Büyücedünya RPG

Dünya Ülkeleri => Birleşik Krallık => Konuyu başlatan: Fëanor Black - 07 Haziran, 2022 21:48:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866

Başlık: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 07 Haziran, 2022 21:48:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
[Londra, Ara sokaklarda bir bar]

Bileğini oval bir şekilde ağır ağır döndürdü. Kafası doluydu, yorgundu, takati kalmamıştı. Kulaklarında derin bir çınlama vardı ve her an artıyordu. Parmaklarını alnında dolaştırdı. Kuaföre en son 6-7 hafta önce gitmişti. Saçları uzamıştı, günün yoğunluğunda da karışmış; dağılmıştı. Duruşu kamburdu, sol dirseğini bara yaslamıştı. Taburenin üzerinde öylece oturuyordu, hiçbir şeye odaklanamıyordu. Kafasının içinde sürekli dönüp duran bir görüntü vardı ve bu görüntü geçen her saniye daha da netleşiyordu. Boğulmuş hissediyordu, ezilmiş hissediyordu. Nefes alışverişleri hızlandı. Kravatını gevşetti, sonra da hepten çıkardı. Gömleğinin düğmelerinden birini açtı. Bu bara uzun zamandır geliyordu, Alexia; yani barmaid'le de yakın arkadaşlardı.

"Nasıl gidiyor?"

dedi, Feanor'a sormadan elindeki kadehi doldurmak adına şişeyi uzatırken. Feanor gülümsedi, kadehi uzattı. Soluk, mavi gözlerini kadehe dolan viskiden ayırmayarak cevapladı.

"Geriye."

Alexia kıkırdadı, diğer müşterilerin yanına ilerledi. Feanor bir sigara yaktı. Derin bir nefes aldı, sonra ağır ağır üfledi. Az sonra nikotin ve alkol tepkimeye girecekti. Nikotin uyarıcı, alkol depresandı. Dolayısıyla birbirleriyle çatışacak, Feanor'un başını güzelce döndürecekti. Bu refleksif bir hareketti onun için artık, üzülünce bunlara başvurmak.. Karşılığında sağlığını veriyordu ama hiçbir şey değişmiyordu. Tersine, tüm dertler kafaya daha çok kazınıyordu. Bir çeşit döngü oluşturuyordu hepsi. Dertli olunca başvuruluyordu alkole ve sigaraya. İyi hissettirdikleri için de, insan depresif olmaya çalışıyordu. En azından Feanor böyle düşünüyordu, her ne kadar öyle olmasa da; kafasında böyle kurmuştu meseleyi.

'Unutmak için iç ki unutamayasın.'

diye geçirdi içinden, sigara dumanını üfledi.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 07 Haziran, 2022 21:56:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
[Npc Cadı - Alessia]

