17 Nisan, 2026 09:30:05 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Xavier Olineaux

Sayfa: [1]
1
Yetişkin Postası / Xavier Olineaux Posta Kutusu
« : 20 Nisan, 2022 20:59:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
.

2
Biçim Değiştirme Dersliği / 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« : 02 Şubat, 2022 20:24:34 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Profesör Olineaux, geçen hafta panoya astığı duyurunun yanında herkese bir mektup göndermişti. "Lütfen gelecek hafta olacak dersten önce sınıfa kendi sıranızı kendiniz götürün. Normal masa ve sandalye olmasına gerek yok, derste nasıl rahat ederim derseniz onu getirmenizi istiyorum." Bunu neden dediğini dersliğe girince anlıyordu öğrenciler, geçen yıl sınıfta olan sıralar yoktu, sınıf bomboştu. Sadece kapının tam karşısında bir öğretmen masası vardı. Bazı öğrenciler profesörün dediğini yapıp önceden getirip yerleştirmiş, bazıları bugün getirmiş, bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tenezzül bile etmemişti ve ayakta kalmak zorunda kalacaklardı.

Öğrenciler yavaş yavaş sınıfa doluşmaya başlarken, koca dersliğin içinde görünürde bir profesör yoktu. Sadece masanın üstünde kafatası gibi duran, ağzından duman çıkan garip bir şey vardı. Gelen öğrenciler meraklı gözlerle masanın üstünde duran şeye bakıyor, bazıları umursamamaya çalışarak arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. Biraz zaman geçti, dersin başlamasına beş dakika, belki de daha az kalmıştı ve neredeyse tüm öğrenciler sınıftaydı ancak sınıfta hala profesöre dair hiçbir şey yoktu, sadece masada duran kafatası vardı. Sınıftaki sesler yükseldikçe yükseldi, ders boş diye sevinenlerden tut ilk dersten profesörün gelmemesine sinirlenenlere kadar çeşit çeşit öğrenci vardı. Her sınıfta olduğu gibi biraz önce orta düzeyde seste konuşmakta olan bu çocuklar, şimdi bağıra bağıra sohbet ediyor, bazıları direkt dersten kopmuşken bazıları da profesörün nerede olduğuyla ilgili tahminler yürütmeye çalışıyordu.

Masadaki kafatası birden havaya fırladı ve bağırmaya başladı, "KESİN ULAN SESİNİZİ, APTAL VELETLER! CIR CIR CIR NE ÖTTÜNÜZ BE, KAFA ÜTÜLEMEKTEN BAŞKA İŞİNİZ YOK MUDUR SİZİN?"


Sınıf birden tamamen sessizliğe büründü. Herkes şaşkınca karşısında uçan garip şeye bakıyor, ne döndüğünü algılamaya çalışıyordu. Sonunda bir öğrenci sessizliği bozmaya karar verdi ve çoğu kişinin aklında dönen o soruyu sordu, "Ee, şey... Profesör siz misiniz?"

Kafatası bir süre karşısındaki öğrenciye boş boş baktı. "Ha? Ne profesörü be? Ben ki, koskoca şeytanlar kralı, tanrılara denk varlık..!" duraksadı, bir şey fark etmiş gibiydi. "Oh, dur bir dakika. Siz şeyi mi bekliyordunuz bir saattir..." dedi ve arkasına dönüp masanın altına doğru bağırmaya başladı. "ŞŞŞT, HAVYAR! BEBELERİN GELDİ, KALK KALK KALK! UYAN LAN!"

Öğrenciler hala beyin yanması yaşarken, masanın arkasından bir kafa çıktı. Kızıl bir kafa. Deminden beri masanın altında uyumakta olan profesör, yerde yatan halinden oturur hale geçti ancak uzun saçları yüzünü kapattığı için görünmüyordu. Bir öğrencinin, "Oha, kızıl ve seksi bir karı mıymış profesör?" diye mırıldandığını duysa da duymamış gibi davrandı. Sonra aniden kendine geldi ve olan bitenin farkına vararak hışımla ayağa kalktı. Üstünde aşırı pahalı olduğunu bas bas bağıran, desensiz bir pijama takımı vardı. Yüzü hala saçları yüzünden görünmüyordu.

