Cwénhild Muirghéal & Seth Carter
Sihir Bakanlığı - 1849
[justify]Siyah paltolu adam, Londra çatılarının yağmurdan ıslanıp iyice kayganlaşmış kiremitlerinin üzerinde koşturuyordu. Ara sıra bacaların yada binaların anormal çıkıntılarının arkasına saklanıyor, Cwenhild ve partnerinin attığı büyülerden kaçıyordu. Kaçamadığı zamanlarda ise büyüleri başarılı bir şekilde sektiriyor yada direk kalkanında kırıyordu. Koştukları binanın dibine geldiler ve orada durmak zorunda kaldılar. Adamın kaçacak bir yeri kalmamıştı ve çevrede cisimlenmesini engelleyen büyüler, tılsımlar yapan seherbazlar bulunuyordu. Ya o çatıdan atlayacak, yada dövüşüp kurtulmaya çalışacaktı. Asasını salladığında çıkan ve iki seherbazın üzerine doğru gelen beyaz ışık adamın ikinci tercihi yaptığını ilan etmişti. Cwenhild basit bir adımlamayla büyünün önünden çekildi. Genç, atik ve çok dikkatliydi. Lakin neredeyse onun iki buçuk katı yaşındaki partneri o kadar kıvrak değildi, Cwenhild yüzünden göremediği büyü, kız çekilince direk adama çarpmış ve adamı gerisin geriye fırlatmıştı. Çatıdan düşmemişti ama ayağa da kalkamıyordu. Partnerinin yanına gitmeyi düşündü ama üzerine doğru gelen ışık hüzmesi bunu engelledi. Bir bacanın ardına sığındı ve fırsat buldukça düşmanı gafil avlamaya, desteğin yolda olduğunu söyleyip adamı teslim oldurmaya çalıştı ancak bir sonuç elde etmekten pek uzaktı. Yeni bir yaklaşım düşünüyordu ki adam bir anda cisimlenip neredeyse burnunun dibinde bitiverdi. Cwenhild üstüne gelen Sersemletme büyüsünü güç bela karşılayabildi açtığı kalkanla. Fakat momentumu arkasına alan rakip ardı ardına büyüler atıyor, kızıl saçlı kadını köşeye sıkıştırıyordu. Attığı her büyüden sonra aralarındaki mesafeyi kapatıyor, kadına toparlanmak için daha da az zaman bırakıyordu. En sonunda mesafeyi tamamen kapattı ve Cwenhild'in kalkanı kırıldı. Üzerine gelen büyüyle birlikte arkasındaki kirişe sırtını güzelce çarptı kadın. Bunu gören adam ikinci bir büyüyle işi kökten bitirmeye çalıştı ama Cwenhild yana doğru yuvarlanarak sıyrıldı. Fakat sıyrıldığı yerde düşmanı onu bekliyordu. Kadını saçlarından tuttuğu gibi havaya kaldırdı. Asasıyla savunma yapmaya çalıştı kızıl saçlı kadın ama adam boşta olan eliyle kızın bileğini sıkıca kavradı. Bu şekildeyken kıza tüm gücüyle geçirdi kafayı! Burnunun biraz üzerine gelen darbe, kızın bir anlığına görüş kaybı yaşamasına ve burnundan ılık kanın dökülmesine sebep oldu. Neyseki biraz debelenerek adamın elinden kurtuldu ve mesafeyi açmak için bir hamle yaptı. Bir iki adım uzaklaşabildikten sonra ayak bileğine yediği bir çelme ile yüz üstü yere düştü. Şansına adamın dudaklarından dökülen büyülü sözcükleri duyabildi ve hemen sırt üstü dönüp Protego ile kendini koruyabildi. Biraz da akıllılık edip kalkanı aktif tuttu ve adamın attığı bir kaç büyü kalkanda kırıldı. Adam bir küfür patlattıktan sonra o kadar çatlama ve patlamadan kırılan çatı kiremitlerinden bir tanesini aldı ve kızın üstüne çullandı. Kiremit ile kızın kafasına vurmaya çalıştı