17 Nisan, 2026 09:29:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Raiden Minamoto

Sayfa: 1 [2] 3
16
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 27 Şubat, 2022 18:46:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Röhem 1 ek karakter hakkı alıp bunun ile yetinmeye çalışırsam ölüyormuşum. Bir karakter hakkı alayım lütfen^^

17
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 22 Şubat, 2022 00:23:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Raiden sorunsuz bir inişin ardından etrafını hızlıca bir inceledi. Birisi var mı bakmalıydı. En sonunda baygın duran adam dışında boş olduğuna emin olabildi. Doğru düzgün düşünmeden atlamıştı delikten içeri. Aklına burada duran adamın bir cadı avcısı olabilme fikri gelse de atlamıştı. Ne olduğunu tam anlamıyla görememesine rağmen merakına yenik düşmüştü. Mahzendeki adama biraz daha dikkatli baktı Raiden. 
 
“Bay Twinkle?”
 
Karşısındaki adam bir süredir ortalarda gözükmeyen başseharbazın ta kendisiydi. Adamın gözünün olması gereken yerden kan boşalıyordu ve parmaklarından biri de yerinde değildi. Adamın yüzüne bakmamaya özen göstererek nefes alıp veriyor mu kontrol etti. Ama bu sırada yere bakan Raiden yere akan kandan daha çok tüylerini ürpertecek bir şeyle karşılaşmıştı. Bu karşısındaki baygın adamın gözüydü. 
 
Bu gözü almalıydı değil mi? En sonunda yerde öylece duruyordu. Yere eğilip gözü aldıktan sonra cebine indirdi. İndirmesinin hemen ardından da ‘Ben ne yapıyorum ya?’ sorusu aklına gelmişti. Paradan başka bir şeyi pek düşünmeyen kadının alışkanlığıydı yerde gördüğü şeyleri ceplemek. Fakat şu an yaptığıyla kendisini bile şaşırtabilmişti. Cebinde bir göz olması fikri kadının midesini bulandırmıştı sanki daha önce bu tarz şeylere dokunmamış gibi. Ama bu seferki farklı diyordu içinden. Bu gözün sahibi daha önce kanlı canlı da gördüğü biriydi. Fakat bu düşüncelere rağmen ceplediği göze bir daha dokunma fikrini şu an kaldıramadığı için de elini bir daha cebine götüremedi.
 
Arkasından gelen cadıyı da bu cepleme işinden sonra fark etmişti. Meredith bu odaya gelirken birkaç yara almıştı belliydi. Hırpalanmış duran cadıya iyi olup olmadığını sorarken iyi değilsen al bu adamı da yanında St Mungo’ya götür demeye hazırlanıyordu. Ama beklediği cevabı alamamıştı. Cadının sorusunu cevapladıktan sonra kendisine yönelttiği aynı soruya karşılık kısaca iyi olduğunu söylemişti.
 
Az önce gözünü ceplediği adamın yanında daha uzun süre durmak kadını rahatsız ediyor olsa da Meredith’e dönüp başseherbazı St Mungo’ya götüreceğini söylemişti. Karşısındaki kadına son bir defa bakıp kendisine dikkat etmesini söyledikten sonra Bay Twinkle ile St Mungo’ya ışınlandı.

Yetenek 1d10 : 1, total 1
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 2, total 2
[/justify]

18
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 22:38:57 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Attığı büyüler teker teker çocuklara isabet ederken Raiden çocukların düşerken bir yerlerini vurmamalarını umdu sadece. O sırada Cornelia’nın attığı büyüden habersizdi. Yerde oluşan delik sonrasında Zain’le birlikte kilisenin girişi olan kısımda kalan kadın seherbazın Seth’e olanları bildirdiğini görebiliyordu. Yerde açılan delik yerine Cornalia ve Nicholas’ın girdikleri odaya yönelecekti aslında Raiden. Ama delikten aşağı baktığında gördükleri ona önceliğinin bir şekilde oraya inmek olması gerektiğini düşündürttü. 
 