Bir süredir çekingence etrafına bakınarak sadece içiyordu. Bir kenarda kendi kendine gülüşen gençler, bir yanda aynı şekilde büyük ihtimalle geçmişin tatlı nostaljisi hakkında konuşan ihtiyarlar, bir de kendisi gibi kafa dağıtmak adına içenler vardı. Buraya gelme nedenini hatırladı, geçmişi bir kez daha zihnini ele geçirmişti. Bir saniye bile olsun aklından çıkmıyor, deli etmek istercesine zihninde dönüp duruyorlardı. Alessia ise bir kez daha içkiye başvurmuştu. Çok iyi hatırlıyordu, bir arkadaşı bir gün 'içmek yerine insanlar ile konuşmalısın' demişti. Alessia buna cevap olarak 'dertlerini bir insana anlatmak sana bu kadar basit bir şey olarak gelebilir ama dertler belki de bir insanın en derindeki sırlarıdır... Ve ben sırlarımı başkalarına göstermeyi sevmem, bunu sadece güçsüz insanlar yapar.' diyerek yanıtlamıştı. Bu cevabının hala arkasında duruyordu. Tabii kendisi içip başkaları ile takılıyordu ama bu sadece flört etmekten ibaretti kendisi için, flört etmek kesinlikle içinde kapalı tuttuğu tüm keskin bıçak etkisi veren dertlerini başkalarına anlatmaktan iyiydi. Sonuçta gecenin sonu ağlamak ile değil, tatlı bir sahte aşk ile biterdi. Etrafına bakınırken gözüne taburelerden birinde oturan bir adam çarptı. Elindeki boş kadehi masaya yerleştirdikten sonra yavaşça ayağa kalktı ve adamın yanındaki tabureye geçip biraz daha içki siparişi verdi. Ardından yanındaki adama baktı, saçları dağılmıştı, yorgun görünüyordu. Ama basit bir yorgunluk değildi bu. Hayat yorgunluğu gibiydi... ''Hayat çok kaba değil mi?'' dedi hafif buruk bir sırıtış ile. Şimdiden hafiften sarhoş olduğu için aklına tek giriş cümlesi olarak bu gelmişti. Adamın kendisini garipsememesini umuyordu. Yüzünün önüne gelen beyazımsı sarı saçlarını eli ile kulağının arkasına iteledi ve zümrüt yeşili gözleri ile adama bakmaya devam etti.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 07 Haziran, 2022 22:02:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Yanındaki hareketlilikle gözlerini ağır ağır kenara kaydırdı. Bir süre kadının yüzünü inceledi, sonra gülümsedi. Viskiden derin bir yudum aldı, boğazının acıdığını belli eder şekilde gözlerini kıstı; sonra ufak bir nefes verdi. Yüzündeki bitik ifadeden yapabildiği kadarıyla kurtulmaya çalıştı. Ancak bugün çok uzun bir gündü, dolayısıyla pek başarılı olamadı. Feanor tek başınayken bitik olmak istiyordu. Dışarıdaki insanlara karşı samimi, eğlenceli ve neşeli olmalıydı. Aksi halde insanlarla olan tanışmaları daha koyu, karanlık bağlar üzerinden kuruluyordu ve oluşan arkadaşlık da bu doğrultuda gelişiyordu.

"Aslında çok da değil."

Ellerini saçlarına attı, biraz karıştırıp şekil vermeye çalıştı. Feanor pek de parlak bir çocukluk-ergenlik dönemi geçirmemiş olduğundan bu tür sosyal ritüelleri pek anlamazdı. Sigarasından bir duman aldı, üflerken ve aynı zamanda kül tablasında söndürürken konuştu.

"Bir ara evsizlerle takılıyordum. Onlara karşı, çok kaba.. ama benim gibi; patronunu zengin eden beyaz yakalı bir köleysen.."

Dedi sırıtarak. Viskiden son yudumu aldı.

"Hiçbir şey kaba değildir, sadece maaş azdır."
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 07 Haziran, 2022 22:06:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Sessizce adamın hareketlerini inceliyordu, konuşmaya başlaması ile bakışlarını adamdan ayırmadı. Omuz silkti ''İnsanların kaba anlayışı kişiden kişiye değişebilecek bir şey sonuçta değil mi?'' dedi ve gelen içkisinden birkaç yudum alıp hafifçe güldü. Gerçi gülüşü çok kederli çıkmıştı... ''Ah, kendimi tanıtmayı unuttum.'' dedikten sonra elini adama uzattı '[cvolor=yellow]'Alessia Estella Vieira.''[/color] dedi sakince. İnsanlar ile tanışması genelde bu kadar samimi olmazdı, hatta insanlar ile tanışmak istemezdi bile. Ama biraz içki ile kişiliği değişebiliyordu. Daha dışa dönük, flörtöz birisine bürünüyordu. Ve bundan şikayetçi değildi, bazen biraz değişiklik gerekliydi.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 07 Haziran, 2022 22:12:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Kadının elini sıktı.

"Feanor Black. Ben de memnun oldum.. Ee.. Aless-ia?

Doğru telaffuz ettiğinden emin olmak için gözlerini kıstı.

"İsminiz barmaid ile çok benziyor bu arada, Alexia onun ki de.."

Bara doğru eğildi, Alexia'ya baktı ancak göremedi.  Sonra doğruldu.

"Neyse gereksiz bir bilgiydi bu zaten."

