Büyücedünya RPG

İngiltere Büyücedünyası => Sihir Bakanlığı => Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi => Konuyu başlatan: Seth Carter - 07 Şubat, 2022 05:33:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866

Başlık: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: Seth Carter - 07 Şubat, 2022 05:33:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Aziz Michael'ın Kanatları Altında (https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,311.0.html) konusundan sonra oluşmuş bir görevdir.

Sihirsel Yaptırım Dairesi çalışanlarının ve Seherbazların katılımına açıktır.

Maskeli balo baskınında cadı avcılarının eline düşen, daha sonra bir grup Hogwarts öğrencisi tarafından kurtarılan André Harris'in sorgusudur. Başına gelen olayları, kurtaran öğrencilerin isimlerini ve tutulduğu yeri öğrenmek soruşturma için en üst önemi taşımaktadır. Bulgularınızı soruşturma konusuna (https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,439.0.html) özetlemeniz önemle rica olunur.

André Harris okuldan izin alınarak Bakanlık'a getirilmiştir. Bu konuya yazması zorunludur. Sorgulandıktan sonra eğer aksini gerektirecek bir durum söz konusu olmazsa Hogwarts'a geri götürülecektir.

Başlık: Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: André Harris - 10 Şubat, 2022 02:50:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
[justify]Hogwarts'tan topluca sorgu için alındıklarında kafası bir hayli karışıktı sarı cübbeli oğlanın. Hazırlanmaya vakti olmadığı için okul üniformasıyla bakanlığa götürülmüş olmak ve daha önce hiç bulunmadığı bakanlık binasında bu şekilde bulunmak garip bir histi. Garip bakışlar da üzerine yöneliyordu haliyle Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi'ne doğru götürülürken. Fakat aklını karıştıran bu durum değildi. Beraberinde götürüldüğü isimlerdi. Çok daha fazlasıydı. Yasak Orman'da Carmilla ile karşılaşmış olmaları tüylerini hala ürperten bir olay olmakla beraber Eadwig, Samuel ve ilk hadise olduğundan Ares'i anlayabiliyordu. Lakin Mirabelle ve Profesör Lowell'ın bu durumla ne ilişkileri vardı ki? Başka bir şey miydi ama öyle olsa Hogwarts'tan beraber alınmaları fazla tesadüfi kaçardı sanki.

