1
Hogwarts Zindanları / Ynt: Gri Yankı
« : 09 Mart, 2023 23:13:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Sesi Hogwarts’ın üç köşesine ulaşmış; ona aşina kulakların dikkatini üzerine çekmişti. Üç kardeş en büyüklerinin olduğu odaya doğru teker teker gelmişlerdi. Önce gelen ikilinin seslerini uzaktan şarkıya eşlik etmeye başladıklarında işiten Briar’ın yüzüne bir gülümseme ilişti. Tanıdık iki ses en sonunda odayı bulduğunda kardeşlerine döndü. Fakat sakin halleri pek uzun sürmeyecekti. Çünkü sesini işiten üçüncü bir kişi daha vardı.
Başta kapının açılmaya çalışıldığını duymuştu Briar, ardındansa kapıya bir tekme atılmıştı. Tekmeler durmayınca tam kapıyı açmaya çalışan kişiyi korkutup kaçırmak için kapıdan fırlayacaktı ki kapının kırılmasıyla o sesi duydu. Başta işittiği sözlere içinde olduğu durumu fark etmeden gülmüştü. Fakat buna gülebileceği bir durumda değillerdi ve bu kapıyı kıran kardeşleri içeri girdiğinde tam anlamıyla belli olmuştu. Sürüklenerek kapıdan girdikten sonra ayağa kalkan Gaye’in gözlerinin onları bulduğunda dolduğunu görmesiyle bir şeyler demek istemişti, fakat doğru sözleri bulamadı.
Briar ne söyleyeceğini bilemez bir hale düşmüşken kardeşi Gaye içine girdiği duygulara tamamen kapılmış gibiydi. Sinirliydi büyük ihtimalle. Öyle olduğunu düşünüyordu Briar. Hakkıydı da sinirlenmekte, en sonunda terk edilmiş olan oydu. Kardeşlerini kaybetme acısıyla okul senesine devam etmek zorunda kalmış olan oydu. Yapayalnız kalmış olan oydu. Sinirlenmek onun en büyük hakkıydı. İşte bu yüzden kardeşinin elinin kafasındaki çiğ tavuğa gittiğini gördüğünde ne yapacağını tahmin edebilmişti.
Onu hedefleyerek atılan çiğ tavuk kafasının içinden geçmiş ve önünde durduğu camı kırarak Hogwarts arazisinin zemini bulmuştu. O an o kadar çok istedi ki atılan şeyin normalde olması gerektiği gibi kafasıyla buluşup ona büyük bir acı vermesini. Ama bunun yerine kafasından geçen çiğ tavuk şimdi bir grilikten başka bir şey olmayan tat dokularını çalıştırır gibi olmuştu. Duvarların içinden geçerken de hissetmişti bunu daha önce. Tadını tam anlamıyla elbette alamıyordu bu şeylerin. Fakat alabilecekmiş hissi bile bir heyecan kırıntısı hissetmesine sebep olmuştu.
Şu an bunları düşünebiliyor olması kendinden iğrenmesine sebep oldu. Arkasında doğru düzgün hiç düşünmeden bıraktığı kardeşi acısını ve sinirini kusuyorken bu kadar duygusuz bir şerefsiz olmamalıydı. Tüm bencilliğiyle onu yalnız bırakmıştı. Büyük kardeş olarak, bir abla olarak kardeşlerini düşünmesi gerekirken o bunların hiçbirini yapmamıştı. Arkada kalan kardeşini en çok düşünmesi gereken oydu. En büyük olarak bunu yapması gerekiyordu. Trenden her şeye bir son vermek için atlamak ne kadar çok istese de en büyükleri olarak arkada kalanları düşünmesi ve atlamaması gerekirdi.
Arkada acı içinde bıraktıkları kişileri en çok onun düşünmesi gerekirdi. Fakat o asla böyle biri olamamıştı. Bencildi ve kardeşinin yüzünü aylardan sonra yeniden görmek bunun yüzüne vurulmasını sağlamıştı. Her zaman önce kendisini düşünen iğrenç birisi olacaktı. Ölüm bile bunu değiştirememişti. Çiğ tavuğu fırlatmasının ardından siniri geçmemiş olacak ki kardeşi bu sefer de işaret parmağını onlara doğru doğrultmuştu. Olmayan akciğerleri ile iç çekmesinin ardından dudakları aralandı. Ama konuşmalarına izin vermeden susturmuştu Gaye ablalarını.
Genç sinirini, hüznünü ve acısını sözleriyle aktarırken izlemekten başka çaresi yok gibiydi. Birkaç defa araya girmek ve açıklamaya çalışmak istemişti. Fakat asla yapamadı bunu. Şu an ne söyleyebilirdi ki? Gaye odadan çıkıp giderken o yüzden hiçbir şey diyememişti. Yavaşça bu sefer kırık olan cama döndüğünde öldüğünden beri ilk defa şarkı sözleri dışında sözler döküldü dudaklarında. Gecenin sessizliğinde bile pek duyulamayan bir fısıltıydı sesi sadece.
