17 Nisan, 2026 09:36:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Isolde Aideen O'Malley

Sayfa: [1] 2 3
1
Knockturn Yolu / Ynt: Larry, Larry, Larry...
« : 27 Ağustos, 2022 16:26:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]“Seçim? Evet, evet, seçim…”

Kuzguni saçlı kadının dikkati dağılmış, ilgisizce ağzında gevelediği sözcüklerle portredeki sima ile bir bakışma yarışına girmişti. İçecek bir şey getirmeyi unutmuş olması umurunda değildi, daha önce bir yerde daha görmüş olmalıydı bu portreyi, hatta adı da dilinin ucundaydı fakat gelmiyordu bir türlü aklına. “Ben bir şarap alayım,” dedi aynı ilgisizlikle.

Yaşlı kadın mutfakta onlara içkileri hazırlarken menekşe bakışlarını dostuna çevirdi, “Kadın bahsedip durduğu Larry her kimse ondan beter çıktı,” diye fısıldadı. “Larry, Larry, Larry... Ne Larry’miş be! Merlin! Biraz daha konuşursa cinnet geçireceğim.” Bir eli çenesinde, takındığı ciddi bir ifadeyle portreden uzaklaşıp kılıca doğru ilerledi. “Biliyor musun? Kadını uyutup portre ve kılıç ile birlikte sıvışalım.”

İçkileri çabucak gelmiş ve koca bir yudum almıştı. Kuzgini saçlı kadın, yaşlı olan konuşmaya başladığında yalnızca dudaklarını kıpırdatarak, “Kadını ben hallederim,” dedi.

Onları izleyen tüyleri Isolde’nin saçları gibi kuzgu karası bir kedi vardı kapının kenarında, öyle imalı bakıyordu ki onlara sanki kadının arkadaşına fısıldadığı kelimeleri anlıyordu. Bunu fark eden kadın sessizce tısladı kediye, bir de dört bacaklı yaratıkla uğraşacak hali yoktu.

Isolde kendini bir sersemletme büyüsü atmaya hazırlamıştı ki yaşlı kadının sarf ettiği bir sözcük tekrar kulak kesilmesini sağlamıştı. Morgana La Fay.

Herkes, Mugglelar bile, Morgana La Fay’in kim olduğunu bilirdi ve bu kadın çıkmış portrenin sahibinin o olduğunu iddia ediyordu. İsim görsel ile buluştuğunda ona neden bu kadar tanıdık geldiğini anlamıştı Isolde, mutlaka bu resmi bir kitapta görmüş olmalıydı, sadece ilk defa bu kadar yakından inceleme fırsatı elde ettiğinden çıkaramamıştı. Peki, kendisine olan benzerliğin bir açıklaması var mıydı?

Sophie Morgan’ın sözleri burada bitmiyordu, hikayesinin devamında soylarının Morgana La Fay’e dayandığı düşüncesinden ve sabahtan beri Isolde’nin gözünü alamadığı kılıcın Excalibur olduğundan bahsediyordu. Anlattıkları safsata ya da değil, kuzguni saçlı kadın bu kılıcı çok iyi fiyata okutabileceği antikacılar tanıyordu. Usulca vitrine dayalı işlenmiş demir parçasına uzandı, artık kimse onun bu kılıcı elde etmesine engel olamazdı.

Dost canlısı maskesini geri takındı, aklına istediğini elde etmesini sağlayacak dahiyane bir fikir gelmişti. “Hikayeniz için teşekkür ederiz Bayan Morgan, gerçekten çok bilgilendiriciydi. Acaba evinizdeki bu eşyaları müzeye bağışlamayı düşünmüş müydünüz? Morgana La Fay’in mirasını daha çok kişiye ulaştırabilirsiniz böylece. Bunu ayarlayacak bağlantılarım var, dilerseniz sizin için ayarlayabilirim.”
[/justify]

Yetenek 1d10 : 3, total 3
Destek 1d10 : 5, total 5
Talih 1d10 : 5, total 5

2
Mag Mell - Bar / Ynt: Uykusuz Gecelere Bir Kadeh Şarap
« : 04 Nisan, 2022 22:32:20 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Isolde sempatik bir mizaca sahip olmasa da empatikti, özellikle kendiyle bağdaştırabildiği insanlara karşı bir zaafı vardı. Karşısındaki kendinden yaşça küçük adamın bakışlarında da bunu görebiliyordu, yıpranmıştı pek çok açıdan. Kendisi gibi. Mag Mell gibi.

