17 Nisan, 2026 09:31:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Meredith Vivienne Boleyn

Sayfa: 1 2 [3] 4
31
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 10 Şubat, 2022 14:40:39 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]"Sen akıllı bir kızsın," dedi Meredith. Genç cadı kurabiyelerinin tadına sonunda bakmıș ancak anlatılanları dinlerken mini bir boğulma krizi geçirmesi kızıl cadının vicdanını sızlatmıștı. Daha çocuk yașlarındaki bir kıza bir anda böylesine ağır şeyler anlatmamalıydı, elinden geldiğince yumușatmaya çalışmıș olsa da kendisini onun yerine koyduğunda korkunç hissediyordu. Hemen ayağa fırlamıș ve kızın sırtına vurmuștu usulca, kızın gözlerinin dolduğunu fark edince de yerine dönmekten vazgeçti. Kızın yanına çökmüş, yumușak kumral saçlarını okșamaya bașlamıștı usulca. "Söz veriyorum anneni kurtaracağız. Ancak o zamana kadar Bakanlık’ın, yani benim korumam altında olacaksın. Kimse senin özgürlüğünü kısıtlamayacak, dediğim gibi onlara izin vermem asla. Hakkında bir karar çıkarılana kadar biraz daha burada kalman gerekiyor sadece, rahat etmen için elimden geleni yapacağım, tamam mı?"

Sıcak bir gülümseme ile kızın sırtını sıvazladı, her ne kadar onu yalnız bırakmak istemese de ayrılma zamanı gelmiști. Raporunu büroya teslim etmesi gerekiyordu, dosyalarını topladıktan sonra kıza veda etti ve onu kurabiyeler ile baș bașa bıraktı. Kapı kilitli olacağı için bir başka görevli gelene kadar orada bekleyecekti.[/justify]

32
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 09 Şubat, 2022 17:36:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kızıl cadı tabaktaki kurabiyelere uzandı ve bir parça ısırdı; Meredith, kızın hala ona uzattığı kurabiyenin tadına bakmamasını yadırgamıștı. Kurabiyeleri sıcak bir izlenim vermek için hazırlamıștı, içine koyduğu tek şey sevgisiydi, rahat hisseder belki diye düşünmüștü yaparken. Öte yandan kızın merakını ve șüpheciliğini anlayabiliyordu, sorularını görevi elverdiğince yanıtlayacaktı ancak her şeyin bir zamanı vardı ve şu an değildi. İsabetli bir konuya giriș yapmıșlardı, genç cadı Profesör Lowell'in ismen ona annesinden bahsettiğini söylemiști. Hogwarts'ta Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü olan Gwyndolin Lowell, Carmilla davasında sorgulanacak isimlerden biriydi ve onun sorgusuyla Seth Carter ilgilenecekti. Yine de kızın da bu isimden bahsetmesi Meredith'i Profesör Lowell'in dosyasına bakmaya itmiști. Eskiden, ta ki Kanlı Balo'ya kadar, yakın arkadaş olmalarının altı çizilmiști ve pek çok kişisel bilgi de vardı, Meredith bakıșlarını tekrar kıza çevirdi. Ona annesi hakkındaki gerçeği anlatmalıydı.

"Kanlı Balo'dan sonra pek çok şey yaşandı ve bunların ardındaki gerçeği aydınlatmak için Bakanlık aylardır gizlice çalıșmalarını sürdürüyor, yalnızca halka yenice duyurulmaya bașlandı bu gelișmeler. Yakın zamanlarda elde ettiğimiz bilgiler sayesinde sorușturmamızda oldukça önemli bir yol kat ettik dememde bir sakınca olduğunu düşünmüyorum. Ne yazık ki sana her şeyi detaylıca anlatamam ancak bilmen gerektiğini düşündüğüm gerçekleri tüm dürüstlüğümle seninle paylașacağım." Kızın tepkisini görmek için duraksadı, içinde hala daha fazla travmaya neden olmamak için görüșmeyi burada bitirmesini söyleyen bir ses vardı. "Cwénhild Muirghéal, yani annen, oldukça başarılı bir Seherbaz ve yeri doldurulamaz bir dosttu. Söylentileri duymuștum fakat inanmak istememiștim, kendi gözlerimle görmem lazımdı, derken onu buldum. Yasak Orman'da, Carmilla'yı yakalama operasyonunun ortasında karșıma çıktı. Yașayan bir ölü ile göz göze gelmiștim, sadece... ters giden bir şeyler vardı, Cwénhild artık aramızda değildi. Değișmiști, bakıșları eskisinden farklıydı, ağzından çıkan sözler ona ait değildi sanki. Bir dost kaybettiğimi o anda anladım, Carmilla benden bir dostu almış ve onu bir canavara dönüştürmüștü. Cwénhild Muirghéal, annen, şimdilerde Carmilla olarak tanınmak istiyor. Gözünü kan ve büyücüleri koruma adı altında bir intikam ateși bürümüș, durdurulması gereken bir katilden bașkası değil. Kızı olduğun için seninle iletișime geçmeye çalıșacağını ön görüyoruz, bu yüzden yakında gözetimimiz altına gireceksin, güvenliğinle bizzat ben ilgileneceğim söz veriyorum. Bunu kabul ediyor musun?"[/justify]