“Umarım cehenneme gitme şansını elde edebilirim kardeşim.”[/justify]
-Son-
[spoiler][justify]Selam~! Bunu kim okur bilmiyorum, fakat okunsun diye atmıyorum açıkçası. Word dosyalarımı gözden geçirirken karşıma çıktı bunu yazdığım dosya. Öyle köşede kalmış garibim atılan ve tamamlanamamış rp'lerin arasında. Ve dedim ki "Wow rp'yi o kadar yazıp paylaşmamış mıyım?". Acaba bir yerinde bir eksik var da ondan mı paylaşmadım diye şöyle bir gözden geçirdim. Ama rp işte, güzel falan idk. Başlığın birinci yıl dönümünde mi atsam acaba falan dedim. Fakat ben olmak üşengeç istememek beklemekle uğraşmak. O yüzden salmışke bunu buraya. bb[/justify][/spoiler]
Başta kapının açılmaya çalışıldığını duymuştu Briar, ardındansa kapıya bir tekme atılmıştı. Tekmeler durmayınca tam kapıyı açmaya çalışan kişiyi korkutup kaçırmak için kapıdan fırlayacaktı ki kapının kırılmasıyla o sesi duydu. Başta işittiği sözlere içinde olduğu durumu fark etmeden gülmüştü. Fakat buna gülebileceği bir durumda değillerdi ve bu kapıyı kıran kardeşleri içeri girdiğinde tam anlamıyla belli olmuştu. Sürüklenerek kapıdan girdikten sonra ayağa kalkan Gaye’in gözlerinin onları bulduğunda dolduğunu görmesiyle bir şeyler demek istemişti, fakat doğru sözleri bulamadı.
Briar ne söyleyeceğini bilemez bir hale düşmüşken kardeşi Gaye içine girdiği duygulara tamamen kapılmış gibiydi. Sinirliydi büyük ihtimalle. Öyle olduğunu düşünüyordu Briar. Hakkıydı da sinirlenmekte, en sonunda terk edilmiş olan oydu. Kardeşlerini kaybetme acısıyla okul senesine devam etmek zorunda kalmış olan oydu. Yapayalnız kalmış olan oydu. Sinirlenmek onun en büyük hakkıydı. İşte bu yüzden kardeşinin elinin kafasındaki çiğ tavuğa gittiğini gördüğünde ne yapacağını tahmin edebilmişti.
Onu hedefleyerek atılan çiğ tavuk kafasının içinden geçmiş ve önünde durduğu camı kırarak Hogwarts arazisinin zemini bulmuştu. O an o kadar çok istedi ki atılan şeyin normalde olması gerektiği gibi kafasıyla buluşup ona büyük bir acı vermesini. Ama bunun yerine kafasından geçen çiğ tavuk şimdi bir grilikten başka bir şey olmayan tat dokularını çalıştırır gibi olmuştu. Duvarların içinden geçerken de hissetmişti bunu daha önce. Tadını tam anlamıyla elbette alamıyordu bu şeylerin. Fakat alabilecekmiş hissi bile bir heyecan kırıntısı hissetmesine sebep olmuştu.
Şu an bunları düşünebiliyor olması kendinden iğrenmesine sebep oldu. Arkasında doğru düzgün hiç düşünmeden bıraktığı kardeşi acısını ve sinirini kusuyorken bu kadar duygusuz bir şerefsiz olmamalıydı. Tüm bencilliğiyle onu yalnız bırakmıştı. Büyük kardeş olarak, bir abla olarak kardeşlerini düşünmesi gerekirken o bunların hiçbirini yapmamıştı. Arkada kalan kardeşini en çok düşünmesi gereken oydu. En büyük olarak bunu yapması gerekiyordu. Trenden her şeye bir son vermek için atlamak ne kadar çok istese de en büyükleri olarak arkada kalanları düşünmesi ve atlamaması gerekirdi.
Arkada acı içinde bıraktıkları kişileri en çok onun düşünmesi gerekirdi. Fakat o asla böyle biri olamamıştı. Bencildi ve kardeşinin yüzünü aylardan sonra yeniden görmek bunun yüzüne vurulmasını sağlamıştı. Her zaman önce kendisini düşünen iğrenç birisi olacaktı. Ölüm bile bunu değiştirememişti. Çiğ tavuğu fırlatmasının ardından siniri geçmemiş olacak ki kardeşi bu sefer de işaret parmağını onlara doğru doğrultmuştu. Olmayan akciğerleri ile iç çekmesinin ardından dudakları aralandı. Ama konuşmalarına izin vermeden susturmuştu Gaye ablalarını.
Genç sinirini, hüznünü ve acısını sözleriyle aktarırken izlemekten başka çaresi yok gibiydi. Birkaç defa araya girmek ve açıklamaya çalışmak istemişti. Fakat asla yapamadı bunu. Şu an ne söyleyebilirdi ki? Gaye odadan çıkıp giderken o yüzden hiçbir şey diyememişti. Yavaşça bu sefer kırık olan cama döndüğünde öldüğünden beri ilk defa şarkı sözleri dışında sözler döküldü dudaklarında. Gecenin sessizliğinde bile pek duyulamayan bir fısıltıydı sesi sadece.
“Umarım cehenneme gitme şansını elde edebilirim kardeşim.”[/justify]
-Son-
[spoiler][justify]Selam~! Bunu kim okur bilmiyorum, fakat okunsun diye atmıyorum açıkçası. Word dosyalarımı gözden geçirirken karşıma çıktı bunu yazdığım dosya. Öyle köşede kalmış garibim atılan ve tamamlanamamış rp'lerin arasında. Ve dedim ki "Wow rp'yi o kadar yazıp paylaşmamış mıyım?". Acaba bir yerinde bir eksik var da ondan mı paylaşmadım diye şöyle bir gözden geçirdim. Ama rp işte, güzel falan idk. Başlığın birinci yıl dönümünde mi atsam acaba falan dedim. Fakat ben olmak üşengeç istememek beklemekle uğraşmak. O yüzden salmışke bunu buraya. bb[/justify][/spoiler]