Ayrıca başları belada mıydı? Düşününce Profesör Moore kendilerini kızıl cadının elinden kurtarmış, elindeki arbalete alıkoymuş, sonrasında yatakhanelerine geri döndürmüştü ve seherbazlar da durumu görmüştü ama... Eadwig'in Carmilla'yı savunmuş olması seherbazlarla başlarını derde mi sokmuştu? Carmilla yaşıyor muydu? Peki seherbazlar yaşıyor muydu olay mahaline gelen? Ya ölmüşlerse? Kendileri sorumlu tutulmuyorlardır, değil mi? Ancak şahit seherbaz kalmadıysa... Seherbaz şahit olması da olmaması da başka problemlere sebep olabilirdi. Carmilla onları alt etmiş midir ki? Ares'e bile düşünmeden Cruciatus laneti uyguladıysa ve tarih kitaplarındaki kadar güçlüyse... O dört seherbaz... Kafasını salladı sorgu odasında beklerkenki düşüncelerinden kurtulmak amacıyla. Fakat bu hareketi pek yardımcı olmuyordu. Hayatında ilk defa bindiği ve oldukça garip yönlerde hareket eden bakanlık asansörünün ilgi çekiciliği dahi dikkatini bu düşüncelerden alamamıştı ki kumral saçlı oğlanın. Çok fazla soru vardı, kendi üzerinde çok fazla şüphe olabilirdi ve yalnızca düşünceleriyle baş başa kalmak yıpratıcıydı her bir saniyesiyle. İrileşmiş gözleri, içinde bulunduğu odanın kapısı açıldığında yorgunluk ile bakıyordu ortama gelen daire başkanının yüzüne. Yıpranmış, bitkin düşmüştü yalnızca kendi zihninde yaşadığı düşünce silsilesiyle.[/justify]
Başlık: Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: Seth Carter - 10 Şubat, 2022 03:21:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Daire başkanı odaya giriyor. Elinde de bir bardak. Kolunun altına sıkıştırdığı dosyaları masaya bırakıyor. Biraz fazla mı parşomen var dosyaların içinde? Üstelik iki dosya var. Masaya açılıyor dosyalar. Cadı avcıları ile ilgili parşomenler ve Carmilla ile ilgili yazıların olduğu kağıtlar... O gece karşılaştığın kadının yüzünün olduğu vesikalık bir foto görüyorsun. Kanlarla kaplı olmayınca güzel gözüküyor. Cwénhild ismini okuyabiliyorsun. O sırada karşındaki adam konuşmaya başlayıp "Konuşacaklarımız eski, kötü anılarla ilgili olacak André." diyor. "Rahatlaman için..." Bardağı sana ittiriyor masadan. Koklarsan şarap olduğunu anlayabilirsin. "Ben Seth Carter. Yeni daire başkanıyım. Cadı avcıları ve Carmilla hakkında soruşturma yürütüyorum." diyor arkasına yaslanıp. Sigarasını yakıyor klasik. Bir nefes alıp masanın üstündeki küllüğe bırakıyor sigarayı. "Maskeli balo sonrası Cadı Avcıları tarafından el koyuldun. Bize anlatacağın çok önemli şeyler var." Bardağı biraz daha ittiriyor sana doğru. "Yönlendireyim. Seni nereye götürdüler? Ne yaşadın? Kimler tarafından kurtarıldın? Merak etme, bu kişilere en ufak bir yaptırım uygulanmayacak. Eski yönetimin eksikliğini kapatan gençlerin Hogwarts kurallarını çiğnemesini görmezden gelmelerini sağlayabilirim. Anlat André... Rahat ol, burada suçlu değilsin. Ben özellikle, senden özür diliyorum. Senin güvenliğini sağlayamadık. Başına gelenleri bir bir anlat da, bunları yapanları adalete teslim edebileyim."
Başlık: Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: André Harris - 10 Şubat, 2022 04:25:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
[justify]Masaya açılan dosyaları inceliyor kumral saçlı oğlan önce herhangi bir konuşma yokken; göz ucuyla, çekimser kaçamak bakışlarla. "Merhaba..." diye karşılık veriyor karşısındaki söze giren adama. Kafasını sallıyor yavaşça anladığını ifade edercesine. Bardağın üzerine eğilip ince bir nefes almasıyla kaşları kalkıyor şaşkınlıkla. "B-Bunu b-bu yaşta i-içersem tu-tuklanmam, di mi?" diye bir espri yapmaya çalışıyor kasılan bir gülümsemeyle. Eh, biraz daha özgüvenli söyleyebilmiş olsa belki daha komik olurdu zira sesi bir nebze bundan çekinir gibi çıkıyor ciddili ciddili. Böyle bir düşüncesi olmasa da.

Göz temasını fazla korumuyor, bardaktaki bordo sıvıya dalıyor bakışları geri kalan sözlerini dinlerken departman başkanının. Anlamaya, muhakeme etmeye çabalıyor. Dinlerken yüzü düşüyor fakat kaşlarındaki ve gözlerindeki hareketlilik, muhtelif şeyleri düşündüğünü ele verir nitelikte. Zaten hiçbir zaman duygularını yahut düşüncelerini gizlemede, yalan söylemede başarılı olabilmiş bir oğlan değil. Ağzını aralıyor: "O-Onlara canımı borçluyum..." Duraksıyor bir anlığına. "Ve b-benim için h-hayatlarını tehlikeye attılar. B-Başlarını derde sokmak istemiyorum..." Karşısındaki adama bakışlarını tekrar çeviriyor ve "G-Gerçekten başları derde girmeyecek, değil mi?" diye soruyor ümitle. Aldığı onay sonrası anlatmaya başlıyor, anlatabildiğince.