Tavernayı yeniden inşa etmişti, evet, ama eskisi gibi evinde hissetmiyordu burada. Kırmızı dekorunu menekşe rengi ile değiştirmişti, sonra o renk doğru gelmediği için maviyle sonra da yeşil ile. Şimdiyse, bir ressam fırçasının büyülü dokunuşlarından uzaktı, renkler uyumsuzca tuvale saçılmıştı. Aynı Isolde’nin zihninin içi gibi karmakarışıktı.

Adamın bir dikişte bitirdiği kadehini tazelerken “Pek, gece yarısı hayal kuranlardan olduğum söylenemez, ölü koyunları sayıyorum daha çok.” dedi samimi bir ses tonuyla. “Bir işe yarıyor mu diye sorun, tabii ki de hayır! Sadece zaman hızlı geçiyor…” İç çekti. “Her neyse, kendinizden bahsedin biraz Bay Lestrange, nasıl olsa gece uzun.”
[/justify]

3
Knockturn Yolu / Ynt: Larry, Larry, Larry...
« : 23 Mart, 2022 22:58:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Yaşlı kadının onu süzen bakışları rahatsız etmeye başlamıştı Isolde’yi; kadın, bedeninin hatlarını ezberlemek bir yana ruhunun derinliklerine bakmaya çalışıyordu sanki, mahremine girilmiş gibi hissettiriyordu. Fakat saygısını bozmak istemediği için “bakmasana be kadın!” diye bağırmamak için zorladı kendini, yaşlılardan da nefret ediyordu. Nihayet ilgisini asıl konuya yöneltmeye karar verdi kadın, portrenin altında asılı duran altın rengi işlemeli kılıca uzandı.

Altın rengi kabzanın üzerine işlenmiş tanıdık rünler çarpmıştı gözüne, sıradan bir kılıç olmaktan çıkarıyordu bu da onu ve değerini daha da arttırıyordu. Isolde bu işlemeleri daha önce gördüğüne emindi, hatırlaması gerekiyordu sadece. Kadının teklifini reddetmesi beklemediği bir durum değildi ancak köklü soyları hakkında söylediği şeyler ilgisini çekmişti. Sırf kılıcı vermemek için o anda uydurduğu bir yalan değilse, istemeden, görevleri için doğru bir kapıyı aralamıştı.
 
“Kabalığımı mazur görün, efendim, bilmiyordum.” dedi Isolde mizacını yumuşatmaya çalışarak, menekşe rengi bakışlarını, kılıçtan, kadının gözlerinin içine çevirdi. “Benim de ailemden geriye pek bir şey kaldığı söylenemez, maneviyatı büyük şeylere değer vermenizi anlayabiliyorum. Anlatılacak hikâyeniz varsa dinlemek ilgimi çeker, vaktimiz geniş nasıl olsa, köklü bir soyunuz olduğunu söylediniz, enteresan şeyler çıkacağına eminim, safsata falan değildir.” Kadının bakışlarını takip etti. “Kimdir bu Larry-” Ve portredeki kadın ile göz göze gelmeleri ile havada kaldı sözleri, o mu portredekine benziyordu yoksa portredeki mi ona benziyordu? İşte bu gerçekten yanıtını umursadığı bir soruydu.
[/justify]

This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d10 : 8, total 8
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 7, total 7

4
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 21 Mart, 2022 09:44:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Isolde için La Fay 1. ve 2. Seviye rica ediyorum, özel güç olarak Animagus alacağım kıdemli uzmanlık hakkını şimdilik tutacağım ^^

5
Mag Mell - Bar / Ynt: Uykusuz Gecelere Bir Kadeh Şarap
« : 21 Mart, 2022 09:41:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Isolde misafirperverliğiyle ünlü biri sayılmazdı, hatta misafirperverlik sıfatına uyduğu bile söylenemezdi, müşterisinin bunun için ona teşekkür etmesi bir hakaret gibiydi adeta. Neyse ki alıngan biri değildi, eğer öyle olsaydı çoktan adamı kapı dışarı etmiș olurdu. Ve adam yağ çekmekte bu kadar iyiyken onu kovması için de bir sebebi yoktu, nihayetinde hala Perşembe gecesindelerdi.

