17 Nisan, 2026 09:31:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Meredith Vivienne Boleyn

Sayfa: 1 [2] 3 4
16
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 22 Şubat, 2022 00:43:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kızıl cadı yanmıştı. Bir kez daha. Tanrının evinde yapılan saygısızlıktı belki de bütün bu üst üste binen talihsizliklerin nedeni. Ona hayır için kullansın diye verdiği ‘hediye’yi amacından saptırdığı için cezalandırılıyordu. Tanrının bir hediyesi olan büyü güçlerini yalnızca iyilik için kullanma yeminini bozmuştu Von Motke’yi öldürdüğü gün. Düştüğü mermer zeminde acı içinde kıvranırken başına gelenleri tamamen hak ettiğini düşünüyordu. Fakat cezası yetersizdi, birden fazla can almıştı, ödemesi gereken bedel bitmemişti.

Cebindeki iksire uzandı gözyaşları eşliğinde. Yola çıkmadan önce lazım olacağını düşündüğü ekipmanlarla birlikte aldığı Wiggenweld İksiri’ydi bu. Titreyen elleriyle şişenin tıpasını açtı ve hızlıca dikledi. İksir içmeden hoşlanmıyor olsa da görevini sürdürebilmesi için katlanması gerekiyordu. İksirin iyileştirici etkisi bedenindeki acıları dindirirken bir başka şok ile sarsılacaktı.

Karşısında birkaç gün önce ortadan kaybolduğu bilinen tanıdık bir sima vardı, Egnast Twinkle, Baş Seherbaz. Kan kaybediyordu, işkence görmüş gibiydi, gözlerinden biri ve işaret parmağı yoktu. Meredith, ağzından küçük bir çığlığın kopmasına engel olamadı. O sırada salonda bir kıpırtı ona doğru yaklaşmıştı, Meredith hızla asasını çekti. Atladığını gördüğü siluetti bu. Bir başka Cadı Avcısı değildi neyse ki. Kızıl cadı tanıdık bir yüz gördüğü için rahatlamıştı, asasını indirdi ve ona nasıl olduğunu sordu.

Kendisine göre iyi bir durumda görünüyordu adı Raiden olan cadı, Baş Seherbaz’ı St Mungo’ya götüreceğini söylemişti. Ona itiraz etmedi ve sessizce adama yaklaşıp hiçliğe karışmasını izledi. Sonra yorgun bakışlarını salonda gezdirdi herhangi bir tehlike belirtisi olup olmadığını anlamak için. Görünürde bir şey yok gibiydi. Hala acıyan ayaklarıyla sendeleye sendeleye düştüğü deliğin altına doğru ilerledi. Bay Carter’ı yukarıda, kızgın yağların içinde bırakmıştı. Geri dönmeliydi.

“Zain!” diye seslendi tüm gücüyle. “Beni duyuyor musun?”

Genç büyücüden yanıt çabuk gelmesi Meredith’i sevindirmişti. “Git ve yardım getir Zain!”

Sonrasında bir cisimlenme sesi duyuldu, sıra kendisindeydi. Yukarı geri cisimlenecek ve doğrudan Bay Carter’a koşacaktı yardım için. Yardım et Yüce Tanrım.
[/justify]

Yetenek 1d10 : 9, total 9
Destek 1d10 : 1, total 1
Talih 1d10 : 3, total 3

17
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 23:04:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Genç Seherbaz, boş gözlerle bakıyordu okuduğu mektuba. Hiçbir şey anlamamıştı, sanki gerçek tüm çıplaklığıyla gözlerinin önündeydi fakat o bir türlü göremiyordu. Nicholas kimdi? Mahşerin 4 Avcısı’ndan kastedilen neydi? Arka planda gerçekten ne dönüyordu? Bütün bu Cadı Avcılarının onları hazırlıklı bir şekilde beklediğine bakılırsa zaten geleceklerini biliyorlardı. Ama nasıl? İçlerinde hainler olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yoktu fakat yine de mantığına oturtamıyordu bazı şeyleri.

