17 Nisan, 2026 09:18:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Afrodit Faye Godsell

Sayfa: [1]
1
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 10 Ağustos, 2022 17:36:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Athelia'daki ve Afrodit'teki 4'er gp'nin tamamını (yani 8 gp'yi) kullanarak Afrodit'in 8 olan Biçim Değiştirme seviyesini 16 yapmak istiyorum.

2
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 10 Ağustos, 2022 17:29:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ehem...

Eurus'un en son 2. seviyeyken gp'sini almışım o yüzden 2 -> 4 için 2
Afrodit 0>1 için 1
Apollo 0>2 için 2
Athelia 0->3 için 3
Persephone 0->1 için 1
Toplam: 9 gp

Afrodit = 3 frp
https://buyucedunya-rpg.com/diagon-yolu/pilot-ben-afrodit-godsell/msg2560/#msg2560 = 2 frp
https://buyucedunya-rpg.com/boleyn-adasi/aile-baglari/msg2561/#msg2561 = 1 frp

Apollo = 9 frp
https://buyucedunya-rpg.com/yasak-orman/kuzisim-gelmis-vol-ii/msg1246/#msg1246 = 2 frp
https://buyucedunya-rpg.com/boleyn-adasi/ingiliz-sapigi/msg1548/#msg1548 = 4 frp
https://buyucedunya-rpg.com/birlesik-krallik/esmerelda/msg2676/#msg2676 = 3 frp

Athelia = 8 frp
https://buyucedunya-rpg.com/mag-mell-taverna-drinkery-hostelry/anne-kiz-ve-kutsal-ruh/msg1790/#msg1790 = 5 frp
https://buyucedunya-rpg.com/mag-mell-taverna-drinkery-hostelry/wisteria/msg1801/#msg1801 = 3 frp

Eurus = 13 frp
https://buyucedunya-rpg.com/hastane-kanadi/iki-asigin-gozyaslari/msg1035/#msg1035 = 4 frp
https://buyucedunya-rpg.com/hogwarts-zindanlari/ratatu/msg1213/#msg1213 = 3 frp
https://buyucedunya-rpg.com/duello-salonu/son-16-eurus-m-soleil-v-a-ares-caldecott/msg1663/#msg1663 = 2 frp
https://buyucedunya-rpg.com/kara-gol/athelia/msg1787/#msg1787 = 4 frp

Persephone = 9 frp
https://buyucedunya-rpg.com/birlesik-krallik/ruya-gorenler/msg2326/#msg2326 = 4 frp
https://buyucedunya-rpg.com/birlesik-krallik/bir-sanssizlik-tragedyasi/msg2342/#msg2342 = 5 frp

Toplam: 42 frp = 6 gp

Bi de eliniz değmişken Apollo'nun 1 tane üzgün ve yalnız gp'sini alıp toplamda 16 gp'yi havuz hesabıma (Eurus'a) tanımlarsanız sevinirim :)

3
Boleyn Adası / Aile Bağları
« : 07 Temmuz, 2022 18:51:43 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Afrodit kayıktan aşağı (sendeleyerek) indiği anda kusursuzca biçilmiş çimenler hışırdadı ve dünya üzerindeki cehennem onu evinde yeniden görmekten memnun gibi aydınlandı; adanın ruhu vardı da konuşuyordu sanki ailenin adına.

Cehennem, büyücülük dünyasının yönetici sınıfına ve departmanlarına karşı en önemli meydan okuma, onlara karşı en büyük tehditti. Onların da yanılabileceğini, kendilerinden daha büyük güçler tarafından cezalandırılabileceğini ima eden bir tehlikeydi Boleyn'lerin "evim" dediği cehennem. O adanın düşüncesi bile halka yüreklerinde duydukları bir soğuğu, çektiklerinin suçlusunun orada bir yerlerde olduğunu telkin ederdi. Orasının bu kadar ünlü olması iyi bir şeydi aslında, aksi takdirde, ezilenler, kendilerini ezenleri orada hayal etme özgürlüğünden yoksun bırakılmış oluyordu; Boleyn'lerin sonsuz koridorlarda hayalet gibi dolandığını düşünebiliyorlardı adayı canlandırdıklarında; birbirleriyle karşılaşmadan, varlıklarından yalnızca haberdar olarak geçirdikleri günler tatmin ediyordu onları. Kötülükten başka şeye çalışmayan bilinçleri dışında işlevsiz hayaletler gibi dönüp dururlardı Boleyn'ler evlerinde; İngiltere'nin kontrol edemedikleri neyi kalmıştı, onu düşünüyor, hakimiyetlerini genişletme planları yapıyorlardı.