"Aman tanrım! Çocuklar, çok özür dilerim! Ben hemen geliyorum, tamam mı?" dedi, sesi kalın ve boğuktu. Belli belirsiz bir Fransız aksanı vardı bir de. Adamın sesini duyan, vücudunu gören az önceki öğrenci hayal kırıklığına uğradığını belli eden bir ses çıkarttı. Xavier ise koşar adımlarla masanın dibinde olan bir kapıya doğru koştu. Son anda durdu ve uçan kafatasına döndü, "Sakın. Sakın çocukları yemeye ya da öldürmeye çalışma. Birazdan geleceğim." dedi ve kapıdan içeri girdi. Tekrardan bir sessizlik oluştu. Kafatası, öğrencilere baktı ve alaylı bir tonda konuştu, "Sırf yapma dediği için yapasım geldi. Hanginizin kıçından bir ısırık alayım bakalım, hm?" diye sordu. Ciddi bakışlarla karşılaşınca kaşlarını çattı. "Aman be. Şaka yaptık. Gülün diye. Ehıhıhığğ."

Ders saati geldikten yaklaşık beş dakika sonra profesör geri geldi. Az önceki halinden eser yoktu, biraz önce yüzünün görünmesini engelleyen dağınık ve uzun saçları şimdi güzelce taranıp düzeltilmiş, adamın çekici yüzüne maske olmayı bırakmışlardı. Pijamalarının yerini soylu bir aileden geldiğini gösteren lüks kıyafetler almıştı. Yüzü tertemizdi, tek bir pürüz veya leke yoktu. Resmen ay gibi parlıyordu. İri, turuncuya çalan kehribar gözlerini öğrencilere çevirdi. Çocuklara döndüğü an gözleri parıl parıl parlamaya başladı adamın, işine aşık olduğunu anlamak için insan sarrafı olmaya gerek yoktu.

"Dersime hoş geldiniz güzel çocuklarım! Az önceki olay için lütfen beni bağışlayın, heyecandan tüm gece uyuyamadığım için masanın altında uyuyakalmışım. Cidden çok özür dilerim! Hatta, lütfen özür hediyelerimi kabul edin!" dedi ve asasını sallayarak oraya neleri sığdırabildiğini sorgulatan masanın altından çeşit çeşit hediye paketleri çıkardı. Paketler uçarak rastgele öğrencilerin önüne kondu. Normalde bunları derse girişte tanışma hediyesi olarak vermeyi planlıyor olsa da plandaki minik değişimden kimsenin haberi olmadıkça bir sorun oluşturmazdı sonuçta. Hediyeler yüzünden sınıftaki ses miktarı hafiften artmaya başlasa da çocukların hevesini kırmak istemedi, gülümseyerek kendileri sussun diye bekledi. Sonunda bir öğrenci, işte o her sınıfta bulunan öğrenci, sınıfı susturdu.

"Arkadaşlar, profesör susalım diye bekliyor!" diye bağırdığında kalan öğrenciler sessizleşti. Bazıları o öğrenciyi taklit etti, gıcık olduklarını belli etmeye çalışırcasına.

"Teşekkür ederim." dedi Xavier, parlak gülümsemesini yüzüne yerleştirerek. Öğrencilerine daha yakın hissetmek için masasından uzaklaştı ve sıraların önüne geçti. "Evet! Açıkçası, ilk defa resmi bir sınıfta ders verdiğim için biraz gerginim ve ne yapmam gerektiğini tam olarak bilmiyorum. Umarım hatalarımı mazur görür ve sizler için olabilecek en iyi profesör olmama yardımcı olursunuz kuzucuklarım. Benim adım-"

"HAVYAR! HIAHIAHIAHAIAH!"

Bir süredir sessiz olan kafatası, bu anı bekliyormuş gibi son ses bağırdı ve kahkahalara boğuldu. Gülerken oradan oraya uçuyor, bir yere çarpınca başka yere dönüp bir de oradaki yere çarpıyordu.

