Büyücedünya RPG

Dünya Ülkeleri => Diğer Dünya Ülkeleri => Cheshire Cat's Circus => Konuyu başlatan: Qian Fenhua - 11 Şubat, 2022 23:26:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866

Başlık: Kedi ve Fare
Gönderen: Qian Fenhua - 11 Şubat, 2022 23:26:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
16 Haziran 1860

Saymayı bıraktığı için kaç gündür yolda olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu, tek bildiği çok uzun zamandır yollarda olduğuydu genç mucidin. Hayatının büyük bir kısmı yolculuk yaparak geçmiş birisi için pek de olağandışı değildi bu aslında. Muggle'lar gibi seyahat etmeyi seçen kendisiydi sonuçta, hoşuna da gitmiyor değildi uzun yolculuklar.
Aslında son yolculuğundan sonra Çin'den ayrılmamaya ve uzun bir süre başka yolculuk yapmamaya karar vermişti. Yanlarında kalıp abilerine ve babasına sekt yönetiminde yardım etmesini isteyen ailesi bu kararı sevinçle karşılamıştı. Ancak Fenhua, ilk ayın sonunda berbat bir karar verdiğini fark etmişti. Öncelikle kendisinin kafa yapısı tüm ailesininkinden farklıydı, onun ak dediğine kara diyorlardı. Üstelik sekt yönetimine yardım etmek bu zamana kadar yaptığı en sıkıcı iş olabilirdi. Fenhua, kendisine işkence ediliyormuş gibi hissediyordu, o yüzden çareyi kaçmakta bulmuştu. Eşyalarını toplamış, biraz para 'ödünç almış', ailesine gittiğine dair kısa ama yeterince açıklayıcı olduğunu düşündüğü bir not bırakmış ve tanıdık kimseye görünmediğinden emin olarak dikkatli bir şekilde sıvışmıştı.
Yolculuk, kendisini tekrar canlı hissetmesini sağlamıştı. Canının istediği yerleri gezdi, birkaç tamir işi yaparak para kazanıp bu paralarla canının istediğini yiyip içti. Yanına aldığı paraya mümkün olduğunda el sürmemeye çalışıyordu, yalnızca acil durumlarda kullanmak içindi o para. Özgürce yaşamak çok iyi gelmişti. Qian semtinde geçirdiği bir ayda olduğundan yüzlerce kat daha mutluydu.
Ve şimdi, ıssız bir yol kenarında mola vermiş anın tadını çıkarıyordu. Asasıyla çabucak bir ateş yakmış, çantasından çıkardığı çaydanlık ve bardak seriyle biraz çay demlemiş ve vücudunu ısıtan güneş ve lezzetli çayıyla huzurlu dakikalar geçirmeye başlamıştı. Ta ki...tuhaf bir ses duyana kadar.
Etraf ıssızdı, üstelik olmasa bile o ses bu ortamda çıkabilecek bir ses değildi. Fenhua, dikkat kesilip sesin kaynağını bulma ihtiyacı hissetti.
Genel olarak - belki de kendisinin de birazcık tuhaf olmasından ötürü - tuhaf şeylere alışıktı ve onlarla karşılaştığında olağan davranırdı, ama etrafta yürüyen bir sirk görmek tuhaftan da öte bir şeydi. Genç mucidin ilgisini çekmişti, gözlerindeki merak parıltısıyla çabucak eşyalarını toparladı. Aklında onlarca soru oluşmuştu bile; Bu sirk de neydi? Hangi büyüyle böyle olması sağlanmıştı? Bir bilinci mi vardı yoksa? Belki de sahibinden kaçmıştı? Sahibi var mıydı ki? Belki içinde birileri de vardı?
Heyecanla sirkin peşinden koşup incelemeye başladı. Bir yandan sirkle ilgilenmek, bir diğer yandan peşinden koşmak zordu elbette ama Fenhua'nın merakını yanında hiçbir şey zor değildi.
Sirke dokundu, kibarca sorular sormayı denedi, hançeriyle ufak bir kesik atmayı düşündüyse de - varsa - sahibine karşı saygısızlık etmek istemediği için bunu yapmadı. Ellerini sirkin üzerinde gezdirirken sirkin tuhaf bir tepki verdiğini fark etti, buruşup ellerinden kaçmaya çalışıyor gibiydi. Küçüklüğünde abilerinin ve ablalarının gıdıklamaya işkencelerini çok çekmiş olan Fenhua'nın zihninde bir ışık yandı, bu sirk gıdıklanıyordu!
İşe yarayacağını umarak sirli biraz daha gıdıkladı və bingo! Bir giriş açılmıştı! Fırsat bu fırsattı, bu şeyi incelemek çok eğlenceli olacaktı.
Başlık: Ynt: Kedi ve Fare
Gönderen: Cheshire - 12 Şubat, 2022 10:36:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Genç büyücünün firar edip kendi işini kurmasının üzerinden tam dört yıl geçmişti. Sirkler insanların sevdiği ve ileride de sevmeye devam edeceği eğlence mekanlarıydı. Her yaştan, her milletten, her kandan insan zevk alabilirdi sirke gidip gösteri izlemekten, bunun için bir kriter yoktu. O yüzden herkesi eğlendirip güldürebilmek için dünyayı geziyordu, her ne kadar 'yanlış' bir yöntem kullanıyor olsa da. Nereden veya neden gezmeye başladığını hatırlamıyordu ancak işine başlamadan önce kendi hafızasıyla oynadığını biliyordu. Dört yıl önce bugün kendine dair hiçbir şey bilmez şekilde uyanmıştı. İnin cinin top oynamakta olduğu ıssız, bomboş bir arazide, yanında üç beş eşya, elinde bir not...