33
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 21:15:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith, pek çok kez çocuk kaybetmiş bir anne olarak bu kızın masum olduğuna ikna olmuş ve onu salmaya hazırdı ancak görev başında bir Seherbaz olduğu için hala yanıtlanması gereken soruları vardı. Bir başka travmaya sebep olmamak için elinden geldiğince çabalayacaktı.

“Ares bize André’yi kurtarma operasyonunuzu anlattı, evet. Kiliseye kimlerin gittiği ve kaçarken nasıl ateşe verdiğinizden bahsetti. Onu ispiyoncu ilan etmenizi istemiyorum, doğru olanı yaptı nihayetinde, kimse bunun için ceza almayacak. Söz veriyorum.” Bir süredir aynı pozisyonu koruduğundan sırtındaki kasları esnetti kızıl cadı, ellerini tekrar önünde birleştirdi ve sözlerine devam etti. “Genç büyücü, size anlattığı her şeyi bize de anlattı, onun sayesinde öğrendiğimiz bilgiler soruşturmamızın ilerlemesine oldukça katkıda bulundu.” Derin bir nefes aldı. “Ancak sizin ona inanmayacağınızı düşündüğü için sakladığı bazı detaylar var. Carmilla’nın ona bir ders vermek istediğini söyledi çünkü bilmemesi gereken şeyleri öğrenmiş. Yalnızca Bakanlık tarafından bilinen bu bilgileri öğrenmesi bizi oldukça şaşırtmıştı doğrusu. Yakında haber olarak da yayınlanacağı için sana da anlatmamda bir sakında duymuyorum. İnsanların Carmilla’nın ne kadar tehlikeli olduğu doğrultusunda uyandırılması gerekiyor nihayetinde. Carmilla denilen kadın yüzyıllarca kurbanlarının kanıyla beslenerek gençliğini sürdürmüş bir canavar. Özellikle genç kızlar ve çocuklardan oluşan taze kurbanları tercih ettiği biliniyor. Sırf güç için adı ağza alınamayacak karanlık ritüellerde uzmanlaşması bile onun ne derece tehlikeli olduğunu kanıtlıyor. At adamların katledilme hikayesi hala gizemini sürdürüyor fakat bir sonraki karanlık ritüeli için yaptığı hazırlığın üstünü kapatıyor olması olası. Böyle bir kadının ne kadar tehlikeli olduğunu ve neden bir an önce yakalanması gerektiğini anlıyorsun değil mi Mirabelle? Senin zeki bir kız olduğunu tahmin edebiliyorum, eğer olurda onunla karşılaşırsan ilk yapman gereken şey bize bildirmek ki seni koruyabilelim.” Uzun soluklu konuşmasının sonuna gelmek üzereydi, içinde buruk bir his vardı. Yüzüne güven dolu bir gülümseme oturtmaya çalıştı. “Böyle karanlık zamanlarda hala güvenebileceğimiz birilerinin olmasının ne kadar değerli olduğunu anlayabiliyorsundur. Ve ben, o kişilerden biriyim, gerçekten. Kaybettiğin annene bir söz verdim kim ne derse desin senin arkanda olacağım. Bana hala anlatmadığın bir şeyler varsa dinliyorum.”[/justify] 

34
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 19:34:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kızın duygu geçişlerini dikkatlice gözlemliyordu Meredith, şimdiye kadar hiçbir açık vermemişti ve kurduğu cümlelerde samimi bir izlenim veriyordu. Kızıl cadı, onu fazla uzun tutmamakta kararlıydı ancak hala gerekli yanıtlara ulaşamamıştı. Carmilla’nın bir süredir kızını izlediği biliniyordu ve etkileşime geçip geçmediğini öğrenmesi gereken cevaplardan biriydi. Meredith’in gözünde Carmilla ne bir katil ne de bir kahramandı yalnızca kurtarılması gereken bir arkadaştı. Ve o eski dostun çocuğunun hiçbir amaç uğruna arada harcanmasını istemiyordu.