ancak kaygan kiremit adamın elinden kaydı ve kızın alnının sol tarafına düşüp kırıldı. Düşen kiremit canını yaktı, ve küçük kırıklar yüzünü çizdi ama adamın elinden kaymasaydı alacağı hasar çok çok daha büyük olacaktı, şans yüzüne gülmüştü. Lakin düşmanı gülmüyordu ve işi kökten bitirmeye karar verdi. Bütün gücüyle kızın bedeninin üzerine çöreklendi ve iki eliyle kızın boğazını sıkmaya başladı. Kız debelenip adama vurmaya çalıştığı sırada yüzüne sağlam bir yumruk geçirdi. Neredeyse bilinci kapanıyordu, gözleri hem oksijensizlikten hemde aldığı fiziksel hasardan dolayı iyice kararmıştı. Bir umut asasına sarıldı. Artık tamamen panik hamleler yapıyor asasını sallıyor, asasından çıkan ışık hüzmeleri sağa sola gidiyordu. Bir tanesi, bir ışık hüzmesi ise adama isabet etti. Adamın boynunu jilet gibi kesti geçti. Kesikten fırlayan kan yanaklarına, gerdanına ve kıyafetlerine bulaştı kızıl cadının. Ne olduğunu anlayamayan adam panikle hareketlendi. Asasıyla bir şeyler yapmaya çalıştı ama Cwenhild hızlı bir Expelliarmus ile adamın asasını çatının ücra bir köşesine fırlatmayı başardı. Adam elleriyle yarayı kapatmaya, ölmemeye çalışıyordu. Az önce yaşadığı korku ve adrenalinin etkisi yavaş yavaş geçiyordu ve o an bir canlıyı ölümün kapısının önüne getirdiğini fark etti Cwenhild. Çabucak ayaklandı, bir şeyler yapabilirse adamı kurtarabilirdi. Fakat bir başkası ondan önce davrandı. Partneri ayaklanmış, ayaklandığı gibi de adamın üzerine koşup göğüs kafesine sağlam bir kapıcı tekmesi geçirmişti. Yere düşen adamı kaldırmadılar. Partneri sessiz bir el hareketiyle bunu engelledi. Kan kaybından zayıf düşen suçlu düştüğü yerde canını verdi.
~
Revirde yaralarına bakıldı burnunun üzerine iki dikiş attılar, kiremitin açtığı kesikleri ise temizlediler ve ağrı için bir şey verip kızı gönderdiler. Boynundaki ve yüzündeki morluklar süt kadar beyaz teninde kabak gibi belli oluyordu. Departmandaki dağınık masasına geldiğinde hızlıca raporunu doldurdu. Adamı kazayla yaralamıştı, ama adamın ölümü pek kazara olmamıştı. Birazcık vakti olduğunu düşünüyordu. Partneri gelip adamı tekmelemese canlı bir şekilde getirebilirdi onu. Derin bir nefes aldı. Adamın kazara öldüğünü, nefsi müdafaa sonucunda canının derdindeyken yanlışlıkla adamın boğazının kesildiğini ve suçlunun kan kaybından oracıkta can verdiğini yazdı. Daha sonra raporları teslim etmek üzere giden bir seherbazı gördü ve raporunu çocuğun elindeki kağıtların üzerine bıraktı. Bunu yapar yapmaz da koşar adımlarla departmanın çatısına çıktı. İçerideki hava onu iyiden iyiye boğmaya başlamıştı zira. Keyif kaçıran bir his, suçluluk. Bir adam öldürmüştü. İlk kez bir can almıştı. Bunu yapmak istemediğini biliyordu lakin bu yaptığı gerçeğini değiştirmiyordu. Kendi canının derdindeydi, eğer yapmasa siyah ceset torbasına onu koyacaklardı. Yine de bu olayın ağırlığını azaltmıyordu. Yağmurdan korunaklı bir yere çöktü ve cebindeki sigaralardan en ezilmemişini çıkarıp yaktı. Gözlerini kapattı, iyi bir fikir değildi.