"Eskiye dair hiçbir şeye ihtiyacın yok, eski dostum. Bilmen gereken her şeyi anlatacağım sana. Senin en büyük hayalin kendi gezgin sirkini kurup dünyayı gezmek. Neler yapman gerektiği çantandaki mavi defterde yazıyor, çoğu şeyi senin için çoktan hazırladım. Geçmişini öğrenmeye çalışma, uyandığın yere uzun süre geri dönme, defterdekileri takip et ancak canının istediğini yapmaktan da çekinme. Adını bilmen yeterli; Cheshire. Doğum günün kutlu olsun, benim sana verebileceğim en büyük hediye bu.

Sevgiler, en eski ve en sadık dostun; Chester Veneris."

Görünüşe göre büyüden önce sandığı kadar aptal değildi çünkü kısa süre içinde bir yere bir şey yazması gerekmiş, mektuptaki yazıyla tıpatıp aynı olduğunu fark edince olayı çakmıştı. Gerçek adının Chester Veneris olduğunu anlamışsa da geçmişteki kendini kırmak istemedi, sadece ve sadece Cheshire olmaya devam etti. Defter oldukça kalındı ve bütün sayfaları tamamen işine yarayacak bilgilerle doldurulmuştu. Ayrıca hafızası tamamen silinmiş olmasına rağmen nedense ne ara öğrendiğini bile bilmediği büyüleri yapabiliyor, saçma sapan ama yaptığı her şeye fayda sağlayan rastgele bilgiler biliyordu. Böylelikle sirkini kurdu ve defterde yazan şeylerle deneyler yapmaya başladı. Başta yaptıkları etik gelmemişti ancak zamanla bundan ne kadar zevk aldığını fark etti.

Böylelikle, bugün dördüncü yılını kutluyordu sirk. Çin'de geçirmiş olduğu üç ayın ardından yeterli olduğuna kanaat getirerek sıradaki durağını Rusya bellemişti, yoldalardı Cheshire ve tayfası. Yolculuk gayet sakin geçiyordu, gösteriye hazırlanan çalışanlar, etrafla ilgilenen uşaklar, gizli bir odanın içinde yardım çığlıkları atıp ağlayan ve çoğunluğu mugglelardan oluşan denekler... Çok huzurlu bir akşamdı. Ta ki sirkin girişlerinden biri açıldığında parlayan minik toplardan biri parlayana kadar. Tek kaşını kaldırdı ve yüzünü bir sırıtış kapladı, bu giriş pek de kullanılabilen bir giriş değildi çünkü açılması için sirkin bir milyon gizeminden birini çözmeniz gerekiyordu. Yerinden doğrulup güzel güzel, uzun uzun gerindi kedi gibi. Oyalanarak, yavaş adımlarla davetsiz misafirinin bulunduğu yere gitmeye başladı. Oyalanıyordu çünkü sirki gıdıklamayı akıl edebilecek bu misafirinin etrafı incelemeye vakti olsun istiyordu.

Sonunda gelen kişiyi cidden meraklı meraklı bir şeyleri kurcalarken yakaladı. Karşısında kendisiyle yaşıt gibi duran ve güzelliği reddedilemeyecek Çinli bir genç vardı. Yolda kadınlara ıslık çalan abaza herifler gibi ıslık çaldı ve gencin gözleri kendine döndüğü an parmağını şıklatmasıyla zavallının halatlarla bağlanması bir oldu. El ve ayak bileklerinden yakaladı onu halatlar. X şekline getirilmiş misafir neye uğradığını şaşırmıştı haliyle. Bir şey demek için ağzını bile açamadan Cheshire önce abartılı selamlamasını* yaparak lafa girdi.
*İmzadaki gif.