“Seni gerçekten o kadar iyi anlıyorum ki,” dedi, bakışlarını yumuşatmıştı. “Sırf sevdiğim insanları koruyabilmek için Seherbaz oldum. Ailem sırf güç için gözünü kırpmadan öldürecek manyaklarla doluyken hiç de kolay olmadı bu. Nedeni her ne olursa olsun insanların birbirlerini öldürmesini hiçbir zaman doğru bulmuyorum.” İç çekti. “Her neyse, çekinme bir kurabiye al gerçekten içine bir şey koymadım, yaşanan hiçbir şeyi değiştirmeyecek ya da seni ne kadar rahatlatacak bilmiyorum ama tadı güzeldir.” Tabaktan aldığı bir kurabiyeyi şefkatle kıza uzattı. “Senin gibi bir kızım olmasını çok isterdim, biliyor musun? Kalbindeki iyiliği görebiliyorum. Bana kaybedeli çok olmayan bir arkadaşı hatırlatıyorsun. Adı Cwénhild’tı, beraber pek çok göreve katıldığımız altın kalpli bir Seherbazdı.” Burukça gülümsedi. “Konudan çok dağıldım değil mi? Kusuruma bakma, hala bazı şeyleri atlatabilmiş değilim. Buraya getirilme nedenine gelirsek, evet, Ares’in ormanda yaşadığı talihsizlik ve daha önce kilisede yaşananlara da şahitlik eden grupta beraber oluşunuz bizi buluşturdu. Ares, bize Carmilla’nın annesini öldürdüğünü anlattı. Sana da nelerden bahsettiğini merak ediyorum, biraz Hogwarts’taki dedikodulardan bahseder misin?”[/justify]

35
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 18:34:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kızıl cadı karşısındaki tatlı mı tatlı kızın neden getirildiğini bilmediğini söylediğinde ilk kırmızı işaretini almıştı. Ancak kızın aklından geçenleri okuyacak güce sahip olmadığı için kesin bir yargıya varmak için erkendi. Bütün büro Mirabelle Starlight’ın, Carmilla’nın kızı olduğu için sorguya çağırıldığını biliyor olsa da kızı hangi bahaneyle buraya getirdiklerini söyledilerse bile Meredith o kısmı kaçırmıştı. Ki zaten, önemli olan kızın ağzından çıkacak sözlerdi. Gerçeklerden ne derece haberdar olduğunu öğrenmesi gerekiyordu.

Gülümsedi. “Sırf eşek şakası yaptı diye öğrencileri sorguya getirmiyoruz merak etme,” dedi. “O işi Profesörlerinizin hallettiğine eminim.” Ardından bakışlarını doğrudan kızın gözlerinin içine çevirdi. “Biliyorsun, son zamanlarda üst üste pek çok talihsiz olay yaşandı belki bazı söylentilerden haberdarsındır. Carmilla’nın Hogwarts sınırları içinde dolaştığı ve bir öğrenciye işkence yaptığı gibi. Benim bununla nasıl bir alakam var diye soruyor olabilirsin içinden. Şöyle söyleyeyim Bakanlık’ın soruşturmayı ilerletebilmesi için herkesin yardımına ihtiyacı var. Ve sen de o saldırıya uğrayan öğrencinin bina arkadaşlarından biri olduğun için bana olaylar hakkında bildiklerinden bahsetmeye başlayabilirsin. Sence Carmilla neden Hogwarts’a gelmiş olabilir?”[/justify]

36
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 17:30:49 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith, aylar öncesinde Seherbazlık bürosu tarafından bu göreve atandığında işlerin bu noktaya geleceğini tahmin etmemişti hiçbir zaman. Durağan geçen zamanın ardından olayların birden çorap söküğü gibi birbirini kovalaması beklenmedik gelişmelere yol açmıştı. Bunlardan biri çocukların da olaylara dâhil oluşuydu, on altı yaşlarında üç çocuk Hogwarts’tan alınmıştı sorgulanmak üzere. Kızıl cadı, bu haberi aldığında çocuklara hiçbir şekilde psikolojik ve fiziksel açıdan zarar verilmemesi gerektiğine dair büroyu ikna etmek için oldukça emek sarf etmişti. Hiçbirinin suçlu olduğuna inanmıyor, inanmak istemiyordu.

Mirabelle Starlight isimli öğrencinin davası için görevlendirildiğinde ise kızın üzerine gitmemekte kararlıydı, yalnızca gerekli soruların cevabını alacak ve sonrasında Hogwarts’a, güvenli yuvasına geri gönderecekti. Koltuk altına sıkıştırdığı dosyalar ve kıza kendini rahat hissetmesi için getirdiği çikolatalı kurabiyeler ile içeri girdi. “Merhaba Mirabelle. Ben Meredith Vivienne Boleyn.” dedi sıcak bir ses tonuyla, tabağı kızın önüne doğru bırakmıştı. “İstediğin kadar yiyebilirsin, kendim yaptım.” Masum yüzlü kızın korkudan tir tir titremesi cız etmişti içini, eğer resmiyeti koruması gereken bir konumda olmasaydı öncesinde sakinleşmesine yardımcı olmak adına sarılırdı içtenlikle. “Endişelenmeni gerektiren hiçbir şey yok, sana yalnızca birkaç soru soracağım ve eğer dürüstlükle yanıtlarsan kimse seni daha fazla burada tutmayacak. Öncelikle neden buraya getirildiğini biliyor musun?”[/justify]