"B-Baloda olmamam gerekiyordu, annemlerin haberi yoktu... S-Sonra olaylar y-yaşandığında iki t-tarafımda da varlardı, c-cadı avcıları. B-Bilemiyordum ne y-yapacağımı ama Profesör Yamashita'yla karşılaştım. Tılsım profesörümüz. Beraber içkiler ve bez ile ateş yaratıp kendimizi savunduk, daha doğrusu o beni kurtardı..." Profesör Yamashita'dan söz etmeye başlayınca belirgin bir akıcılık, rahatlık geliyor kumral saçlı oğlanın sözlerine. Güvende hissedermiş gibi. Gözleri anlatırken sağa sola oynuyor, parmakları belli belirsiz hareketler yapıyordu. Sanki anın içerisindeymiş gibi bir hissiyat veriyor dışarıya. "...Bar tarafında mekanın gizli bir çıkışı varmış, ama tam kaçmışken b-b-bir aletle s-saldırdılar... At a-r-abasına bağl-ıydı sanırım, p-profesör beni k-korumaya ç-çalıştı ama ö-özellikle b-beni yakalamaya ç-çalışmış gibiydiler... Ç-Çünkü mekanik y-yakalama a-leti, ağ, tümü b-bana. Ve s-sadece profesöre o-ok sıktılar... En az d-dört t-tane. Y-Yere düştü ben giderken, g-gözleri kapandı ben... Ben... Ö-Ö-Ö-Öldü s-sandım, Profe..."

Ağlama krizi. Kadının ölmediğini biliyordu, bu dönem kim bilir kaç dersine girmişti lakin anın travmasını tekrar yaşıyordu. Devam edemiyor. Bir iki saniye konuşmayı deniyor fakat ağzından hiçbir ses çıkamıyor. Ancak karşısındaki klasik giyimli adamın tesellileriyle kendisini bir miktar toparlayabiliyor. Şarabın yarısını içiyor fakat daha çok susayıp su istiyor. Biraz daha sonra söze girebiliyor devam etmek üzere.

"K-Kiliseye götürmüşler. Yerini bilmiyordum, sonradan Aziz Michael dediler. Ne kadar kaldığımı da bilmiyordum. Sanırım dört günmüş. Bir bodrum katındaydım, sadece gaz lambaları... Ama sanki sekiz kere uyudum ve günlük rutine girdim... Galiba ışıkları göremediğimden, onlar da bir sebepten öyle yaptılar. Ş-Şey... Orada... Bana t-tarih anlattılar. Muggle tarihi. B-Büyücüler s-sadece m-muggle'lara z-zarar vermiş t-tarih boyunca dediler. D-Dersleri ö-öğrenirsem yiyebiliyor, içebiliyordum. Y-Yoksa c-c-ce-z-alandırıyorlardı." Cezaları söylerken tüyleri ürpererek titremişti sarı işlemeli cübbeli çocuk. Kendisini zorlayarak, kızarmış gözlerle devam etti anlatmaya: "K-Ki K-Kırım Savaşı, Evangeline O-Orphington o-olayları g-gibi... N-Neden b-bilmiyorum, dersler s-sırasında da çevremde dönen m-metalik bir zincir, topçuk vardı. H-Hepsinde. N-Neyse bu alakasız oldu... Şey... S-Sonra... Bizimkiler. Geldi." Cesaret ve onay istermişçesine, arkadaşlarının adını vermesinin onlara sorun yaratmayacağının garantisini tekrar almak istercesine bir bakış atıyor ve sonrasında şarabının kalanını bitiriyor. Yüzü ekşiyor bir an şarabın alışık olmadığı tadıyla.