"Lafımı tamamladığın için teşekkürler, çok yardımcı oldun." dedi sarkastik bir tonla Xavier. Asasını uçan şeye doğrultarak susturma büyüsü yaptı, birkaç dakikalığına rahat olacaklardı. "Üzgünüm, kendisi biraz... Şeydir. Her neyse. Benim adım Xavier Olineaux, çocuklarım. Hepinize uygunsa ilk dersimizi tanışmaya ayırmak istiyorum. Derslerimde sıkılmayacağınızdan ve yüzde bin beş yüz verim aldığınızdan emin olmak istiyorum, o yüzden de sizi güzelce tanımam gerek. Dersler sizin istediğiniz şekilde ilerleyecek, isteklerinizi belirtmekten çekinmeyin yani!" dedi gülümsemesini bir saniye bile bozmadan, enerjisinden ödün vermeden.

"Evet, hadi başlayalım! İlk önce gönüllülerden başlayalım kendimizi tanıtmaya. Sonra da söz almayanlar da konuşabilsin diye sırayla kalkarsınız. Önce adınızı ve soyadınızı söyleyin, daha sonra da benim bilmemi istediğiniz her şeyi. Alakasız olsa bile önemli değil, dün akşam yatmadan önce ne düşündüğünüzü bile söyleyebilirsiniz! Ayrıca, kendinizi tanıtmanız bittikten sonra dersle ve benle ilgili beklentilerinizi de duymak istiyorum. Derste ne işleyelim, nasıl işleyelim, nasıl etkinlikler yapalım... Aklınızdan geçen her şeyi dinleyeceğim. O zaman, başlayalım!"
--------------

-RP'lerinizin başını, benim yazdıklarımla çelişmediği sürece keyfiniz nasıl istiyorsa öyle yazabilirsiniz.
-Hediye kutusundan ne çıktığı tamamen size kalmış; uzun zamandır çok istediğiniz bir şey, sizi mutlu edecek bir şey, okulda çok işinize yarayacak bir şey, pek hoşunuza gitmeyen bir şey veya daha önce hiç görmediğiniz çok ilginç bir şey çıktığını ve buna olan tepkinizi yazabilirsiniz. Kafanıza göre yazın işte bir şeyler.
-Kendinizi tanıtırken lütfen sadece adım soyadım şu, şuralıyım deyip geçmemeye çalışın. Aklınıza gelen her şeyi yazabilirsiniz. Profesöre kendi hakkında kişisel sorular da sorabilirsiniz. (Mesela nereli olduğunu, kaç yaşında olduğunu, neden profesör olmak istediğini, o uçan kafatasının ne olduğunu vs.)

3
Biçim Değiştirme Dersliği / Biçim Değiştirme Dersi ile ilgili... Şeysiler.
« : 02 Şubat, 2022 18:06:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sevgili öğrencilerim! Ne yazık ki okulun ilk haftası okulda olamayacağım ancak bu, ders ve derslik kurallarını öğrenmeniz için engel değil.

-Kendi sıralarınızı kendiniz dersten önce getirip yerleştireceksiniz, bütün yıl orada kalacaklar. İlla ki masa ve sandalye olmalarına gerek yok, ne ile nasıl rahat edecekseniz onu getirin. Yatağınızı getirmenizde bile sakınca yok ancak her gün getir götür yapmanız zor olur diye düşünüyorum.

-Dersliği sizlerle birlikte dekore etme niyetindeyim, herhangi bir eşya getirip koymanızda sorun yok.

-Kendiniz de dahil kimseye zarar gelmediği sürece istediğiniz her büyüyü, günün her saati derslikte deneyebilirsiniz.

-Derslikten geçiş sağlanabilen odamı ve ofisimi istediğiniz zaman kendinize aitmiş gibi kullanabilirsiniz.

-Derslikteki, odamdaki ve ofisimdeki bütün kitaplar size aittir ancak kitapları kitaplıktan aldığınız şekilde bırakmanızı rica ediyorum.

-Ne olduğunu bilmediğiniz hiçbir eşyaya asla dokunmayın.

-Dersliğimde şiddet uygulamanıza izin verilen tek varlık Barbatos'tur. Barbatos sizi rahatsız ederse istediğinizi yapmakta serbestsiniz. BA rBATOZ kRALDıR O nA TAPın

4
Kurgu Kutusu / Siftah! | Xavier Olineaux
« : 17 Ocak, 2022 20:41:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bu mis gibi yeri gelip kullanayım dedim.

