-
Hogwarts Düello Turnuvası hararetli bir şekilde ilerlemiş, turnuvanın son aşamasına yalnızca on bir kişi ulaşabilmişti. Bu noktada son olayların doğrultusunda sıkı güvenlik kontrolleri uygulansa da kısıtlı bir dışarıdan izleyici kitlesine izin verilmişti. Bu, belki de Hogwarts'ın genç öğrencilerinin potansiyelinin ve onlara bu duvarlar içerisinde verilen eğitimin doğru gözlere bir şov misali lanse edilmesi niyetini taşıyordu. Sebep her ne olursa olsun öğrenciler ve yetişkinler kenarlardaki bir amfiyi andıran oturma alanına yerleşmiş ve turnuva finallerinin ilk maçını bekliyorlardı.
Düello sahasında önce Hogwarts müdiresi Vivienne Bates belirdi uzun boyu ve bunu vurgulayan uzun sarı saçlarıyla. Fazla oyalanmadan girdi söze: "Değerli konuklarımız, sevgili öğrenciler ve takdire şayan turnuva finalistleri... Öncelikle hepimizin heyecanla beklediği Hogwarts Düello Turnuvası final müsabakalarına hoş geldiniz!" Alkış beklemek için verdiği kısa bir esin ardından devam etti sözlerine: "Son günlerde, haftalarda, hatta aylarda büyücedünyada uğursuz haberler ne yazık ki çevremizi sarmaladı. Bu okul içerisinde ise pek ama pek çok değerli konuda sizleri eğitmeye çalışıyoruz. Nitekim kendinizi savunma kabiliyetiniz, önümüzdeki aylarda bazı kişi, kurum yahut tarafların iddialarının aksine veyahut iddialarını destekler nitelikte oldukça önemli olacak. Ve bu turnuva da işte, belki de ne yazık ki, sizin bu alandaki kudretinizi, rüştünüzü ispatlamak ve gelişmek için yegane fırsatınız! Buraya kadar ulaşan her bir katılımcı takdire şayan işler başardı lakin burada hem okul içi hem okul dışı dünyanın önünde, hem aydınlığa hem karanlığa, sizin inançlarınıza ulaşabilmenizi sağlayacak kabiliyetlerinizi bileyebileceğiniz yegane anın içerisindeyiz. Vakit tabii benim konuşmamın değil, düelloların vaktidir! Bayan Franziska Strömm ve Bay Eadwig Alger Boleyn!" diyerek seyircileri selamlamış, sahneden inerken ise iki müsabaka katılımcısının gözlerinin içine belki korku, belki beklenti, belki heyecan içeren ve tam anlamıyla yorumlaması güç bakışlarla biraz rahatsız edici olabilecek bir müddet boyunca bakmış, sahneye ikiliyi buyur etmişti. Artık sahne, onlarındı...
1- İlk olarak düello katılımcıları çok kısa bir şekilde duygularına, hazırlıklarına, düşüncelerine ve tavırlarına yer veren kısa birer RP yazsın. Kısa laf atışmalar olabilir. Zara gerek yok, bunlardan sonra inisiyatifi GM belirleyecek ve düello başlayacaktır.
2- Düello süresince RP olarak yazıldığı takdirde herhangi bir kişi tezahüratta bulunabilir, yuhalayabilir birilerini. Tabii yine de medeni davranmanız hoş karşılanacaktır.
3- Her bir katılımcının her bir hamlesini yazması için 10'ar dakikası olacaktır.
-
Neden bi kızla dövüşüyorum ki ben? Şansıma tüküreyim.
Karşımdaki kız da Strömm... Bu sene ne çok denk geldik şu kızla. Sürekli yanımda tüm anılarımda. André ile dalga geçiyorum yanımda, kuzenime dalıyorum yanıma, turnuvaya giriyorum karşımda. Yani garip bir kız. Biraz fazla cazgır benim zevkime göre. Güzel mi? Güzel de işte... Müdire siyasi bir konuşma yaptıktan sonra bizi anons etti ve çıktık karşı karşıya. Gülümsedim buna düello için selam verirken. Kibar olmak lazım. Sonra arkamı dönüp yerime geçtim ve asamı çıkarıp hazıra geçtim. "Sorun yok Strömm." dedim. "Sana karşı merhametli olacağım. Kızsın çünkü." Ne de olsa bana böyle öğretilmişti sj sj.