37
Yasak Orman / Ynt: Kuzişim gelmiş (Vol II)
« : 04 Şubat, 2022 21:38:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Yasak Orman, Meredith’in öğrenci yıllarında ona pek çok travmaya ev sahipliği yapmıştı. Bunların başında kendisini kan haini ilan eden kuzenlerinin onu cezalandırmak için bir ağaca bağlayıp tek başına bıraktıkları geceler geliyordu. Hiçbir zaman yaptıkları açığa çıkmamıştı, kızıl cadı ispiyonculuk için bile fazla pısırıktı o yıllarda çünkü. Ancak hepsini geride bırakmıştı, olgunlaşmıştı, korkularıyla yüzleşmişti ve en önemlisi ona kötülük yapan herkesi affetmişti.

İçlerinden biri yine de şansını zorluyordu.

“Eee, nasıl gidiyor? Bilirsin, adayı terk ettiğinden beri?” dedi Apollo Boleyn.
 
Dört kişilik Seherbaz güruhunun başında ilerleyen sarışın adam, canı sıkıldıkça parçaladığı dallar yetmiyormuş gibi bir de üstüne kendisine sarıyordu. Üstüne bir de bundan zevk alması kızıl cadıyı çıldırtıyordu. Meredith’in ailesiyle arası hiçbir zaman iyi olmamıştı ve ne zaman onlardan kaçtığına inansa dönüp dolaşıp onu bulmayı başarıyorlardı.

“Geceleri uyuyamıyorum,” dedi soğuk bir ses tonuyla. “Çok sevgili ailem burnumda tütüyor.”

Adam güldü. Gülüşü o kadar sinir bozucuydu ki kızıl cadı yüzüne yumruğu geçirmek isterdi. Fakat bunu yaparsa aileden aforoz edilmek başına gelecek en iyi şey olurdu. Sükûnetini koruyarak yürümeye devam etti.

Birkaç gün önce Seherbaz Bürosu tarafından atandıkları görev yüzünden girmişlerdi Yasak Orman sınırlarına. Amaçları bir süredir Bakanlık’ın kırmızı listesinde olan Carmilla’yı bulmaktı ve takip ettikleri izler onları buraya kadar getirmişti. Kadının hakkında çıkan söylentilerin sayısı sınırsızdı ve pek azı onun lehineydi. Carmilla’nın, Büyücedünya için tehdit oluşturduğuna dair bir görüş ortaklığı vardı ve bir an önce kontrol altına alınması gerekiyordu.

Peki, güçleri onu yakalamaya yeter miydi gerçekten?

Tanrı bilir.

Meredith’in içine kötü bir his doğmuştu. Ne olduğundan emin olmasa da tedbir amaçlı asasına sımsıkı sarıldı. Tehlike gelmeden önce davetiye göndermezdi ama bunu bilmesi için illa Seherbazlık eğitimi almasına gerek yoktu, Boleyn Adası’nda geçirdiği yıllar ona daima tetikte olması gerektiğini öğretmişti.

Apollo’nun ardından giden iki Seherbaz’ın (biri uzun boylu keçi sakallıydı ve aksesuar niyetine taktığı koyu renk güneş gözlükleri vardı; diğeriyse kısa boylu sıçan yüzlü bir adamdı ayrıca gülerken vikliyordu) kendi aralarında yaptıkları bir şakaya katıla katıla güldükleri sırada –cinsiyetçi bir şaka olduğu kesindi- kızıl cadı az ötede bir kıpırtı duyar gibi oldu. “Bekleyin!” diye seslendi önündekilere. Adamlar durdu, kadın ciddiyetle etrafını dinlemeye başladı. Ona yöneltilen “ne oldu?” sorularına cevap vermedi, içgüdülerinin onu çektiği yöne doğru ilerledi sessizce, bir şeyi bulmayı umar gibiydi aynı zamanda da bu bilinmezlik onu korkutuyordu.

On adım sonra aniden durdu ve kendini bir ağacın arkasına gizledi çabucak.

Vahşice parçalanmış bedenlerin kalıntıları her yere özensizce saçılmıştı. İnsanın midesini kaldıracak türde korkunç bir manzaraydı. Boleyn Adası’nda gördükleriyle yarışırdı. Apollo Boleyn hemen peşinden gelmişti, kadının ağzından kaçırmak üzere olduğu çığlığı eliyle bastırdı.

Karşılarında ceset yığınlarından çok daha fazlası vardı. Onu, Carmilla’yı, iblislerin anasını bulmuşlardı. Fakat yalnız değildi, bir grup öğrenciyi esir almış gibi görünüyordu.

“Eadwig burada.”

"Oğlun mu?"

"Victorine onu öldürecek."