Boğazını temizledi.

"Neden hayatın kaba olduğunu düşünüyorsun?"

Ona doğru döndü. Üzerinde iş için giydiği, kaliteli bir gömlek vardı. Yakaları düzensizdi, ütülüydü ancak oldukça beceriksizce ütülendiği belli oluyodu. Kendisi ütülemişti. Altında siyah; dar bir pantolon vardı. Genelde hep böyle gözüküyordu zaten. Ceketini girdiğinde Alexia'ya vermişti, o da çalışanların odasında bir yere bırakmıştı. Genelde böyle olurdu zaten, ceketi taşımakla uğraşmak istemiyordu. Çünkü ya içinden bir şeyler çaldırıyor ya da bir yerlerde unutuyordu. Ona dönmesiyle, ışık yüzüne daha doğru bir konumda geldi. Feanor'un yüzüne yansıyan ışıkla gözlerinin rengi iyice ortaya çıktı. Soluk, neredeyse griye kayan bir rengi vardı. O kadar soluk bir renkti ki, doğrudan bakan biri onun kör olduğunu düşünebilirdi. Burnu yüzüne uyumlu, çene hatları hafifçe belirgindi. Kaşları inceydi, kirpikleri uzun; iğne iğneydi. Parmaklarında birkaç yüzük vardı, bunları işten çıkınca takabiliyordu. Dirseğini tekrar bara dayadı, avucunu da yanağına koydu. Saçları alnının bir kısmını ve parmaklarını kapatıyor olsa da, metal yüzükler saçlarının arasında kendini belli ediyordu.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 07 Haziran, 2022 22:28:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
''Memnun oldum Feanor, evet Alessia diye okunuyor...'' dedi, ardından adamın dedikleri ile hafifçe güldü. ''Olsun, gereksiz olsa da komik bir rastlantı.'' dedi. Gelen soru ile afalladı. ''Eh, çünkü hayat bana her zaman bir şey kazandırmak yerine bir şeyleri elimden aldı. Ve artık bunu toparlamaya çalışmak beni yoruyor.'' diyerek cevap verdi. Yüzündeki gülümseme hafiften silinmişti ''Gerçi bu çalışmayacağım anlamına gelmiyor ama yine de... Bazen hayata çok sinirlenirken buluyorum kendimi... Şimdi de o zamanlardan birindeyim işte.'' dedi. Feanor'un gözleri çok ilgisini çekmişti. Soluk gri gözleri bazılarına korkunç gelebilecek olsa da kendisinin hoşuna gitmişti. ''Gözlerin çok güzel...'' dedi sessizce.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 07 Haziran, 2022 22:38:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Feanor, Alessia'yı sabırla dinledi. Sonundaki iltifatta başını hafifçe kaldırdı, şaşkınlık çökmüştü üzerine.

"Ne?"

dedi hızlı bir şekilde.

"Ha... teşekkür ederim. Sağol.. Annem de gözlerimin güzel olduğunu düşünür."

Annesinden bahsetmesinden de anlaşılıyordu ki: Feanor, kadınlardan alacağı iltifatları çoğunlukla başarısız bir şekilde idare ederdi. Yakışıklı biriydi, gerçekten yakışıklıydı ancak gençlik dönemindeki bunaltıcı yalnızlık; insanlarla olan ilişkilerinde çoğunlukla ya ölüm kadar ciddi, ya da sıklıkla şaka yapan ve dalga geçen bir tutum sergilemesine sebep olmuştu. Dolayısıyla, elde etmediği ancak sahip olduğu şeyler üzerinden gelen iltifatlara karşı savunmasızdı. Boğazını temizledi, elini ensesine götürdü hafif hafif kaşıdı.

"Hayat.. zor."

dedi gülümseyerek.