Bir şişe șarap almak için tezgahın altına eğildiği sırada kendini tanıtmıştı adam. ‘Lestrange’ idi soy adı; Isolde hayatında bir Lestrange tanımıştı, o da yaptığı iksiri kendi yüzünde patlatmış ve ölmüştü. Tam bir enayiydi, Isolde zamanında onu güzel kazıklamıştı.

“Ee,” dedi, bara yaklaşan adama doldurduğu kadehlerden birini uzatırken. Loş ışıkta bile kendini belli eden yorgun bakışları vardı adamın, siyahların kadını oldukça aşinaydı kendisinin de sahip olduğu bu bakışlara, uykunun onun için bir lanet olduğunu söylüyordu. “Gecenin bu saatinde Mag Mell’e geldiysen anlatılacak bir hikayen vardır diye düşünüyorum, haksız mıyım?”
[/justify]

6
Knockturn Yolu / Ynt: Larry, Larry, Larry...
« : 19 Mart, 2022 01:04:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Yaşlı bir kadın açmıştı kapıyı, Isolde hayal kırıklığına uğramadığını söylese yalan söylemiş olurdu, oysa kapıyı kırmak için hazır bir şekilde gelmişti buraya. İçeri adımladı Carolina'nın peşinden, yaşlı kadının onu uzun uzun süzdüğünü fark ettiğinde gözlerini kaçırana kadar ters bakışlarla karşılık verdi, bu kadınıdan hiç hoşlanmamıştı. Giriş holünde ise pek çok ilgi çekici eşya çarpmıștı gözüne, eğer bu kadını burada öldürmek durumunda kalırlarsa ceplemekten çekinmeyeceği türden eşyalar hem de. Nadiren yokladığı tanrıya aynı laf arasında bahsettiği kardeşi gibi canını almasını diledi, bir de buna enerji harcamasına ne gerek vardı ki?

Yolda gözüne çarpan eşyalar, parçaları birleştirilmeyi bekleyen bir yap-boz gibi onun için özenle yerleştirilmiş hissiyatı uyandırmıştı Isolde'ye. La Fay'ın onları neden buraya yolladığını gittikçe daha çok merak ediyordu, aptal bir kara büyücünün izdivaç hayatından daha önemli şeyler olmalıydı. Bu yüzden göreve odaklı kalmalıydı, başarılı olmak istiyorsa tabii.

Fakat Isolde'nin en büyük sorunlarından biriydi dikkatinin çabucak dağılması, oturma odasındaki yeşil koltuklara buyur edildiklerinde az önce zihninden geçenler uçup gitmişti bile. Bir asilzade tablosunun altında asılı duran işlemeli bir kılıçtı onun dikkatini dağıtan. Oldukça davetkar bir görüntüsü vardı, gel beni al diyordu adeta. Hayır, bir kılıca ihtiyacı yoktu, kılıç onun ne işine yarayacaktı ki? Mag Mell'deki vitrinlerine çok yakışacağını söylüyordu içindeki ses. İyi de, hiçbir işlevi olmayan bir demir parçasını neden sergileyecekti ki?

Dayanamadı.

"Bayan Murray," dedi. "Ah, pardon, hafızam kötüdür, Bayan Morgan. Bu kılıç karşılığında ne kabul edersiniz? Eğer koleksiyoncu olan siz değilseniz böylesine güzel eserlerin sizde kalmasının da bir anlamı yok değil mi? Onu sizden almak isterim."[/justify]

7
Mag Mell - Bar / Ynt: Uykusuz Gecelere Bir Kadeh Şarap
« : 15 Mart, 2022 22:48:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Bir Perşembe gecesiydi.

Mag Mell’in, müşterilerine kapılarını kapamasına yarım saat vardı yalnızca. Gerçi, içerisi boştu, haftalar önce yapıyı onarmış ve tekrar insanlara açmış olmasına rağmen uğrayanı tek tüktü. Kapıya geleni “Bugün Perşembe değil, defol!” diye kovaladığı için de olabilirdi bunun nedeni tabii. Müşteri gelip gelmemesini umursamıyordu artık Isolde, bar boşken deneylerine odaklanacak vaktinin arttığını keşfetmişti, öyle ortadan kaybolmasına gerek de kalmıyordu. Malzemelerini karşılayabilmek içinse balodan aldığı hasarı bahane edip arttırmıştı içki fiyatlarını. Daha önce tavernaya bağımlı ettiği müşterilerini etkilememişti bu zam neyse ki, hayati ihtiyaçları haline gelmiş içkiler için ne kadar gerekiyorsa hazırdı pek çoğu vermeye. “Enayiler,” diyordu Isolde onlara. “İradesiz asalaklar.”