-
Ben ne günah işledim Merliiiin? Bunlar hep o dört göze dediklerim yüzünden başıma geliyor değil mi ? Ben bunu haketmedim. Sahneye yavaşça çıkıyorum. Ama inanır mısınız çiçeklerim solmuş bahçelerim dağıtılmış orduları dağıtılmış, dört tarafından kuşatılmış bir şehir gibiyim dostlar. Eadwig sarı bebeğim orada. Bana karşı merhametli olacakmış. Senden merhamet istemiyorumki hatta bütün haşinliğin ile gel istiyorum ama burada değil be!
"Bugün kara bir gündür bugün bayrakları yarıya indirin ey ahali, biz seninle nikah masasına çıkacakken dövüş sahnesine çıktık böyle kader mi olur!"
-
İki kişi de kendilerine has muhtelif sebeplerle düelloya tam odaklanmış gibi gözükmüyorlar. Nitekim Eadwig bu turu "karşısında bir kız dahi olsa" geçmeye ve rüştünü ispatlamaya daha fazla odaklanmış gibi. Bu sebeple ilk hamle sırasını kendisine bırakıyor, 10 dakikalık zamanlayıcımızı başlatıyoruz...
-
Strömm karşımda garip garip, nikah masası ile ilgili şeyler söylerken dediklerine anlam vermek yerine başlama işaretini bekliyordum. Ne nikahı yahu? Ben annemin bana nasip gördüğü kızla evleneceğim. İşaret geldiği gibi karşımdaki kızın gözlerini bağlamak için büyü attım. “Obscuro!” Hem kendimi garantiye almalıyım, hem de kontrolü ele almak hoşuma gider. Anlarsınız ya, ehe.
Yetenek 1d8 : 3, total 3
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 2, total 2
-
Ah Eadwig ne kadar acımasızsın ne kadar haşinsin savaş alanında dediklerimi hiç umursamıyorsun bu böyle olmaz. Evlendiğimizde sadece yatak odasında düşüncelerime önem vermemeni istiyorum tamam mı! Ah şimdi ben sana nasıl büyü atıcam bebeğim. Neyse yapıcak bişey yok. "Ya ama bağlama falan yeri burası değil bebeğim." Öne doğru hızlanarak bir iki adım atıp üzerime gelen büyünün altından kayıp geçicek sonra da bebeğimin kasık bölgesini Diffindo ile keseceğim. Maksat donunu göstermek ama küçük Eadwig'e bir şey yapmak istemiyorum. Yavrularıma zarar verir miyim hiç !
Yetenek 1d8 : 8, total 8
Destek 1d8 : 7, total 7
Talih 1d10 : 10, total 10
-
Sarışın oğlanın asasından çıkmaya meyil eden bandajlar, Franziska'nın bulunduğu yerde belirmişti bir düğüm oluşturarak lakin Franziska artık orada değildi. Alçalmış ve biraz kayarak bandajlardan kaçınmış, karşı hamlede bulunmuştu. Adeta bir terzinin elinden çıkmışçasına düzgün bir kesim, oğlana en ufak bir zarar vermeyerek pantolonunu yırtmış ve yere düşürmüştü. İç çamaşırı gözüken sarışın oğlanın düştüğü hal, ansızın sahnede uğultulara sebep olmuştu haliyle.
Bu rezil olma hali ve iki bilekte gevşek bir düğüm haline gelen pantolon Eadwig'in hareketlerini, tepki hızını kısıtlayacak ve Destek zarına bir olumsuzluk olarak dönecek. Ancak aynı şekilde Franziska'nın kendisini yerde kaydırması da mobilitesini ve Destek zarını kısmen olumsuz etkilemiş durumda. Hamle avantajı, ele geçirdiği inisiyatif ile Franziska'da.
-
Çok güzel kaydım lan büyünün altından. Allah'ım mükemmelim. Eadwig'in büyüsü boşa giderken ben tabi çoktan işe başlamışım. Hop tertemiz kestim aldım ve o mükemmel don ile karşılaştım. Altın sarısı rengiyle gözlerimi parlatan bir don. Altındakini düşündükçe gözlerim daha da parlıyor ağzım sulanır gibi oluyor. O şişkinlik nedir oğlum. İşim zor ilerde. Neyse bebeğim çok üşümesin hele küçük Eadwig hiç üşümesin. Ayağının altında dolanmış kıyafetlere doğru bağırdım. "Incendio." Haşlanmış yumurta zamanı.