"Çünkü kazanılan şeyler hissedilmez ki insan daha fazlasını kazanmak arzusuyla yansın. Bu evrimimizden geliyor, mağaralarda dolaştığımız zamanlarda 'Benim bir tane mızrağım var, ikincisine ihtiyacım yok!' Mentalitesiyle yaşasaydık bir mızrağımız kırıldığında savunmasız kalırdık. İnsan elindekileri fark etmez ki daha fazlasını elde edebilsin.. Hep daha fazlasını.. sonsuza dek daha fazlasını.. Ortalama bir lordun evinde 300.000 eşya var. Bununla alakalı her şey. Hayat sana bir şey vermiyor değil, sen farkında değilsin daha fazlasını istediğin için."

Kendi göğsüne dokundu işaret parmağıyla.

"Burada bel yağlarını takmayan bir canavar olduğunu varsay, bir canavar yemek yediği müddetçe yediği yemeğin miktarını takdir etmeyecektir. Ancak yemeksiz kalırsa, vahşileşecektir. İnsan da tam böyle işte. Böyle bak hayata.. Ben öyle bakıyorum.. Gerçi, böyle bakınca da düzelmiyor işler. Üzülmeye devam ediyorsun ancak en azından sebebini biliyorsun."

Gülümsedi tekrar.

"Ben de öfkeliyim hayata. Etrafına bak, öfkeli olmayan kimse yok. Her birimiz yalnızız, az maaş alıyoruz, aşkı bulamadık, hayallerimizi gerçekleştirmedik. Vasat bir hayat yaşıyoruz . Potansiyelimize ulaşamadık ve ulaşamadan öleceğiz. Kimimiz katkı maddelerinden ve doğaya bırakılan kimyasal atıklardan kanser olup ölecek, kimimiz 90 yaşına kadar yaşayacak ancak arada hiçbir fark olmayacak. Hayatı güzel bulmak istiyorsan, güzel bulduğunu kendine inandır önce. Hiçbir şeye kızma, daha çok gülümse, daha çok gül ve mutlu insanların dinleyeceği şarkılar dinle. Ne bileyim.. çiçek al kendine, bakmaya başla; bir çocukla arkadaş ol, bir evsizle arkadaş ol.. Bir din adamıyla arkadaş ol.."

Saçlarını kaşıdı.

"Senin gibi olmayan herkesle arkadaş olmakla başla işe. İnsanlar olarak en büyük sorunumuz yalnızlık. İyi bir dostun çözemeyeceği pek az sıkıntı var dünyada. Bunu aşmak gerek insanlar olarak. Daha çok tutunmalıyız birbirimize, daha çok sevmeliyiz herkesi."

Tüm bunları söyleyen, yaşından büyük bir olgunlukla konuşan Feanor'un hiç arkadaşı yoktu. Her gün nefret ettiği bir işe gidiyordu, nefret ettiği bir patronu zengin ediyordu ve her günün her saati kafasına sıkmak istiyordu. Bir şeyler alıkoyuyordu. Bir şeyler engelliyordu. Feanor bunları parmakla gösteremese de, olduklarını hissedebiliyordu. Elmacık kemiklerini kaşıdı. Bir viski daha istedi. Alexia, Feanor'un dağılmış saçlarına hafifçe şekilde verdi; ardından viskiyi doldurdu. Feanor birkaç yudum daha aldı, bir sigara daha yaktı.

"İster misin?"