Cornelia ve Nicholas birbirlerine destek olabilirlerdi. Ki o bunun hakkında düşünürken Cornelia’nın sesini duymuştu. Bir şey olduğu kesindi ama az önce küllerinden yeniden doğan bu kadın Nicholas’a da gereken yardımda bulunabilirdi diye düşünüyordu. Kendini bu fikre inandırdıktan sonra daha dikkatlice baktı aşağıya. Önündeki bu yerin bir mahzen olduğu belliydi. Kapkaranlık bu alanda baygın duran bir adamı seçebiliyordu. Üzerinde oturduğu sandalye üzerinde bulunduğu ortam kadar kara cübbelere sarılmış duruyordu.
 
Adama yardım etmekle alakalı hiçbir şey geçmiyordu o noktada aklından. Ne olduğunu veya bu adamın kim olduğunu bilmiyordu en sonunda. Belki de bir ayin sonunda yorgun düşmüş bir cadı avcısıydı, hiçbir şey bilmiyordu. Tam bu noktada da içini kemiren merak duygusu ortaya çıkıyordu. Burada ne olmuştu, kırılan heykel neden kırılmıştı, hafifçe seçebildiği bu büst kimin büstüydü. Aşağı inerse bunun bir kısmına cevap alabileceğini düşünüyordu.
 
En sonunda merakına tam manasıyla yenik düşen Raiden asasını kavramasıyla aşağıdaki zemine doğrulttu ve uzun zamandır kullanmadığı bu büyünün sözünü söyledi. “Spongify!” Zeminin istediği gibi yumuşayıp yumuşamadığını buradan seçemiyordu. Fakat bu atlamasına engel değildi. Aşağı atlamadan önce arkasında bıraktığı Zion’a kendisini takip etmemesini söylemişti. Eğer ölümüne gidiyorsa bu ani kararları yüzünden birinin daha yanında ölmesini istemiyordu. Atlarken eğer büyüyü doğru düzgün yapamadıysa inişini yumuşatabilmek için de elinden geleni yapmıştı.

Yetenek 1d10 : 5, total 5
Destek 1d10 : 10, total 10
Talih 1d10 : 5, total 5
[/justify]

19
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 20:52:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Raiden elinden geldiğince hızlı bir şekilde hareket etmeye çalışmış ve sağdaki odadaki iki sivri şapkalının devrilmesini sağlayabilmişti. O bunu yaparken birinin etrafa dondurma büyüsünün çeşitlerinden birini atarak ilerlediğini duyabilmişti. O kadar şeyin arasında önceliğinin etraftaki tehlikeden kurtulmaya verdiğinden Cornelia’ya bakmak için kafasını daha yeni eğebilmişti ki kadının yerden doğrulduğunu görmüştü. İyi misin gibi bir soru soracaktı ama oklar yerdeydi ve kadının yaralarından eser yoktu. Kadının kendisini iyileştirmiş olduğunu anlamasıyla az önce Nicholas olduğunu tahmin ettiği kişinin ilerlediği yöne koşmuşlardı.
 
Nicholas’ın önünde üç tane çocuk görmesiyle başta ne yapacağını bilemeyen Raiden’in çocukların elinde bıçakların olduğunu görmesiyle tüyleri diken diken olmuştu. Kirli işlerine çocuk karıştırabilmiş olmaları gerçekten mide bulandırıcıydı. Böyle bir şeyi masa başında çalışırken duymak ve sahadayken olduğunu görmek arasında dağlar kadar fark vardı. Ve her ne kadar kendisini aksine inandırmaya çalışsa da çocukların gözleri fazlasıyla boş bakıyordu. Kendine gelmeliydi Raiden, şimdi bunu düşünmenin vakti değildi. Ellerindeki bıçaklarla ne yapacağı belli olmayan bu çocuklar kim bilir ne tür bir beyin yıkamasından geçmişlerdi ki bu kadar ruhsuz bir hal almışlardı. Kendisini ve yanındaki bunca kişiyi düşünmeliydi öncelik olarak. Ölüm bu kadar yakınındayken durmamalıydı. Bir çocuk katili olursa bunun için kendinden daha sonra nefret ederdi. Asasını sıkıca tutan Raiden aklına son anda gelen fikirle en iyi yaptığı büyülerden birini yapma kararı aldı. Çocuklara asasını teker teker yöneltirken alışık olduğu “Stupefy!” sözcüğünün dudaklarından birkaç defa dökülmesine izin verdi.

