RPyi okurken küçük Samu'yu böyle hayal ediniz
[spoiler](https://i.ibb.co/SrJ7JSZ/57f5ec1da4cdb8044b8e2c507d542049.png)[/spoiler]
Samuel kumral saçlı minik cadıdan kaçarken bir sağa bir sola eğiliyor, duvarlara ve bazı noktalarda kısalan tavana çarpmamak için bin bir türlü hale girerek oradan oraya koşturuyordu. Kız ona kırmızı Snitch şeklinde bağırdığında mutlulukla kahkaha atmaya başlamıştı. "Ama Snitchler kırmızı olmaz ki!" diye apaçık ortada olan bir durumu söyleyerek dalga geçmişti kızın bu söylemiyle.
Koşmaya devam ettiler, sırtının terlemeye başladığını hissedene kadar hızını azaltmamıştı ama sonunda kızın yetişip çocuğu sarmalamasıyla durmak zorunda kaldılar. Göğsünü şişire şişire derin nefesler alırken kızın kısa kolları geriliyordu hala bırakmadığından. Çepeçevre sarmıştı Samuel'i. Bırakası var gibi de durmuyordu. Çocuk yüzünden okunmasın diye uğraşmaya çalışsa da ilk defa bir kız ona bu kadar kuvvetli sarılıyordu. Hem de yeni tanıştığı bir kız! Ne kadar da hızlıydı öyle! Kıza değil de etrafa bakıyordu sorularını dinlerken. "...büyülü sihirli uçmalı kaçmalı hiçbir şeyi bilmiyorum ki ne yapacağım?!" dediğinde yine istemsizce gülmüştü Samuel. Böyle kızın yanında bilgili olduğu için kendiyle gurur duymuştu, bütün bilgilerini aktarabilirdi ona. Zaten böyle konuları konuşmaktan hep zevk almıştı. "Hayır ne cezası! Bilmemek suç değil ki..." Aslında en başında da düşündüğü Eadwig'in annesinin tepkileri aklına gelince belki de kızı uyarmanın gerekebileceğini fark etmişti. "Ama bazen bilmiyorsun diye kızanlar olabilir. Elinde olmasa da kızıyorlar. Biliyorum!" Neden bu çocuğun saçları bu renk? Neden Eadwig ile bu saate dışarıdalar? Bu çocuk hep böyle yaramaz mı olacak? Arka odalardan duyduğu sözler dönüp duruyordu kafasında. Bu kızın da aynı yargılanmayı yaşamasını istemezdi. Hoş bir şey değildi. Bir şey olmuyordu ama üzülebilirdi. Çok tatlı bir kızdı, üzülmesini hiç istememişti o sırada.
"Bak şimdi." diyerek kafasını kıza çevirdi, çok yakında duruyordu gözleri. Kocaman açmış, Samuel'i izliyordu parlayarak. "Yeni gelmen çok garip, bazıları sana bu yüzden kızabilir. Mesela ben, daha önce hiç Quidditch'i bilmeyen biriyle tanışmamıştım, biliyor musun? Ama kızmalarına izin verme. Bence hak etmiyorsun." İyi konuşmuş muydu emin değildi ama bu kızla daha fazla vakit geçirmek istiyordu. Utanmıştı da, o kadar uzun süre sarılmışlardı ki ne yapacağını şaşırmıştı artık. Öksürüyormuş numarası yapmaya başladı küçük çocuk. "Öhü öhü. Boğuluyorum! Bu kızın kolları çok güçlü!" diyerek eğilip öksürmeye başladı. Kızın kollarından sıyrılınca da gülerek, "Ben artık bir Bludger'ım ve seni yakalarsam çok canın acıyacak!" diye kızı kovalamaya başladı. Tabi bu sırada Bludger'ın ne demek olduğunu Mirabelle'in bilmediğini tamamen unutmuştu. O sırada sadece aklında kızın koşarken dalgalanan saçları ve az önce ona sarıldığı an vardı. Abileri görse gurur duyabilirlerdi. İlk haftadan başlamıştı taktiklere! Aslında taktiklerin ne olduğunu bile hatırlamıyordu Samuel ama sonuçta kızla baş başaydı, asıl amaç da bu değil miydi?