2
« : 21 Mart, 2023 16:24:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Kız kahrolmayasıca! Kaç defa dedim makası öyle kullanma diye." Bir tıslama misali döküldü dudaklarından sözleri Cordie'nin yeni kölastanına. Kölastanlık diyorlardı bu çocuklar kendi aralarında yaptıkları işe çünkü Cord her ne kadar asistanlık yaptıklarını iddia etse de herkese, gayet de köle gibi kullanıyordu kadın onları. Hiç kabul etmiyordu tabii ki kölelik gibi bir durumda oldukları sevgili asistanlarının. Hangi köle ücret karşılığı çalışıyordu ki bir kere? Üstüne üstlük çalışma saatleri gayet belirli idi, yemekleri de düzenli bir şekilde veriliyordu kendilerine. Diagon Yolu içerisinde bu kadar istihdam sağlayan başka bir dükkan da yoktu hem. O çürük çaputlu Madam Malkin, peh, bile 3 kişi çalıştırıyordu yalnızca.
Cord'unsa tamı tamına 9 çalışanı vardı efendim. Hem de cinsiyet ve tür eşitliği de sağlıyordu dükkanında. Hayır hayır, kimse kendisini böyle bir gericilikle yaftalayamazdı. Memnun olmayan çıkıp gidebilirdi. Tüm büyücedünyada onların yerinde olmak isteyen bir sürü genç yetenek vardı. 'Şu sümük Delia'dan da daha iyi oldukları kesin,' diye geçirdi içinden.
Delia işe daha geçen hafta başlamıştı. Annesi uzun zamandır müşterisiydi Cord'un. Kadın kuaför masraflarının azalması umuduyla mıdır yoksa çocuğun SBD sonucu denen felaketten sonra bir baltaya sap olması umuduyla mıdır bilinmez yalvar yakar buraya eleman olarak yollamıştı kızcağızı.
'Hiç ışık yok, hayal gücü yok bu kızda,' diye umutsuzca kafasını salladı Cord. Saç Yaratım Uzmanı diyordu kendisine gururla. Gelen her cadı ve büyücünün hayalleri ötesinde bir tasarımla uğurluyordu dükkanından. Kendi iddiasına göre, ki bu iddiaları kanıtlayan tek şey kadının dükkanın orasına burasına büyülü selopteyle yapıştırdığı gazeteden kesme fotoğraflardı, herkes ona gelirdi. Sihir Bakanı Seth, Hogwarts müdür ve müdireleri, profesörler, pek soylu ve asil Boleyn'ler ve daha niceleri...
Bu iddiaların doğruluğu her ne kadar kanıtlanmamış olsa da kadının dükkanın boş kalmadığı bir gerçekti. Cord her gelen müşteri ile tek tek ilgilenir, kölastanları saç tasarımı için asa ve solüsyonlarını konuştururken kendisi de bir yandan süpervizörlük yapar ama asıl olarak dedikodu ile doldururdu beynini. Şen bir kahkaha atar her bir dedikodu ile ve sloganı olan; "Benim iksirim sosyalliktir şekerim," sözünü haykırırdı biricik kaynağına.
Şimdi de Hogwarts birinci sınıf öğrencisinin velisi olan bir kadınla çene çalıyordu bir yandan da Delia'ya sokranırken. "Demek yeni hoca havlıyor diyorsun öyle mi tatlım?" diye şaklattı dilini damağında keyifle. "Hiç sorma Cord. Japon mapon birilerini getirdiler sineye çektik. Sonra bi bakıyoruz yeni müdür, şimdi de bu. Üstüne üstlük Ilvermorny de olacakmış bu yıl. Sözde bir yıllığına demiş müdür ama sen de bilirsin böyle şeyleri, önce bir derler ardından iki olur ve bir bakmışsın kalıcı yerleşmişler. Sonra da Hogwarts öğrencilerini kapı dışarı etmeyecekleri ne malum? Belki de istila edecekler okulumuzu, evlerimizi. Ah şekerim biz Britanya büyücülük halkı bu tür işgallere karşı çok bilgisiziz; kanımızda yok bi kere. Anlatabiliyor muyum? Sonra okul kaynakları var tabii, kocamın da dediğine göre - bilirsin kendisi de Bakanlık'ta çevresi olan bir adam-..."
Konuşmalar böyle akıp gider, Cord ise bin yıldır aç bir vampirin kanı emmesine benzer bir surette tüm bilgileri beyninin her bir köşesine kazırdı. Ne zaman ki kurbanın artık sömürülecek kanı kalmadığına kanaat getirir, o zaman konuyu hemen saç tasarıma çeker, yapılacak son birkaç yeniliğin sözünü eder ve yeni avına doğru yol alırdı.
Bu aç gözlülük, bu dedikodular hiç amaçsız değildi. Hepsi, Cord'un bugün geldiği yeri sağlayan, geleceğine ışık tutan gücüydü. Kurnaz zihni nasıl yazı yazılacağını bilmese de bilgileri nasıl kullanacağına çok hakimdi. İşte burası da onun güç yuvası, biricik kuaförü idi. Herkese kapısı açık, herkesi bekliyordu.