"Ares, Mirabelle, Eurus, Iris, William, Alfred, Michael, g-galiba o y-yoktu ama destek olmuş, Mirina. B-Bayağı çatışma oldu a-ama kaçtık d-daha çok savaşmaktansa. Ç-Çocuklar özellikle k-kovaladı. G-Galiba bizim g-gibiler, büyücü yani... Ama b-büyü kullanmıyorlardı. Belki d-de değillerdi. A-Ama bana ö-öyle d-demişlerdi. B-Benim gibilerle tanışabileceğimi u-uslu olursam. B-Bilmiyorum ama çünkü bizimkiler b-büyü kullanabiliyorlardı orada. B-Benim maalesef yeni a-asa almam gerekti, ben yapamadım bir şey. Ama k-kilise n-nasıl alev aldı b-bilmiyorum..." Bir anlığına duraksıyor, bir şey diyecekmiş gibi ağzı aralanıyor fakat gözlerinde bir anlığına beliren utanç ve korkuyla tekrar kapanıyor. Bakışlarını kaçırıp, bir süre başka yerlere bakıp tekrar dönüyor karşısındaki otorite figürüne. "B-Böyle yani, Bay Carter," diyerek karşılık bekliyor.[/justify]
Başlık: Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: Seth Carter - 13 Şubat, 2022 20:28:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Bundan sonrasını 1. şahıstan ilerleteceğim.

Söylediklerim bittikten ve şarabı çocuğa ittirdikten sonra kekeleyerek minik bir espri yapmasına gülümsedim. Çocuk belli ki fazlasıyla stresliydi ve bu şakalarla sakinleştirmeye çalışıyordu kendisini. Yaşadığı şeyleri, Cwénhild’in başına gelenleri gördükten sonra hayal edemiyordum. Aslında etmek istemiyordum ancak birinin bu tarz işleri yapması ve bu gençler için güçlü durması gerekiyordu. Şuan çıkıp önüme geleni doğramam hiçbir şeyi düzeltmeyecek, hatta daha da batıracaktır. Planlı ilerlemeliyiz. André onu kurtaran gençlere hayatını borçlu olduğunu söylediğinde kafamı salladım anlayışlı bir şekilde. Çocuklar onun için hayatlarını tehlikeye atmışlardı. İsimlerini söylerse başlarının derde girmeyeceğine emin olmak için soru sorunca “Söz veriyorum.”  dedim. Çocuklar gerekeni yapmışlardı. Asıl ceza alması gereken, sinirlenilmesi ve bedel ödemesi gereken benden önceki başkandı. Nasıl olur da bu insanları arkada bırakabilmiş, üstünü kapatmışlardı böyle?

Ailesinden gizli bir şekilde baloya kaçtığı ile başladı anlatmaya. Cadı avcılarının arasında kaldığını, Tılsım Profesörü olduğunu bildiğim Mirabella Yamashita ile kendilerini savunduğunu söyledi. Birlikte kaçmaya çalışırken mekanik bir yakalama aleti ile yakalamışlar, Yamashita’ya ise ok sıkmışlar. Önümdeki sayfaları basitçe sağa ittirerek alttaki balo gecesi ile ilgili dosyalara baktım. Yamashita kalıcı bir hasar almamıştı raporlara göre. André tabi ki onu korurken ölümle karşı karşıya kalan kadın için endişelendiğini hatırlayıp ağlama krizine girdiğinde masaya doğru eğilip omzuna elimi koydum. Profesör Yamashita orada ölse, böyle bir genç için hayatını verdiği için gurur duyardı kendisiyle. Bundan emindim. “Ama ölmedi.” diye tamamladım söylediklerini çocuğun. Sesim normalden daha yumuşaktı. “Olanlar senin yüzünden olmadı André. Kendine eziyet etme. Geçmişi değiştiremeyiz.”  Elimle tuttuğum omzunu hafifçe sıktım ve bıraktım. “Geleceği doğru çizmek ise bizim elimizde.”  Sakinleşmesini beklemek için arkama yaslandım. Tabi ki üzülecekti, tabi ki ağlayacaktı. Başına gelen şeyler 16 yaşındaki bir çocuk için aşırıydı. Bu yüzden bekledim sadece. Zaten duygularını düzene sokmak için su istedi. Söylememe bile gerek yoktu aslında ama ayağa kalkıp kapıdan su için seslendiğimde daire çalışanlarından biri sürahi ve bardak ile kapıda duruyordu. Alıp eski yerime oturdum. Çocuğa bir bardak su doldurup uzattım.

