Büyücedünya RPG
Dünya Ülkeleri => Birleşik Krallık => Konuyu başlatan: Cwénhild Muirghéal - 07 Mart, 2022 20:21:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
-
von Motke'nin ölümününden bir saat sonrası...
Zorlu bir geceydi, ölümün tekrar ve tekrar kıyısından dönmüşlerdi. Üstüne üstlük bir adam bedeninin üzerinde zorla hakimiyet kurmuştu ve birini öldürtmüştü. Sihir bakanını... Bunun üzerine kalacak olması pek sıkıntılıydı. Tek sorun buda değildi, suçlarını itiraf etmesine fırsat verilemeden von Motke'de öldürülmüştü. Bu geceden sonra ortalık fena karışacaktı bunu bilmek için bir kahin olmaya ihtiyacı yoktu.
Evinin taş duvarlarının arasına girdiğinde düşünselini çıkardı. Geçmişe gitmek, geleceğin anahtarı olabilirdi belkide. Üç tane şişe, üç farklı anı ve üç farklı gizem. Çözülmesi gereken sorulara ışık olabilecek üç farklı yol. Şişelerden birini aldı ve düşünseline döktü. Göz yaşları kara dumanlara dönüşürken kadında başını suya soktu ve olanları izlemeye başladı.
-
Dumanların arasında vuku bulan belli belirsiz görüntüler ilişti kadının gözlerine. Kıta Avrupa'sının mimarisini andırır taş binaların hüküm sürdüğü bir kasabaydı. Meydandaki çeşme ve heykellerde son bulan Arnavut kaldırımda kalabalık bir grup hararetli bir tartışmaya tutuşmuşlardı. Ellerindeki meşaleler ve gaz lambaları sayesinde birbirlerinin yüzlerini zorlukla aydınlatabiliyor; buna rağmen sanki birbirlerini çok iyi tanıyorlarmış gibi kime ne söyleyeceklerini şaşırmıyorlardı.
Tam o esnada kasabanın girişi gibi gözüken yolun başında, paltoları ve şapkalarıyla altı adet figür belirdi. Ağır adımlarla meydana doğru ilerlemeye başladılar. İçlerinden birisinin uzun boylu olduğu ve kıyafetine asılı bazı aksesuarların cılız sokak lambalarından gelen ışığı yansıttığı görülebilirdi. Tehditkar biçimde ilerleyen bu altı kişiyi fark etmeleriyle, kasaba meydanındaki kalabalıktan bazıları da kendilerine dikkat kesilmişti.
Cwénhild, kendisini tam sokağın ortasında bulmuştu. Ne meydandaki kalabalığın konuştuklarını duyabiliyor, ne de gelenlerin kim olduğunu seçebiliyordu? Ne yapacağını ise, bir tek kendisi biliyordu.