Yetenek 1d8 : 3, total 3
Destek 1d8 : 4, total 4
Talih 1d10 : 3, total 3
-
Lan? Alttan alttan soğuk bir hava çarpıyor, milletten çıkan bir uğultu, Strömm'ün yüzünde beni yiyecek gibi bakan ifade derken aşağı bir baktım pantolonumu kesmiş kız! Lan bu kızın amacı beni herkesin önünde rezil etmek mi? NEYSE Kİ; donlarım kalitelidir. NEYSE Kİ; donumla çoraplarımı uyumlu giyerim. Kaliteli adam olmak böyle bir şeydir gençler. Rezil etmeye çalışırlarken bile karizmanız olur. Neyse. İlk olarak pantolonumdan kurtulacağım çünkü hareketimi yavaşlatıyor. Bir bacağımı kurtardıktan sonra diğer bacağımı kaldırıp kıza doğru "Depulso" yapacağım. Yırtılmış pantolona yapacağım büyüyü. Pantolon gitsin karıya dolansın diye işte.
(https://buyucedunya-rpg.com/Themes/blackened/images/dice_warn.gif) This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 5, total 5
Destek 1d8 : 1, total 1
Talih 1d10 : 8, total 8
-
Franziska! Eadwig'in! Pantolonunu! Aman tanrım. Biz manzaradan nasibimizi alamıyoruz ulan! Kucağımda patlamış mısır var, yanımdakilere veriyorum falan ama asıl manzarayı göremiyoruz, neye yarayacak? Ciğerlerimi havayla doldurup bağırdım,
"BOLEEEEEYN! ÇIKAR CÜBBEYİ, ÇIKAR! MANZARAYI GÖREMİYORUZ! ÇIKAR DA KIÇINA BAKALIM ASLAN PARRRÇASI!" en fazla döver.
-
Düellolar başladı, ilk turda ise kuzenim Eadwig karşısında ona takıntılı olduğuna emin olduğum Fransizka. Aylardır peşinde dolaşıyor, başka bir şey olamaz yani. Kardeşim de biliyor işini, ama yıllardır kızlarla işim yok triplerinde olduğu için yüz vermiyordur büyük ihtimalle. Aralarında ne var bilmiyorum ama düellodan çok alakasız bir şekilde kuzenimin pantolonuna açılan bir savaşla başladı ilk hareket. Pantolonu yırtılınca da kuzenimin kaba etindeki parıltı ortaya çıktı. Altın sarısı bir don giyiyordu. Evet. Kahkahayı patlattık bütün izleyiciler olarak. "PUHAHAHA!" Arkadan da bir ses. "Boleyn, şimdi aynı hareketi senden bekliyoruz! Bize de bir şeyler ver!" ve "Strömm, her şey karşılıklı!" şeklinde Franziska da soyunsun diye bağırmaya başladılar. Abazalar sahada.
-
Parlak çoraplarıyla uyumlu parlak külotu meydana çıkan Eadwig'i uluorta rezil etmeyi deneyen amacı belirsiz kızın, oğlanın pantolonuyla derdi bitmemiş gibiydi. Onları ateşe vermeyi denedi. Verdi de. Ne var ki bina başkanı oğlan bu sefer şanslıydı ve pantolon alev alev yanmak yerine görece yavaş bir şekilde alev almaya başladı. Alev alan pantolondan yükselen ateşler haliyle çocuğun bacaklarında yanıklara ve belirgin bir acıya sebep oldu. Bu da haliyle hamle yapmasını zorlaştıracaktı.
Nitekim soğukkanlılığını bir nebze koruyabilmişe benziyordu. Yanıklar ve sızı içerisinde pantolonunu kurtarıp hareketini kayarak kısıtlamış kıza doğru fırlatmayı denedi. Franziska, kendisini pantolonun doğrudan üzerine gelmesinden savunabildi lakin yeşil işlemeli cübbesinin ucu, değer ateşlerle tutuşmuştu aniden ve müdahil olunmadığı noktada ateşler yayılacaktı...
