1
Birleşik Krallık / Bir Muggle Barında Bir Büyücü
« : 04 Eylül, 2022 14:34:05 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[İskoçya-Herhangi bir muggle barı ]
"Jaden! Nereye gidiyorsun!" Ona seslenen III.Jaden'ı umursamadan malikanenin çıkış kapısına doğru ilerledi yaşlı adam. Ne zaman bir araya gelseler hep aynı konu dönüyordu. 'Mugglelar ölmeli.' Ailesi bu konuda çok katıydı ama Jaden öyle değildi, masum insanların sadece büyücü kanı taşımıyorlar diye öldürülmesine hiç anlam veremiyordı. (Cadı katili mugglelar için aynısını düşünmüyor ama konumuz bu değil.) O yüzden malikanedeki bu saçma sohbete anlam verememiş sinirle çıkmıştı evden.
Şu an İskoçya'da bulunan ve mekan kötü olsa da içkisini çok beğendiği bir bara gidiyordu. 'III.Jaden bunu öğrenirse beni keser...' diye düşündü ve göz devirip yürümeye devam etti. Kuzenlerini sallamayı bırakalı altı yıl olmuştu. 'Kendi b*klarında boğulsunlar.' Uzun bir yürüyüşün ardından ,sonunda, bara gelebilmişti. Üzerinde gömlek ve pantolon vardı. Pelerinini takmamıştı Kafasına taktığı siyah şapkasını biraz aşağıya indirdi ve içeriye girdi.
Asasını çıkarmaması gerektiğini bir zibilyonuncu kez kendisine hatırlatırken masaların arasında yürümeye başlamıştı. "Ew..." Mekandan gelen iğrenç koku yüzünü buruşturmasına neden olmuştu ama güzel bir bira içmek onun için daha önemli olduğu için yürümeye devam etti.
O sırada onu gören herkes bakıyor ve kendi aralarında fısıldaşmalara başlıyordu. 'Bende ne var acaba?' diye düşündü ve bir masaya oturdu. Barda çalışan birinden bir bira isterken etrafına bakınıyordu mavi gözlerindeki keskin bakışlarla. Birkaç dakika sonra birası geldiğinde de etrafına bakınmaya devam ediyordu, ta ki bakışları ona yakın bir masadaki siyah saçlı bir adama takılana kadar. Ona onu rahatsız edebileceğini unutmuş bir şekilde bakarken birasını yudumlamaya başladı.
[spoiler]renklendirmek için çok üşengecim[/spoiler]
"Jaden! Nereye gidiyorsun!" Ona seslenen III.Jaden'ı umursamadan malikanenin çıkış kapısına doğru ilerledi yaşlı adam. Ne zaman bir araya gelseler hep aynı konu dönüyordu. 'Mugglelar ölmeli.' Ailesi bu konuda çok katıydı ama Jaden öyle değildi, masum insanların sadece büyücü kanı taşımıyorlar diye öldürülmesine hiç anlam veremiyordı. (Cadı katili mugglelar için aynısını düşünmüyor ama konumuz bu değil.) O yüzden malikanedeki bu saçma sohbete anlam verememiş sinirle çıkmıştı evden.
Şu an İskoçya'da bulunan ve mekan kötü olsa da içkisini çok beğendiği bir bara gidiyordu. 'III.Jaden bunu öğrenirse beni keser...' diye düşündü ve göz devirip yürümeye devam etti. Kuzenlerini sallamayı bırakalı altı yıl olmuştu. 'Kendi b*klarında boğulsunlar.' Uzun bir yürüyüşün ardından ,sonunda, bara gelebilmişti. Üzerinde gömlek ve pantolon vardı. Pelerinini takmamıştı Kafasına taktığı siyah şapkasını biraz aşağıya indirdi ve içeriye girdi.
Asasını çıkarmaması gerektiğini bir zibilyonuncu kez kendisine hatırlatırken masaların arasında yürümeye başlamıştı. "Ew..." Mekandan gelen iğrenç koku yüzünü buruşturmasına neden olmuştu ama güzel bir bira içmek onun için daha önemli olduğu için yürümeye devam etti.
O sırada onu gören herkes bakıyor ve kendi aralarında fısıldaşmalara başlıyordu. 'Bende ne var acaba?' diye düşündü ve bir masaya oturdu. Barda çalışan birinden bir bira isterken etrafına bakınıyordu mavi gözlerindeki keskin bakışlarla. Birkaç dakika sonra birası geldiğinde de etrafına bakınmaya devam ediyordu, ta ki bakışları ona yakın bir masadaki siyah saçlı bir adama takılana kadar. Ona onu rahatsız edebileceğini unutmuş bir şekilde bakarken birasını yudumlamaya başladı.
[spoiler]renklendirmek için çok üşengecim[/spoiler]