Su içtikten sonra anlatmaya devam etti Hufflepuff formalı çocuk. Aziz Micheal klisesine götürülmüş olduğunu söyledi. Dört gün boyunca orada, bodrum katında kaldığını ve ona tarih anlatıldığını söylediğinde “Tarih mi?” dedim kafam karışmış bir şekilde. Cwénhild’e bildiklerini söyletmeye çalışmışlardı. En sonunda da itiraf ettirip öldürmüşlerdi. André’nin ise... Beynini mi yıkamaya çalışmışlardı? Büyücülerin tarih boyunca Muggle’lara zarar verdiğini söylemişlerdi. Bu doğruydu. Şuan bile bir cadı, Muggle’ları keserek ilerliyordu. André savaş isimleri ve olayları saydıktan sonra mekanik bir zincir toptan bahsetti. Pek anlamadığım için gözlerimi kıstım. Bu eziyetli dört gün sonra arkadaşları gelmişti. Çocukların adını söylediğinde “Soyadları ile lütfen.”  diyerek soyadlarını da söylemesini istedim ondan. Büyü kullanmayan büyücü çocuklardan bahsettiğinde iç çekip yerimde kırpırdandım. Bir çok garip olay anlatıyordu çocuk. Çenemdeki sakalları kaşımaya başladım. Kilisenin alev aldığını, nedenini bilmediğini söyledi. Öğrenirdik onu. 

Kafamı salladım. “Seni alma sebeplerini öğrenmiş olduk.” dedim. “Büyü gücü olan çocukları alıp tarihteki bu olaylar ile kafalarını dolduruyorlar. Eğer beynini bu şekilde yıkasalar, sen de bize karşı onlarla savaşacak bir kukla olacaktın büyük ihtimalle. Büyü kullanmayan büyücü çocuklar da kendilerini suçlu görüyordur.” Yine iç çektim. “Eziyet çekmektense teslim olmak... Onları suçlayamayız.”

“André. Ben hiçbir zaman “onlar” ve “biz” diyen kişilerden olmadım. Sana anlattıkları savaşların içeriğini bilmiyorum. Yine de tarihte ve hatta halen, mugglelar büyücüler için sadece birer böcek oldular. Artık karşı savaş açmaları hiç şaşırtıcı değil. Burada Carmilla’nınki gibi bir tepki kesinlikle sorunun asıl sebebini düzeltmeyecektir. Hatta bir savaşa sürükleyecektir.”

“Sana ezberletmeye çalıştıkları savaşları anlatır mısın? Bir de o bahsettiğin topçuğu. Tamamen etrafında mı dönüyordu? Nasıl bir aletti?”
Başlık: Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: André Harris - 16 Şubat, 2022 12:49:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
[justify]Öyleydi gerçekten. Aklından bunu daha önce geçirmişti ama inanmamayı, ikna olmamayı tercih etmişti. Başkaları bu konunun üzerinde zerre durmuyordu, belki de düşündüğünün aksine durumların farklı olabileceğine inandırmıştı kendisini. Lakin karşısındaki adam da bu düşünceleri sesli dile getirmişti, o kilisedeki çocukların beyni yıkanmış büyücüler olabileceğini. "Eğer o çocuklar büyücü ise..." Anın içerisinde çok da düşünmeden söze girdiği için cümlelerini tamamlayabilmek adına bir anlığına duraksadı düşünmek için ve devam etti: ...Hogwarts mektuplarının ellerine ulaşmaları bir şekilde önlenmiş yahut daha önceden zihinleri yıkanmış olsa gerek. Ama zihin üst düzey legilimens dışında nasıl manipüle edilebilir ki? İnanmayı mı seçtiler... Çekinceyle karşısındaki daire başkanına baktı. Bu düşünceleri ilk defa sesli dile getiriyordu, duraksamadan, kekelemeden. Karşısındaki adamın da benzer dile getirmiş olmasından aldığı cesaret ve düşünce halinden mütevellit olsa gerekti.

