17 Nisan, 2026 09:46:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Cecilia Mae Lacroix

Sayfa: [1]
1
Birleşik Krallık / Aforizmalar
« : 09 Ekim, 2021 21:35:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Ruhum, riske girecek misin yine?
Tam da böyle bir bahiste
Yüzlercesi kaybetti -
Ama onlarcası kazandı her şeyi -
"

Kelimeler amaçsız bir girdaba tutulup ondan uzaklaşmıştı. Odağının dairesel hareketlerle elindeki kağıttan her şeye dağıldığı bir dikkat dağınıklığıydı o anda deneyimlediği; ucunu kaçırdığı bir uçurtma gibi havada süzülmesini, sonunun güneşin yakıcı ışığına vereceği teslimle olacağını bilerek de olsa ondan uzaklaşmasını izlediği ufak bir aldatmacaydı. Emily Dickinson ve onun caydırıcı kelimeleri halıyı boylarken kendini alt kattaki kız kardeşlerinin çığlıklarıyla titreyen soğuk zemine bıraktı; göz kapakları kapanmak için hızlı bir inada girse de kovdu o isteği ve lekelerle kaplı tavana çevirdi bakışlarını.

Kendini nefes alan ve düşünen, var olmaktan öteye gidebilen her insandan üstün hissettiği o tuhaf moda girmişti yine; fırındaki kekin hazır olup olmadığını tadarak anlamak isteyen ablası ve ona mantıksız davrandığını ispatlamaya çalışırken keke bıçağını sokan diğer ablası başta olmak üzere herkesten akıllıydı sanki, kendini anlamsız kavgalara kaptırıp gitmeyecek, ayaklarını her daim yere sağlam basabilecek kadar daimi hissediyordu.

Yıkıcı bir şangırtının peşinden gelen Lorraine'in çığlığı ve küçük kardeşinin gördüklerinden zevk alan kahkahasıyla beraber bu bencil düşüncelerin dağıldığını hissetti; dikkati yine görülmekten ziyade sezinlenebilen toz bulutlarına, pencerenin kırdığı ışığın onları nasıl da parlattığına kaydı. Kulaklarını dolduran hafif bir şapırtıyla gözleri balık fanusunu aramak üzere odada dolaştı; ancak birkaç saniyelik bakıştan sonra hatırlayabildi balık öldü öleli geçen zamanı, kardeşinin o zamanlar saçma bulduğu yasını. Yıllarını aynı odada geçirdiği bir canlının yokluğuna bu kadar kayıtsız kalabilmiş miydi cidden? Kardeşi onu bulduğunda göz yaşlarına kapılır ve ablalarına haber verme görevi kendisine düşmüşken bu ufak duyuruyu yüzünde üzüntünün zerresi bile olmadan, sakince nasıl yapabilmişti?

Odasında bir ayna bulunmasa kendini ağladığına ikna etmesi daha kolay olurdu; ama biraz başını kaldırmasıyla göz göze geldiği yansıması ona hala aynı duygusuz piç olduğunu gururla kanıtladı. Bu düşünce de dudaklarını biraz bile aşağı çekmez, kaşlarını çatmasından ileri bir tepki alamazken ayağa dikildi, ileri geri odasını arşınlamaya başladı.

Öleli ne kadar olmuştu? İki ay? Üç ay? Hala yaz mıydı? Okuldan ilk geldiklerinde geçirdikleri ağır yaz akşamlarında, gördüğü her şeyin tutamadığı yasını hatırlattığı tuhaf dönemde mi kaybetmişlerdi onu? Neden şimdi umursuyordu, neden o zaman umursamamıştı? Ve lanet olsun, yere kek düşürdüklerinde ablaları ne yapılacağını bilmiyor muydu?

"GÜLÜŞMEYİ KESİN!"

Ufak bir sessizlik ve ardından gelen daha da kuvvetli kıkırtılar kanı beynine sıçratırken baş ağrısının da peşi sıra yükseldiğini hissetti. Eli alnını ovuşturmaya başlarken yalnızca bir balık olduğunu hatırlattı kendine, yalnızca bir balık.