Paketi uzattı.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 11:23:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Feanor'u büyük bir dikkatle dinledi, dediklerini aklına not etti. Kendi yaşlarındaki birine göre çok daha bilgili ve mantıklı konuşuyordu ki bu kendisini açıkçası şaşırtmıştı. Feanor'un sözleri ile bir süre kendi aklında dediklerini sorguladı. Hayatına giren iyiliklerin farkında mı değildi? Sadece bencillik mi yapıyordu... Bilemiyordu, bunu sonra düşünmek üzere karar vermişti. Sonuçta şu anını düşünmek ile harcarsa karşısındaki adam ile konuşması aksardı. ''Sanırım hayatımda duyduğum en mantıklı konuşmalardan birini yaptın az önce... Haklısın, belki de öyledir. Bir şey değişmeyecek olsa da bunu biliyor olmam... Nasıl denir... Beni rahatlattı? Evet, evet beni rahatlattı. Gerçi son kısımda... Arkadaş edinmekte pek iyi değilimdir. Bunun için fazla içe dönük biriyim sanırım.'' dedi, son kısmı daha çok mırıldanmış olsa da anlaşılabilirdi. ''Sadece çocuklar ile iletişim kurmayı severim. Bazen yetişkinlerden daha mantıklı konuşuyorlar, olaylara olan bakış açılarını seviyorum. Klasik bakış açılarından bakmaktan çok kendi bakış açılarını yaratıyorlar adeta.'' dedi hafif bir gülümseme ile, içkisinden birkaç yudum daha aldı. Ardından Feanor sigara paketini uzattığında bir süre kararsızlıkla sigara paketine baktı. Hayatında hiç sigara içme gereği duymamıştı. Ama bu gün biraz değişikliğin olabileceğini düşünüyordu. Paketten bir sigara alıp kendinden hiç emin olmayan bakışlarını sigaraya dikti. ''Iıı'' dedi kararsızlıkla. ''Hayatımda hiç sigara içmedim...'' diyerek itirafta bulundu ''Ne yapmam gerekiyor?'' diye sordu çekingence bakışlarını Feanor'a çevirerek. Utandığı için yanakları hafiften kızarmıştı.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 14:38:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
"Anladım.. çok kötüymüş gerçekten."

Dedi başını sallayarak, kendisi de dışarı dönük ancak yalnız biriydi. Çok da bir farkları yoktu aslında.

"Yardım edebildiğime sevindim.. Evet, çocukların; özellikle bebeklerin kafataslarında ufak bir delik bulunur. Bunun sayesinde beyindeki kan akışının daha yoğun olduğuna inanılır. Bu sebepten çocuklar aslında çok akıllıdır. Büyüdükçe de, kafatasının genişlemesiyle orası kapanır. Eskiden epilepsi, psikolojik probremler ve çeşitli 'kötü ruh'"

Parmaklarını tırnak şeklinde kıvırarak söylemişti.

"Dadanmaları için insanların başında bir delik açıyorlardı. Hatta bazı falcılar da bunu yapıyordu. Daha mistik yeteneklere sahip olmayı sağladığı için-miş.. İkimiz de biliyoruz ki, sihir veya büyü diye bir şey yok."

Gülümsedi. Çakmağını uzattı.

"Dudaklarına koy, yak; içine çek ve kanser olursan bana dava açma."
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 14:42:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
'Sihir veya büyü diye bir şey yok' dediğinde bir an gülmemek için kendini zor tuttu. 'Bir muggle ile konuşmak...' diye geçirdi içinden. ''Yani, bilemiyorum... Belki vardır.'' dedi gülerek. Ardından çakmağı aldı. Sigarayı dudaklarına yerleştirip sigarayı yaktı ve çakmağı Feanor'a verdikten sonra içine çekti. Anında öksürmeye başladı ''Düşündüğüm gibiymiş...'' dedi kendi kendine, garip bir şekilde hoşuna gitmişti aslında. Gerçi öksürmeye de devam ediyordu... Kendini durdurup hafifçe güldü. Zümrüt yeşili gözleri parlıyordu.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 14:47:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Feanor da Alessia'nın dediklerine güldü.

'Bir muggle ile konuşmak.. büyünün ne kadar iğrenç bir şey olduğundan haberleri bile yok... Bilseler istemezler gerçek olmasını..'

"Bir zaman sonra tadı o kadar kötü gelmiyor, zaten kimse tadı için içmiyor. Nikotin insanı mutlu ediyor."

Gözlerini kısarak Alessia'nın gözlerine baktı.

"İyi misin? Söndürebilirsin hoşuna gitmediyse, önemli değil.. Neyse.. eee? Ne işle uğraşıyorsun? Onu konuşmadık hiç. Ya da öğrenci misin?"
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 14:51:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
''Vay be, umarım beni de mutlu eder... Hayır aksine hoşuma gitti.'' dedi, iş sorusu gelince bir an duraksadı. Nasıl bir muggle'a 'Büyücü ve cadı okulun da sihirli yaratıkların bakımı deresinin profesörlüğü yapıyorum' diyebilirdi ki. Bu yüzden sadece profesörlük yapıyorum diyerek işin altından sıyrılacaktı, hem bu hiç göze batmayan bir cevap olurdu. ''Profesörlük yapıyorum. Peki ya sen?'' diye sordu sakince.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 14:54:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
"Aa? Hangi üniversitede? Hangi bölüm? Hiç bir akademisyenle tanışmamıştım."

