Büyücedünya RPG

İngiltere Büyücedünyası => Sihir Bakanlığı => Sihir Bakanının Ofisi => Konuyu başlatan: Kont Sati Von Richmond - 26 Kasım, 2021 00:57:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866

Başlık: Nachtkrapp Harekatı
Gönderen: Kont Sati Von Richmond - 26 Kasım, 2021 00:57:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
[spoiler]
(https://buyucedunya-rpg.com/Themes/default/images/npc/angus_marvin_kellington.png)
Sihir Bakanı - Angus Marvin Kellington
[/spoiler]

Birbiri ardına yanan ve sönen tütün mamullerinin arasından yayılan duman ve is, toplantı odasını alabildiğine doldurmuştu. Gergin bakışlar, suspus olmuş dudaklar ve raporların dolu olduğu parşömen ve kağıtların hışırtısı... Pencereden vuran cılız gün ışığı odadaki antikaların yüzeyinde parıldıyor, gösterişli bir vitrinin camekanından yansıyarak içinde tozların uçuştuğu ışık haleleri konduruyordu zemine. Uzun, gürgen ağacından toplantı masasının bir ucunda duran kadın, masadakilerin dikkatini çekmek üzere hafifçe öksürerek söze başladı.

“Raporların gösterdiği durum açık Bay Kelling-“

Uyarı anlamında birkaç öksürük kesti kadının sözünü. Kadın, kızaran yanaklarını gizlemek maksadıyla başını öne eğip gözlüğünü düzeltmeye yeltendi. Böylece eliyle yanaklarını gizleyebilecekti.

“Yani, Sayın Sihir Bakanı... Raporların gösterdiği vaziyet ortada. Seri katilden ziyade bir cadı avcısı şebekesiyle karşı karşıya olduğumu-“

Kadının ağdalı Fransızca aksanının yumuşaklığına tezat bir sertlikte Alman aksanı barındıran sesiyle, üzerinde madalyalardan bir galaksiyi andırır üniforma olduğu halde yaşlıca bir adam böldü bu sefer de kadının sözünü. Masanın diğer tarafında, tam da kadının karşısında oturmaktaydı.

“Bunu zaten defaatle dile getirdiğimi belirtmeme gerek olduğunu sanmıyorum, Frau Béringer!” Kadının tüm kırışıklıklarına rağmen alımlı sayılabilecek olan yüzü düşmüş, kırışıklıklar sanki daha belirgin bir hale gelmiş, bir anda birkaç yıl yaşlanıvermişti sanki. Üniformalı ihtiyar sandalyesinde doğrulup yüzünü masanın ortasında, tüm beklenti içerisindeki bakışların muhatabı olan adama çevirirken kısık sesle söylenmeyi de ihmal etmedi. “Ach du meine Güte!”

Sihir Bakanı ise artık saç namına bir şey barındırmayan dazlak başını ellerinin arasına almış, buruşuk parmaklarını her iki yanından kafatasına masaj yapıyormuş gibi oynatıyordu. Alnındaki kırışıklıklar ise gün ışığında karamsar gölgelere sebebiyet veriyordu yüzünde. Nihayet düşüncelerinden sıyrıldığında göz kapaklarını yorgun bir şekilde araladı. Önüne dizili raporlardaki yazılar, birer karınca sürüsü gibi gözüküyordu her baktığında gözüne.

“Uyarınızı hatırlıyorum, Herr von Motke.” diyebildi güçlükle. “Netekim, Nachtkrapp Harekatını önermişti zatınız. İç savaş döneminde uyguladığınız bir plandı yanlış hatırlamıyorsam.”

“Vatikan azmanlarına göz açtırmamıştık!”

“Zamanın sizi haklı çıkarması bizim için acı bir ders oldu.”

“Ben emekli bir seherbaz komando subayıyım! Başka tür bir disiplinle yetiştirildim. Benimle aynı fikirde olmamanız sizin eksikliğiniz değil, benim tabiatımın siz bürokratlara bir numara kalın gelmesidir.”

“Kısa keselim lütfen! Ne öneriyorsunuz? Mugglelarla... Daha doğrusu anlayacağınız tabirle ‘Keimagie’lerle bir savaş mı?”

“Savaş, her zaman sıcak yenecek bir yemek değildir kayzer- yani daha doğrusu haşmetmeap. Daha az kan dökülecek metotlar da barındırır... Ve kimsenin o dökülen kanı görmeyeceği!”

Madam Béringer’in bir kaşı gözlüğünden taşarak yukarı kalkmıştı. Karşı çıkmak üzere öne atıldı. Onun ne kadar sakin birisi olduğunu bilenler, Madam’ın harareti karşısında bir an şaşkınlığa kapılmaktan kendilerini alamamışlardı.

“Karşı çıkıyorum bakanım! Şiddetin beraberinde daha çok şiddet getireceğini tecrübe edecek kadar çok badire atlattık. Bu radikallerden bizim bir farkımız olmalı. Mösyö von Moltke, önerinizin ne kadar canice olduğu hakkında-”

“Katılıyorum, Madam Béringer!" Sihir bakanının bakışları, susmasını işaret edercesine Madam’a dönmüştü. Bakanın daha önce sözünü kestiğine hiç şahit olmamıştı Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Başkanlığı görevine geldiğinden beri. Bunun yaklaşık bir sekiz sene öncesine tekabül ettiğini düşünürseniz, Madam Deni Béringer’in yüzünde oluşan şaşkınlık ifadesini de tahmin edebilirdiniz. Anlaşılan o ki, bugün sözünün kesileceği gündü. Aylardır önerdiği çözümler ve uygulanmasında direttiği yöntemler, en başında işleri bu raddeye getirmemiş miydi zaten? Bakanın da düşündüğü tam olarak bu olmalıydı ki devamında ettiği sözler, bunu kanıtlar nitelikteydi.

“Siz elinizden geleni yaptınız. Bu yüzden bu konuda daha fazla tavsiye vermeye kalkışmamanızı rica ediyorum sizden.”

Gözlüğünün camlarını buğulayan bir nem tutmuştu kadının gözlerinde. Kızaran yanakları ile güçsüz bir şekilde sandalyesine yığılırken, Sihir Bakanı sandalyesinde geriye doğru yaslandı. Gergin seyreden sessizliği, bakışlarını tam önündeki tüy kalemle buluşturduğu anda bozdu.

“Madam Béringer’in bir konuda haklı olduğunu inkar edemem. Bizim bu radikallerden bir farkımız olmalı. Büyücedünyayı bir kamuoyu duyurusuyla itidale ve sükunete davet edeceğim. Öte yandan Herr von Motke... Nachtkrapp Harekatı konusunda gerekli adımları atmak üzere yardımınıza ihtiyacımız olacak.”

Bakanın önündeki tüy kalem, kendiliğinden yükselerek hemen yanında oturan kalem sekreterinin masasındaki mürekkep dolu şişenin içine dalmış, sonra da boş kağıtlardan birisini kendisine hedef seçerek, sözleri yazıya dökmek üzere rutin yerini almıştı.

“Başlayalım o halde... Sevgili Britanya Büyücedünyası Sakinleri!”