Bay Carter, ona her şeyin iyi olacağını söylediğinde burukça gülümsedi. Gerçekten inanmak istediği bir sözdü bu. Yorulmuştu. Adam dışarı yöneldiğinde Meredith ona durmasını söylemek istemiş olsa da çok geçti. Tek başına fırlamak halen oldukça tehlikeliydi, ve genç Seherbaz bir takım arkadaşını daha kaybetmek istemiyordu. Mektubu geri katladı ve cebine koydu. Ardından adamın arkasından dışarı çıktı temkinli adımlarla.

Dışarıda çok fazla kanlı beden vardı, korkunçtu, Meredith midesinin kalktığını hissetti. Asasına sımsıkı sarıldı, Bay Carter’sa yerdeki kızıl-beyaz saçlı bir Cadı Avcısına saldırıyordu. Her ne kadar onu yalnız bırakmak istemiyor olsa da adamın devam etmesini söyleyen bakışlarının üzerine salon boyunca ilerledi saklana saklana. Şimdiye kadar yaptığı kalkanlar sayesinde hasar almamıştı fakat bundan sonrasında bir başınaydı, Tanrı onu korusun.

Kilisenin öteki ucunda artık her ne yaşandıysa en az kendi taraflarındaki kadar dehşete düşürücüydü. Yerdeki koca delik, kan izleri, hareketsiz yatan bedenler… Ne tarafa gideceğine karar vermesini sağlayan aşağı atlarken gördüğü bir siluetti. Kim olduğunu bilmiyordu, belki kaçan bir cadı avcısıydı belki de görevdeki bakanlık çalışanlarının bir diğeriydi. Artık her neyle karşılaşacaksa gözünü karartmıştı. Atladı. “Arresto Momentum!”
[/justify]

This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 7, total 7
Talih 1d10 : 3, total 3

18
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 20:53:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]“Bu Von Motke'yi öldüren cadı değil mi?”

Genç Seherbaz, kendini bıçaklardan, oklardan ve mermilerin hedefi olmamak için yandaki odaya atmıştı Seth Carter’la birlikte. Ve beraberinde bir süredir tuttuğu gözyaşlarını serbest bıraktı. Bir katil olarak anılıyordu dışarıda, onlara itiraz edemezdi de, bu sıfatı hak etmişti çünkü. Motke, onun yüzünden ölmüştü, ve ekiplerindeki diğer iki seherbaz da onun yetersizliği yüzünden can vermişti bu görevde. Seherbaz’ların yüz karasıydı, nereye gitse işleri eline yüzüne bulaştırıyordu, bu rütbeye layık bir isim değildi. Eğer bugün, buradan sağ çıkarsa istifa edecekti. Daha fazla hata yapıp insanları yüz üstü bırakmak istemiyordu, Bakanlık’ın onun gibi birine ihtiyacı yoktu.

Elleriyle gözyaşlarını silecekken duraksadı, ellerine kan bulaşmıştı, Alfred’in kanı. Bir hıçkırık koptu boğazından, Alfred daima anlayışlı ve düşünceli bir dost olmuştu onun için. Ve Meredith, onu kurtarmaya çalışmak yerine oklara hedef yapmıştı. “Ben ölmeliydim,” diye mırıldandı cılız bir sesle. “Ne Hoffman, ne Alfred, burada ölmesi gereken biri varsa o da bendim.”

Bay Carter da en az kendisi kadar sarsılmış görünüyordu ancak kızıl cadı gibi dağılmak yerine halen görev odaklıydı. Meredith, onun bu kararlı halini gördüğünde toparlanması gerektiğinin farkına vardı. Hala yolun sonuna gelmemişlerdi, ellerindeki kanı eteğine sildi, buradan sağ çıkacaklardı. İçerisi yataklar ve ranzalar haricinde boştu, genç seherbaz, Cadı Avcılarına karşı kullanabilecekleri herhangi bir silah olup olmadığını tespit etmek için odaya göz gezdirirken yatakların üzerine bırakılmış kağıt parçasını fark etti.