Yetenek 1d10 : 8, total 8
Destek 1d10 : 10, total 10
Talih 1d10 : 7, total 7
[/justify]

20
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 01:03:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Yanındaki adını bile şu an hatırlayamadığı seherbaz yere yığılırken üzülmeden edemedi Raiden. Az önce birisi ölecekse onun ölmesi gerektiğini düşünmüştü tabii ama gerçekten böyle bir şeyin gerçekleşmesini ummamıştı. Odadaki çıkan yangına yakalanmadan odadan çıkabilmek için hemen kapıdan dışarı atıldı. Kendi girdiği odada olanlardan sonra sağdaki odaya ilerlemiş olan Cornelia’nın durumunu merak eden Raiden o tarafa yöneldi hızlıca. Kadının vurulmuş olduğu belliydi. Odadakilere asasını doğrulttup bir “Conjunctivitis” atmayı denedi.

Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 4, total 4
Talih 1d10 : 2, total 2
[/justify]

21
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 00:10:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kapının açılmasıyla bir tuzakla karşılaşmaları bir olmuştu. Böyle bir şeyin olabileceğini düşünmüştü ama bu olduğunda şaşırmadığı anlamına gelmiyordu. Kapıdan sağ salim geçmelerinin ardından solda gördüğü odaya yanında seherbazlardan biriyle ilerledi. Odaların ikisinde de bazı sivri şapkalı figürler görülebiliyordu. ‘Sivri mi şapka?’ Asasına sıkıca tutunan Raiden yanındaki seherbazın onun biraz daha önünden ilerlemesine izin verdi. Eğer biri ilk ölen olacaksa bu neden kendisi olsundu ki? Gördükleri figürlere yaklaşırken de asasını iyice kaldırıp figürlere doğrulttu ve “Incendio” sözcüğünün ağzından dökülmesine izin verdi.

Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 2, total 2
Talih 1d10 : 10, total 10

22
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 20 Şubat, 2022 23:27:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Uzunca bir sürenin ardından sahada olmak tuhaf hissettiriyordu. Cadı avcılarına karşı olan bu operasyonda birkaç ay öncesinde olsalar neden bu kadar dikkatli olmaları gerektiklerini anlayamazdı. Fakat son dönemlerde yaşanan her şey bu grubun büyücü dünyası için olan tehlikesinin büyüklüğünü gösteriyordu. Yanına normalde yapmayacağı bir şey yapıp iksir bile almış hatta alıp almadığını birkaç defa kontrol etmişti.

Kilisedeki bu göreve bir Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi çalışanı olarak neden dahil olmuştu bilmiyordu ama oradaydı. Karşısındaki Avrupa mimarisinin birçok özelliğini barındıran bu yapıt adeta gözlerini kanatmak için yapılmış gibiydi. Avrupa'ya dair hiçbir şeyden hazzetmemeye başladığını bir kere daha hatırladı. Eğer ölecekse son gördüğü şeyin böyle bir bina olacak olması son derece üzücüydü.

