46
Boleyn Adası / Ynt: [Büyüceşura Soruşturması]Boleyn Adası Çıkartması
« : 13 Ekim, 2022 22:47:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Nicholas ve Emma önderliğinde ilerleyen; bilinmezliğin ve tehlikenin sarmaladığı adadaki engelleri gerek mahfiyet, gerek kudret ile aşan cesaret timsali güruhun ülküsü kuvvetli, iradesi yekti. Bu iradeyse ilk olarak, karşılarına çıkan hilkat garibeleri, tabulu büyünün ürünleri, namı netameli ölü büyüsü eserleri -ya da en azından bir hayli benzerleri- tarafından sınanmıştı.
Kendilerine doğru yönelen dört inferivari yaratığa ise Emma hızlı bir reaksiyon, yerinde ve isabetli bir tılsımla karşılık vermişti. Çürük bedeni harlı alevlerle tutuşan bedenden yükselen tiz ses, bu gürültüden korkan hayvanların kaçışmasının ve kuvvetli rüzgarın yarattığı sesler tarafından bastırılırken kalan üç yaratık da alevlerden, ışıktan uzağa, ormanın karanlık ve kuytu köşelerine kaçışmaya başlamış, çil taneleri misali dağılmışlardı.
Karşılarına çıkan kontrollü veyahut kontrolsüz engellerin üstesinden geldikleri ve muhtelif savunma tılsımlarını da aştıkları noktadaysa kendilerini, oldukça ilginç şeyler karşılayacaktı...
Adanın savunmalarını aşan baskın ekibi, kendilerini en yumuşak tabirle radikal olarak nitelendirilebilecek mermer bir avluda bulmuşlardı. Belki de kimisine göre bu manzara sıradandır, kim bilir? Peki bu şatafatlı avluyu en azından kimi insana göre olağan dışı kılan neydi ona gelecek olursak ise... Figürlerdi. Surların ardına açılan avlu; bembeyaz, kusursuz mermerlerden insan figürleriyle doluydu. Bugüne değin hiçbir heykeltıraşın belki de erişmeyi başaramadığı ve başaramayacağı kadar detaylı, bir insan vücudu ve kıyafetlerinin en ince kusuruna kadar ilmek ilmek işlendiği kusursuzlukta statüler idi bunlar. Adeta bir büyü misali. Bir insan bedenini mermere olabilecek en kusursuz şekilde değil bir, onlarca kez dökmüş nasıl bir heykeltıraş var olabilirdi? Her birinin suratı ayrı, özel, kendine has birer dehşet simasına bürünmüş olmasıysa cabasıydı. Üstelik böylesi bir sanatkar varsa dahi sanatı yalnızca seçilmiş sayılı ferdin erişimine açık bir avluda mı sergilenmeliydi? Belki de fazla elitist bir sanatçının elinden çıkmıştı tüm bu heykeller, kim bilir?
Adanın korumalı bölgesindeki tehditler sessizce susturulurken bulunan bir mahzen girişiyse tüm fildişi ve mermer şatafatın oluşturduğu bir sır perdesinin ardında gizlenenleri ortaya dökmüştü. İçeride görülecek şeylerin belirgin bir habercisiydi içeri ilerlendiğinde burun deliklerini sarmalayan kuvvetli, çürük, ölüm kokusu. Bu koku kim bilir ne korkuları kovalamış, sarmalamıştı bu zindanda. İrili ufaklı ve temiz olmalarına karşın defalarca kullanımdan yıpranmaya yüz tutmuş kazanlar ve oldukça iyi bilenmiş, ışıltılı bıçaklı mızraklar ile doluydu oda. Bir insan bedeninin sayısız farklı şekilde bağlanabileceği zerzevatla birlikte. Daha da önemlisi, yerlerde yatan ve muhtelif çürüme oranlarına sahip, her biri kendine has can yakıcı birer koku yayan naaşların arasındaki bu zerzevatlardan birisine gerçekten de bağlanmış olan, yüreği yaşam pırıltısını kaybetmiş, taze solmuş bir beden bulunmaktaydı. Ve ne yazık ki bu, adada bu gece karşılaşacakları ilk cansız beden olmayacaktı...
Boleyn Adası'ndaki sızma operasyonuysa dikkatlerin üzerine yöneldiği yalnızca bir sahneydi. Bu esnada büyüceşura baş büyücüsü Elliot Hawkins'in de aralarında bulunduğu sayısız büyüceşura üyesi göz altına alınmış; Amybeth Jessica Enfield, Theodore Berry, Thomas Madlock, Willow Philips gibi birçok önemli isimin de büyüceşura yetkilerini kullanarak karıştıkları yolsuzluklarla alakalı belgeler, operasyona dahil olan bakanlık çalışanlarınca ele geçirilmişti.
Bu noktadan itibaren RP yazıp yazmamak opsiyoneldir. Son olaylar ışığında prematüre bir şekilde biten kurgu, genel zar sonuçlarının da ele alınmasıyla "başarılı operasyon" olarak nitelendirilmiştir. Bu noktadan itibaren adaya yahut diğer baskınlar hakkında yazmak katılımcı isimlerin keyfine bırakılmıştır. Büyüceşura üyelerinin en azından her birine dair bu baskının bir parçası olarak yolsuzluk belgeleri bulunamamış olsa da çoğunluğun yozlaşmış olduğu söylenebilir. Kalanı ne yapılır oyunculara kalmıştır.
Bu olayların sonucunda büyüceşura için 4 adet %70 indirim kuponu temsili olarak operasyonu yürüten Nicholas Ezra Urswick'e verilmiştir. Operasyon ekibinin farklı talebi olursa hesaba katılır ama şu anda kendisi büyüceşuraya 4 isimi bu özel fırsatla 2022 Kasım ayının sonuna kadar indirimli bir fiyat ile sokabilir.