Adamın resmiyeti toparlaması saniyeler sürmüştü, soğukkanlı bir biçimde ekibine, "Önceliğimiz çocuklar, bakanlığın ne dediği umurumda değil Carmilla hala tehlikeli bir kaçak, onların güvenliğini sağlamak zorundayız." dedi ve ağaçların arasından çıktı.

“Çocukları bırak!” diye seslendi, ellerini saldırmak istemiyorum dercesine iki yana kaldırmıştı ancak ne olur ne olmaz diye asası çabucak ulaşabileceği bir konumdaydı. Seherbaz ekibi Apollo’nun ardından peşinden geliyordu, diğer iki adam koruma biçiminde ona olan mesafesini yakın tutarken Meredith’in gözü çocuklardaydı. İlk bulduğu fırsatta onları koruması altına alacaktı.

Bir başka şok dalgası, Carmilla sandıkları kadın yüzünü onlara döndüğü zaman yaşanacaktı. Bembeyaz teni, kan kırmızısı saçları ve kusursuz güzelliğiyle tıpkı tanrıça betimlemelerindeki gibiydi, yüzü hariç, yüzü bir zamanlar tanıdıkları dosta aitti. “Cwénhild?” ismi kaçtı Meredith’in dudakları arasından.

“Buraya sorun çıkması için gelmedik,” dedi Apollo Boleyn, şaşırdıysa bile bunu dışarı yansıtmamıştı. “Çocukları bize teslim edersen hiç karşılaşmamış gibi çekip gitmene izin vereceğim.” Meredith, adamın bir yandan Seherbaz ekibine yaptığı kaş göz hareketlerini takip ediyordu.

Küçük bir göz kırpma ve kızıl cadı öne atıldı. "Cwén!" diye seslendi duygu dolu bir ifadeyle. "Seni kaybettiğimizi sanmıştım!" Apollo'nun kendisine engel olmasına fırsat tanımadan kadına doğru koştu ve ona sarıldı. "Ama senin hayatta olduğuna her zaman inandım!"

Cwén, yani yeni bilinen adıyla Carmilla'nın omzunun ardından çocuklara bakıyordu aslında ve anlamalarını umut ederek dudaklarını "uzaklaşın burdan!" der biçimde oynatıyordu sessizce. "Hiçbir zaman umudumu yitirmedim, gerçekten!"

Apollo Boleyn ve diğer seherbazlar her duruma karşı tetikte bekliyordu. Oyun başlamak üzereydi.[/justify]

Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 6, total 6
Talih 1d10 : 10, total 10


38
Yetişkin Postası / Meredith Vivienne Boleyn | Baykuşhane
« : 01 Şubat, 2022 00:44:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

დ

İletilerinizi bırakabileceğiniz posta alanıdır.

39
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 24 Ocak, 2022 03:02:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Seviyeden gelen güç puanımı alabilir miyim efenim

40
Atriyum / Ynt: Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
« : 24 Ocak, 2022 02:58:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Meredith’in uykusuzluğu her ne kadar aksi için çabalamış olsa da olayları algılama yeteneğinin önüne geçmişti. Berrak bir zihne sahip olmaktan epey uzaktaydı ve o sabah üç bardak kahve şat atmadığı için kendine kızıyordu. Olaylar olağanüstü bir hızla gelişmişti, kızıl saçlı kadın (gözünün bir yerlerden ısırdığına emindi ancak hatırlayamayacak kadar yorgundu) kayıplara karışmış, kalabalığa bir karmaşa hâkim olurken genç kadın akışı içgüdülerine bırakmaya karar vermişti.

Bir süredir radarında olan Madam Deni Beringer’in şüpheli davranışlarıydı onu harekete geçiren. Bakan A.M.K’ın durumu kontrol altına alacak onlarca çalışanı vardı ayrıca bir süreliğine ortamı terk etse hiçbir şey olmazdı. Madam alelacele topuklamış, kızıl cadı da zaman kaybetmeden peşine takılmıştı. Kadını en son gördüğü yer bakanlığın altın parmaklıklı asansörünün kapılarının ardında kaybolmasıydı fakat çok sürmezdi, Meredith ilk boş kabine atladı ve mekanik göstergede gördüğü rakamı tuşladı. “6. Kat.”
[/justify]

41
Atriyum / Ynt: Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
« : 17 Ocak, 2022 00:41:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Bakanlığın süpürge ağının zümrüt yeşili dumanları arasından kızıl saçlı bir kadın belirdi, koyu mavi kadife pelerinindeki külleri silkeledi ve Sihir Bakanı’nın yapacağı basın toplantısı için toplanmış kalabalığa doğru ilerlemeye başladı. Yüzünde sıcak bir gülümseme vardı, gördüğü her cadı ve büyücüye selam veriyordu içtenlikle. Ancak ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın onu dikkatlice inceleyen biri fark edebilirdi bakışlarının ardındaki yorgunluğu. Belki de günlerdir uyumamıştı yine de hepsi bir amaç uğrunaydı.