İçgüdüsel bir hareketle o tarafa yöneldi ve içinde yazılar olduğunu öğreneceği kâğıdı avuçlarının içine aldı. O sırada Bay Carter, kulaklarını kapamasını söylemişti kendisine. Nedenini anlamasa da itaatkâr biçimde yatağın kenarına çöktü ve başını kollarının arasına aldı. Az sonra öğrenirdi nasıl olsa.
[/justify]

Yetenek 1d10 : 7, total 7
Destek 1d10 : 8, total 8
Talih 1d10 : 1, total 1

19
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 01:02:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith, devasa giyotin fırladığında bir kez daha çığlık attı. Bay Carter’ın ona uyarıcı bir bakış atması üzerine hızla eliyle ağzını kapamış ve içeri koşmuştu diğerleriyle beraber. “İ-iyiyim!” dedi titrek bir sesle. Üzerlerine ok ve mermi yağmurunun yağmaya başlaması içeri girmeleriyle bir olmuştu neredeyse. Meredith asasına davrandı bir kez daha kendini korumak için. Bir kez daha şanslıydı fakat yaşlı Alfred kendisi kadar şanslı değildi. Mermilerden birkaçının hedefi olmuş ve bilinçsizce yere yığılmıştı. Kızı cadı hemen adamın yanına eğildi durumunu kontrol etmek için. Nefes alıyordu. Şimdilik. Bay Carter’sa bütün gücüyle Cadı Avcılarına karşılık vermeye devam ediyordu. Onlara gitmelerini söyleyince Meredith, asasını son bir kez çekti Bay Carter için. “Fianto Duri!” Başarılı olursa gücü yettiğince  Alfred’i bir kalkan gibi önüne alacak ardından boş görünen ancak boş olduğuna dair hiç umudu olmadığı koridora doğru koşacaktı.[/justify]

Yetenek 1d10 : 6, total 6
Destek 1d10 : 6, total 6
Talih 1d10 : 1, total 1

20
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 21 Şubat, 2022 00:01:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Her yere gizlenmiş tuzaklar vardı, Meredith Godric’s Hollow’da yaşadıklarından sonra bunun başlarına geleceğini az çok tahmin edebilmişti. Yaptığı koruma büyüsü olmasaydı feci halde çuvallayacaklardı ve genç Seherbaz için bu ihtimal de hayal etmek istemedikleri arasındaydı. Üzerlerine oklar fırladığında küçük bir çığlık kaçırmıştı ağzından, yine de kalkanı güçlü tutmak için direnmişti. Kalbi deli gibi atıyordu ve kalkandan seken oklar etrafı ateşe verdiğinde kalp atışları daha da bir hızlanmıştı. Bir kez daha yanmak istemiyordu.

Cesaretini toplamalıydı, “Revelio!” dedi güçlü çıkmasına uğraştığı bir sesle. Bay Carter, az ötede görüş alanlarına giren kapıya bir mezar taşı fırlatırken aktifleşme ihtimali olan her türden tuzağı önceden tespit edip yakalanmadan ilerlemelerini kolaylaştırmaktı amacı.
[/justify]

Yetenek 1d10 : 9, total 9
Destek 1d10 : 7, total 7
Talih 1d10 : 7, total 7

21
Aziz Michael Kilisesi / Ynt: Mahşer Gecesi
« : 20 Şubat, 2022 22:51:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Ocak ayının ilk pazarının gecesiydi. Meredith uzunca bir haftanın ardından ağrıyan bütün kaslarını dinlendirmek için (St Mungo’dan yeni çıkmışken buna gerçekten ihtiyacı vardı ayrıca) sıcacık şöminesinin karşısında kedileriyle birlikte kıvrılmak istiyordu. Ancak her istediğini elde edemeyeceğini uzunca bir süre önce öğrenmişti genç Seherbaz, özellikle tercih ettiği bu meslekte böyle bir lüksü yoktu. Ve evet, gecenin bir vaktiydi, soğuk ayaz tenini kesiyor ve ne zaman pelerinine daha sıkı sarılmaya hamle yapsa çevresindekilerin kınayıcı bakışlarına maruz kalacağını düşündüğü için bundan vazgeçiyordu.

Bir süredir hareketli devam eden Carmilla ve Cadı Avcıları soruşturmasının bir başka görevi için çıkmıştı kızıl cadı ve bu seferki içlerinden en tehlikeli olan gibi duruyordu. Tüm oklar tek bir noktada birleşmişti, St Michael Kilisesi, yani yılanların ininde. Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Başkanı Seth Carter’ın emirleriyse oldukça açıktı: savaş ya da öl fakat yakalanma.

