17 Nisan, 2026 10:00:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Gaye Indie Lacroix

Sayfa: [1] 2
1
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 21:57:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
“Zeusun, Monanın ve TÜM RATATÜLERİN ADINA SANA SESLENİYORUM! EYYY HADSİİİİZ, TÜKÜREYİM KAFANA BEN GİDİYOM!” Gaye gene koşuyordu. Gaye koşmakla kalmıyor aynı zamanda süzülüyordu adeta. Ratatünün olduğu ince buzu dikkatle koştu ve Sevgili kardeşine sıkıca sarıldı. “ANANI Reducto BE” diye bağırdı rakibini altına doğru asasını sallayarak.

Yetenek 1d8 : 1, total 1
Destek 1d8 : 4, total 4
Talih 1d10 : 9, total 9

2
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 21:42:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Ratatü’nün güvende olmasının verdiği rahatlık ile Derin bir iç çekti. Tam rahatlayarak kendini yere atacakken arkasından rakibinin sesini duydu “DÜŞSEYDİ DONUNU YAKARDIM YELLOZ! Bİ KIÇIMI YAKMADIN ZATEN SEN DE AAAAAAAAA!!” diye bağırdı ve ani bir dönüş ile sahanın ortasına doğru koşmaya başladı “Vespelutum! YANMAYAN TEK YERİMİ, KIÇIMI YEEEEEEEEEEEEEEEEEEE-”

Yetenek 1d8 : 6, total 6
Destek 1d8 : 6, total 6
Talih 1d10 : 1, total 1


3
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 21:21:24 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gaye artık bayıldı bayılacaktı. Bu ne acıydı be! Tek yanmayan yeri bamyasıydı be! Tam pes etmeyi ve yerden kalkmamayı düşünüyordu ki gözüne küçük bir cisim çarptı. “…RATATÜ! HAYATTA KALAN TEK KARDEŞİM DUR GİTME!” aniden gelen hormon çarpıntısı ile yerde brekadown yaşar gibi hareketlerle kalktı ve sağlam bir duruşlar sevgili arkadaşına doğru yol yapacak şekilde bağırdı “Glacius”.  Lakin o kadar sinirlenmişti ki asasının ucu Ratatü ile arasına buzdan köprü yapmakla kalmamış, devamında rakibi ile arasına bir duvar yapacak şekilde doğrultulmuştu. 

Yetenek 1d8 : 1, total 1
Destek 1d8 : 6, total 6
Talih 1d10 : 9, total 9

4
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 20:47:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Acıyla yerde sızlanırken gözlerinde yaşlar dolmaya başlamıştı bile. Sakinliğini korumakta iyiydi lakin yanık acısı, yere yapışmanın verdiği ıslaklık ve yanan en sevdiği eteği son noktaydı. Sinirli bir savaş çığlığı atarak (küçük bir farenin viklemesine benziyordu daha çok) yerde yuvarlandı. Yuvarlanması yerden kalkması, yani daha kuru ve sağlam olan yere gelince durdu ve kalkmadan büyüsünü sinirle baktığı kızın yüzüne attı “Furnunculus”

Yetenek 1d8 : 3, total 3
Destek 1d8 : 5, total 5
Talih 1d10 : 3, total 3

5
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 20:29:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
“Ayol!” etrafına bakındığında ortam testosteron ve abaza kokuyordu. Önceki maçın aksine bu maçın izleyici kitlelerinin yüzde yetmişini oluşturuyordu. Derin bir nefes aldı ve önünde döndü lakin çok geçti. Dikkati dağılmış ve bu ona pahalıya patlamıştı. Rakibi kız ona çoktan büyüyü fırlatmıştı .“Aqua Eructo” diye bağırdı kızın altındaki buzu işaret ederek. Ve gelen büyünün kötü bir şey olmayacağını umarak kendini buz zemine attı.

Yetenek 1d8 : 1, total 1
Destek 1d8 : 1, total 1
Talih 1d10 : 8, total 8

6
Düello Salonu / Ynt: [Son 4] Gaye I. Lacroix v Franziska Strömm
« : 01 Nisan, 2022 20:15:18 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gaye’nin kalçası yanıyordu. Şansına düellosu en karanlık, en soğuk ortamlardan birine çıkmıştı. “Şansıma tüküreym…” diye söylendi kendi kendine. Üzerinde her zamanki gibi üniformasını girmişti ve sevgili pembiş botlarını ayağına geçirmişti. Sağ elinde çorabın içerisinde Ratatüsü, sol elinde şans getirmesi ve duygusal destek olması için çiğ tavuğu duruyordu. Ortama ulaştığında yavaşça eşyalarını yere bırakıp eteğini silkeledi. Sağlam bir dayak yiyecek gibiydi. Derin bir nefes aldı ve gülümsedi “Sana da iyi şanslar. Umarım çok vurmazsın.”