Kadehlerin sonuncusunu da yerine kaldırdığında hazırdı barı kapatmaya, bu saatte kimsenin kaldığını da düşünmüyordu, eğer kuytu bir yerde sızdıysa da ne acı, cüppesinden tuttuğu gibi dışarı fırlatırdı. Tam da o sırada -hep böyle olurdu zaten, Tanrı tesadüfleri severdi çünkü- barın kapısının açıldığını haber veren çanın sesini duydu. Elindeki kadehi bırakıp, menekşe rengi bakışlarını gelene çevirdi.
 
“Kapatıyoruz beyefendi, haftaya gelin.”
[/justify]

9
Knockturn Yolu / Larry, Larry, Larry...
« : 15 Mart, 2022 16:16:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Karanlık ve fırtınalı bir gece değildi.

Genelde öyle olurdu ancak gök, uçurumun kenarına oturup yıldızları izleyebilecek kadar berrak ve dingindi. Sokakları kaplayan ince sis tabakası, mistik bir hava katıyordu geceye. Isolde, bu büyülü betimlemelerin içini sahte bir güvenlik hissiyle doldurmasına izin vermeyecek kadar sokaklarda yaşamıştı, ılık bir gece olması dışarıda karanlık güçlerin olmadığı anlamına gelmezdi. Karanlık güçler her zaman orada bir yerdeydi. Bir şekilde seni bulur ve lanetlerdi.

Özellikle kara büyücülere ev sahipliği yapmasıyla ünlenmiş Knockturn Yolu’nda bunun birinin başına gelme ihtimali, Londra’nın herhangi bir sokağında gerçekleşme ihtimalinden yüksekti. Gerçi, günümüz büyücedünyasında bu genelleme de değişmişti; asasını alan büyü savuruyordu kafasına göre, kara büyücülüğün de bir adabı vardı ve kimsenin buna aldırıș ettiği falan yoktu.

Isolde, genç ve yeniyetme bir cadıyken, Knuckturn Yolu’ndaki bir iksir dükkanında yıllarını geçirmiş, sayısız kara büyücü tanımış ve onlardan büyünün bu kasvetli dalının inceliklerini öğrenmişti. Pek çoğu eylemlerini bir amaç uğruna yapmazdı, sadece güce aşıklardı ve onlara bu gücü verecek olanın kara büyü olduğuna inanırlardı. Siyahlar içindeki kadına göre de bir amaç uğruna yaşamak saçmalıktan başka bir şey değildi. Politikacılardan bu yüzden oldum olası nefret etmişti. Ona göre pek çoğu aptaldı ve karşısındakileri de kendileri gibi görüyorlardı. Mugglelar ile uzlaşmayı sağlamak mı? Anca rüyanda!  Britanya’ya barıș ve huzur getirmek mi? Önce şu lanet sokakları sisten arındır, zehir solumaktan insanların beyni bulandı! İyilik yapmak, insanları sevmek… Nesin sen Azize Teresa mı?

Dar ve kasvetli sokaktaki yolculuğu, en az bu sokağın namına uyacak kadar siyah köşkün kapısına ulaştığında bir sonraki aşamaya geçmek adına sonlanmıştı. ‘Dost’una çevirdi menekşe rengi bakışlarını, kadının ay ışığında ışıldayan kızıl saçları geceyi renklendiren tek şeydi o anda.

“Önden buyur."
[/justify]

10
Karakter Talepleri / Ynt: Diğer Talepler
« : 15 Mart, 2022 14:07:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Selamlar efenim ^^

Siteye eklense güzel olur dediğim iksirler ile geldim bir iksirci olarak.

İlki: Ageing Potion (Yaşlandırma iksiri)

Etkileri içilen iksir miktarına bağlı olarak kişiyi yaşlandırması olarak biliniyor. Kılık değiştirme gereken konularda yardımcı olabilir diye düşünüyorum.

Link; Ageing Potion

İkinci: Veritaserum -biliyorum-

Veritaserum var olan en güçlü hakikat iksiridir. Wiki’ye göre kişinin iradesine olan etkileri yüzünden etik bulunmadığı için yalnızca bakanlık kontrolünde kullanılmaktadır. Ama ben diyorum ki neden bu iksiri sınırlı sayıda Kara Borsa’da dolandırıp kaosa kaos katmayalım.