Asasız kalırsa kullanabileceği bütün kendini savunmaya yarayan silahları eteğine ve ceplerine doldurmuş, görkemli yapının arka tarafında dahil olduğu ekip ile birlikte ilerliyordu kızıl cadı. Üst üste görevlerde çuvallaması yüzünden içinde derin bir korku olsa da bildiği duaları ederek kendini rahatlatmaya çalışıyordu. Tanrı onu koruyacaktı sonuçta değil mi?

Bay Carter önden davranmış, çitleri aşmış ve kilisenin bahçesinde dua eden bir adama sersemletme büyüsü yollamıştı seri hareketlerle. Meredith, dua eden masum bir adama öylece saldırılmasını (ortamda çocukların da olduğunu eklersek) onaylamıyor olsa da görevin başındaki kişi o değildi, dolayısıyla uyum sağlamaktan başka bir çaresi yoktu. Adamın ardından çitleri aştı ve gelecek herhangi bir karşı saldırıya karşı onları korumasını umut ederek “Salvio Hexia” büyüsü ile bir kalkan oluşturmaya çabaladı tüm gücüyle.
[/justify]

Yetenek 1d10 : 10, total 10
Destek 1d10 : 1, total 1
Talih 1d10 : 6, total 6

22
Yasak Orman / Ynt: Kuzişim gelmiş (Vol II)
« : 19 Şubat, 2022 16:23:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith anlamıyordu, oldukça basit bir eylemdi aslında ama yaşananları bir türlü idrak edememişti. Mantığına yatmıyordu, kafası karışmıştı ve ne yapacağını bilmiyordu.

Öldü bildikleri takım arkadaşını tekrar sağ görmek, cadı avcıları ile ilgili söyledikleri, geçenlerde saldırıya uğramış Aethelwulf Ares Caldecott hakkındaki itirafı, çocukların birden onun tarafını tutması ve fazlaca ceset…

Görevden kopmuştu. Zihni sorularla doluydu.

Gerçekten Cadı Avcıları, balodan sonra Hogwarts’ın yerini tespit edebilecek kadar ilerleyebilmiş miydi?

Gerçekten içlerinde onları ölüme terk etmeye hazır hainler mi vardı?

Sırf onlar öldürüyor diye aynı şekilde karşılık vermek gerekli miydi?

Ölüm gerekli miydi?

Yerde dizlerinin üzerinde geçirdiği dakikalar boyunca ortamın ateşi harlanmıştı. Apollo Boleyn, kadına doğrudan saldırmak yerine bir ölüler ordusunu ayağa kaldırmış ancak bu kırmızılar içindeki kadını daha çok sinirlendirmiş olacak ki, güçlü alevlerle onlara karşılık vermişti. Hemen ardından diğer Seherbazlar atağa geçmişti, Cwén, yani Carmilla fazlasıyla güçlüydü. Hiç zorlanmadan onları etkisiz hale getirmişti çoktan. Meredith, onun ne zaman bu kadar güce eriştiğini merak ediyordu, sorması gereken çok fazla soru birikmişti şu ormanda geçen dakikalar içinde.

Arbede uzun sürmedi. Lüzumu da yoktu zaten.

Carmilla gitmişti, Seherbazlar yerdeydi, Meredith ise hiçbir şey yapmamıştı. Bunun için iyi bir azar yiyeceğini biliyordu, seherbazların yüz karasıydı. Yavaşça sindiği yerden kalktı, ağaçlara sıçrayan alevler ufak bir yangın başlatmıştı onun dışında gözle görülür çapta bir hasar yoktu. Apollo’nun kendisine ağız dolusu sövdüğünü tahmin edebiliyordu, ne kadar aptal olduğuyla başlayıp, tam bir hayal kırıklığı olmasıyla devam eden bir ton aşağılama içeriyor olmalıydı. Ona itiraz edemezdi, hak etmişti.

Öğrencileri koruyan profesöre doğru döndü, en azından onlara Hogwarts’a kadar eşlik edebileceğini düşünüyordu. “İyi günler Profesör,” dedi, mahcup bir gülümsemeyle. “Ciddi bir hasar almadığınızı umut ediyorum.”