Derince iç çeken kadın yanlarında onlara bu operasyonun başı olan Bay Carter’dan gelecek talimatları vermesi gereken Zain’e baktı. Gereken işareti almalarının ardından ise neredeyse boş görünen ön girişe doğru ilerledi. Cornelia ve Nicolas kapıyı ‘açmak’ için ilk adımı atıp güzelinden birer bombarda gönderince kapı açıldıktan sonra karşılarına çıkabilecek herhangi bir şeye hazır olmak adına asasını sıkıca kavradı herhangi bir şey için hazır olmak adına "Salvio Hexia" diye fısıldadı.

Yetenek 1d10 : 9, total 9
Destek 1d10 : 1, total 1
Talih 1d10 : 7, total 7
[/justify]

23
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 18 Şubat, 2022 01:10:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Eğer hesaplamalarım yanlış değilse 15 GP oldu şu an. Ama hani gece gece ne kadar doğruydu hesaplamam bilmiyorum. Neyse basit matematik becerilerimi eğer kaybetmediysem bir adet ek karakter hakkı talep ediyorum.

24
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 18 Şubat, 2022 00:57:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Regina Alexandrovna Romanovna hesabımdaki 1 GP'nin ve 2 mesaj sayısının bu hesaba aktarılmasını bir de 21 fena rpden 3 GP'nin de bu hesaba aktarılmasını isteyeceğim^^
Ve Regina Alexandrovna Romanovna, Carolina Roslin Ó Dubhghaill, Raiden Minamoto +24 saat GP'lerini de yine bu hesaba isteyeceğim
Ardından bir de mesaj sayısını aktarınca gelen seviyenin de GP'sini alabilirsem thenk yu

Şöyle de fena rp linkleri

https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,344.msg930.html#msg930
https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,344.msg936.html#msg936
https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,344.msg1015.html#msg1015
https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,392.msg1073.html#msg1073
https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,368.msg1123.html#msg1123
https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,411.msg1202.html#msg1202

25
Yetişkin Postası / Raiden Minamoto | Baykuşhane
« : 02 Şubat, 2022 04:26:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

~
Raiden Minamoto'nun posta alanıdır.
Raiden Ticaret kapalı kardeşim başka kapıya.

26
Kurgu Kutusu / Raiden Garibime Bir İş
« : 02 Şubat, 2022 01:48:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Raiden şimdi profilden de görüldüğü gibi adını unutup unutup yeniden bakılan Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesinin bir çalışanı. Kendisiyle yeni yeni rp işlerine yeniden girmişken işi ile de alakalı bir şeyler yapmak istiyorum ama ne yapsam bilemiyorum. Tabii bunun dışında şeylere de açığım. Her türlü görevdir, maceradır kabulümdür efendim. Şöyle temizinden bir kurgunuzu alırım. Şimdiden teşekkürler.[/justify]

27
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 02 Şubat, 2022 01:01:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Oradan bir Metamorfmagus alayım, 2 GP ile de kabiliyetlerimin

Biçim Değiştirme Gücü: 10
Lanet Gücü: 18+2
Tılsım Gücü: 4+1
İksir Kabiliyeti: 4+1

Biçim Değiştirme Gücü: 10
Lanet Gücü: 20
Tılsım Gücü: 5
İksir Kabiliyeti: 5

şeklinde yükseltilmesini talep ediyorum.

28
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 02 Şubat, 2022 00:43:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bu hesaptaki 24 saat online süre ve 1 seviyemin GP'sini istiyor ve

Regina Alexandrovna Romanovna
Seviye 2 ve 24 saat online süre

Lorraine Briar Lacroix
Seviye 2 ve 24 saat online süre

için gelecek GP'lerimin Raiden Minamoto'ya aktarılmasını talep ediyorum.

Bir de Carolina Roslin Ó Dubhghaill hesabındaki 1 GP'nin de yine bu hesaba aktarılmasını talep ediyorum.