Feanor heyecanlanmış görünüyordu. Yeterince içtiğine karar vererek viski kadehini hafifçe ileri ittirdi. Dikkatle dinliyordu, Feanor için öğretmenler gerçekten önemliydi. Çünkü Hogwarts'a yazılana kadarki süreçte öğretmenleri çok ama çok idealist, sevecen insanlardı. Hogwarts'ta bu tersine dönmüştü. Kimse sevecen veya sıcak değildi. Belki de Black ailesinden olduğu içindi bu, Feanor 2. sınıftan sonra bu işleri umursamayı bıraktığı için çok da kafaya takmamıştı.

"Aslında.. sen çok genç gözüküyorsun ya... Nasıl profesör oldun ki?"
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 14:58:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Gelen soru ile içinden küfretti, bunun altından nasıl sıyrılacaktı? Muggle üniversiteleri nasıldı? ''Iıı'' dedi kararsızlıkla ''Y-yurt dışındaki bir üniversitede... Evet, evet Fransa'da... Iııı'' yine duraksadı ''İngiliz dili ve edebiyatı...'' dedi sahte bir 'kendinden emin' gülümseme ile. ''Ah, açıkçası bu kadar erken yaşta profesör olmam benim de garibime gidiyor evet, çok çalıştım... Yaşıtlarımdan çok daha ilerideydim bazı konularda...'' dedi, bu işten sıyrılmak düşündüğünden de zordu.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 15:02:43 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
"Vay be, sen bir dahi olmalısın o zaman!"

dedi. Alessia, onun gözünde -her ne kadar bölümleri arasında dağlar kadar fark olsa da- şuan Stephen Hawking ile bir konumdaydı.

"Ben çeşitli sebeplerden istediğim üniversiteye giremedim, mühendis olmak istiyordum normalde ancak şuan bir patent firmasında görev alıyorum. Çeşitli şeylerin patenti için gereken belgeleri hazırlayıp satıyorum.. Sıkıcı bir iş, öğretmenliğin yanına yaklaşamaz."

Gülümsedi.

"Normalde Fransa'da yaşıyorsun o zaman sen, buraya tatile falan mı geldin?"
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 15:06:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
''Yani açıkçası kendime bir dahi demeyi sevmem.'' dedi, kendi hakkında övünmekten her zaman nefret etmişti. Hatta aksine kendisini değersiz görüyordu ama konu bu değildi... ''Hmm, üzücü olmuş ha? Ama olsun eminim ki çok başarılısındır.'' dedi sakince. Ardından ''Evet tatile geldim, uzun süredir gelmiyordum.'' dedi, yalan söylemekte sarhoşken çok beceriksizdi. Sürekli bakışlarını kaçırıyordu ''İngiltere şey ıı'' yabancılar İngiltere'nin neyini bu kadar güzel görebilirdi? Düşündü. ''Güzel.'' diyebildi sadece.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 15:11:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
"Anladım, hoş geldin o zaman. Sokaklar hala aynı, hala yağmur yağıyor, kraliçe hala yaşıyor ve baka-öhö."

Demek üzere olduğu şeylerin farkına varınca hızla konuşmayı kesti, ardından birkaç kez öksürdü,

"Pardon.."

Boğazını temizledi, göğsüne yumruğuyla hafifçe vurdu. Nefeslerini düzene soktuğunda gülümsedi. Dışarıdan bir gök gürültüsü duyuldu. Önce kısa bir sessizlik oldu, ardından yağmur yağmaya başladı.

"Güzel denk geldi."

dedi camdan dışarıya bakıp sırıtarak.