Yaşadığı utanç kelimelerle tarif edilemezdi.

Olayların devamında Apollo ve Meredith, profesöre Hogwarts’a kadar eşlik etmiş, geride kalan seherbazlarsa suç mahallindeki kanıtları raporlamakla ilgilenmişti. Müdürün ofisinde hızlı bir sorgunun ardından bakanlığa geri döneceklerdi, doldurması gereken bir ton rapor çıkmış ve şimdiden çuvalladığını nasıl açıklayacağını düşünmeye başlamıştı. Acınasıydı.
[/justify]

23
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 15 Şubat, 2022 22:40:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Meredith Vivienne Boleyn - Daisy Ridley

Daisy Ridley'i Angelina Michelle ile değiştirmek istiyorum

24
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Dava] Carmilla/Cwénhild Soruşturması
« : 15 Şubat, 2022 22:07:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Alıntı
Meredith Vivienne Boleyn
Seherbaz

Mirabelle Starlight Sorgusundan öğrenilenler;
  • Annesinin Cwénhild Muirghéal olduğunu Profesör Gwyndolin Lowell'den öğrendiğini dile getirmiştir.
  • Carmilla'dan haberinin olmadığını ve onunla temasta bulunmadığını söylemiştir.
  • Aethelwulf Ares Caldecott'un anlattıklarıyla çelişkili bir ifade kullanmamıştır.
  • Carmilla'nın onunla iletişime geçme ihtimaline karşı bir süreliğine Bakanlık'ta tutulacaktır.

Link: Mirabelle Starlight Sorgusu

25
Atriyum / Ynt: Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
« : 15 Şubat, 2022 01:38:20 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Aşağıdaki karmaşayı kendi haline bırakan genç kadın, olabildiğince hızlı bir şekilde -asansörün daha hızlı gitmesi için yalvarmak da bu amaç uğruna yaptıklarından biriydi- altıncı kata ulaşmıştı. Ofise doğru ilerledi yine olabildiğince hızlı adımlarla, kapıya ulaştığında nefes nefeseydi. Neyi bulmayı beklediğini bilmiyordu, ucundan yakaladığı sönmekte olan yeşil bir ışık ve anlamlandıramadığı bir takım sözler, Madam Beringer'den şüphelenmesini söyleyen hisleri haklı çıkarmıș gibi gösteriyordu. Meredith yüzündeki șașkınlık dolu bir ifadeyle Madam'a bakıyordu. Madam'sa, kızıl cadının aptal olduğuna karar kılmıș olacak ki onu geçiştirmeye çalışmıştı. Buna izin vermemeye kararlı olan genç kadın yolunu kesti, düzgün bir açıklamaya ihtiyacı vardı.

"Efendim, gerçekten kusura bakmayın ama geçmenize izin veremem. Bir açıklama yapmadan olmaz, rica ediyorum."[/justify]

26
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 15 Şubat, 2022 00:36:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Oltaya takılmış bir balık gibi gafil avlanmak sözü kelimenin tam anlamıyla içine düştüğü durumu özetlemeye yetiyordu. Meredith, hamlelerini yaparken etraflıca düşünmekten oldukça uzaktaydı ve umutsuzca cadı avcısını yakalama çabası kendini içinden çıkması zor bir konuma sürüklemişti. Sivri şapkalı adamı yakalamak için yolladığı büyüyü ıskalamış ve bir de üzerine bedel ödemesi gerekmişti. Asasından çıkan ipler artık her nereye isabet ettiyse onu metrelerce sürükledi şiddetle. Çığlık attı kadın. Canı yanıyordu, aldığı darbeleri hafifletmek için kollarını kendine siper etmiş olmasına rağmen her yanı ağrı içindeydi. Toparlanacak ve aldığı hasarı kontrol edecek vakti olmadı ne yazık ki. “Bir de bu eksikti!” diye sızladı, yanıyordu.
 