29
Diğer Dünya Ülkeleri / Saat Hırsızı
« : 01 Şubat, 2022 18:13:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Tarih: 1842
Yer: Hanyang, Kore


Yılın en sevdiği dönemi tatil günlerinin gelmesi ile bir heyecan içerisindeydi genç cadı. Mahoutokoro’daki günlerini yaz aylarını iple çekerek geçirmişti bu sene de. Okulu ve derslerini sevmediğinden değildi bu. Hatta o kadar çok seviyor ve o kadar sıkı çalışıyordu ki okulda yedi yaşında başladığında soluk pembe olan cüppesi, altın sarısı rengine doğru emin adımlarla ilerliyordu her geçen senede. Ama yaz aylarının gelmesi iş günlerinin gelmesi ve para kazanacağı anlamına geliyordu Raiden için. Bundan önceki yazlar büyük kuzenlerinin ufak işlerini yaparak para kazanabilmişti. Fakat bu genç kıza yetmiyordu. Daha fazlasını yapabileceğini biliyordu. Bundan önceki her yaz bu sefer hangi kuzeninden başlayarak hamallık yapacağını düşünürdü. Bu sene için ise farklı bir planı vardı. Bu plan için abisinin çalar saatini bile çalmıştı. Erken kalkması gerekiyordu. Eğer ilk günden aradığı tüccarı bulmak istiyorsa erken kalkmalıydı.

Evden güneş daha tam doğmadan, tezgâh sahipleri daha pazar yerini bile doldurmamışken, dükkânların çoğunluğu daha açılmamışken çıkmalıydı. Aradığı şey onun için uykusundan olmasına sebep olacak kadar önemliydi. Aşk romanları ve biraz da fazlası. Bundan önceki yazlarda sarayda çalışan kuzenlerinden birinin ayakçılığını yaparken tanışmıştı bu türden kitaplar da satan kendisinin deyişiyle bir seyyar sahafi ile.

Sırf amacına ulaşabilmek için sabah erken uyandığında bir soylunun kızı olduğunu belli eden o kaliteli kumaşları olabildiğince hızlıca üstüne geçirmişti. Kimse fark etmeden de evden çıkmıştı çıkmasına, ama asıl sorun seyyarı bulmaktaydı. Sabahın erken saatlerinde başladığı arayış geç saatlere doğru hâlâ sürüyorken kafasına bir taşın sertçe atılması ile evden çıktığından beri adımlarını durdurmayan kız yürümeyi bırakmıştı.

“SAAT HIRSIZI!!!”

Adımlarını durdurmak çok büyük bir hataydı, ama genç kız bunu kulağından çekilerek sürüklenmesinin ardından anlayabilmişti.

“Saatim nerde benim hırsızlığının üzerini kapatmasını bile beceremeyen aptal kardeşim?”

İşlek caddenin köşesine çektikten sonra konuşmuştu acımadan kafasına taş atmış olan varlık. Yüzündeki kocamadan gülümsemesi ile abisi Minamoto Haruyoshi olan bu varlık uzaktan bakanlara göre gayet masumca küçük kız kardeşini azarlıyormuş gibi duruyordu. Fakat biliyordu Raiden abisinin aklından geçenleri. Sabahtan beri azarlamak için onu arıyordu kesin ve saatini çoktan bulmuş olmasına ve bu konuşmayı evde gerçekleştirebilecek olmasına rağmen yapıyordu. Bunu seni rezil etmek için yapıyorum diyordu adeta.

Hava bugün rezil olmak için fazla güzeldi. Kiraz çiçekleri kalan son yapraklarını döküyor, Pazar yerini kışın soğukluğuna ihtiyaç duymadan kimisinin o özlemini duyduğu beyaza yakın renge bürüyorken bu sıkıntıları niye çekmek zorundaydı ki?

“Saati benim çaldığımı anladığına göre saati bulmuş da olmalısın küçük kardeşi ile uğraşmaktan başka işi olmayan canım abiciğim. Şimdi izin verirsen senin aksine benim bazı işlerim var. Ha bir de aptal gibi sokak ortasında durmak istiyorsan seni durduramam tabii ama babamın sana karşı beklentilerini karşılamak için çok çalışman gerekiyor. Böyle boşa geçirecek vaktin yok. Ailenin yüz karası olmak istiyorsan orasına bir şey diyemem.”