7
Hogwarts Zindanları / Ynt: Gri Yankı
« : 27 Mart, 2022 18:23:40 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gaye için güzel bir geceydi. Ortak salonlarında kimsenin uyanık olmadığına emin olduğu vakit mutfağa sızmıştı usulca, ilginç bir biçimde tanıştığı ama bir daha yanından ayıramadığı can dostu Ratatü için bir parça çiğ tavuk çorlamıştı. Sonrasında ağzına bir iki çiğ patates atmış, şişmiş yanaklar ve bir elinde tuttuğu tavuk, diğerindeyse içinde Ratatü’nün olduğu çorap ile ayrılmıştı yatakhanesine gitmek amacıyla. Mutlu mutlu, ‘Hickety-Dickety Dock’ şarkısını mırıldanmaya başlayacaktı ki aniden bir ses duydu. Bu ses öylesine tanıdıktı ki ölü kardeşinin sesine acayip benziyordu. “Tanrım, kendine gel, onlar öldü ve geri dönmeyecekler. Başka bir manyak gece yarısı kalkıp şarkı söylüyordur. Ne kadar garip inşalar var,” diye düşünürken elindeki tavuğu şaplakladı. Ne kadar da ilginç bir dokusu vardı. Sakince yürümeye devam etti hiçbir şey olmamış gibi derken şarkının da oldukça tanıdık olduğunu fark etti. Küçükken dinledikleri ve kabuslarında bile karşısına çıkmaya başlamış o şarkıydı. “Aaaaa bu kadar da olmaz!”

Hızlı adımlarla merdivenlere yöneldi ve sesin geldiği yere doğru pıtı pıtı koştu. Tavuk kaygan derisi yüzünden kayıyordu elinden, o da buna çözüm ve girişeceği kavgada defans amaçlı kullanmak adına aklına gelen ilk şeyi yaptı ve tavuğu kalçasındaki delikten kafasına geçirdi. Bu bir gece yarısı duşuna mal olacaktı ona ama gece gece döveceği insanları da korkutmak için değerdi. Sesin geldiği odanın önüne vardığında soluk soluğaydı. Derin bir nefes alıp kapıyı açmaya çalıştı. Kilitliydi. Bu son damlaydı işte. Hem gece gece şarkı söylüyorlar hem de kapıyı mı kitliyorlardı, bu nasıl bir fanteziydi? Aniden gelen hormonsal bir güç ile kapıya tekme attı, sonra bir tekme daha attı ve üçüncüde kapıya yapıştı. Bunun sebebi eski kapının kilidinin, yapıldığı malzemeden daha sağlam olmasıydı, kapı kırılmış ve bacağı da içinden geçmişti. Bacağını, yüz otuz bir (sjsjsjsj) derece olacak şekilde açmaya zorlayan düşüşü nedeniyle acıyla inledi. “Toplarım! Benim kü- BÜYÜK BAMYAM!” Gözleri yaşarmış bir şekilde zorlayarak bacağını delikten çıkardı ve bir süre kasıklarını tutarak yerde uzandı. Ratatü viklemeye başladığında, “Ayol tamam ya, ühü, kalkıyorum.” diye fısıldadı. Hala kasıklarında hissettiği acı yüzünden iki büklüm duruyor olsa da bu sefer kapının içini görebilecekti. Delikten içeri baktığında ise şansına çok karanlık olduğunu ve içerdekilerin kim olduğunun anlaşılmadığını fark etti. Artık başka seçeneği yoktu anlaşılan. “Giriyorum!” Tüm gücüyle deliğe iki yumruk geçirdi genişletmek için, küçük bedeni delikten geçebilecekti artık.

