4
« : 09 Şubat, 2022 22:16:39 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Genç cadı panikle bir yandan cübbesini giyerken diğer yandan ablasından hatıra kalan kolyeyi bulmaya çalışıyordu. Ne akla hizmet çıkarmıştı ki onu? Şimdi onun yüzünden kahvaltıya geç kalacaktı. Geç uyanmanın verdiği endişe ile hazırlanırken aklına Profesörlerinin gönderdiği mektup gelmişti, işin ucunda herhangi bir şaka yoksa dersliğe vardığında bomboş bir sınıfla karşılaşmalıydı. Bu yüzden evinden getirdiği pratik japon tarzı masalardan götürmeyi planlıyordu dersliğe, zaten çok güçlü olduğu söylenemezdi.
Reina hazırlıklarını tamamlamış, yerde rahat bir şekilde oturmak için yanına minderini ve gerekli ders araç-gereçlerini almıştı, ortak salondan çıkarken garip bir görüntü vereceğini düşünse de kimsenin durumu ondan farklı değildi ve bu durum mavi cübbeli cadıyı bir nebze rahatlatmıştı. Reina kahvaltıya bu yükle inmek istemediği için doğruca dersliğin yolunu tuttu. İçeri girmeden önce derslikte öğrencilerin olacağını tahmin etmemişti lakin sınıfta güzelce konumlandırılmış mor bir koltuk ve üzerinde üç öğrenci bulunuyordu. Diğer öğrencilerin yaratıcılığına karşın getirdiği masaya göz ucuyla baktı, genç cadı abartıdan hoşlanmazdı bu yüzden önemsemeyerek minderini ve masasını önlerde olacak şekilde yerleştirdi. Yerleşmesinin ardından bulunduğu odayı incelemeye başladı, tam karşısında öğretmenler masası ve üzerinde bir… kafatası? Bulunuyordu. Ürktüğünü belli etmemeye çalışırken tüm duvarları kaplayan kitaplık ilgisini çekmişti, eğer çekingenliğini üzerinden atabilirse ders çıkışı kitapları incelemek çok isterdi.
Reina ders başlayana kadar gelen giden öğrencileri izlemiş, dikkatini ise önünden aniden fırlayan kafatası dağıtmıştı. Uçarak öğrencilere bağırıyor, bunun karşısında ise tüm öğrenciler susmuş bir şekilde olayı izliyordu. Sessizliği bozan öğrencinin sorusuna karşılık beklediği cevabı almıştı. Bu çirkin şey kesinlikle mektuptaki Profesör olamazdı- derken Reina oldukça maliyetli görünen pijamalarıyla beraber masanın arkasından çıkan adama karşın şaşkınlığını gizleyememişti. Dersin asıl Profesörü olduğunu düşündüğü bu adam masasının dibindeki kapıya doğru koşarak tekrardan ortalıktan yok olmuştu. Reina daha fazla bu yaratık ile baş başa kalmaya dayanamazdı, bu yüzden olabildiğince hızlı Profesörün gelmesini diledi içinden… Bir süre sonra tekrardan ortaya çıkan Biçim Değiştirme Profesörünün az önceki halinden eser yoktu... Kızıl saçlı adam bir asa hareketiyle masasının altındaki hediyeleri öğrencilerine dağıttı. Reina o masanın altına neler sığabildiğini açıkçası merak ediyordu, dersin başından beri masının neredeyse dibinde oturuyordu ve ne hediyeleri ne de uyuyan Profesörlerini fark edebilmişti. Pakete olabildiğince zarar vermeden açan cadı içinden çıkan hediyeyle beraber yüzündeki tebessüme engel olamamıştı. Elini deri kaplama defterin üzerinde gezdirirken verdiği hissiyatla gözleri istemsizce kapanmıştı. Bu derste öğrenecekleri ile defteri doldurmak için sabırsızlanıyordu.