Sözlerinin sonlanmasıyla abisine kollarını önünde birleştirip pişmiş kelle gibi sırıttı. Kafası arkasına bir taş darbesi daha alması ile keyfi fazla uzun süremedi. Önce kızarak abisine bakacaktı ama bunu abisi yapmış olamazdı, gözünün önünde duruyordu ne de olsa. Peki o zaman kim? Hangi densiz!?

“Ya kocacığıma bu saygısızlığı nasıl yaparsın!?”

‘Kocacığım mı? Yoksa?!’ Kafasını kaldırıp arkasına dönmeden önce abisinin gözlerinin içine baktı Raiden. Hayalet görmüş gibi duran abisinin bakışlarından anlaşılacağı üzere tahminî doğruydu.

Kendisinden bir yaş kadar küçük olan bir kızdı bu, Park Hae-rim. Birkaç ay öncesine kadar yakın arkadaş sayılırlardı aslında. Tabii Hae-rim arkadaşına karşı en büyük ihaneti, yani abisine âşık olmak gibi bir hatayı yapana kadar. Onun yerine iblislerden bir farkı olamayan abisini seçen kızın gözlerinin içine bakmasıyla kırmızı görmeye başlaması bir olmuştu Raiden’in.

“Kıçımın kocası! Daha evlilik yaşın bile gelmemişken ne kocasından bahsediyorsun.”

Kızın sözlerini sanki duymamış gibi yapan Hae-rim’in tüm odağı Haru’daydı. Bunun farkında olan Haru’nun az önce kardeşini azarlarken üstünde olan özgüveni ve piç gülüşünden eser kalmamıştı.

“Haru~ benimle bibimbap yemeye gel hadi!~”

"Eee şey yok ben tokum..."

Karşısındaki kız sanki o orada yokmuş gibi davranınca gözü dönmüştü Raiden’in. Dışına verdiği bir nefesle içinde para olan kesesini olabildiğince sertçe ‘arkadaşının’ kafasına geçirip hızlı adımlarla uzaklaştı. Arkasından Hae-rim’in ağlamasını ve abisinin geri gelmesi üzerine olan boş sözlerini duydu. Haruyoshi’nin Hae-rim ile yalnız bırakılmayı hiç mi hiç sevmediğini biliyordu. Ama şu an abisi umurunda değildi. Hem kendisini sokak ortasında rezil etmek isteyen abisinin isteğini yerine getirmek aptalca olurdu. Her ne kadar Hae-rim sinirini bozuyor olsa da şimdilik ona istediği şeyi verecekti.

Abisi ve Hae-rim’i bıraktığı köşeye sokaktan çıkmadan önce dönüp bir kere daha baktı Raiden. Abisinin yüzündeki zar zor duran gülümsemeyi görmesiyle de tatmin olup arayışına geri döndü. Haru Hae-rim ile ne zaman yalnız kalsa kızdan kaçmak için elinden geleni yapardı. Ve bu elinden geleni yapma genelde kızı yanında bulunan bir başka kişiye satıp olay yerinden kaçmak olurdu. Haru’ya kızdan kaçmak için başka bir şans bırakmamak genç cadıyı fazlasıyla mutlu etmişti.

Sabahtan beri kitap satıcısını ararken kaybettiği enerjisi bu mutlulukla geri dönmüştü adeta. Seyyarın Hanyang’a geldiğinde genelde uğradığı hanı hatırlayıp bir de oraya bakma kararı aldı Raiden. Hancıya seyyarı sorup burada olmadığını duyduğunda vazgeçip eve doğru yöneldi. Fakat tam evine doğru ilerlemeye başlamışken hedefini görmüştü. Uzun yoldan geldiği belli olan adam Hanyang’a geldiğinde genelde kaldığı hana çıkan yola yeni varabilmiş gibi duruyordu. Sonunda aradığı kişiyi bulmuş olmanın sevinciyle koşup adamın dibinde bitti Raiden.