 Zar zor kafasını soktuktan sonra değişik kıvranmalar ile içinden geçmeyi başarmış ve doğrudan yere kapaklandı. Bu, lanet olasıca zeminden aldığı ikinci darbeydi ve gözlerindeki yaşların akmasına az kalmıştı. Silkelenerek ayağa kalmış ve içeri göz gezdirdiğinde bir damla göz yaşının yanağından süzülmesine engel olamamıştı. İki saydam siluet ona bakıyordu, onlar dönemin başında kaybettiği ablalarıydı. Ağzını açıp konuşmaya çalıştığında beklemediği bir şekilde acıklı, cılız bir ses çıktı. “Anan…” Boğazını temizleyerek yerinden kalktı ve olabildiğince dik durmaya çalıştı, başarısız olmuştu tabii, çünkü acıdan kasıklarını bırakamıyordu bir türlü. Duygu yoğunluğu nedeniyle kafasındaki çiğ tavuğu çıkarıp ablalarından en büyük olana fırlattı ve işaret parmağını onlara doğrulttu. “Siz! Sizi şerefsizler!” Tam cevap vereceklerken onlara engel oldu. “KES! Sizin yüzünüzden kalçamda kocaman bir el izi var lanet olsun! Hanginiz şaplak attı lan ölmeden önce!” Normalde edebini korumaya özen gösterirdi lakin kasıklarındaki acı ve ölü ablalarına duyduğu kızgınlık (ve gizli üzgünlük) patlamasına neden olmuştu. “Hem s-siz hani ölmüştünüz? Madem hayalet olarak geri geldiniz, bunca zaman neden yanıma hiç gelmediniz!? Artık gerçekten kimseye güvenmeyeceğim!” Çıktığı deliğe geri girdi. Bir süre süren yılan gibi sıyrılma çabası ve kalça sallayışla koridora geri çıkmayı başarmıştı. Delikten kolunu sokarak onları işaret etti ve bağırdı artık artan hıçkırıklarıyla. “Siz görürüsünüz! HAYALET KAFALARINIZA TEKME ATICAM GÜÇLENİP VE BU O KADAR SERT OLACAK Kİ CEHENNEME GİDECEKSİNİZ DOĞRUCA, HIH!” dedi ve koridorda elindeki faresiyle koşmaya başladı. Ancak fazla uzaklaşmadan bir şey unuttuğunu fark edip geri döndü.

 Kalçasını, yarattığı delikten içeri soktu ve bağırdı. “KIÇIMI YİYİN!” Ve sonra tekrar bir çaba ile delikten kurtulup koşarak karanlık koridorlarda kayboldu.

[spoiler]

[/spoiler]

8
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Eurus M. Soleil v A. Ares Caldecott
« : 20 Şubat, 2022 19:21:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gaye’nin mutluluğu Ares’in neden olduğu pozisyon ile sönmüştü. İkiliye trene bakan inek gibi bakıyordun şimdi. Manzarayı algılaması uzun süre almıştı ve algıladığında ise hızla parmaklarını gözlerine batırdı “AĞH ODANIZA GİDİN!” tiksintiyle yaptığı ‘hanımcık’ rolünü bozarak yere tükürdü “Ka pü terbiyesizler!”. Yere taka tak tak vurarak kapıya doğru ilerliyordu ki maçı izleyen Theodore’yi gördü ‘Ayol neyse yürümeye üşendim. Az şunla takılırsam keyfim yerine gelir belki.’. Zavallı çocuğa doğru sallana sallana gitti ve “Teo… iyi hissetmiyorum…” diyerek kendini ona doğru bıraktı. Eh azıcık bayılmaktan zarar gelmezdi.

9
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Eurus M. Soleil v A. Ares Caldecott
« : 20 Şubat, 2022 18:24:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gaye abisi gibi sevdiği Ares ile kalçasındaki bir tel kıl kadar sevmediği yengesinin savaşını izlemek için yerinde, heyecandan titreşime alınmış telefon gibi titriyordu. Sonunda belki pis kadın abisini bırakabilirdi ve abisiyle 7/24 tekrardan oyun oynamaya başlardı! En son dayanamadı ve Aresin attığı büyü ile çoşarak bağırdı “KAFASINA KAFASINA VUR ABİĞ! SANA BAŞKA GIZ MI YOK WUHU!”

10
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 21:57:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ayağında kırılan sandalye ile bir feryat kopardı "Ağh!". Eh artık en azından gözünden akan yaşlar rol değildi. "Seninle daha f-fazla muhatap olmak istemiyorum..." elinin tersiyle gözlerini sildi ve sinirli gözlerle karşısındaki sarı sıçana baktı "umarım senin gibi bir terbiyesizle bir daha konuşmam gerekmez..." asasını oğlanın ayaklarının dibine, yere doğrulttu " Bombarda."