Seyirci ise coşmuş, bu garip lakin iki öğrencinin saygınlığının masaya konulduğu mücadelede daha fazlasını istiyorlardı sadece.
Şu noktada birine spesifik bir inisiyatif vermiyorum. Zira Eadwig'in bacakları yanıktan çok kötü acıyordur, Franziska ise aynı kaderle yüzleşmenin eşiğinde. Zar atacağım. 1 gelirse Eadwig, 2 gelirse Franziska ilk tepki verebilen olur. Hamle avantajı olarak iki kişinin de muazzam dikkat dağınıklıkları var. Hem Destek hem de Yetenek zarları ufak miktarlarda eksi alacak.
Rolled 1d2 : 2, total 2
-
Bebişimin bacakları yandı. Tüyleri yandı, tavuk götü gibi olmuştur şimdi oralar. Neyse bi' merhem sürerim kendine gelir. Toplara bir şey olmadığına sevindim ama puşt bana pantolonunu attı. Başka zaman olsa seve seve alırım odama götürürüm yastığıma geçiririm...ehm neyse.
Üzerime gelen pantolondan korunayım derken cübbem biraz yanıyor. Sıkıntı değil. Kıvrak bir hareketle cübbemi çıkaracağım ve seyircilere doğru atacağım, biraz da şov yapmak lazım değil mi ? Sonra bacaklardan başlayarak yukarı doğru çıkacağım. Atabildiğim kadar atacağım aynı büyüyü bacaklarından kasıklara vurabildiğim neresi varsa vuracağım.
"Aculeo!"
Yetenek 1d8 : 2, total 2
Destek 1d8 : 1, total 1
Talih 1d10 : 10, total 10
-
AAAAAAAAAAAAAAAA!
Yanan pantolonu uzaklaştırdım ama bacaklar feci acıyor. Hafiften eğilip elimle acıyan yerlerin üstünü şöyle bir ovaladığım için de hemen atamadım büyümü. Merhem sürmem gerekecek. Ateş atmak ne demek ya? Sanki resmime ateş atıp beni tavlamaya çalışıyor kaşar. İnsanlar da kafayı yiyor, cübbemi çıkarmamı istiyorlar. Aptal herifler sanki striptiz yapmaya geldik. Hepsi bu kız yüzünden oluyor! Dişlerimi sıktım sinirli sinirli. Onun yaptığına aynı şekilde karşılık vermek istesem de yapmam. Kızlar çok aptal ya. Aşırı aptal. Ben aynısını yapsam tüm Hufflepuff'lılar üstüme kadına şiddet diye atlarlar! Asamı kaldırdım buna doğru.
"Expelliarmus!"
(https://buyucedunya-rpg.com/Themes/blackened/images/dice_warn.gif) This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 5, total 5
Destek 1d8 : 7, total 7
Talih 1d10 : 8, total 8
-
Franziska, cübbesini bir şov ile birkaç dördüncü sınıf Hufflepuff oğlanının üzerine atınca kısmi hayranlık nidaları yükseldi ortamdan. Ateşin büyümesi ileyse telaş... O tarafta kriz yönetimi pek de başarılı olmayan bir şekilde ateşlerle cebelleşilirken ise hamlelerini yapmaya başladı. Art arda, art arda iğnelemeyi hedefliyordu karşısındaki muzlu kekini.
Ne var ki Eadwig, tüm bu şov ve fütursuzca atılmaya başlanan büyü silsilesine karşı kendisini ve metanetini toparlayabilmişti. Bacaklarına gelen ilk iki laneti savuşturdu asasından çıkan koruma tılsımlarıyla, gözleri çakmak çakmak yanıyordu. Sinirliydi, hırslıydı. Rezil olmayacaktı, fırsat kollamaya hazırdı. Franziska'nın üçüncü laneti asasından çıkamadan bir açıklık buldu ve fırsatını bulduğu anda kızıl ışık huzmeleri yükseldi asasından. Franziska'nın asası havalandı, şanslıydı ki yalnızca bir adım yanına düştü. Nitekim asasızdı an içerisinde. Eadwig ise bir yırtıcı misali hazırdı, tetikteydi.
Önümüzdeki tur inisiyatif Edwig'de. Franziska'nın önce yerden asasını alması gerektiğinden ötürü Destek zarı iyi bir eksi alacak.
