17 Nisan, 2026 09:14:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Ophelia Florence Everleigh

Sayfa: [1]
1
Seçmen Şapka/Heykeller - Öğrenci Karakter Başvuruları / Ophelia Florence Everleigh
« : 26 Kasım, 2021 00:03:34 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Ophelia Florence Everleigh

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Herhangi bir konu üzerinde çalışmayı, okumayı, öğrenmeyi, araştırma yapmayı sever. Birileriyle iletişim kurmak, arkadaş edinmek, sosyalleşmek konusunda kaygıları olmasada aile yaşantısından edindiği kibir; hayatına birilerini almasında zorluk çıkartır. Genellikle asil tavırlarından, kibarlığından pekte ödün vermez.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Bakanlık çalışanı bir baba ve şifacı bir annenin kızıdır Ophelia. Çocukluğu annesiyle beraber serada bitkilerle ilgilenerek çiçek yetiştirerek geçmiştir. Ayrıca beraber yaşadıkları Kont dedesi onun eğitimiyle ilgilenmiş, çok küçük yaşlardan itibaren birçok konuda yetkinlik kazanmasını sağlamıştır. Babasıyla vakit geçirmek bir yana, yüzünü bile yılda ancak birkaç kez görsede Ophelia içinde babası her kız çocuğunun olduğu gibi ilk aşkıdır. Babasının ona hediye ettiği kolyeyi boynundan hiç ayırmaz.

İstediğiniz Sınıf: VI

Karakterinizin SBD Sonucu: İksir dersi dışında tüm dersleri Olağanüstü (O) olarak vermiştir. İksir dersini ise Beklenin Üstünde (B) ile tamamlamıştır.

İstediğiniz Bina: Slytherin

Büyü Yatkınlıkları
* Biçim Değiştirme Gücü: 5
* Lanet Gücü: 6
* Tılsım Gücü: 7
* İksir Gücü: 3

Ophelia’nın gözleri, kırık asası ve salon arasında gidip geliyordu. Yaptığı büyüde başarısız olduğu yetmiyormuş gibi birde her yeri mahvetmişti. Hayır, hayır! Suç kesinlikle asadaydı. Sonuçta büyüyü yapamayan kendisi değildi ya! En başından dediği gibi asası bozuktu ve basit bir büyüye bile dayanamamış, kırılmıştı. Bu düşünceler ile kendini avutarak üzerinde sinirli bakışlarını hissettiği kıza döndü. “Sanırım birilerine yakalanmadan önce çıkmamız gerekiyor. Burayı temizlemek istemeyiz değil mi?” Kızıl saçlı cadıyı süzdükten sonra dudağını ısırarak sözlerine devam etti. “Şey... birde kurulansak iyi olacak gibi.”

Ophelia’nın çekiştirmeleri ve gereksiz bir saklanma çabasının sonunda temiz kıyafetleri ile kendilerini okulun bahçesinde bulan ikili beraber yürümeye başladılar. “Oradan birileri çıkınca bir an yakalanacağız sandım!” Ophelia, elini göğsüne koyarak derin bir nefes aldı.“Neyse ki bizi görmediler. Ucuz atlattık.” Daha sonra sessizleşen ortam ile iki küçük cadı göz göze geldiler. Birkaç saniyelik sessizlikten sonra bahçede kahkaları yankılandı.

Kısa süre sonra gülüşerek ettikleri sohbetin ortasında kumral saçlı cadı yeni aklına gelen ile diğerinin sözünü bölerek hızlıca konuştu. “Ophelia.” Üzerindeki anlamayan bakışları hissederek açıkladı. “İsmim.” Ardından gelen cevap ile gülümsedi. “Tanıştığıma memnun oldum o zaman Clara.”

“Daha sonra topladığımız elmaları yerken bahçenin sahibi önümüze fırladı ve- Ah profesör!” Heyecanla anlattığı hikaye gördükleri  kişi ile yarım kalmıştı. “Sizinle karşılaştığımız ne iyi oldu! Tam da Clara ile şey yapıyorduk- Ne yapıyorduk?” Yanından gelen sesle cümlesine kaldığı yerden devam etti. “Evet! Evet, Clara’yla ne yapmamız gerektiğini konuşuyorduk. Başımıza neler geldi bir bilseniz!”

Profesörün kendisini dinlediğinden emin olduktan sonra kafasını acıklı bir şekilde iki yana salladı ve anlattıklarıyla orantılı olarak el hareketleriyle yaşananları canlandırmaya çalıştı. “Birlikte oturmuş ne yapalım edelim derken iyi birer öğrenci olduğumuz için derslere hazırlıklı olmak adına tüm önlemlerimizi alarak bir büyüyü yapmaya çalışıyorduk.” Kendisinin anlattıklarını destekler şekilde konuşan kızıl cadıyı kafasını sallayarak onayladı. “Dediği gibi Clara bana nasıl yapmam gerektiğini öğretiyordu. Her şey olması gerektiği gibi ilerlemiş ve ben yapmaya o kadar yaklaşmıştım ki! Sonra birde ne olsun? Çıt! Asam kırıldı.”

Gereksiz bir şaşkınlık ile “İnanabiliyor musunuz? Sadece basit bir büyü yapıyorduk oysaki. Ben başından beri bozuk olduğunun farkındaydım tabi ama asaya bir şans vermek istedim. Daha sonra ne yapsak ne etsek diye düşünürken sizinle karşılaştık.” Yanından gelen onay verici seslerden sonra yaşananları gerçekten oldukça sapıtarak anlatmaya devam etti. “Sizi bu acıklı öykü ile meşgul ediyorum ama resmen bana bozuk asa satmışlar! Resmen rezillik! Birde buna para veriyoruz.” Tek nefeste anlattıklarından sonra kısaca soluklandı ve normal bir ses tonu ile devam etti. “Uzun lafın kısası yeni bir asaya ihtiyacım var.”

Daha sonra yeni aklına gelmiş gibi ufak bir şaşkınlık ile hafifçe öne eğilerek kısık bir sesle konuşmaya başladı.

“Ah bu arada profesör, benden duymuş olmayın ama birkaç öğrencinin ortak salonu mahvettiklerini gördüm. Orayı öylece bırakarak kaçtılar!”

Sayfa: [1]