Kalabalığın büyük bir bölümünü istila etmiş basın mensuplarının arasından sıyrıldı ve kendine ön safhalarda bir yer buldu. Şüpheli herhangi bir hareketi kaçırmak istemiyordu, bu tarz etkinliklerin iki sonucu olurdu: birincisi -sıkıcı olandı- konuşma yapılır, Gelecek Postası’nda yayımlanmak üzere fotoğraflar çekilir ve kalabalık dağılırdı; ikinci ise –tanrının favorisi- potansiyel kaoslara ev sahipliği yapmasıydı. Genç kadın ilk ihtimali tercih ederdi, uzunca bir süre yetecek kadar karmaşaya şahitlik etmişti şu geçen birkaç ay içinde.

Çevresini incelerken Madam Deni Beringer takıldı görüş açısına, başıyla selam verdi ancak ya kadın onu fark etmemişti ya da görmezden gelmeyi seçmişti. Bir süredir dosyasını tuttuğu şüphelilerden biriydi Madam Deni Beringer, bir zamanlar Bakanın gözde memurlarından biri olsa da şu sıralar pek öyle olduğu söylenemezdi. Şüpheli davranışları değildi aslında onu listeye sokan, aksine hiçbir sebep yokken göz önünden çekilmesi dikkatini çekmişti. Belki sadece menopoza girmiş ve o sıkıntılı dönemleri atlatıncaya kadar kabuğuna çekilmek istemişti ya da doğru zamanda bir şeyleri patlatmak için zaman kolluyordu.

Madam Deni Beringer’ın yerini ise Herr von Motke almıştı yakın zamanlarda. Meredith’in listesindeki şüphelilerden bir diğeri… Kimisi kadının bu kadar kısa sürede yükselmesini afrodizyak etkisine bağlıyordu, kimisi ise doğru bir şekilde yapılmış propagandaların cömert bir bağış ile desteklenmesine. Nihayetinde bakanın odasında yaşananlar bakanın odasında kalırdı. Kızıl cadıysa, Herr von Motke’nin ağzından dedikodu koparabilmek için zaaflarını tespit etmek üzerinde çalışıyordu şu sıralar.

Sessizce esnedi. O sırada şeref konuğu teşrif etmişti salona, bütün dikkatler ona çevrilirken kızıl saçlı tetikte durması gerektiğini hatırlatıyordu kendi kendine. Sihir Bakanı, adı Carmilla olan kadını nezaketle karşılamıştı, fotoğraf makinelerinin flaşları peş peşe patlıyor ve kızıl cadının baş ağrısını tetikliyorlardı.

Ortamın coşku dolu ancak bir o kadar da samimiyetten yoksun enerjisi alışılmışın dışındaydı, Meredith bunun nedeninin sürpriz kahramanlarından mı yoksa genel olarak durumun absürtlüğünden miydi? Çözememişti. İçgüdüleri tetikte olmasını söylüyordu yalnızca. Carmilla, konuşmasının ardından hiçliğe karışmıştı. Bu gösterinin bittiği anlamına mı geliyordu, yoksa aslında her şeyi başlatan o atış sesi miydi?[/justify]

Yetenek 1d10 : 10, total 10
Destek 1d10 : 3, total 3
Talih 1d10 : 4, total 4


42
Mag Mell / Ynt: Efkaristiya
« : 10 Ocak, 2022 01:06:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Meredith asil bir kadındı, katı bir Boleyn eğitimi almıştı ve hayatı boyunca bir kere bile küfür etmemişti –eğer zorunda kaldığı zamanları saymazsak ki onun da bir elin beş parmağını geçtiği söylenemezdi.  Çoğunlukla sakindi, yetiştirilme biçimi onu oldukça sabırlı bir insan yapmıştı, nihayetinde kaçık Boleyn’lerin arasında birinin aklının başında olması gerekiyordu değil mi? Ancak Bayan O’Malley’in soluksuz dırdırını dinlerken bir kanıya varmıştı: bu kadınla ayık bir kafayla baş edemezdi.

Şarap kadehi davetkâr bir biçimde ona bakıyordu, sinirlerinin yatışması için küçük bir yudum yeterdi ve karşısındaki kadının dilinden konuşmaya başlardı belki de… Peki, görev başındayken içtiği için ceza alır mıydı? Kimin umurundaydı? Hak etmişti, sadece küçük bir yudum alacaktı. Kalemi sıkmaktan morarmış elleri kadehe uzandı ve bir süre öylece bekledi kararsızlıkla.

Dürüst olmak gerekirse ipin ucunu ne zaman kaçırdığını hatırlamıyordu. Bir noktada dürtülerine yenik düşmüştü, bir yudum, iki, üç derken koca bir şişeyi devirmişti farkında olmadan.

“Siktir oradan!” diye girmişti zihni yavaş yavaş dumanlı bir perdeyle kaplanırken. “Sanki benim hayatım mükemmeldi!”