Yerde oturmanın verdiği rahatlık ile bir yandan Profesörünü dinlerken söze giren yaratığa göz devirmeden duramamıştı, etrafta kahkalarla beraber uçan yaratık kızıl saçlı adamın büyüsüyle beraber bir süreliğine susturulmuştu. Enerjisinden ödün vermeyen adam kendisini tanıtmış ve aynı şekilde öğrencilerden de kendilerini tanıtmalarını beklemişti. Kendisi hakkında konuşmaktan pek haz etmese de ‘gelenek gelenektir’ diye düşünmeden edemedi. Gönüllü öğrencilerden sonra kendisini tanıtmak için az önceki pozisyonunu bozmuş dizlerinin üzerine otururken söze girmişti:
-Adım Reina Carter efendim, İngilterede babamla beraber yaşıyorum. Genel olarak sanatın her türlüsünden hoşlanırım. Uygulamalı olarak dersinizde pek bir başarı gösterebileceğimi sanmıyorum ama yardımlarınızı açığım… diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sessizce diğer öğrencileri dinleyen Reina, sınıf arkadaşlarının ne kadar çok yönlü olduğunun farkına varmıştı. Farkına vardığı bir diğer olay ise Profesörlerinin öğrencileri olağanüstü bir ilgiyle dinlemesi ve yanıt verirken kullandığı kelimelere dikkat edişiydi. Bir eğitimciye yaraşır şekilde davranıyordu (dersin ilk kısımları görmezden gelindiğinde). Genç cadı bazı sebeplerden dolayı olabildiğince asa kullanmaktan kaçınırdı, bu yüzden uygulamalı derslerle oldukça başı beladaydı lakin bunu aşması için içten içe kızıl saçlı adamın yardım etmesini umuyordu… Genç cadı kendi kendine düşüncelere dalmışken Biçim Değiştirme Profesörünün halihazırda hoşlanmadığı yaratığa ansiklopedi fırlatmasıyla gerçekliğe dönmüştü. Adamın hiçbir şey olmamış gibi sözlerine devam etmesi hayret ediciydi. O sırada gözü pijamalarıyla dersliğe giriş yapan cadıya takılmıştı, üslubunun oldukça ilginç olduğunu düşünmüş lakin Profesörlerinin dert etmediğini görünce o da umursamamıştı. Dersin huzurunu bozmaya yemin etmiş yaratık tekrardan çığırmaya yeltense de ağızındaki kağıt topu yüzünden öfkeyle masaya oturmuştu, bu yakınlık Reinayı rahatsız etse de gözlerini Kızıl saçlı adamdan ayırmamaya çalıştı.
Genç cadı Profesörlerini dikkatle izlerken mimiklerinin değiştiğini fark etmiş ve kızıl saçlı adamın baktığı yere gözlerini dikmişti. O sırada yaratık hızla Slytherin öğrencisini cübbesinden çekiştirip Profesörün yanına kadar sürüklemişti. Sarışın öğrencinin davranışları gerçekten saygısızdı ve Reina bu duruma kayıtsız kalmak istemese de Profesörünün sözlerini dinlemek için kendisini tuttu. Beklediği gibi kızıl saçlı adam gerektiği cevabı vermişti, birkaç öğrenci düşüncesine göre ortalığı karıştırmak istiyordu ki hep bir ağızdan ‘ooOOOOooOO’ demeye başladılar, neyse ki hepsi susturuldu.
Cadı mavi cübbesini düzeltip dersi dinleme pozisyonuna tekrardan geçmişti, biraz daha ders içeriği konuşmaya başladıkları için heyecanlanan cadı dersin tamamen uygulamaya olduğunu öğrenmesiyle karmaşık duygular içerisine girmişti, dersin başında kendisine hediye edilen defter şimdilik boş kalacak gibi duruyordu. Adamın ders ilerleyiş biçimi her cadı ve büyücü için inanılmaz gelirdi, Reina ‘cadı’ ismini ne kadar hak ediyor tartışılırdı tabii.
Heyecanla araya giren yaratık dersin kontrolünü ele almış gibi gözüküyordu, Reina açıkçası ondan bu tarz numaralar beklemiyordu. Kitaplığın en üst raflarından aldığı kitabı rasgele bir öğrencinin sırasına fırlatmıştı, bir anda etten kemikten bir kutup ayısına dönüşen sıra çoğu öğrenci gibi genç cadıyı da dehşete düşürmüştü… Kızıl saçlı adamın elinden asasını alan yaratık bir tırtılı şarap şişesine dönüştürüp kafasına dikmişti- tabii bunların hepsi derste oluyordu. Barbatos öğrencilere rasgele bir dönüşüm göreceklerinin haberini verdikten sonra beklenmedik bir şekilde iksir şişesini Biçim Değiştirme Profesörlerinin üzerine fırlattı, başına çarpan cisimle beraber masanın ardına doğru düşen adamın bulunduğu yerden dumanlar yükselmeye başladı. Reina panikle ayağı kalkmış ve Profesörlerini kontrol etmek için yere çömelmişti.