Xavier çok sıradan kalmadı mı sizce de GM'ler? Küçük bir maceraya mı çıksa acaba, yanında ne olduğu belli olmayan garip yaratığıyla birlikte etrafta gezinen karakterime spontane gide gide derinlik mi kazandırsak? Seggsy fransızımı tamamen sizin elinize bırakıyorum. Öldürmeyin de.

5
Yetişkin Karakter Başvuruları / Xavier Olineaux
« : 20 Kasım, 2021 15:42:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Xavier Olineaux

Karakterin Yaşı: 30

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Bilgiye aç oluşu dışında en belirgin özelliği bitmeyen enerjisidir. Kibar, sevgi dolu ve neşeli bir adam olan Xavier'ın tek kötü özelliği ağır kumar bağımlısı oluşudur. Gerçi, "Kaybedebileceğim bir masaya asla oturmam." diyor kendisi.  Çocukları çok seviyor, öğrencilerine tapıyor. Öğrencilerinin saçının teline zarar gelirse pamuk gibi olan bu adam kolunuzu bacağınızı kırmaktan çekinmeyecektir. Gençliğinde kadınlara, içkiye, kumara ve daha nicelerine düşkün, şımarık ve vurdumduymaz bir tip olan Xavier büyüdükçe bu tavırlarından utanır hale gelerek hayatının son beş yılını tamamen eğitime verdi. Gerçi, kumardan ve bazen içkiden kendini uzak tutamıyor hala. On yıl önceki Xavier ile şimdikini kıyaslarsanız daha cömert, güvenilir, mütevazı ve belki de biraz disiplinli bir Xavier ile karşılaşacaksınız. Ayrıca tam bir moda aşığı. En ünlü modacıların tüm tasarımlarına sahiptir, hatta bazen kendi kıyafetlerini kendi tasarlar. Yüzünü en iyi sabunla yıkar, dünyaca adını duyurmuş cilt bakım ürünleriyle bakım yapar, şimdiye kadar bilinen en kaliteli ipek bezle yüzünü durular ve  yüzüne ne olduğu bilinmeyen ama pürüzsüz yapan bir tür kristal toz sürer.

Karakterin Kısaca Geçmişi: [spoiler=valla kısa değil kb]Xavier, on dokuz yaşındayken babasının hastalanması üzerine Olineaux ailesinin başına geçti. Ailenin başına geçmeden önce de halihazırda yaptığı gibi, geçtikten sonra da birkaç yıl boyunca geniş bir aile olan Olineaux ailesinin konumunu ve adını koruyup diğer saygın ailelerle de dikkatli bir biçimde ilişkilerini güçlendirerek ailesini daha da yükseltti. Politik yönden iyi olmasının yanı sıra ayrıca "Fransa'nın Güzelleri" adında bir kitap yazdı. Bu kitap, Fransa'nın her yerindeki güzel kızları anlatıyordu. Çiçekçi kızlar, terziler, zengin ailelerin biricik kızları, hatta kilise ve katedrallerdeki kutsal rahibeler... Bir şekilde bu kızlar hakkında her şeyi detaylıca bilen Xavier, beğendiği her bir kızı kitabında uzun uzun anlatmayı başardı. Bazı söylentiler, bu kızların hepsinin 'tadına baktığını' söylese de kesin bir kanıt sunulamadığı için sadece dedikodu olarak kaldılar.

Xavier ayrıca karşılaştığı tüm hanımlarla flörtleşti. Hangi tabakadan, aileden, ülkeden olduğu önemli değildi, kadın olması yeterliydi. İlginçtir ki hakkında hiçbir skandal çıkmadı. Ya cidden kimseyle flörtten ileriye gitmedi, ya da skandalları örtbas etmekte bir ustaydı. Bunun altındaki gerçek sebebi Xavier hariç kimse asla öğrenemedi.