Yanıyordu! Cüppesi tutuşmuştu, bir kez daha nasıl olduğunu anlamamıştı, alevlerin tenine ulaşmak üzere olduğunu hissediyordu. Yanan pelerinini üzerinden attı çabucak, kumaş parçası kayan bir yıldız gibi karanlıkta süzülürken asasını eteklerine çevirdi. “Aguamenti!” Tazyikli su eteğindeki alevlerle buluştu, bütün gücünü vermişti söndürebilmek için. Adadan ayrılırken yanına aldığı elbiselerin sonuncusuydu üzerindeki ve alevler eteğinin büyük bir kısmını yalayıp yutmuştu. Buna biraz bile üzülmedi, zaten onun için değerli değildi.

Enerjisi olmadığı halde toparlanmak için çabaladı. İstediği tek şey sıcak kulübesinde şöminenin karşısına kıvrılıp kedisiyle birlikte uyumaktı, buna gerçekten ihtiyacı vardı. Bu sefer asasını kenara fırlattığı pelerinine doğrulttu ve bir kez daha Aguamenti ile alevleri söndürdü. Her bir hareketi bedenine işkence gibi gelirdi fakat daha görevi bitmemişti. İçeride üç ceset, bir bakanlık çalışanı ve hakkında arama emri çıkartılmış bir katil onu bekliyordu. Tek eksikleri bir şampanya patlatmaktı.

Yürürken hissettiği acı ile yüzünü buruşturdu, bileğini burktuğundan ve alevlerin tenini yaktığından şüpheleniyordu. Harabe yapıya girmeden önce aniden zihninde beliren bir fikir ile durdu, yardım çağıracaktı. Kül asasını çekti ve derin bir nefes aldı, odaklanmalıydı. Bakanlığa ulaştırmayı hedeflediği mesajcı bir Patronus yaratacaktı, ulaştırmak istediği mesajsa açıktı: “Godric’s Hollow’a yardım gönderin!” Ve narin bir bilek hareketi ile asasını gecenin karanlığında salladı. “Expecto Patronum!”
[/justify]

Yetenek 1d10 : 1, total 1
Destek 1d10 : 3, total 3
Talih 1d10 : 1, total 1

27
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 03:31:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Olayların ișleme hızı başını döndürüyordu, zihni ișlemeyi bırakmıștı. İki kelime yankılanıp duruyordu yalnızca. "Birini öldürdüm. Birini öldürdüm. Birini öldürdüm..." Zamanı geri alma gücü olsaydı bunu yapardı. Daha önce hiç kendini bir konuda bu kadar başarısız ve aciz hissetmemiști. Boka battığı yetmiyormuş gibi bir de üstüne her yerine bir güzel sıvamıştı. Nasıl bir Seherbaz kriz yönetiminde bu kadar kötü olabilirdi?

Tanrı onu günahları için cezalandıracaktı.

Bir kez daha harekete geçebilmek için dışarıdan bir uyarıya ihtiyacı olmuștu. Kaçmakta olan cadı avcısına doğrulttu asasını tekrar ve "Carpe Retractum!" diye seslendi umutsuzca. [/justify]

Yetenek 1d10 : 6, total 6
Destek 1d10 : 2, total 2
Talih 1d10 : 1, total 1

28
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 02:46:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith'in argo kullanmaya oldukça uzak bir leydi olduğuna daha önce pek çok kez değinmiștik. Ve bir kez daha bu tabusunu yıkması gerekmiști, istemeden. Bir şekilde büyülerin hedefi olmaktan sıyrılıp sandalyedeki bağlı adama ulaştığında dilinin bağı çözülüvermişti. "Siktir!" Duruma uyacak başka kelime bulabilir miydi hiçbir fikri yoktu. Adam keldi, bıyıklıydı, tamamen sıradan bir görüntüsü var denebilirdi ancak sıradanlık sıfatı ondan oldukça uzaktaydı. Gördüklerinin bir hayal olmasını istese de karşısındaki Sihir Bakanının ta kendisiydi, sadece birazcık ölü bir versiyonuydu, gerçek anlamında. Genç cadının anın șokunu üzerinden atma fırsatı yoktu, başarılı bir biçimde kılıcını elinden aldığı adam devasa bir arbalet ile üzerine oklar göndermiști. Asasına davrandı ve peș peșe "Protego ve Depulso!" büyülerini yolladı.[/justify]

