1
Osmanlı İmparatorluğu / Mevtalar Sır Veremez
« : 07 Haziran, 2022 23:41:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »Bölüm I
Kaptan Filinta'nın Hazinesi
Kaptan Filinta'nın Hazinesi
Ürperir ruhum, titrer kalaslar
Yo Ho Hi Ho
Kömür karası kalpli adamlar
Yo Ho Hi Ho
Yelken aldılar mavi deryaya
Hunhar bir kaptan ve cani tayfa
En kara masal bu, söylenmiş olan
Sebebi hazine ve altından
Yo Ho Hi Ho
Kömür karası kalpli adamlar
Yo Ho Hi Ho
Yelken aldılar mavi deryaya
Hunhar bir kaptan ve cani tayfa
En kara masal bu, söylenmiş olan
Sebebi hazine ve altından
Masmavi bir göğün altında, dalgaların foşurtularla dövdüğü tahtalarından gıcırdamalarla yanıt veren bir sandal, aheste aheste yaklaşmaktaydı güneşin ışıltısıyla altın gibi parıldayan kumsala. O adı batasıca, cenabet adanın sığ sularına aborda ettiklerinde tamı tamına beş kişilerdi. Filinta Reis, yanında tayfasından dört denizci ve bir büyük sandık olduğu halde, ilk ayak basan olmuştu sahile.
“İskorbüt! Patiska! Hadi yaylanmayın dümbelekler, sırtlanın şunu!”
Derisi çatlamış elleriyle namına layık birisi olduğu şüphe götürmez olan İskorbüt Niyazi bir ucundan tutarken sandığın, öbür ucuna da güneş bizzat tepesine dikilip tenini kavurmaya karar verse dahi pamuklu gömleğinden vazgeçmeyecek tıynetteki Patiska Cafer asılıvermişti. İki kafadar, biraz ıkınarak da olsa kaldırmayı başarmışlardı ağırlıklarınca altın dolu sandukayı. Yine de asıl ağır iş kendilerine düştüğünden olsa gerek, huzursuzca kıvranıp durmalarını fark edebilmek mümkündü.
Nitekim Patiska dayanamadı. “Reis! Hamlacı biz olduk, ahanda bu sandığı hammal gibi de biz yükleniriz.” Sahildeki bir kayaya kurulmuş, gevşek gevşek sırıtan Marinel Başı İsmet ve Fingir Fiş Fadıl’ı işaret ederek “Bu işe yaramazları ne diye aldık yanımıza o zaman?”
Gelgelelim Kaptan Filinta’nın “Sızlanıp durmayın lan çiftleşme mevsimi gelmiş balinalar gibi! Kazıyı onlar üstlenir. Dönüşte kürek ıskancası da onlarda!” diye kestirip atmasıyla, suratlarına yayılmış o gevşek tebessüm de ansızın sönüvermişti. Belindeki barutu taze doldurulmuş filintayı sergilercesine kemerini çekiştiren kaptan, yakınmalara müsamaha göstermeyeceğini keskin bir dille ifade etmişti artık. Lakin Filinta Reis’in adaya tabancasız tüfeksiz çıkılacağını söylemesine rağmen, kendi çakmaklı tabancasını yanında getirmiş olması, Marinel Başının dikkatli gözlerinden kaçmamıştı.
Beşi birden, kumların üzerinde tabanlarını sürüyerek, peşlerinde muğlak izler bıraka bıraka, adanın yükseltilerle çevrili patikalarına doğru yola koyuldular.