Orada alınan kararların yavaş işleyen bir zehir gibiydi etkileri; köklerini büyücülüğe salmış bir ağaçtı Boleyn ailesi, zehirli meyvelerini her yere dağıtmışlar, halkı onlarla beslemişlerdi. Konu ailesi olduğunda hayatı boyunca çok çalışmıştı Afrodit; duygularını bastırmış, gözleri görmeyen, kulakları duymayan güçlü bir köpek gibi körlemesine koşturmuştu sözde düşmanlarına; onları ailesinin açıklamalarından tanımış, hiç şüphe duymamıştı. Nasıl da pişmandı şimdi cehennemi cennet olarak belleyecek kadar cahil olduğuna, zamanı geri sarmayı ne kadar da istiyordu.

Yavaşlamasını istedikçe hızlanmak gibi bir huyu vardır zamanın. Birkaç saniye sürmüş gibi hissettiren yürüyüşün ardından kapının önünde bulmuştu kendini; çocukken yaklaşmaktan korktuğu ana girişti burası; bütün Boleyn büyükleri bu kapıyı kullanmıştı, oysa o hep arka kapıdan çıkardı.

Yeryüzünde cennet kurma iddiasında olan Boleyn nesli, genç kızın kafasındaki cehennem algısını erken yaşta yok etmişti. Öteki kavramını - onların ötesi kavramını yok etmişlerdi. Büyücülük dünyasında hak sahibi olanlar yalnızca Boleyn'lerdi; onların saf kanına işlenmişti yönetme hakkı, o türden bir liderlik yalnızca onlarda bulunurdu, başkasında değil. Afrodit hiç politikayla ilgili olmamasına rağmen çocukluğundan gelen bir ses her Bakana "Yetersiz," derdi ister istemez, "Boleyn değil." Doğru ve yanlış kavramı, günlük bilincinden mümkün olduğu oranda uzaklaştırılmıştı.

Şimdi kapıyı çalmamakta diretirken bunun ne kadar yanlış olduğunu bile düşünemiyordu; ailesinden para istemenin bu kadar zor olmaması gerektiğini söylüyordu içinden bir ses; diğeriyse koşmasını salık veriyordu, koşabildiği kadar uzaklara gitmeliydi. Derin bir nefes aldı tıklatmadan önce. Kafasında cennet algısını yeniden doğrulamadıkça, yeryüzündeki cehenneme manevi bir alternatif kazandırmadıkça Boleyn'lerin kazanmasına izin vermiş olacaktı. Bu yalnızca bir kapıydı. Yalnızca ailesinden dükkanı açabilmek için borç para almaya gelmişti.

Nefesini verdi. Afrodit üç yıldır görüşmediği ailesinin kapısını tedirginlikle çaldı.

4
Diagon Yolu / Pilot: Ben, Afrodit Godsell
« : 07 Temmuz, 2022 18:51:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Konu hayatınızın en önemli gününe karar vermek olduğunda, insan zihni şaşırtıcı bir şekilde sığ kalmaktadır. Dönüm noktalarını tarar dururlar; evlendikleri gün, ilk öpüşmeleri, aldıkları bir ödül, yardım ettikleri bir insan. Ama asıl dönüm noktası öyle göz önündedir ki hiç kimse bakmayı akıl etmez. Başlangıç ve bitiş; grinin her türlüsüyle donatılmış dünyada göze batacak kadar iyi ve her birimizin istemsizce çekileceği kadar kötü her şeyin toplandığı iki an; onlar hiç şüphesiz en önemlileridir, en azından Tanrı öyle iddia eder ve kendi iyiliğini düşünen kimse ona karşı çıkmaya cesaret etmez.

