Büyücedünya RPG
İngiltere Büyücedünyası => Hogsmeade => Scrivenshaft Tüy Kalemleri => Konuyu başlatan: Locomotor - 06 Ocak, 2022 23:49:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
-
Hogsmeade için görece hareketli bir gün. Hava İngiltere standartlarına göre şaşılacak derecede bulutsuz ve berrak. Tepedeki güneş, haftalardır görülmemiş bir aydınlığa gebe olmakta. Hava gerçi kıştan hallice lakin rüzgarsız, bulutsuz, yağmursuz oluşu soğukluğuna karşın birçok kişide dışarı çıkma hevesine gebe olmuş gibi gözüküyor. Artık yürüme isteği sizi de mi buldu başka bir meşgaleniz vardı bilemeyiz ancak tam bu esnada sol tarafınızdan bir kadın cebelleşmesi sesi duyuyorsunuz.
Oldukça iyi giyimli Scrivenshaft sahibesi, nezaket sınırları aşılmadan kullanılabilecek tüm sövgü kelimelerini kullanarak, fakat bu sınırların bir adım bile ötesine geçmeyerek havada uçuşup saldırganlaşmaya başlamış tüy kalemleriyle mücadele etmekte sol elindeki asasıyla. Tüy kalemler muhtelif amaçlarla tılsımlanır ancak böylesine saldırgan olmalarının en uyduruk tılsım girişimiyle bile zor gerçekleşebilecek olduğunu söyleyebiliriz. Hele Scrivenshaft'ta uygulanacak türden büyülerin uyduruk olması bir hayli ihtimal dışı. Eh, kalemleri tarafından saldırıya uğrayan bu kadına yakın denilebilecek tek kişi de sizsiniz an içerisinde. Artık umursamadan geçip gider misiniz, baskıya yahut yardımseverliğinize dayanamadan yardımcı mı olursunuz, bambaşka şeyler mi yaparsınız?.. Size kalmış...
-
[justify]Güneşin tepede olduğu benzersiz bir İngiltere sabahında bir "iş" için karanlık ormana girmek zorundaydı Carmilla. Bu yüzden havanın kararmasına yakın Hogsmeade'e cisimlendi. Derslerin henüz bitmediği bir hafta içi günüydü ve sokaklar pek sessizdi. Sessizlik uzun zamandır özlemini çektiği bir kavramdı. Ölüp tekrar dirildiğinden beri onunla yaşayan bir ses hiç bir zaman susmuyor, düşünceler asla aklının odalarını yalnız bırakmıyor, mutsuzluk, hasret ve geçmişe özlem, gelecekte yapacaklarının onda uyandırdığı heyecan ile birleşip bir hisler karmaşasını yaratıyor ve tüm bu keşmekeşin içinde boğuluyormuş gibi hissettiği oluyordu. Lakin onu devam ettiren, şu an attığı adımları atması için itici güç görevi gören ve nefes aldıran idealler vardı. O idealler uğruna bıraktığı şeyleri tekrar geride bırakarak derin bir nefes aldı ve önünde uzanan kocaman kaleye baktı. İçindeki öğrencileri düşündü, özellikle bir tanesi, geçmişte kalmış bir kadın için çok önemliydi. O kız ve içindeki bütün diğer yavrucaklar için, onlara ders vermeyi kendilerine amaç edinmiş büyücüler için acı çekmeliydi Carmilla. Onun acısından ve onun fedakarlığından yetişecek bir nesil olacaktı. Daha iyi şartlar altında yaşayacak bir nesil. Avcıların ve yobazların korkusuyla yaşamayacak bir nesil. Bu uğurda kendisine neler deneceğini umursamıyordu. Yıllar önce de umursamamıştı zira. Lakin yıllar önce başaramadığı şeyleri şimdi başarmak zorundaydı. O yüzden yıktığı kiliselerin arkasına inşa etmeliydi korku duvarlarını. Ve muggle denen pisliklerin o korku duvarının ardında kendi boklarının içinde yüzerek öldüklerinden de emin olmakla mükellefti. Bir ara sokağa girdi. Sessizliği de işte o zaman bozuldu. Özenli kıyafetleriyle bir takım hakaretler savuran kadının sözleri kulağına ulaştı. Bu sözler dikkatini çekti ve karmaşanın kaynağına doğru ağır adımlarla ilerledi. Kızıl cübbesi de onu takip etti. Tüy kalemler. Zavallı kadına saldırıyorlardı. Bir öğrencinin yaptığı muzip bir şaka olmalıydı belkide. Lakin kadının zor durumda olması içini burktu. Uzaklardan, kadının onu göremeyeceği bir noktadan elini kaldırdı ve büyülü sözleri söyledi. "Finite Incantatem." tüy kalemler yavaş yavaş yere düşmeye başladılar. Kadın sol elinde salladığı asasının sonunda işe yaradığını düşünerek derin bir nefes aldı. Carmilla ise sessiz adımlarla ara sokaklara süzüldü. Oradan da gecenin karanlığını kendine bir örtü bilip karanlık ormana sızıverdi.[/justify]