Yetenek 1d8 : 6, total 6
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 9, total 9

11
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 21:29:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
“S-sen bana…SEN BANA OPPUNGO MU ATTIN LAN PİS HERİF! BENİM GİBİ CILIZ BİRİNE BUNU ATARSAN KEMİKLERİMİN NASIL KIRILACAĞINI BİLMİYOR MUSUN!? SENDEN İKİ YAŞ KÜÇÜĞÜM HÜÜÜÜÜÜ. ÖLDÜRMEK İSTİYORSUN BENİ GALİBA PİS İNSAN PİS!!!” Gaye anlayacağınız üzere yaygara koparmaya başlamıştı. Yanakları sinirden kızarmış ve gözleri yalancı yaşlarda dolmuştu. Hızla ayağını yere vurarak tepindi “PİS İNSAN PİS!”. Asası ile gözüne kestirdiği en havalı duran sandalyeye asasını doğrulttu ve oğlanın tam da kafasına doğru gelecek şekilde büyülü sözleri söyleyerek savurdu “Waddiwasi pislik!”

Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 2, total 2

12
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 21:03:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
‘YA uf! Ne güzel eğlenecektik! Neyse demek ki işleri ısıtma zamanı şimdi değilmiş.’ Gaye yanaklarını şişirerek doğruldu. Tekrardan büyü yapmaya hazırlanıyordu bu sırada kalabalığın arasında güzel ablanın ve başka bir hatunun kavga ettiğini fark etti. Onlara doğru kısık sesle bakmadan bağırdı “Ablalarım lütfen kırıcı sözler söylemeyin birbirinize sonra üzülüyorsunuz ve ben de sizin üzülmenize üzülüyorum” masum masum gözlerini kırpıştırarak. Ama farkında değildi ki o bakmazken çoktan onlar birbirine girmişti bile. Rakibinin kendine gelerek hazır pozisyona geçtiğini fark etti “ Pardon canım az yanlış büyüyü attım, ehe neyse ki çarpmadı sana. Rictusempra!”

Yetenek 1d8 : 8, total 8
Destek 1d8 : 8, total 8
Talih 1d10 : 8, total 8

13
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 20:39:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
‘Öğh ıy dili dolanınca iyice tipsizleşti. Bunla oynamam ben.’
Gaye iğrenmiş bir tavırla bir adım geriye gitti. O sırada güzel bulduğu abla bas bas bağırmaya başlamıştı '...İki tarafa da mı destek atıyor o? Neyse güzel güzel trip atacak yer buldum şimdilik devam edelim'. Hızlıca kafasını sallayarak odaklandı “Ah tatlı bir başlangıç yaptığımıza göre az işleri ısıtalım  hm ne dersin?”. Oğlana bakınca küçük gülümsemesi tekrar bozuldu “Iy cidden yaptığım büyüye pişman oldum… Neyse dans et büyük adam Lacarnum Inflamari HUHUHU!”

Yetenek 1d8 : 3, total 3
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 9, total 9

14
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 20:25:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

‘Ay bu at kaçıran gibi bakıyo. Yok bu hayırsız ığh.’
Gaye sarışın oğlanın dedikleriyle hazır bir konuma geçti. Az twerk yapmaya başlayacakmış gibi duruyordu ama bu savaştıktan sonra olacak şeydi. İlk büyüleri karşıdaki oğlanı altına ettirecek şerefsizlikte olsun istemiyordu bundan basit bir şeyle, oğlanın direkt sözle büyü yapmasını engellemekle ve boş atmasını keserek başlayacaktı “Uf neyse Mimblewimble!”

Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 1, total 1
Talih 1d10 : 5, total 5

15
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 20:12:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gaye nerede olduğunu veya ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Aniden birileri tarafından sahaya itilmiş ve Paul adlı bir şahsiyet ile düello yapması istenmişti. ‘Ne oluyoruz anasını satayım. Ben başka zaman başka biriyle kapışmayacak mıydım? Amaaan neyse sarışınları da severim.’ diye içinden geçirdi. Derin bir nefes alıp saçını ve eteğini düzeltti. Zarif bir selamlama ile sarı çocuğa döndü “Eh tatlım umarım canımı çok yakmazsın hm?”

Sayfa: [1] 2