Afrodit bir ateistti. Büyücü olduğu için ateist olması muhtemelen en sağlıklısıydı tabii, öbür türlü yatıp kalkıp kendi yok oluşuna dua eder, merhamet için yalvarır ve doğuştan kazandığı hakları geri alması için Tanrı'sına sayısız ricada bulunurdu. Sanki mantıklı herhangi bir insan bunu yaparmış gibi. Ateist olması ona mantık ve akıldan da başka şeyler kazandırmıştı (hayır, çelik gibi bir iradeden ve kutsal olan her şeyle dalga geçme hakkından bahsetmiyordu); kıyamet gününe, dolayısıyla çokça övülen başlangıç ve son kavramına inanmıyordu. Bu da "hayatının en önemli günü" için açık bir pozisyon bırakıyordu elbette; üzerine düşünmek için uzun yılları vardı, seçenekleri sonsuzdu, sınır uzaydı! İş başvurusunda bulunurken ise sınır incil oluvermişti. Tüh.

"Başlangıç ve bitiş günü." Yüzünü buruşturdu. Elleri utançla terlerken Afrodit su bardağına uzandı ve 'Daha kötü bir cevap verebilirdim,' diye düşündü, 'beni hristiyan sanıyor, kundakçı değil.'

"Şey..." Karşısındaki adam gözlüğünü burnunun ucundan ittikten sonra boğazını temizledi. Bir yandan da birkaç dakikadır bir şeyler çiziktirdiği kağıtları toparlıyor, masayı temizleyecek veya ani bir hareketle devirecekmiş gibi tutarsız hamleler yapıyordu. Alnında biriken ter damlasını elinin tersiyle sildi. "Evet. Tamam. Referanslarınızda - referansınızda, daha doğrusu - pek bir şey yazmadığını fark etmişsinizdir."

"Ah, Bayan Isolde beni pek sevmezdi. Aksi kadın, anlarsınız ya?"

"Anlıyorum, anlıyorum." Adam tekrardan boğazını temizledi. Elleri amaçsızca önünde gezinse de toparlayacak kağıt kalmamıştı; birkaç saniyeliğine şaşkınlıkla donakaldı zavallı, boğumlu parmaklarıyla havayı yokladığı gergin anlardan sonra ayağa kalkmayı akıl edebildi. "Geldiğiniz için teşekkürler. Biz size baykuş yollarız." Gergin bir gülümsemeyle sıkmak üzere elini uzattı. Gözlerini bir türlü masadan ayıramıyordu.

⸻⸻⸻⸻⸻ ☬ ⸻⸻⸻⸻⸻

Bekleme odasında kollarını kavuşturmuş oturan Morana onu gördüğü gibi ayağa fırladı. "Ee?"

"Boş versene. Garson olamayacağımı artık biliyoruz, ama bence hala harika bir komedyen olabilirim."

Bu Afrodit'in son birkaç haftada girdiği altıncı iş görüşmesiydi. Başlarda Bakanlıktaki sekreterlikleri deneyecek kadar umutlu ve özgüvenliydi; gerçekten kabul edileceğine ihtimal vermekle kalmamış, hangi departmanı istediğine gerçekten kafa yormuştu. Bir - iki tanesine "başvurmaya değmeyecek kadar sıkıcı" deme cüretinde bile bulunmuştu genç kadın. Ancak ona verilen baykuş yollama sözleri arttıkça bu özgüven kırılmış, paramparça olmuştu; bir zamanlar yeni işinin üniformasının asılı olacağını hayal ettiği yerde artık her hafta yıkanıp tekrar giyilmekten rengi solmuş tek beyaz gömleği duruyordu. Çaresizdi.

"Dalga geçme. Seni Mag Mell'e geri alması için Isolde'yle konuşabilirim istiyorsan."