"Ne kadar kalmayı planlıyorsun? Fransa'da neredesin peki? Paris mi?"
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 15:15:55 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Feanor'un dediğini durdurduğunu gördüğünde güldü. Gülerken bir anda gök gürültüsünün duyulması ile irkildi. Bir anda gelen gök gürültülerinden nefret ederdi. Ama yağmur hoşuna giderdi. ''Bilmem, daha yeni geldim... Bu sabah... Sanırım iki hafta kalırım.'' dedi. ''Fransa'da Paris'te kalıyorum evet. Hoş, küçük bir evim var orada. Fransa'yı çok seviyorum.'' dedi, Fransa'ya aslında hiç gitmemiş olması ironikti... ''Buralarda önerebileceğin hoş oteller var mı? Çünkü açıkçası ilk görüp girdiğim otel berbat...'' diye sordu yalanının daha inandırıcı olması için.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 15:18:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
"Yani.. çok fazla otel gezdiğimi söyleyemem açıkçası.. Bir bilgim yok dolayısıyla, yakınlarda bir otel var gerçi; beğenir misin bilmem ama götürebilirim istersen. 10-15 dakikalık bir yürüme mesafesinde hepi topu."

Feanor'un yağmura bayılırdı. Hala İngiltere'de kalmasının sebebi de buydu zaten. Yoksa Hogwarts'ın ve Sihir Bakanlığının bu kadar dibinde bulunmazdı. Ancak, seviyordu işte. Ülkeden ziyade yağmuru. Bazen gözlerini kapatır, kendini sağanak yağmurun ortasında; havada hayal ederdi. O ses, damlalar, gök gürültüleri.. Feanor, huzura en yakın anlarını bunları düşlerken geçirmişti.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 15:22:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
''Neden olmasın.'' dedi ''Yağmur çok güzel yağıyor öyle değil mi?'' dedikten sonra aklına gelen şey ile bir anda ayağa kalktı. Çantasından 50 dolar çıkarıp (kesinlikle iki için fazla olan) Feanor'un elini kaptı ''Gel'' dedikten sonra Feanor'u peşinden çekiştirerek dışarı çıktı. Yağan yağmurun altına gelmişlerdi. Yağmur saçlarını ıslatırken gülümseyerek yukarı baktı ve hafifçe güldü ''Yağmuru çok seviyorum...'' dedi mutlulukla. Yeşil gözleri bir kez daha heyecan ve mutlulukla parlarken Feanor'a baktı ''hey, hiç yağmurun altında dans ettin mi?'' diye sordu sırıtarak.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 15:25:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Kolundan tutulup aniden çekilmesiyle karşı koyamadı, öylece peşinden yürüdü. Bu kadar ani bir şekilde gideceklerini düşünmemişti. Duraksadı. Kafasında aniden binlerce senaryo kuruldu. Bunlardan en mantıklı olanı, Alessia'nın bir organ mafyası olmasıydı. Şimdi onu zorla otele götürecek, kaslı; 2 metre boyundaki adamlarına dövdürecek ve böbreğini çalacaktı. Aniden bir gerginlik kapladı içini, ceketi içeride kalmıştı ama o dışarı çıktıklarında bu tenha sokakta onu sıkıştıracak ve dövecek serserileri gözlüyordu.  Kimse yoktu, derin bir nefes aldı. Yağmur suları saçlarını korkunç bir hızla sırılsıklam yapıp alnına yapışmasını sağlarken gözlerini kıstı, önüne düşen sarı saçlarını çekti.

"Hayır, modern dünyada böyle şeylerin yeri yok."

dedi gülerek.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Darren Shan - 08 Haziran, 2022 15:28:38 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
''Bu kimin umurunda'' derken güldü ve kendi kendine şarkı söylemeye başladı, Alessia'nın sesi güzeldi, şarkı söylemekten çekinmiyordu. Bu sırada yavaş yavaş dans etmeye başlarken sırıttı. Bir anlığına duraksadı ''Bana eşlik etmez misiniz modern dünyacı Bay Black.'' dedi gülerek, ıslak sarı saçları yüzünün önüne geliyor olsa da bunu umursamıyordu. Şarkı söylerken kendi kendine dans etmeye devam etti. Uzun süredir olmadığı kadar mutlu hissediyordu garip bir şekilde. Yağmur kendisini gerçekten mutlu etmişti.
Başlık: Ynt: Sıcak şarap
Gönderen: Fëanor Black - 08 Haziran, 2022 16:31:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Sırıttı, ardından güldü hafifçe.