Konuşma devam ederken ise kendisine yönelen son soruyu cevaplamayı tercih etti ilk olarak: "Gümüş ve işlemeli idi... İşlemeyi ama hatırlamıyorum ne yazık ki. Boyutu yaklaşık avuç içim kadardı. Hissiyatı ise... Devasa bir köstekli saatin ortasına oturtulmuşum gibiydi... Çünkü madalyonun dakika başına hemen hemen 47 tur attığına eminim." Emin olma sebebini açıklamasının da önemli olabileceğini düşündü verdiği bilginin güvenilirliği adına: "B-Belki tanıyorsunuzdur, babam Arthur, Arthur Harris de..." diye ekledi zira resmi bir ifadede kişilerin soyismini vermeyi ilk başta unutmuş olması, üstüne şimdi soyismi kendisininkiyle aynı olan birisininkini ifade etmesinin gereksizliğini fark etmiş olması biraz utandırmıştı kendisini. Hafiften kızarmış yanaklarla sözlerine devam etti ufak ara sözünden sonra: "...Bir seherbaz. Bana her sayının ardından 'yüz bir bin' eklersem saniyeyi hemen hemen isabetli ölçebileceğimi öğretmişti, bazen görevlerde kritik olabiliyormuş sanırım. Ama fazla odaklanamadım da. Madalyona fazla bakarsam uykum geliyor gibiydi ve dersler sırasında uyursam çok, çok ağır cezalandırılabileceğimden korkuyordum..."

Cezaları düşünmesiyle duraksaması gerekmişti. Bardağında kalan suyu dikti önce ve sürahiden tekrar doldurup onu biraz daha usulca yudumladı bir süre. Dalmış bakışlarını toparlayıp kendisine sorulan bir önceki soruya geçiş yaptı. Şimdi diyeceklerini söylemesi suç sayılır mıydı? Çekiniyordu ama karşısındaki adamın tavırları şimdiye kadar bir hayli güven vermişti kendisine. Yine de yutkunma ihtiyacı hissetti iricene ve ağzını araladı: "Ş-Şey efendim... Evangeline Orpington, sonrasında Hogwarts kütüphanesinden de kontrol ettim, 1855'e kadarki sihir bakanımızmış; Kellington'dan iki önceki. M-Muggle Britanya'sının kraliçesi Victoria ile yakın arkadaş olduklarını iddia eden bazı kaynaklar gördüm ve... Osmanlı ile Rusya arasındaki Kırım Savaşı'nı Britanya'nın çıkarları için büyülü yollarla başlatmış. S-Savaşta ise... 670,000 c-civarı kişi ölmüş efendim. Galiba bu sebeple zaten yerine Priscilla Dupont seçilmiş bu olayların ardından."

Ağzını konuşmaya devam etmek için araladı fakat daha çok suya ihtiyaç duydu. Sonra dudaklarını birbirine bastırarak, çekinceyle karşısındaki iyi giyimli daire başkanına döndü tekrar: "B-Belki b-bunu söylemem h-hadsizlik olacak ama... T-Tarih en hakim olduğum konu değil ama s-son zamanlarda... N-ne kadar incelediysem m-muggle'lara iyi davrandığımız bir d-dönem göremedim efendim... D-Dupont dönemi d-daha da kötü m-mesela... D-Doğrudan m-muggle başbakanını d-düşman edinmiş... H-Haklı olma ihtimalleri b-beni korkutuyor efendim..."[/justify]
Başlık: Ynt: [Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu
Gönderen: Seth Carter - 22 Mart, 2022 20:19:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Soruşturmanın bu bölümü bittiği için, André Harris'in sorgusunu geç de olsa kapatıyorum. Kendisi arkadaşları ile birlikte Hogwarts'a geri yollanmış sayılacaktır.