Tekrar düşününce, o kadar çaresiz değildi. İlk başta da en iyi arkadaşı sayesinde aldığı işi kaybetmekle kalmamış, bunu yapabileceği en kötü, en rezil şekilde yapmıştı; o kadar kötüydü ki referans için utana sıkıla uzattığı kağıda kahkahalarla gülmüştü eski işvereni, ciddi olduğunu anladığındaysa kahkahası yalnızca şiddetlenmişti. Referans kağıdına bu tepkiyi veren kadın işe geri girmeyi istese neler yapmazdı. Afrodit hayal etmek bile istemiyordu. "Sen de işini kaybedersen meteliksiz kalırız hayatım, hiç gerek yok."

"Bütün ayarlamaların tamamlandığının farkındasın, değil mi? Dükkan hazır, biletler, aletler ve emrine amade adamlar - hepsi hazır, parayı aldıkları gibi de işe koyulacaklar."

Morana bu konuda haklı olabilirdi fakat genç kadın bir işe giriştiyse bunu doğru yoldan yapmak istiyordu. "Bana parayı sağlayacak bir işim olmadan onlara vermem zor olacak."

"Hadi ama."

"Ne?"

"Bence ne söyleyeceğimin gayet farkındasın."

"Ne?"

"Afrodit."

Bu tonlamayı tanıyordu, Morana’yı anlamıyormuş gibi konuşsa ve öyle baksa da, neyden bahsettiğinin gayet farkındaydı. Verdiği bütün çaba bu anın gelmemesi içindi zaten, hayatı boyunca bu ihtimalin gerçekleşmesinden korkmuştu, geriye doğru bir adım attı. Yüzü korkuyla çarpılmıştı. "Hayır. Hayır, hayır, hayır. Hayır. Hayır. Asla. Hayır."

"Duyamadım, hayır mı?"

"Hayır."

"Onlar senin ailen. Yardımcı olmak isteyeceklerine eminim."

Kontrolü kaybetmiş gibiydi Afrodit, turkuaz gözlü kız ona anlayışla bir adım yaklaşmaya çalışırken kendini iyice geri çekiyordu. Arkadaşını on iki yıldır tanıyordu, ona destek olmak istediğini biliyordu ve her ne kadar anlayışla yaklaşmaya çalışıyor olsa da anlamadığı bir konu vardı – ki onu bunun için suçlamıyordu da. Afrodit ailesi hakkında konuşmazdı. "Asla, hiçbir şeyden emin olmamalısın Mora. Özellikle konu ailemse. Hayır. Onların yardımını istemeden önce canlandırmak istediğim birkaç Edgar Allan Poe sahnesi var."

"Abartmıyor musun?"

"Kızıl Ölümün Maskesi'ni duymuş muydun?"

"Bak, istemiyorsan yapmak zorunda değilsin. Dükkanı açmayı başka bir zamana da erteleyebiliriz, bilirsin, evlendikten sonra- "

"Ah kes sesini."

"Başka seçenek bırakmıyorsun! Annenle babandan ne kadar korkuyor olabilirsin ki Merlin aşkına!"

"Annemle babam beni endişelenmiyor," dedi Afrodit tekinsiz bir sesle. "Teyzem, öte yandan..."

"Teyzen mi?"

"Victorine Boleyn. Büyüceşura baş yargıcı. Annemin dilini koparan ve onu bir çeşit kölesi yapan kadın." Yorgunca gülümsedi. "Aile bağları."

5
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 18 Haziran, 2022 09:27:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Afrodit Faye Godsell - Keira Knightley

6
Yetişkin Karakter Başvuruları / Afrodit Faye Godsell
« : 18 Haziran, 2022 09:24:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Afrodit Faye Godsell

Karakterin Yaşı: 24

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Gerçeklik algısı neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamayacak kadar kopuk mu, kendisi mi öyle davranacak kadar saf anlayamayız konu Afrodit olduğuna; gerçekten ne kadar akıllı veya ne kadar aptal olduğuna dair tahminler gerçek bir ipucu barındırmaktan uzak olsa da kesin olarak bilinen tek şey son derece yaratıcı, enerjik, deli dolu olduğudur. Bir projeden diğerine atlarken asla çekinmez, bir şeyden o kadar hızlı sıkılır ki siz şaşkın bir şekilde durup gözleriniz önünde filizlendirdiği fikrin orijinalliğine hayran kalırken kendisi bir sonrakine çoktan geçmiş, ondan bile sıkılmaya başlamıştır. Hayatında hiçbir şeyi düzene oturtamaz ve devamlı heyecan arayışı başını pek çok belaya sokmuştur, hiç şüphesiz sokmaya da devam edecektir.