-
Attığı büyüler neydi bu kızın böyle? İki üç tanesinden sıyrılıp üçüncüsünde büyümü atmak için açıklık bulduğumda "Strömm!" diye hırladım kızın asası elinden uçunca. "Kendine gel!" Asasına gitmesin diye "Immobulus." atacak, eğer büyüm tutarsa da yanına gidip kıza tokat atacağım. Haddini bilsin. Bugüne bugün bir Boleyn ile karşı karşıya geliyor. Ne demek pantolonunu yırtayım da, yüzünü şeklini şemalini bozayım? Kız resmen benimle değil, statümle düello ediyor.
(https://buyucedunya-rpg.com/Themes/blackened/images/dice_warn.gif) This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 8, total 8
Destek 1d8 : 4, total 4
Talih 1d10 : 3, total 3
-
Mira'nın bana uzattığı kutuyu avuçlayarak ağzımı patlamış mısır doldururken bize doğru fırlatılan cübbeyi görünce "Edward, tutsana!" diye önümdeki Eddy'yi itiştirdim ama alt dönemlerden bir topluluğa gitmişti. Baktım da bir, cübbe yanıyordu. Bunlar da farkında değil, üst dönemden bir kızın cübbesi düştü ya önlerine köpek gibi koklamaya başlamışlar. Yanacaklar haberleri yok. Asamı doğrultarak "Aguamenti!" dedim olay çıkmaması için. Sadece cübbeyi değil çocukları da ıslatmıştım. "Gençler, yanıyordu." dedim açıklamak adına.
Yalnız o değil de, soyun dedik gerçekten de çıkardı üstünü. "Bir daha bağırsanıza." diye dürttüm arkamdaki alt dönemleri. Belki işe yarar? Sonra kuzenime destek için bağırmaya başladım. "Eadwig hadi aslanım!"
-
Yaprağı yedik gibi bi tık. Asamı elimden aldı. Ulan keşke asasız büyü yapmayı falan bilsem manyak güzel olurdu. Neyse biraz akrobatik olmam gerekiyor. Ama şu an saldıracak konumda olduğumu düşünmüyorum. Lakin şu bir gerçek asayı almam lazım. Hızlıca yere çökeceğim ve asayı alacağım. Asayı aldığım gibi çökmüş pozisyonda kalacağım ve Protego'yu atacağım. "Kendimdeyim bebeğim sadece manzara başımı döndürdü." Kendime doğru kırkbeş derecelik bir açıyla açacağım kalkanı böylece maksimum koruma sağlayacak ve büyülerine karşı korunmayı amaçlayacağım.
(https://buyucedunya-rpg.com/Themes/blackened/images/dice_warn.gif) This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 8, total 8
Talih 1d10 : 5, total 5
-
Strömm hızlıca yerdeki asasına, Boleyn ise olabildiğince yüksek hızla bileğinin açısını ayarlamaya davranmıştı. Yavaş, belki çocuksu başlayan düello önce saygınlıkların ortaya konulduğu, şimdiyse iki tarafın da gerçekten mücadele ettiği bir hal almıştı. Seyirci coşuyordu.
Kenar kısımdaysa Samuel hızlıca alt sınıf kekolarının hassas tenlerini ıslamak yoluyla kurtarıp tribünlerde birkaç takdir ve ıslık kazanmıştı çevredeki kişilerden.
Hız mücadelesine dönen düelloda her şey ucu ucuna gelişmiş, Strömm zor da olsa asasının kendisine yakınlığı sayesinde kendi üzerine gelen mavi ışığı 67 buçuk derecelik bir açıyla tavana yönlendirmeyi başarabilmişti. Tabii asasına ulaşmak ve kendisini koruyabilmek için kendini soktuğu vücut pozisyonu, hareketini bir hayli kısıtlayacaktı.
İnisiyatif, hala ofansif tarafta olan Eadwig'de. Strömm'ün ise Destek zarında hala bir miktar eksisi var. Düello uzadıkça alınan yaralar ve fiziksel hareketler yormaya başlamıştı ikiliyi. Muhtemelen ilk temiz vuruşu vuran kişi galip gelecekti yakında.