"İyi madem."

dedi, onunla birlikte dans etmeye başladı. Bunu yapıyor oluşu onu oldukça utandırıyordu ancak atmosfer fazla iyiydi ve gelecekte 'keşke dans etseydim!' demek, sonraları aklına geldiğinde utanmasından çok daha kötüydü.

"Sesin güzelmiş. On parmağında da on marifet."

Yağmur şiddetini biraz azaltsa da hala sağanak şeklinde yağıyordu.

"Umarım ölmem."

Alessia, Feanor dans etmeye başlayınca güldü. ''Teşekkür ederim.'' dedi şarkının arasından. ''Ah, ölmek mi? O kadar güçsüz değilsindir'' dedi gülerek. Şarkı bitmişti, sırılsıklamdı. Gülmeye devam etti ''Uzun süredir bu kadar gülmüyorum.'' dedi mutlulukla.

"Pek sağlıklı beslenmiyorum, bugün kahvaltıda korkutucu derecede siyah; yanmaktan kül olmuş bir tost yedim."

Kıkırdadı. Bir süre daha yağmurun altında debelendikten sonra işaret parmağını kaldırdı.

"Tamam, ceketimi alayım da sana kalacağın otele kadar eşlik edeyim. Bekle."

Bara tekrar girdi, Alexia'dan ceketini istedi; aldığında ceketi sırılsıklam kıyafetlerine değdirmeden çıktı. Alessia'nın yanına geldiğinde yağmur hepten etkisini yitirmemiş olsa da, artık sağanak değildi. Daha sakin yağıyordu.

"Gel. Bu taraftan.."

Öksürdü, ardından sırıttı.

"Önümüzdeki iki gece doğal seçilimi iliklerime kadar hissedeceğim herhalde."

Alessia, Feanor'un peşinden ilerlemeye başladı, boş boş sırıtıyordu. "Eh, güçsüz olmak senin suçun." Dedi alaycı bir tavır ile. Ardından bir an başı dönünce tökezledi. [Color=yellow"Hay-"[/color] cümlesini tamamlamadan toparlandı ve hafifçe güldü, başı dönmeye devam ediyordu.

"Bana güçsüz diyen ayakta duramıyor."

dedi iğneler vaziyette. Arkasına döndü, yerde oluşmuş ufak su birikintilerini eze eze Alessia'nın yanına geldi. Elini ona doğru uzattı.

"Bekle yardım edey-.."

Tam o sırada esen sert bir rüzgar, Alessia'nın paltosunu havalandırdı ve Alessia'nın belinde asılı olan asayı fark etmesini sağladı. Duraksadı Feanor. Elini indirdi, cebine attı. Etraf karanlıktı, sokak lambaları görevini layıkıyla yapmıyordu. Alessia her ne kadar Feanor'u seçebiliyor olsaydı da, yüzünün detaylarını tam manasıyla gördüğü söylenemezdi. Çakmağı çıkarttı, sigarayı yaktı. Tam da o anda, çakmağın o cılız; ufak aleviyle aydınlanan yüzüyle ortaya çıktı çehresi. Islanmış saçlarının bir kısmı topaklanmış, mat bir renk alarak alnına yapışmıştı. Diğerleri hala kendi rengindeydi, onlar da alnına yapışık duruyordu. Saçlarının zar zor eriştiği ince kaşları büyük bir öfkeyle çatılmıştı. Soluk gözleri, çakmağın ışığını sonsuza kadar yansıtacakmışcasına parlamıştı alevle beraber. Gözleri de mutlak bir öfkenin ve hayal kırıklığının izini taşıyordu. Sigaradan derin bir nefes aldı, gözlerini kapattı. Hiçbir şey demedi. Yutkundu. Bir şey söylemiyordu, çünkü kafası çok ama çok gürültülüydü.