Kendini yeniden halıya bıraktı ve fırlattığı kitabı eline aldı. Birkaç cam parçasını toparlamaya çalışırken gülme krizine giren kardeşlerinin sesini bastırmak için sesli okumaya başladı şiirleri, ölüm ve yaşamın komik dansı hakkında yapılan sükseleri seslendirdikçe kendisine de bir rahatlama geldi, bastırmaya uğraştığı sakin bir neşeyle sarmalandı çevresi. Odanın duvarları ona işkence eden dönüşlerini fiyakalı bir kapanışla (ani bir duruş, baş döndüren bir varlıkla) sona erdirdi, birkaç cümle sonra oturmaya bile dayanamayan kız da böylece ayağa dikildi.

"Melekler oy kullanırken nefes nefese
Seni kaydetmek için oyalanıyor -
Hevesli küçük şeytanlar parti toplantısında
Ruhum için çekiliş yapıyor!
"

Nefes almak için duraklamasıyla birkaç dakika önceki şapırtıdan çok daha gerçek bir ses kulaklarına ulaştı; avucundan damlayan kanı görmüş kardeşinin telaşı. Bunlar şimdi yarayı sarmayı da beceremez, tarzı sevecen düşüncelerle yatağına fırlattı kitabı, son bir bakış da meleklerin hatırı için attı ve çikolatalı kekle başlayan ve iki yaralıyla (saklamaya çalışsa da ablasının işaret parmağından bir damla kan süzülüyordu) sonlanan kaosa bir dur demek için mutfağa doğru acele etti.

2
Seçmen Şapka/Heykeller - Öğrenci Karakter Başvuruları / Cecilia Mae Lacroix
« : 05 Ekim, 2021 20:27:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Cecilia Mae Lacroix

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Çoğu zaman saklamaya bile uğraşmadığı miktarda burnu büyük, bir o kadar da alçakgönüllüdür. Çok kolay sinirlense ve sorunlarını ondan beklenmeyecek bir kaba kuvvetle çözmekte sıkıntı görmese de pek çok konuda da rahatsız edici derecede soğukkanlıdır. Sinirleri onun fikrine göre yaratılıştan bozuktur; en olmadık yerde kahkahalara, göz yaşlarına boğulur. Bünyesinde o kadar çok zıtlık barındırır ki bazıları yapmacık olduğunu söylerken, kendisi karaktersiz olduğunu kabullenmiştir. Haddinden fazla olgun, yaşından beklenmeyecek kadar da zekidir; ama bu zeka hayatı boyunca gözlerini o kadar kör etmiştir ki artık varlığını görmezden gelmeyi yeğlemektedir.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Dört kız kardeşin küçük yarısında bulunmasına rağmen kendini her zaman evin olgunu olarak görmüş, öyle davranmıştır. Annesiyle babası arasında geçenler ilgisini her zaman çekmiştir; kapıları dinlemekten evlilik belgelerini karıştırmaya kadar her şeyi yapmıştır işin aslını anlayabilmek için. İnsanlarla iyi anlaşabilme yeteneği mayasında olduğu gibi bu kolay elde etmeler zamanla onlardan sıkılmasına, nefes alıp yaşayan canlılardan çok ana karakteri olduğu dünyada figüranlar olduklarına inanmasına neden olmuş ve bu narsistik görüş başını pek çok defa belaya sokmuştur; zira gerçek fikirlerini duyanların çoğunluğu çareyi ondan nefret etmekte bulmuştur. Çocukluk yıllarında bir kardeş kadar yakın olduğu arkadaşının ölümüne kadar böyle devam eder tavırları; ancak ondan sonra bir duygu seli, yılların unutturduğu insanlığı bastırır. Kendisinin de ana karakteri olmayan bir dünyada yaşayan yan karakter olduğunu fark ettikçe hiçbir şeyi mantıklı bulmamaya, kendini delirtmeyi hayat gayesi belirlemeye başlar. Kabuslarca bozulan uyku düzeni ve arkadaşının her yerde karşısına çıkan hayallerinin de desteğiyle, gerçek hayatla delilik dünyası arasındaki çizgiyi yavaş yavaş ortadan kaldırmaktadır.

İstediğiniz Sınıf: IV

İstediğiniz Bina: Slytherin

Büyü Yatkınlıkları
Biçim Değiştirme Gücü: 3
Lanet Gücü: 6
Tılsım Gücü: 2
İksir Gücü: 1

Sayfa: [1]