Fransa'nın sosyal hayatının her yerinde olan, hiçbir ziyafet, balo veya etkinlikten eksik olmayan popüler bir adamdı Xavier. Büyücü ve muggle etkinliklerinin neredeyse hepsinde bulabilirsiniz. Ailesinin isteği üzerine çoğu büyüde ustalaşmış, Hogwarts'ın yanında yazları bilinmeyen, küçük bir büyücü okuluna -okuldan çok minik bir kurs gibi- gitmiş olsa da büyüye, savaşa veya kavgaya ilgisi yok denecek kadar azdı, hala da öyle. Eğer ki biriyle düello yaparsa, ki bu çok nadir bir olaydır, büyük ihtimalle olay düellodan ibaret değildir. Yeni aldığı ve herkesin görmesini istediği bir şey vardır üzerinde.

Ayrıca gündüzleri ailesinin gururu olan bu adam, hava karardığı an kendini bir gazino, taverna ya da meyhaneye atar, sabaha kadar eğlenirdi. Saatlerce kumar oynar, konuşmayı unutacak kadar içer ve önüne gelen tüm kadınlarla gönül eğlendirirdi ama bunların duyulmadığından da emin olurdu. Kaybedeceğini düşündüğü kişilerle asla kumara girmez, tekin durmayan kadınlarla beş dakikadan uzun konuşmaz, güvenmediği kişilerin verdiği içkilere dokunmazdı. 

Ee, bu adam nasıl profesör oldu madem büyüden hoşlanmıyor ve sıradan bir muggle gibi yaşıyorduysa? Yirmi dört yaşındayken vahiy inmişçesine aydınlanmaya başladı. Hayatın sadece eğlenceyle geçmeyeceğini fark etti, gittiği yerlerde çoğunlukla serserilerin veya 'kötü' denilebilecek zenginlerin takıldığını gördü. Ailesinin onu neden büyüye bu kadar çok yöneltmeye çalıştığını merak ederek kendi kendine sıfırdan büyülerin aslını araştırmaya başladı. Bu yaptığı, Xavier'ı biçim değiştirme ve tılsım büyülerine iyice çekmişti. Kendi başına çalışmalar yaptı ve başka insanlara da büyüyü öğretmek istediğini fark etti. Kendi gibi karanlıkta kalan insanların temiz bir sayfa açabilmesine köprü olmak istiyordu. Öğretmen olacaktı! Bu isteğini ailesine bildirdi. Başta bir tereddüt etseler de oğullarının kendine bir amaç bulmuş olması gerçeği aileyi mutlu etti ve engel olmak istemediler. Zaten Xavier'ın babasının sağlığı beş yıl öncekine kıyasla daha iyiydi, bir sorun çıkmazdı!

Böylelikle Xavier, yirmi beş yaşındayken bildiği her şeyi diğer büyücülere öğretebilmek için bir yolculuğa çıktı. Fransa'da bulabildiği her yaştan büyücülere gönüllü şekilde eğitim verdi. Hogwarts'a gitmeye hazırlanan çocuklardan tut, bir ayağı çukurda olmasına rağmen öğrenmeye meyilli yaşlılara kadar elinden geldiğince öğretti. Fransa'da işi bitince yirmi yedi yaşındayken İtalya'ya gitti. Burada kendisinin bilmediği çok şey olduğu gerçeğiyle karşılaşınca hem öğrendi, hem öğretti. Burada da işi bitince ne yapacağını sorgularken aklına bir fikir geldi, neden eğitim ve öğretim işini sürekli bir hale getirmesindi ki? Hogwarts'ta profesör olacaktı! Yirmi dokuz yaşını bitirmesine yakın İngiltere'ye geldi, ortama alışmak için süreye ihtiyacı vardı sonuçta. Bir yandan çat pat konuşabildiği İngilizce'de kendini geliştirdi, bir yandan da ülkeyle ilgili öğrenebildiği kadar bilgi öğrenmeye çalıştı. Otuzuna basar basmaz Hogwarts'ta profesörlüğe başvurdu, okul açılana kadar heyecandan kendini yedi. [/spoiler]



İstediğiniz Meslek: Biçim Değiştirme Profesörü

Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Hizip: Özgür Orenda Kardeşliği

Büyü Yatkınlıkları

Biçim Değiştirme Gücü:
13(+2)
Lanet Gücü: 10
Tılsım Gücü: 9(+1)
İksir Gücü: 5

Örnek RP: Mirabelle Starlight, Lilith Louvremont ve Cheshire'in RP'leri.

Sayfa: [1]