"Aman aman, iyi akşamlar beyefendi! İnanır mısınız, sirkimde fareler dolaşıyor. Sirkime benden habersiz girip etrafı kurcalıyor bu farecikler. Sizce farelere ne yapmalıyım?" diye sordu. Beklediği korkmuş ve tırsak tepkinin aksine hafif alaycı bir tepki aldığında sırıtışı genişledi, mucit olduğunu öğrendiği adamı dinledi. "Yaa öyle mi? Demek mucitsiniz. Benim de tam öyle birini işe almam gerekiyordu ancak kimse iş tempoma yetişemiyor. Şöyle yapalım o zaman; ben sizi öldürmek yerine işe alayım!" dedi. Olumlu bir cevap alınca işin içinde bir boklar olduğunu belli edecek şekilde gülmeye başladı. "Ama önce uygun musunuz diye kontrol etmem gerekiyor, anlarsınız ya! Sınava sokacağım sizi." dedi ve adamın gözlerini bağladı. Bilekleri çözüldüğü için bir iki saniyeliğine rahatlayacak gibi olan mucit daha bu fırsatı bulamadan tekrar farklı bir pozisyonda bağlanınca ne hissetmişti acaba? Sonrasında ise Cheshire tarafından havada süzüle süzüle bir yere götürülmüştü tabii; sirkin özel bölümüne.
Başlık: Ynt: Kedi ve Fare
Gönderen: Qian Fenhua - 01 Mart, 2022 21:36:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Sirke başarıyla sızmayı başarmış olan büyücü biraz kendisiyle gururlanarak, ama daha çok içini kaplayan büyük merak duygusuyla etrafı incelemeye başlamıştı. Daha önce gezdiği yerlerde onlarca sirk görmüştü ama bu sirk açık ara gördüğü en ilgi çekici sirk olma ünvanını kazanmıştı kafasında.

Etrafı üstünkörü incelemeyi bırakıp daha derin gözlemlemeye geçecekti ki birden duyduğu ıslıkla beraber kafasını refleksle kaldırdı, kısacık bir an sonra ise kendisini bağlı bir halde bulmuştu. İçten içe daha hızlı olmadığı için hayıflanırken yüzüne ikna edici bir gülüş yerleştirip kendisini yakalayan kişiye - ki muhtemelen sirkin sahibiydi - yapabileceği makul bir açıklama bulmaya çalıştı.

Çok geçmeden tam da tahmin ettiği gibi karşısındakinin sirkin sahibi olduğunu öğrenmişti. Bu herif oldukça alaycıydı aynı zamanda. Fenhua hafifçe tebessüm ederken ateşe ateşle karşılık vermesi gerektiğini düşündü.
  "Merhabalar efendim, sizi selamlamak isterdim ancak bağlı olduğum için yapamıyorum, kabalığımı mazur görün lütfen. Etrafı kurcalamama gelecek olursam, ben basit bir mucidim. Tahmin edersiniz ki bir mucidin merakı kontrol edilemez derecede büyüktür,sirkinizi görünce girip incelemeden edemedim."  Bu sözleri söylerken bir yandan da karşısındaki adamı inceliyordu. İlginç birisine benziyordu, hatta gördüğü en ilginç insan olabilirdi. Güçlü bir karizması vardı ve Fenhua tuhaf bir aurası olduğunu sezmişti.

Sirk sahibinin bir tehdit olduğunu anlamamanız için süzme salak olmanızı gerektiren 'iş teklifini' kabul etmekten başka bir şansı yoktu.  "Eh, sirkinize izinsiz girmek saygısızlığını böyle telafi edebilirim sanırsam. Gerçi başka bir şansım var gibi de durmuyor ama.."

Ama anlaşılan o ki GuanYin bugün Fenhua'nın tarafında değildi, bir de sınav çıkmıştı başına. İçgüdüleri bu sınavın pek de kolay bir şey olmayacağını fısıldıyordu genç mucide, gözünün bağlanması da bunu destekliyor gibiydi.

Sonunda kurbanlık koyun gibi bağlı halde olmaktan kurtulunca rahatlamıştı ki tekrar bağlandı. O an pek saygıdeğer sirk sahibine karşı içinden geçen kelimeler kuşkusuz iyi bir terbiye almış bir insanın ağzına almaması gereken oldukça uygunsuz sözlerdi. Üstüne bir de havada süzülmeye başlamıştı... İçinden 'Bu ayaklarıma hakarettir' diye düşünerek kendi kendine güldü.