Yetenek 1d10 : 3, total 3
Destek 1d10 : 8, total 8
Talih 1d10 : 9, total 9

29
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 02:10:38 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Cwénhild, Herr Von Motke, Madam Beringer, sandalyeye bağlı ölü bir adam… Meredith’in aklından tek bir şey geçiyordu: feci halde boka batmıştı. Birbirine giren iki bakanlık çalışanına mı yoksa kontrolü kaybetmiş Cwénhild’a mı müdahale edecekti? Hızlı düşünmeliydi ancak donup kalmıştı. Dakikalar değil yalnızca saniyeler içinde asalar çekilmiş, bir başka tekinsiz siluet ise kan akıtmıştı. Girdiği trans halinden onu çıkaran Cwén’in Motke’ye bir beden kitleme laneti atması olmuştu. İç güdülerine güvenmeye karar verdi, hızla asasına davrandı ve sivri şapkalı yabancıya doğrulttu. “Incarcerous!”

Niyeti adamı hareketlerini kısıtlayarak kendine zaman yaratmaktı o sırada sandalyeye bağlı diğer adama doğru koşacak ve maskesinin altında kim olduğunu öğrenecekti. Herkes bir vedayı hak ederdi sonuçta değil mi?[/justify]

Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 9, total 9

30
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 01:27:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]"Lady Nimuë,

Söylediğiniz gibi Madam hakkında inceleme ve takiplerimizi tam süratle gerçekleştiriyoruz. Son günlerde şüpheli bir faaliyetini görmemiş olsak da, bu akşam saat 23 sularında kendisinin Godric's Hollow'a uğrayacağını haber aldık. İşin ilginci bu ziyaretten ne asistanının ne de ailesinin haberi vardı. Cisimlenme kayıt bürosunun da saat 22'den sonra boşaltılacağı talimatı verdiğini öğrendik. Bu yolculuk her ne içinse, anlaşılan o ki Madam bunun öğrenilmesini istemiyor. Bilgilerinize sunarım.

Yazan
Parola - Çörek Üstü Saksağan"


Ayın tepede parıl parıl parladığı sakin bir geceydi. Kalın, kadifeden pelerine sarılmış bir kadın silueti temkinli adımlarla gecenin karanlığında buz gibi havaya aldırış etmeden ilerliyordu, fakat onun oradaki varlığını belli eden tek şey üzerinde tutmak için epey çaba harcadığı ikinci bir pelerinin rüzgarla havalanmasıydı. Hafif bir esinti vardı başta ancak o adımlarını hızlandırmaya çalıştıkça rüzgar ona inat daha da bir sert esiyordu sanki. Belki de yaklaşmakta olan tehlike için uyarıda bulunmaya çalışıyor, yol yakınken dönmesini söylüyordu. Fakat bunun için geçti, kızıl saçlı kadının uzun süredir izini sürdüğü ipuçları onu Godric’s Hollow’da harabe bir yapıya getirmişti.

Yakın zamanlarda eline ulaşmış şüpheli bir mektup ile çıkmıştı yola, belirsizliklerden hoşlanmıyor olsa da bir şeylere katkıda bulunma arzusu yüzünden çekinmeden risk alıyordu. Mektupta yazdığı gibi Madam’ın peşinden gitmek için 23.00 dolaylarında süpürgesine atlamıştı, onu bulmuştu da, buz gibi havada uzunca bir süre kasabanın üzerinden bir oraya bir buraya uçmuşlardı. Harabe bir yapıya varıncaya kadar sürmüştü kedi-fare kovalamacası, Madam büyük bir telaşla kendini yapının içine atmıştı.

Ters giden bir şeyler olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yoktu tabii. Meredith, görünmezlik pelerinini bir kenara bıraktı, saldırıya hazır bir biçimde tuttuğu asası ile Madam’ın peşinden koştu. Yasak Orman’da yaşadığı şoka benzer bir durumla karşılaşacaktı ve bir kez daha buna hazırlanmamıştı. Yapabileceği pek çok hamle vardı, buna rağmen o sadece durumu daha iyi idrak edebilmek için tek bir büyü yapmayı seçti. “Lumos!”
[/justify]

Yetenek 1d10 : 8, total 8
Destek 1d10 : 5, total 5
Talih 1d10 : 9, total 9

Sayfa: 1 [2] 3 4