Karakterin Kısaca Geçmişi: En kibar tabiriyle paradan gelmiş bir hanımdır Afrodit; ailesiyle her genç kızın yaşadığına benzer anlaşmazlıklar yaşamış, diğer yaşıtlarından farklı olarak da bu anlaşmazlıklar iki taraf arasında süregelen devamlı bir soğuk savaşa dönüşmüştür. Araları o kadar kötüdür ki, kendi ifadesine göre, onların kapısını bir daha çalmaktansa öfkeli bir Snallygaster'ın karşısına çıkmayı yeğler. Hogwarts yılları talihsizliklerle doludur; başından belayı asla eksik etmez ve çoğu belada en iyi arkadaşı Morana'yı da peşinden sürüklemekte hiç çekinmez. Okul öğrencilerine karşı biraz daha katı olsa bütün o yasak saatlerde ve yasak yerlerde yaptıklarıyla kovulmayı çoktan hak ettiğini düşünür; neyse ki Hogwarts büyücü soykırımından yeni çıkmış bir büyücü okuludur, en son ihtiyacı olan şey öğrenci kaybetmektir. Hogwarts'tan mezun olduktan sonra Morana hemen bir işe tutunurken Afrodit gençliğin verdiği bütün fırsatlardan yararlanmayı umarak birkaç yılını çöpe atar; pişman olmadığını ve müthiş deneyimler edindiğini iddia etse de ne Morana onaylar onun bu tutumunu, ne de gerçekten ne yaptığı hakkında bir fikri olur. Ailesiyle ettiği son bir kavganın ardından parasal desteği kesilir ve bütün Boleyn hanedanlığına ettiği sövgülerin ardından atılır gerçek hayata, Morana'nın da yardımıyla Mag Mell'de işe girer birkaç aç ayın ardından. Gerçek hayatla anlaşamamıştır. Aptal biri olmamasına rağmen deneyim ve beceri konularında çok ciddi eksikliklerini olduğunun ortaya çıkmasıyla insanlık tarihinin en rezil kovulmasında baş rolü oynar Afrodit, parasız pulsuz bir şekilde iş bulmaya, kendi işini kurmak için para biriktirmeye çalışır.

İstediğiniz Meslek: Mekan Sahibi

Mekan Yeri: Diagon yolu

Mekan Adı: UçurtBeni

Mekan Hakkında: Bir yerden bir yere ulaşmak konusunda yardıma ihtiyacınız mı var? Anahtar'a harcayacak paranız yok mu? Gizlilik tüzüğünden sonra muggle'lardan korkuyor musunuz? Artık dert etmenize gerek yok! İngiltere Sihir Bakanlığı onaylı UçurtBeni dükkanında bulacağınız çeşitli araçlarımız tam olarak bu sebeple hizmetinize amade! Son zamanlarda Hindistan ve Mısır'ı parmağında oynatan uçan halılar! Anahtarlar! Sihirli Orman'dan getirtilen kanatlı atlarca çekilen ve tamamen güvenli arabalar! İletişim için hepinizi Diagon Yolundaki dükkanımıza bekleriz!

Karakterinizin Mensubu Olduğu Hizip: Attar Hür Kahinler Cemiyeti

Büyü Yatkınlıkları
Biçim Değiştirme Gücü: 7
Lanet Gücü: 0
Tılsım Gücü: 15 + 2
İksir Gücü: 8 + 1

Örnek RP: Apollo, Athelia, Cecilia, Emilia, Eurus, Marseille, Persephone rp'lerime bakılabilir. Derin derin iç geçirecek olanlarınızdan özür diliyorum.

7
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 08 Haziran, 2022 01:24:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
En hızlısından bi karakter hakkı talep ediyorum efendim
(Bi de elinizi atmışken Apollo karakterimi baş seherbaz yapabilir miyiz?)

İflas edicem yakında

Sayfa: [1]