Link; Veritaserum

Üçüncü: Black Fire/ Fire Protection Potion (Kara Alev İksiri)

İçen kişinin alevlerin içinde rahatlıkla hareket edebilmesini sağlayan iksir. Malumunuz, Cadı Avcıları bizleri yakmaya bayılıyor bizim de onlardan kendimizi korumamız lazım.

Link; Fire Protection Potion

Dördüncü: Calming Draught (Sakinleştirici iksir)

Bir șok veya duygusal travma yaşayan kişiyi sakinleştirmek için kullanılan bir iksir, hazır travma sistemi gelmişken görev ortasında travması tetiklenen olursa görevi mahvetmesin diye ağzına biberonla verilebilir.

Link; Calming Draught

Beșinci: Invisibility Potion (Görünmezlik iksiri)

İçen kişiyi geçici olarak görünmez yapar, görünmezlik pelerinine alternatif olarak kullanılabilir.

Link; Invisibility Potionhttps://harrypotter.fandom.com/wiki/Polyjuice_Potion

Altıncı: Muffling Draught (Susturucu iksir)

Yalnızca dumanını solumak sesin boğuklaşmasını sağlamak ve hedefin konuşma yetisini kaybetmesi için yeterlidir. Alternatif olarak Jawbind Potion da kullanılabilir.

Link; Muffling Draught

Jawbind Potion; Tık

Yedinci: Polyjuice Potion (Çoközlü iksir)

-Zonko RP’sine bir F-

Kısaca başkasından alınan bir kalıtım materyali ile o kişiye dönüşmeyi sağlayan iksir. Yapımı oldukça karmaşık ve zahmetlidir, eğer yanlış hazırlanırsa felaketlere neden olabilir. Kullanılabilecek pek çok alan var ama bunlardan favorim -az önce aklıma geldi- kara borsada Cadı Avcıları’na satıp onların aramıza sızmasını sağlamak falan (sanki hiç bunu yapmamışlar gibi ndmdm)

Link; Polyjuice Potion

Bu listeyi daha uzatabilirim ama şimdilik bu kadar yeter sanırım ^^

11
Hogsmeade Posta Ofisi / Dalasa Jumbo Asa Dükkanı'na
« : 07 Mart, 2022 13:32:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Menekșe rengi gözlü kadın, oldukça öfkeli bir biçimde postahaneye girmiș ve bir daha ona anonim posta gönderirlerse burayı yakacağıyla ilgili bir ton tehdit saydıktan sonra getirdiği zarfı hıșımla bırakıp ordan ayrılmıștır. Zarfın içinde kırmızı mürekkeple yazılmıș aşağıdaki not bulunmaktadır.

Alıntı
Sayın artık her kimsen,

Eğer bir kez daha postamı böyle saçmalıklarla rahatsız edecek olursanız o asaları alır ve ilk sizin üzerinizde test ederim. Eğer asalarınızın münasip bölgelerine saplanmasını istemiyorsanız BENI RAHAT BIRAKIN.

Not: O alakargayı kanatana kadar kafanızı gagalaması için büyüledim, sevgiler.

İmza
I. A. O.

'Merkez Atölye - Belstead caddesi 15 numara, Ipswitch, Suffolk, Doğu Anglia, Büyük Britanya' adresine gönderilecektir.

12
Karakter Talepleri / Ynt: Galleon Talepleri
« : 24 Şubat, 2022 00:36:43 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,522.0.html şu başlıktan gelen Galleon'larımı talep ediyorum ^^

13
Mag Mell / Ynt: Anne, Kız ve Kutsal Ruh
« : 24 Şubat, 2022 00:30:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Unutulmuş sigarasının ucundaki kül parçası yavaşça süzüldü masaya doğru Isolde’nin titreyen ellerinden. En derinlere gömdüğü bütün duygular gün yüzüne çıkmıştı kızının yüzündeki ifadeyi görmesiyle, keder, pişmanlık, çaresizlik ve hatta korku… Fakat içlerinden beteriyse suçluluk hissiydi, bununla yüzleşmek, söküp atmaktan da zordu. Günahlarının gün elbette bir gün teker teker yüzüne vurulacağını bilincindeydi, pek çoğu için kendini hazırlamıştı da ve en çok korktuğu sonunda onu bulmuştu.

