17 Nisan, 2026 08:38:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Apollon Silvermoon

Sayfa: [1]
1
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 18 Kasım, 2021 19:39:18 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
 Seviye 0 -->1 için Gp alabilir miyim ^^

2
1865-1866 Eğitim Öğretim Yılı / Ynt: IV. Kompartıman
« : 18 Kasım, 2021 16:22:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Boy boy dizilmiş olan bavullarını trendeki görevliye güvenli bir şekilde teslim edebilmişti sonunda. Geçen yılda olan kazadan sonra eşyalarına daha çok korumacı gibi davranıyor, geçen yıl gibi bir kaza ile karşılaşmak istemiyordu. Bavulları olmadığı için serbest kalan kolları ve bacaklarıyla adımlarını istediği hızda, yorulmadan atabiliyordu. Kendine oturacak boş bir kompartıman arıyordu. Şuan da pek insan çekecek havası yoktu ki 4. kompartımanın açık kapısına takılana kadar. "Harika, sonunda boş bir kompartıman. İnsanların o sahte gülmelerini, sevinçlerini veya o sahte göz yaşlarını kaldıramayacağım." diye düşünürken adımlarını boş kompartımanın girişine doğru atıyordu. Kompartımanın girişine geldiğinde ise hemen cam kenarına kuruldu. Kafasını o tertemiz camın ortasına dayadı, gözlerini bir noktaya dikti. "Acaba şuan ailem ne yapıyordur? Acaba beni şimdiden özlediler mi?" gibi gibi birçok soruyu aklından geçiriyordu ki bir noktadan sonra düşünceleri aileden kaymış, bu seneki olabilecek okul hayatını ve mezunluğunu düşünüyordu. " Okuldan ayrılmadan önceki son senem, bu güzel büyülerin,güvenli yerden ve Sihirbazların temel noktalarından birisinin ayrılmama son bir sene kaldı...Keşke küçülebilsem, keşke daha birinci sınıf olarak binsem şu trene..." diye düşüncelerle başlayıp o düşüncelerin yerine yakınmalar devam ediyordu. Bomboş düşüncelere dalarken kapının birden açılmasıyla kafasını kaldırıp "Seni sersem velet kend---" diye bağırmıştı ki, kapıyı açan kişiyi ve hemen ardından bağırmasıyla "Ah,Bella" diyerek utangaç bir şekilde yüzü kızarmış, kafasını eğmişti. Az önce sevdiği bir kıza bağırmış idi. Tabi ki Mirabella bilmiyordu sevdiğini ama sadece küçük bir hoşlantıydı. "Ö-özür dilerim, birinci sınıf birisi sandım seni, gel otu-" tam sözünü bitirecekken kızın ona doğru koşmasıyla utanması daha da çok artmıştı. Şimdi Mirabelle, Apollon'un kucağında oturuyordu. Apollon ne diyeceğini bilemiyordu ve sanki dilini kedi yutmuş gibi sessiz, ağzından bir kelime bile çıkmıyordu. Sevdiği kız karşısında konuşuyordu ancak kendisi tek kelime bile etmiyordu. En sonunda konuşmaya karar verdiğinde ise karşısındaki sevdiği kız ağlıyordu. Apollon, bu sefer ne yapacağını bilmiyor, "A-afedersin b-ben öyle değil, öyle değil..."ağzından kelimeler bozuk bozuk çıksa da en sonunda bunları söyleyebilmişti. Bir süre geçtikten sonra da kız ellerini yüzünden çekmiş, güzel gözleriyle göz göze gelmişti. Apollon, sevdiği o güzel kızın gözlerine bakarken kenarlarında herhangi bir sıvıyla karşılaşmamıştı. "S-seni gidi pis yalancıı" diye gülümserken kahkaha atmıştı. Daha sonrasında ise o sevdiği güzel kızın yanındaydı. Kafasını geriye atmış, tavana bakıyordu ki bir ses daha duyuldu, Apollon duyduğu bu sesle beraber gülümsemiş, "Hatırlıyorum, ailemi o özlediğim zaman albümümü çıkarmıştım ve ona bakıyordum. Anneme o kadar odaklanmıştım ki senin bağırışınla albümü yere düşürdüğümü hatırlıyor musun?" diye sorusunu sorduktan sonra "O kadar çok kurbağa yemiştim ki bataklık mı kurdun midene diye de söylemiştin hatta." diye de devamını getirdi. Ve tekrar eski hareketini yapmış, kafasını geriye atmıştı.