“Yaa! Anlatsana hayatım ne duruyorsun?”

“Sadece bir çocukken benden oldukça yaşlı, istemediğim bir adamla evlendirildim sırf ailenin onuru için.” Hüzünlü bir ifadeyle daldı bakışları. “Bi-bir varis vermem gerekiyordu… Beş kere kaybedince benden umudu kestiler, ailenin istenmeyen üyesi olmuştum artık…”

Ve soruşturma soruşturma olmaktan çıkmıştı, bir daha da o noktaya gelemeyecekti. Meredith'in sızmış bedeni geri kalan çöplerle beraber atılana kadar ikili abanoz saatin eşliğinde-

43
Mag Mell / Ynt: Efkaristiya
« : 10 Ocak, 2022 01:02:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Cam kapaklı vitrinlerin arasında, elindeki toz alma tüyü ile rafları silen bir evcini masmavi gözlerini çaprazından gelen takırtıya çevirdi; iki kristal kadeh cam raftan ayrılmak için çırpınıyor ancak dolap kilitli olduğu için her seferinde kapağa çarpıp yerlerine düşüyorlardı. Cin, adı Mitski’ydi ve ayrıca yaklaşık on sekiz saattir hiçbir ayak işi yapmamıştı, bunu hemen kendine görev olarak belledi: nihayet Isolde Hanım’ın ona ihtiyacı olduğu bir görev. Mitski, yapısı gereği iş yapmamaya alışık değildi ve her ne kadar hanımı ona Seherbazlar tavernadan gidene kadar ayakaltında dolaşmamasını emretmiş olsa da ayağına gelen bu fırsatı öylece geri tepemezdi.

Toz alma tüyünü bir kenara bıraktı, yavaşça dolabı açtı ve tam kadehlere uzanmıştı ki salıverilmiş bir Altın Snitch gibi hızla fırladılar ve koridorun derinliklerinde gözden kayboldular. “Eyvah!” dedi cin. Derhal peşlerinden koşmaya başladı, yaramaz kadehleri kırılmadan hanımına ulaştırmalıydı!

Cin var gücüyle koştu, ne zaman yakalayacakmış gibi olsa avucundan kaçırıyor ve yere kapaklanıyordu. Koridorlar boyunca kadehleri kovaladı ve sonunda birinci kattaki tahta kapının önüne santimetreler kala kadehleri yakalamayı başarmıştı. Zaferle kolunu yukarı kaldırdı, “Yakaladım sizi!” sevinç dolu ifadesi memnuniyetsiz bir çığlık ile bölünmek üzereydi.

“Mitski! Aptal cin, sana ayak altından uzak dur demedim mi ben!?”

Mitski, öfkeli kadın sesi ile tökezledi ve az önce yakaladığı kadehleri düşürüverdi. Kadehler saniyeler içinde tuzla buz olurken korkudan tir tir titremeye başlamıştı cin. Yere kapandı ve “Ö-özür dilerim!” dedi hemen. “Mi-mitski bir hata yaptı hanımım! Sö-söz veriyorum he-hemen temizleyeceğim!”

Kuzguni saçlı kadın ayağa kalktı, az önceki keyifli halinden eser yoktu. “Kenara çekil!” diye çıkıştı cine, ardından bir asa hareketi ile unufak olmuş kadehleri eski haline getirdi.

Boncuk gözlü cin kendini affettirmek adına yerlerde yuvarlanırken, bir süredir konuşma fırsatı bulamamış kızıl saçlı kadın dikkati tekrar ana konuya çekmek için çabaladı. Ancak çabası beyhudeydi, Bayan O’Malley şarap kadehlerini doldururken bir kere bile ona aldırış etmemiş, bir de üstüne yeni bir sigara yakmıştı.

Sabrının taştığına karar verdi kızıl olan -nihayet diyordu tanrılar- saatlerdir belki de bu deli kadını konuşturmak için uğraşıyordu, tatlı dil ise bir yere kadardı…

“Bayan O’Malley!” dedi, olabildiğince otoriter bir ses tonuyla. “Eğer lakayt davranışlarınızı sürdürmeye devam eder ve sorularıma yanıt vermezseniz sizi bakanlığın işini yapmasına engel olmak başta olmak üzere, önemli bir soruşturmanın ilerlemesini sabote etmekten tutuklamak zorunda kalacağım. Ve böyle bir şey olursa kıymetli tavernanıza da kilit vurulacaktır. Dediğim gibi, şimdi prosedür gereği-”

44
Mag Mell / Ynt: Efkaristiya
« : 10 Ocak, 2022 01:01:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Portredeki kadın, bir Muggle sporu olan kriket maçı tribünlerindeki kalabalığın heyecanla topun direğe çarpmayı beklediği o kritik andaki gibi hissediyordu. Ağzı iyi laf yapardı, dünyadan ayrıldığı yıllar boyunca bu yeteneği bir miktar körelmiş olabilirdi fakat yine de övüneceği bir yeteneği varsa tartışmaları kazanmada rakip tanımadığıydı. Ve yıllar boyu asılı durduğu duvarda dişine değecek bir rakip beklemişti, birkaç yüzyıl sürmüş uzun bir bekleyişti bu, tam umudunu kestiği sırada kuzguni saçlı kadın çıkagelmiş ve burayı odası ilan etmişti. Kendisine denk olarak gördüğü tek kişi de oydu. Zavallı kız, buradan gözyaşları içinde ayrılacaktı.

