1
Cheshire Cat's Circus / Ynt: Kedi ve Fare
« : 01 Mart, 2022 21:36:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sirke başarıyla sızmayı başarmış olan büyücü biraz kendisiyle gururlanarak, ama daha çok içini kaplayan büyük merak duygusuyla etrafı incelemeye başlamıştı. Daha önce gezdiği yerlerde onlarca sirk görmüştü ama bu sirk açık ara gördüğü en ilgi çekici sirk olma ünvanını kazanmıştı kafasında.
Etrafı üstünkörü incelemeyi bırakıp daha derin gözlemlemeye geçecekti ki birden duyduğu ıslıkla beraber kafasını refleksle kaldırdı, kısacık bir an sonra ise kendisini bağlı bir halde bulmuştu. İçten içe daha hızlı olmadığı için hayıflanırken yüzüne ikna edici bir gülüş yerleştirip kendisini yakalayan kişiye - ki muhtemelen sirkin sahibiydi - yapabileceği makul bir açıklama bulmaya çalıştı.
Çok geçmeden tam da tahmin ettiği gibi karşısındakinin sirkin sahibi olduğunu öğrenmişti. Bu herif oldukça alaycıydı aynı zamanda. Fenhua hafifçe tebessüm ederken ateşe ateşle karşılık vermesi gerektiğini düşündü.
"Merhabalar efendim, sizi selamlamak isterdim ancak bağlı olduğum için yapamıyorum, kabalığımı mazur görün lütfen. Etrafı kurcalamama gelecek olursam, ben basit bir mucidim. Tahmin edersiniz ki bir mucidin merakı kontrol edilemez derecede büyüktür,sirkinizi görünce girip incelemeden edemedim." Bu sözleri söylerken bir yandan da karşısındaki adamı inceliyordu. İlginç birisine benziyordu, hatta gördüğü en ilginç insan olabilirdi. Güçlü bir karizması vardı ve Fenhua tuhaf bir aurası olduğunu sezmişti.
Sirk sahibinin bir tehdit olduğunu anlamamanız için süzme salak olmanızı gerektiren 'iş teklifini' kabul etmekten başka bir şansı yoktu. "Eh, sirkinize izinsiz girmek saygısızlığını böyle telafi edebilirim sanırsam. Gerçi başka bir şansım var gibi de durmuyor ama.."
Ama anlaşılan o ki GuanYin bugün Fenhua'nın tarafında değildi, bir de sınav çıkmıştı başına. İçgüdüleri bu sınavın pek de kolay bir şey olmayacağını fısıldıyordu genç mucide, gözünün bağlanması da bunu destekliyor gibiydi.
Sonunda kurbanlık koyun gibi bağlı halde olmaktan kurtulunca rahatlamıştı ki tekrar bağlandı. O an pek saygıdeğer sirk sahibine karşı içinden geçen kelimeler kuşkusuz iyi bir terbiye almış bir insanın ağzına almaması gereken oldukça uygunsuz sözlerdi. Üstüne bir de havada süzülmeye başlamıştı... İçinden 'Bu ayaklarıma hakarettir' diye düşünerek kendi kendine güldü.
Etrafı üstünkörü incelemeyi bırakıp daha derin gözlemlemeye geçecekti ki birden duyduğu ıslıkla beraber kafasını refleksle kaldırdı, kısacık bir an sonra ise kendisini bağlı bir halde bulmuştu. İçten içe daha hızlı olmadığı için hayıflanırken yüzüne ikna edici bir gülüş yerleştirip kendisini yakalayan kişiye - ki muhtemelen sirkin sahibiydi - yapabileceği makul bir açıklama bulmaya çalıştı.
Çok geçmeden tam da tahmin ettiği gibi karşısındakinin sirkin sahibi olduğunu öğrenmişti. Bu herif oldukça alaycıydı aynı zamanda. Fenhua hafifçe tebessüm ederken ateşe ateşle karşılık vermesi gerektiğini düşündü.
"Merhabalar efendim, sizi selamlamak isterdim ancak bağlı olduğum için yapamıyorum, kabalığımı mazur görün lütfen. Etrafı kurcalamama gelecek olursam, ben basit bir mucidim. Tahmin edersiniz ki bir mucidin merakı kontrol edilemez derecede büyüktür,sirkinizi görünce girip incelemeden edemedim." Bu sözleri söylerken bir yandan da karşısındaki adamı inceliyordu. İlginç birisine benziyordu, hatta gördüğü en ilginç insan olabilirdi. Güçlü bir karizması vardı ve Fenhua tuhaf bir aurası olduğunu sezmişti.
Sirk sahibinin bir tehdit olduğunu anlamamanız için süzme salak olmanızı gerektiren 'iş teklifini' kabul etmekten başka bir şansı yoktu. "Eh, sirkinize izinsiz girmek saygısızlığını böyle telafi edebilirim sanırsam. Gerçi başka bir şansım var gibi de durmuyor ama.."
Ama anlaşılan o ki GuanYin bugün Fenhua'nın tarafında değildi, bir de sınav çıkmıştı başına. İçgüdüleri bu sınavın pek de kolay bir şey olmayacağını fısıldıyordu genç mucide, gözünün bağlanması da bunu destekliyor gibiydi.
Sonunda kurbanlık koyun gibi bağlı halde olmaktan kurtulunca rahatlamıştı ki tekrar bağlandı. O an pek saygıdeğer sirk sahibine karşı içinden geçen kelimeler kuşkusuz iyi bir terbiye almış bir insanın ağzına almaması gereken oldukça uygunsuz sözlerdi. Üstüne bir de havada süzülmeye başlamıştı... İçinden 'Bu ayaklarıma hakarettir' diye düşünerek kendi kendine güldü.