Athelia, öfkeyle kollarını savururken cüppesinin kolunu kaplayan kısmındaki bir açıklık takıldı menekşe bakışlarına, bileğine uzandı ve yakaladı. Beraberinde biriktiğinden haberi bile olmadığı gözyaşları yanaklarından aşağı kaydı. İnce kesik izleri kızın süt beyazı tenindeki tek kusurdu belki de, güçlü kalan taraf olmanın zorluğunu deneyimlemişti siyahlar içindeki kadın, kızının kaderinin kendisininkinden daha iyi olmasını dilerken benzer yaşam çizgilerine sahip olmasını sağlaması benliğine karşı derin bir nefreti uyandırmıştı. Yüz karasıydı.

“Özür dilerim,” dedi, hayatında ilk kez belki de, içten bir biçimde çıkmıştı bu sözcükler dudaklarının arasından. Basit bir özür geçen yılları affettirmeyecek ya da yara izlerini yok etmeyecekti, küçük bir adımdı sadece o bandajı yapıştırmak için. Sağ kolunu sıvadı, Isolde solaktı. Siyah parmak uçlarından dirseğine kadar inen yara izleriyle doluydu gözler önüne serdiği bembeyaz teni; damarları fazlaca belirgin ve koyu renkliydi, kalbi kan yerine zehir pompalıyordu sanki, iksirlerini önce kendi üzerinde denemesinin sonuçlarından biriydi.

“Sana özlemini çektiğin aile sevgisini veremem ya da tek başına geçirdiğin yıllarını telafi edemem, eğer beni böyle kabul edeceksen ben de seni bırakmayacağım, bir daha asla.”
[/justify]

14
Mag Mell / Ynt: Anne, Kız ve Kutsal Ruh
« : 23 Şubat, 2022 22:42:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Çaresizliği kızının menekşe rengi bakışlarının ardında görmesi yine orada olduğundan haberi olmadığı bir şeyleri sızlatmıştı içinde. İlk yıllarda çektiği vicdan azabının ardından silip atmıştı kızını tekrar yanına alma düşüncesini, hayatında yalnızca bir tarih vardı bütün o duyguları bastıramadığı, o da kızının doğum günüydü. Yılın o dönemi geldiğinde menekşelerin açtığı, kuşların cıvıl cıvıl öttüğü mayıs ayında matem havası çökerdi üzerine, içerdi ancak bu sefer içmesinin bir anlamı olurdu, kızına sahip çıkamamanın yası… O gün geldiğinde ise odasına kapatırdı kendini, kimse yüzünü görmezdi, onu o halde görmelerine izin vermezdi de.

Bütün o annelik hasretine rağmen elbette onu vazgeçiren en önemli etken kızının hak ettiği o kişi olamayacağı düşüncesiydi. Bir kere anne olmuştu ve batırmıştı. Ondan anne olmazdı, olamazdı. “Sana annelik yapamam,” dedi, elindeki sigaranın titrediğinden habersiz. “İyi bir anne olamam, kendime bile bakamazken sana onların verdiklerini veremem.”[/justify]

15
Mag Mell / Ynt: Anne, Kız ve Kutsal Ruh
« : 23 Şubat, 2022 22:11:38 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Cüppesinin cebinden metal bir kutu çıkardı Isolde, içindeki ince sarılmış sigaralardan bir tanesini asasıyla yaktı ve gergin bir nefes çekti.

Para sıkıntı değilmiş. Para sıkıntı değilmiş, kim söylüyordu bunu, noter mi? On altı yaşında kızı! Para sıkıntı değilmiş. Siyahlar içindeki kadın, kızının küstahlığını da kendisinden aldığına hem fikir olmuştu. Endişelendiği para değildi, içeri girdiği andan itibaren para aklının ucundan bile geçmemişti, asıl onu endişelendiren şey bunca yıl sonra anne olmaya hazır olup olmadığıydı. Kendi annesi, o daha çok küçükken öldürülmüştü, dolayısıyla kendi sevgi göremediği gibi kızının da bu duygudan mahrum kalmasını sağlamıştı. “Eğer koşullar farklı olsaydı…” diye düşündü. Eğer koşullar farklı olsaydı ona kendi göremediği sevgiyi verebilir miydi? Hiç sanmıyordu.

“Gerçekten o si-” Derin bir nefes aldı. “O adamın parasına ihtiyacım olduğunu mu düşünüyorsun? Yıllar sonra kapıma dayanan kızımı para yüzünden reddettiğimi mi?”
[/justify]

Sayfa: [1] 2 3