Kızıl cadının saha görevlerinde pek fazla bulunduğu söylenemezdi, genelde ona bürodaki kâğıt işleri ya da mini çaplı gerilimler gibi basit işler düşerdi. Bunun gerekçesi olarak ise fazla narin olduğu iddia edilirdi, içten içe ailesinin Bakanlık’a yaptığı baskıdan dolayı öne çıkan bir Seherbaz olamadığını bilse de hiçbir zaman sesini çıkarmamıştı. Dolayısıyla böylesine ciddi bir görevi üstlenmek ona mesleğine ilk başladığı yılları hatırlatmıştı: ne yapması gerektiği hakkında hiçbir fikri yoktu.

Her şeyden önce gergindi, işleri eline yüzüne bulaştırmaktan ve başarısız olmaktan korkuyordu. İnsanları yarı yolda bırakma düşüncesi kalbinin sıkışmasına neden oluyordu. “Kendine gel!” diye fısıldadı kafasındaki o ses. “Sen Meredith Boleyn’sin”

Bir profesyonel eğitimi almamış olabilirdi belki Meredith ancak Boleyn ailesinde yetişmek bile yeterdi bazı şeyler için, kızıl cadı pek çok entrikaya şahitlik etmiş ve tonlarca uyuz yaşlı kadın ile mücadele etmişti. Karşısındaki bu dengesiz kadın onu korkutamazdı. “Soy ad- onurum üzerine yemin ederim ki sizin için elimden gelen her şeyi yapacağım,” dedi güven veren bir ses tonuyla. “Ancak işbirlikçi olursanız ikimiz için de her şey daha kolay olacaktır, değil mi?”

45
Mag Mell / Efkaristiya
« : 10 Ocak, 2022 00:59:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kasvetli tonlar ve insanın tüylerini ürperten tarzda bir estetik zevkiyle dekore edilmiş oda, abanoz saatin tik tak seslerinin duvarlardan seken yankısı kulakları çınlatacak kadar sessizdi. Şöminenin hemen üzerinde, kenarları gümüş renkli gül işlemeleriyle süslenmiş bir kadın portresi asılıydı; üstüne siyah bir tül örtülmüş olmasına rağmen kenarındaki bir güve yeniğinden, meraklı gözlerle hemen çaprazındaki ceviz masaya oturmuş iki kadını seyrediyordu. Böyle bir manzaraya alışık olduğu söylenemezdi, eğer yapabilseydi elini portreden dışarı çıkarır ve daha iyi görebilmek adına tülü bir kenara iterdi.

Oraya ait olmadığı bariz bir şekilde belli olan kızıl saçlı bir kadın oturuyordu müdire masasında, gergin bir ifadeyle göz gezdirdiği deri ciltli bir defter vardı önünde, ne yapacağına karar veremeyen elleriyse tüy kalemin yumuşak kısmıyla oynuyordu. Karşısına ise kuzguni saçlı bir kadın oturmuştu, eline geçen ilk fırsatta birini boğacakmış gibi görünüyordu; parmakları abanoz saatin tik taklarıyla uyumlu bir ritim tutturmuştu masada, ruh doktorunun öfkesine hâkim olabilmesi adına verdiği tavsiyelerden biriydi bu. Dikkatini birden fazla alana bölüştürmek patlamanın kuvvetini azaltıyordu. Boştaki elindeyse metal bir tutacağa tutturulmuş bir sigaranın dumanı tütüyordu fakat varlığı unutulmuş olacak ki ucunda biriken kül kopup gitmek üzereydi.

Kızıl saçlı kadın derin bir nefes aldı ve bakışlarını nihayet diğerine çevirdi. “Pekâlâ, Bayan O’Malley,” dedi, kendinden emin çıkması için gayret ettiği bir ses tonuyla. “Baloda yaşananlarla ilgili size sormam gereken bir takım sorular var –şey… Hayır, hayır, öyle bakmayın tamamen prosedür gereği!” Boğazını temizledi. “Olayların nasıl gerçekleştiğini ve konu hakkında bildiğiniz her şeyi anlatmanız soruşturmamızı ilerletebilmemiz adına gerçekten çok önemli. Sizden rica ediyorum-”

Sayfa: 1 2 [3] 4