3
Gryffindor Ortak Salonu / "H-halini gördün mü?"
« : 06 Kasım, 2021 22:33:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ağustos ayının günlerinden birisinin akşamıydı. Apollon her zamanki yerinde -harıl harıl yanan, etrafına ışık ve ısı dağıtan şöminenin karşısındaki tekli koltuklardan en rahatında- oturmuş, üstüne ise ailesinin gönderdiği battaniyesini örtmüştü. Battaniyesini sımsıkı sarılmış bir şekilde harıldayan ateşi izliyordu ki kafasına ufacık bir şey değmişti. Apollon, kafasına değen bu şeye bakmak için ilk olarak üstüne örtülü olan battaniyesini tekli koltuğun kenarına koydu, ayağa kalktı ve arkaya doğru baktığında gördüğü şey ile nedensizce gülümsemişti. Kafasına değen kağıttan yapılma bir uçak idi. Neyse ki bu kağıttan yapılma olan uçağın atılma hızı yüksek değildi. Eğer yüksek olsaydı Apollon'un canını yakabilirdi ancak sadece kafasına dokunulmuş gibi hissetmişti. Ağır ağır kafasını hareket ettiriyor, ortak salonu tarıyordu ki kimsenin olmamasıyla tek kaşımı kaldırmış, meraklı bir şekilde gözleri parlarken "Bu uçağı kim gönderdi böyle?" diye mırıldanıyordu. Yasaklı saate gelmeye yaklaşırken kimsenin olmayışı da bir dezavantajdı. Sessiz sedasız bir şekilde eski yerine dönmeye hareketleniyordu ki kıkırdama sesleri duyuldu. Bu kıkırdama seslerini nerede duyarsa duysun tanırdı, bu kıkırdamanın sahibi; Bella idi. Bella, Apollon ile aynı yaşta ve aynı sınıfta olan, iyi anlaşan arkadaşlardı. Apollon uçağı alıp kıkırdama'nın geldiği yere -ortak salondan koridora doğru çıkan kapı- doğru adımlarını atarken "Bella! Bella! Kıkırdamanı duydum Neredesinn?" diye seslenirken önüne aniden çıkan kişi ve onun "Böö" diye bağırışıyla kalbi yerinden çıkan Apollon, elini direkt asasına götürmüş Bella'ya doğrultuyordu. Bella ise kendini yere atmış, kahkahasıyla tüm koridoru şenlendirecek bir şekilde gülüyordu. Apollon bu olayın karşısında biraz utanmıştı. Böyle bir şeyde korkması onun hedefi olan  Keskin nişancı timi'e girmesini zorlaştırıyordu. Bella kendisini yavaş yavaş toparlarken gülerek konuşmaya başlamıştı. "H-halini g-gördün müü! H-ha-haa..." diyerek alayını geçerken gülmelerini biraz daha azaltarak "S-sözümü hatırladın mı k-korkak Ap-Apollon! Sana fal bakacaktım. İstersen şimdi bakarım veee belki de sana da öğretirim ha? Belki kendini bu alanda geliştirip ilerdeki olayları öğrenip daha az korkarın hahaha..." diyerek arada bir gülerek ana konuyu direkt ortaya atmıştı. Apollon ise yapacak başka daha değerli birşey olmadığından teklifi kabul ettiğine dair kafasını yukarı-aşağı doğru sallıyordu. Bella ise Apollon'un yaptığı bu hareketin üzerine "O zaman astronomi kulesine gidelim, orası beni rahatlatıyor ve rahatladığım yerlerde daha doğru ve iyi fal bakıyorum." diye söylenerek adımlarını astronomi kulesine doğru attılar.

4
Seçmen Şapka/Heykeller - Öğrenci Karakter Başvuruları / Apollon Silvermoon
« : 04 Kasım, 2021 22:58:24 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Karakterin Adı ve Soyadı: Apollon Silvermoon

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Duygu değişimleri çok ani olan Apollon, bir anda ağlarken bir saniye sonrasında gülebilir. Büyü çalışmalarını yapmaktan hoşlanır. Teorik dersleri sevmez ancak uygulama içeren dersleri sever. Sevecen, arkadaş canlısı bir kişidir.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Apollon, İngiltere'de doğmuş, Bell ve Volvod çiftinin ilk ve tek çocuklarıydı. Ailesi Apollon'u sevecen ve şımarmayacak bir şekilde büyütmüşlerdi. Küçük bir müstakil evde hayatlarını sürdürürken Apollon 11.doğum gününde çok özel bir hediye almıştı: Hogwarts Büyücülük Ve Cadılık Okulu Kabul Mektubu. Apollon bu mektubu aldığında sevincinden dili tutulmuştu. Mektubuna hergün sarılarak uyuyan Apollon, her gece rüyasında okulu düşlemekteydi ki en sonunda trene bineceği gün gelene kadar. O günden sonra ise okulda olan maceralarının ilkine adımını atmıştı. Tüm geçirdiği seneler boyunca uygulamalı dersleri (Tılsım, Karanlık Sanatlar, Bitkibilim ve özellikle Biçim Değiştirme)ni sevmiş ve onları hayatına entegre etmişti.


İstediğiniz Sınıf: 6.Sınıf / VI

Karakterinizin BYS Sonucu: Biçim Değiştirme, Tılsım ve Bitkibilimden Tam puan almakla beraber diğer derslerin hepsinden ortalama puanlar almıştır.

İstediğiniz Bina: Gryffindor

Büyü Yatkınlıkları
Biçim Değiştirme Gücü: 10
Lanet Gücü: 4
Tılsım Gücü: 6
İksir Gücü: 1

Sayfa: [1]