“Bay Sol, sizi sonunda buldum-“

Konuşmaya devam edecekti ama adamın yanına uçar gibi koştuğundan nefes nefese kalmıştı Raiden. Nefesini düzene sokmaya çalışırken de Bay Sol konuşmaya koyulmuştu.

“Leydim yine kuzenleriniz sizi çalıştırıyor olsa gerek. Kendinizi böyle şeylerle yormamalısınız! Min ailesinden bir Leydi sokaklarda böyle koşuyor... Görenler ne der!?”

Başta ‘Görenlerden bana ne!?’ gibi bir çıkışta bulunacaktı Raiden. Fakat Bay Sol ile bir soylunun nasıl davranması gerektiği üzerine kavgaya girecek havasında hiç değildi. O yüzden konuya direkt girmeyi tercih etti. Tabii bol yalan serperek...

“Bay Sol bu kez bana son defa işlerini yaptırışları olduğunu söylediler. O yüzden bana bir kez daha yardım edemez misiniz? Hım?”

Ağlamaklı bakışları ile Bay Sol’ün gözlerinin içine baktı Raiden. Bunun yeterli olmasını umdu ama daha alacağı kitapların adını gördükten sonra adamı ikna edebilmek vardı.

“Yine o kitapları almak için mi gönderdiler seni erkek kuzenlerin?! Kendileri gelip alamıyorlar mıymış? Bir genç leydiyi bu tarz bir şey için yormak Min ailesinin üyelerine hiç yakışmıyor.”

Tüm sahte masumluğu ile kendisine acıyarak bakan adama kafasını hayır anlamında salladı. Sanki hâlâ daha o kitapların içeriğini bilmiyormuş gibi davranıyordu. Aptal kuzeni onu istediği kitabı almaya gönderirken küçük bir çocuğun merakını hesaba katmamıştı. Artık bu tarz şeyleri bilecek de yaştaydı ama bir leydinin biliyorsa bile aptala yatması gerekirdi...

“Bu sefer ablamın istediği birkaç kitap vardı onlar için geldim. Şöyle bir liste verdi de.”

Listeyi uzattıktan sonra beklediği gibi eline alır almaz gözleri fal taşı gibi açılmıştı adamın. Kağıdı tuttuğu eli titrerken bir yandan da kafasını hayır anlamında sallıyordu.

“B-b-bu kitapların yasaklı olduğunu bilmiyor mu ablanız? Bu kitaplarla yakalanırsanız sizi aile adınız bile kurtaramayabilir.”

Bay Sol tabii biraz abartıyordu. Ama kitap karakterleri olarak yazarın kraliyet ailesinin üyelerini kullandığını düşünecek olursak abartması gayet normaldi. Korkmuş gibi görünse de kitapların elinde olmadığını söylemeyen adama küçük yaşı sayesinde hâlâ elinde bulundurduğu kozu oynama kararı aldı Raiden. Dudaklarını büktükten sonra başını yana doğru eğen genç cadı ellerini yüzünün önünde birleştirdi. Birleştirdiği parmaklarından sağ elinin işaret parmağını kaldırarak konuştu.

“Son bir defa yardım etseniz olmaz mı Bay Sol? Ablam eğer bu kitapları götürmezsem çok kızar... Hem kitapların elinizde olmadığını da söylemediniz. Lütfen~”

Bir müddet düşündükten sonra derin bir iç çeken adam arkasında taşıdığı kitap dolu el arabasının içinden bazı kitaplar çıkarıp beyaz bir kumaş parçasının üzerine koymaya başladı. Adam kitapları koydukça üzerlerinde yazan isimlere bakıyordu Raiden. Memuriyet sınavları için gerekli olan kitapların isimleri üzerlerine yazılarak içi eğer açılmazsa ne olduğunun anlaşılamaması hedeflemiş gibiydi.