-
Kız kendisinden beklemediğim hızla asasını alıp attığım büyüye bir savunma büyüsüyle karşılık verdi. Ben ise üstüne yürüdüm biraz daha. Hala sinirliydim. Üstelik kız anlamadığım bir şekilde beni çevreye rezil etmeye çalışırken cümleleriyle de yavşıyordu. Nedir bu akıl karıştırma taktiği mi? Bilmediği bir şey var ki, benim aklım yok pek. Onun yerine ERRRRKEKliğimden dolayı ilkel bir içgüdü ile GÜCÜMÜ ORTAYA ÇIKARMALIYIM! SAVAŞA GİTMELİYİMMM! DAYAK ATMALIYIM! falan yapıyor beynim. (Erkekler alınmayın bu cümleye) Baskınlığımı göstermem gerekiyor. Defansından bir büyü geçiremeyeceğim için, kızı oradan çekmem gerekiyor. Kravatına Accio yaptım. Kızı kendime çekmek için. Yatıyor yerde davar gibi çünkü. Yanıma geldiğinde de... Kafayı gömücem kıza. Evet.
Yetenek 1d8 : 2, total 2
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 1, total 1
-
Oh başardık, büyüyü saptırdık. Bugün de yaşıyorum anne. Annem izliyor mudur acaba? Ay neyse şimdi dramaya gerek yok. Annem izliyorsa da anne bak bu çocuk damadın, çocuklarımın babası senin de torunlarının babası. Şimdi büyüyü saptırdık ama saldırı avantajı bunda, lakin güzel savunabilirsem tek hamlede işi bitirebilirim. Bitirmeyi istiyor muyum peki? Bebeğimi burada rezil etmeyi istiyor muyum? Acaba çekilsem mi? Ama yok bunun sülalesi güce müce tapan manyak insanlar şunun burada eline vereyim de gözlerine gireyim. Üzerime geliyor. Hızlıca bir büyüyle bu işi bitirelim ve işimize bakalım. Bir zıpkın gibi dikilip pozisyonumu düzelticem. Sonra Stupefy'ı kafasına çakıp acısız bitirmeyi düşünüyorum. Sonra bebeğime hastane kanadına bakarım.
Yetenek 1d8 : 6, total 6
Destek 1d8 : 6, total 6
Talih 1d10 : 4, total 4
-
Eadwig, eline geçirdiği üstünlüğü korusa da sabırsızlaşmaya başlamıştı. Nitekim bu, orijinal fikirler edinmesinin önüne geçmiyordu. Karşı konulamayacak bir saldırı planıyla salladı asasını bu sefer. Nitekim saldırısı istediği kadar güçlü olamadı. Çekti kızı, yerden yere savurdu. Ancak kurtuldu büyünün etkisinden kızıl saçlı cadı ve elde ettiği açıklığı kullanarak yere yapışmışken söyledi malum büyülü sözleri. Kızıl ışıklar gözüktü, Boleyn oğlanı yere yığıldı bedeninin aldığı yıpranmanın üzerine göğsüne yediği sersemletme lanetine karşı duramayarak. Eh, bu tılsımın kalitelisinden yedi sekiz tanesi yetişkin bir ejderhayı bile yere devirebilir derler. Ve ayakta kalan, yattığı yerden doğrulan, bir üst tura çıkan isim belirlenmişti: Franziska Strömm.
-
Eadwig, saçımdan tutup yerlere vurmanı istiyorum ama burada değil bebeğim. O yüzden seni durdurmam gerekecek ama merak etme hepsini telafi edeceğim aşkısım sen hiç üzülme. Çekiyorum büyüyü salıyorum emaneti. Kızıl ışık şak diye çarpıyor Eadwig'in göğsüne. Düşüyor bebeğim yere, o düştükçe benimde düşesim geliyor. Hızlıca koşuyorum. Düşen Eadwig'in göğsüne oturuyorum. Bebeğim bayılmış. Hemen tokat atıyorum bir iki tane. Kendine gelir gibi oluyor. Ah bebeğim burada ölemezsin, seninle yapacağımız daha çok şey var. Yanağına bir öpücük konduruyorum. Sonra sahadan inmem söyleniyor. İniyorum. Eadwig'in parlayan donuna baka baka iniyorum aşağı. O da ayılıyor. Donunu yerim senin tatlı şey.