne çözüldü.

Küvetin etrafı taşan suyla kaplanmıştı ve damlalar kıza ulaşmaya çalışıyordu; mermerin boşlukları boyunca ilerliyor, kanı ona taşıyarak gerçeğin düşünerek sezinleyebileceğinden daha korkutucu olduğunu hatırlatıyorlardı. Pişmiş ekmeğin uzak kokusu aralık kapıdan sızarak ortama yayılmıştı. Kimse konuşmuyordu. Kız ve ceset inatçı bir şekilde sessizdi.

"Anne!" diye bağırdı. "Anne!"

Gözlerinden damlayan şey yaş mıydı? Dudakları neden titremiyordu, neden kendini ağlıyor gibi hissetmiyordu? Kalbi delinmiş ve babasının son nefesiyle içine hava dolmuş, soğumuştu. Yanakları acıyordu. Çığlıkları evin duvarları boyunca seker ve annesine ulaşmaya çalışırken birkaç saat içinde ağrıdığını fark edeceği boğazı titredi, sesi çatladı. Banyo kapısını kırmaya çalışırmış gibi açtı Marseille ve mutfağa koşturdu.

Birkaç dakika sonra ev yas kokuyordu. Yas ve yanık.

Babam öldü.

Eldiven takmıyorsanız sokakta el ele tutuşmanızın münasip olmayacağını düşünen baban. Doğum gününde eve gelmeyen baban öldü. Aile ne kadar komik, ne kadar da kırılgan bir şey.

Birinin varlığından nefret etmek ne kadar kolaysa, yokluğunu kabul etmek o kadar zordur. Marseille'in babası hayatı boyunca onunla nasıl ilgilenmesi gerektiğini çözememiş, beraber geçirdikleri biraz zamanı iş olarak saymıştı. Yapması gereken bir şeymiş gibi. Bir görev, bir ayrıcalık değil.

Burnunun ucundaki sızı yanık kokusununkine karışıyordu. Güneş batarken gözlerini camdan dışarı çevirdi, gerçeği günün en güzel anında hissetmeye çalıştı.

Başaramadı.

4
Yetişkin Karakter Başvuruları / Marseille Artemisia
« : 06 Kasım, 2021 23:27:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Marseille Artemisia

Karakterin Yaşı: 22

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Sevginin her türlüsünü yalnızca sanatta bulabilen bir zavallıdır Marseille; gerçeklik algısı kopmaya yüz tutmuş bir sosyopattır. Davranışlarını kontrol etme gereği duymadığından bazen fevri ve abartılı, bazense aklı iki karış havada görünmesine yol açan (oysa çok odaklıdır kendisi) dalgınlığıyla harmanlamıştır tavırları. İnsanları fırça darbeleriyle görür ve onları bir resmi incelermiş gibi inceler, ayrıntılarla düzer.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Ölüleri çizmesiyle ünlendiği kasabasının biricik cadısıdır Marseille; gizlilik tüzüğünden ve yeteneklerini gizlemesi gerektiğinden nefret etmiş, hareketli gibi duran resimlerinin sırrını olağanüstü kalemine vermiştir. Hiçbir derse gerçekten dikkat gösteremediği için SBD'lerden hızlı bir son hafta çalışmasıyla geçmiş, bu hakiki emekleri FYBS'lerde yetmemiştir; Sihir Tarihi ve Tılsım dışında bütün derslerden en nazik deyişiyle rezil notlarla çıkar. Umut vadeden geleceği Isolde isimli bir şeytanın kara kanatlarını (onun sözleri, bizim değil) açmasıyla bir yere bağlanacağa benzer ve kasabaya dönüp başarısız olduğu müjdesini vermek yerine mezun olduktan kısa bir süre sonra soluğu Mag Mell'de alır.

İstediğiniz Meslek: Garson
(Just a waitress sözünü gururla taşıyoruz)

Karakterinizin Mensubu Olduğu Hizip: La Fay Şifacılar Topluluğu

Büyü Yatkınlıkları
Biçim Değiştirme Gücü: 9 + 1
Lanet Gücü: 4
Tılsım Gücü: 14
İksir Gücü: 3 + 2

Örnek RP: Cecilia Mae Lacroix

Sayfa: [1]