“Listedekilerin hepsi elimde şu an yok. Fakat ablanıza sizi bu işler için kullanmanın doğru olmadığını söylemelisiniz Leydim.”

Bu sözlerinin ardından kitapların üzerine elindeki listeyi koymuş ve altlarında kalan kumaş parçası ile sarmıştı. Genç kıza son bir defa emin misin dercesine baktıktan sonra da kitapları uzatmıştı. Kitapları aldıktan sonra para dolu kesesini içinden yeterli miktarda parayı alıp adama verebilmek için tam açacakken omzundan tutarak biri durdurmuştu kızı.

“Yakaladım seni saat hırsızı. Yine kime hamallık yapıyorsun bakalım?”

Abisinin sesini duyması ile biraz da olsa içi rahatlamıştı kızın. Gelen babası olsa bahane üretmesi zor olurdu. Abisine bir açıklama yapmasına gerek yoktu. Para kesesini içinden parayı alıp verdikten sonra abisine döndü. Bu sırada yasaklı kitaplar satmanın gerginliği üzerinde olan Bay Sol ise hemen yakındaki hana kaçmıştı.

“Sana ne iş verenimin kimliğinden? Hem bilmek için sebebin olsa bile sana niye söyleyeyim? Temiz bir iş gerçekleştirmeliyim ki ilerde benimle iş yapmaya devam edilsin değil mi?”

Küçük kardeşinin bu sözlerine alayla gülen Haru, kızın elinde kitapları tek bir hareketi ile almıştı. Raiden’in isyanlarına kulak asmadan kitapların etrafında sarılmış kumaş parçasını açtıktan sonra. Alınacak kitapların yazılı olduğu kağıdı gördü. Listeyi eline aldıktan sonra da Bay Sol’ün verdiği tepkiye yakın bir tepki verdi. Elini kardeşinin saçlarının üstüne koyduktan sonra ise konuştu.

“Rai, benim aptal kardeşim sana bu işi kim verdi?”

Bu sözler sonrasında dona kalmıştı Raiden. Ne yani abisi bile hala onun masum ve hiçbir şeyden haberi olmayan küçük bir kız olduğuna mı inanıyordu? Bu kitaplar üzerine olan yasakların köylüler arasında bile konuşuluyor olduğunu bilmiyor muydu?

“Aa şey abi... Kuzen... Evet evet kuzen... Kuzen Hae-Ryung istedi.”

Kimi söyleyeceğini düşünürken sanki korkmuş gibi görünmeye dikkat etti Raiden. En sonunda abisinin bile korkacağı bir isim aklına gelince de yalanını ortaya atabilmişti. Hae-Ryung memuriyet sınavını on dört gibi genç bir yaşta kazanmış bir nişanlısının olması ile sürekli hava atan, insanları onlar evlendikten sonra geleceği pozisyonla tehdit eden tuhaf bir tipti.

“Şimdilik bir şey demiyorum. Fakat bu kitaplar son artık tamam mı? Dan-ho ile avlanmaya gidiyor olsan bile daha iyi. Bu kitaplar başına fazlaca bela açabilir.”

Abisinin sözleri sonrasında gülmemek için kedisini zor tutmuştu Raiden. Nasıl oluyordu da insanlar onun bu kadar aptal olduğunu düşünebiliyordu? Gerçekten hiç bilmiyordu. Ama işine yarayan bu yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışacak değildi. Başını çekingen bir tavırla salladıktan sonra abisinden geri aldığı kitaplara sarıldı. Leydi Kim’e okuma geceleri için kitapları hazır ettiğini en kısa sürede söylese iyi olacaktı.[/justify]

30
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 22 Ekim, 2021 05:33:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Raiden Minamoto - Lee Ji-Eun (IU)

Sayfa: 1 [2] 3