Açığa çıkan yolsuzluklardan ötürü "yanlış yönlendirilmiş" finansmanın toparlanması, bakanlık bütçesine +1,000 Galleon olarak yansımıştır.
Kendilerine doğru yönelen dört inferivari yaratığa ise Emma hızlı bir reaksiyon, yerinde ve isabetli bir tılsımla karşılık vermişti. Çürük bedeni harlı alevlerle tutuşan bedenden yükselen tiz ses, bu gürültüden korkan hayvanların kaçışmasının ve kuvvetli rüzgarın yarattığı sesler tarafından bastırılırken kalan üç yaratık da alevlerden, ışıktan uzağa, ormanın karanlık ve kuytu köşelerine kaçışmaya başlamış, çil taneleri misali dağılmışlardı.
Karşılarına çıkan kontrollü veyahut kontrolsüz engellerin üstesinden geldikleri ve muhtelif savunma tılsımlarını da aştıkları noktadaysa kendilerini, oldukça ilginç şeyler karşılayacaktı...
Adanın savunmalarını aşan baskın ekibi, kendilerini en yumuşak tabirle radikal olarak nitelendirilebilecek mermer bir avluda bulmuşlardı. Belki de kimisine göre bu manzara sıradandır, kim bilir? Peki bu şatafatlı avluyu en azından kimi insana göre olağan dışı kılan neydi ona gelecek olursak ise... Figürlerdi. Surların ardına açılan avlu; bembeyaz, kusursuz mermerlerden insan figürleriyle doluydu. Bugüne değin hiçbir heykeltıraşın belki de erişmeyi başaramadığı ve başaramayacağı kadar detaylı, bir insan vücudu ve kıyafetlerinin en ince kusuruna kadar ilmek ilmek işlendiği kusursuzlukta statüler idi bunlar. Adeta bir büyü misali. Bir insan bedenini mermere olabilecek en kusursuz şekilde değil bir, onlarca kez dökmüş nasıl bir heykeltıraş var olabilirdi? Her birinin suratı ayrı, özel, kendine has birer dehşet simasına bürünmüş olmasıysa cabasıydı. Üstelik böylesi bir sanatkar varsa dahi sanatı yalnızca seçilmiş sayılı ferdin erişimine açık bir avluda mı sergilenmeliydi? Belki de fazla elitist bir sanatçının elinden çıkmıştı tüm bu heykeller, kim bilir?
Adanın korumalı bölgesindeki tehditler sessizce susturulurken bulunan bir mahzen girişiyse tüm fildişi ve mermer şatafatın oluşturduğu bir sır perdesinin ardında gizlenenleri ortaya dökmüştü. İçeride görülecek şeylerin belirgin bir habercisiydi içeri ilerlendiğinde burun deliklerini sarmalayan kuvvetli, çürük, ölüm kokusu. Bu koku kim bilir ne korkuları kovalamış, sarmalamıştı bu zindanda. İrili ufaklı ve temiz olmalarına karşın defalarca kullanımdan yıpranmaya yüz tutmuş kazanlar ve oldukça iyi bilenmiş, ışıltılı bıçaklı mızraklar ile doluydu oda. Bir insan bedeninin sayısız farklı şekilde bağlanabileceği zerzevatla birlikte. Daha da önemlisi, yerlerde yatan ve muhtelif çürüme oranlarına sahip, her biri kendine has can yakıcı birer koku yayan naaşların arasındaki bu zerzevatlardan birisine gerçekten de bağlanmış olan, yüreği yaşam pırıltısını kaybetmiş, taze solmuş bir beden bulunmaktaydı. Ve ne yazık ki bu, adada bu gece karşılaşacakları ilk cansız beden olmayacaktı...
Boleyn Adası'ndaki sızma operasyonuysa dikkatlerin üzerine yöneldiği yalnızca bir sahneydi. Bu esnada büyüceşura baş büyücüsü Elliot Hawkins'in de aralarında bulunduğu sayısız büyüceşura üyesi göz altına alınmış; Amybeth Jessica Enfield, Theodore Berry, Thomas Madlock, Willow Philips gibi birçok önemli isimin de büyüceşura yetkilerini kullanarak karıştıkları yolsuzluklarla alakalı belgeler, operasyona dahil olan bakanlık çalışanlarınca ele geçirilmişti.
Bu noktadan itibaren RP yazıp yazmamak opsiyoneldir. Son olaylar ışığında prematüre bir şekilde biten kurgu, genel zar sonuçlarının da ele alınmasıyla "başarılı operasyon" olarak nitelendirilmiştir. Bu noktadan itibaren adaya yahut diğer baskınlar hakkında yazmak katılımcı isimlerin keyfine bırakılmıştır. Büyüceşura üyelerinin en azından her birine dair bu baskının bir parçası olarak yolsuzluk belgeleri bulunamamış olsa da çoğunluğun yozlaşmış olduğu söylenebilir. Kalanı ne yapılır oyunculara kalmıştır.
Bu olayların sonucunda büyüceşura için 4 adet %70 indirim kuponu temsili olarak operasyonu yürüten Nicholas Ezra Urswick'e verilmiştir. Operasyon ekibinin farklı talebi olursa hesaba katılır ama şu anda kendisi büyüceşuraya 4 isimi bu özel fırsatla 2022 Kasım ayının sonuna kadar indirimli bir fiyat ile sokabilir.
Açığa çıkan yolsuzluklardan ötürü "yanlış yönlendirilmiş" finansmanın toparlanması, bakanlık bütçesine +1,000 Galleon olarak yansımıştır.