1
Büyük Salon / Ynt: 1866-1867 Yılı Hogwarts Açılış Seremonisi - Slytherin-Thunderbird Masası
« : 01 Şubat, 2023 14:38:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sophia, oldukça uzun bir yolculuğun ardından Hogwarts'a gelmeyi başarmıştı. Yolculuğu sırasında düşünceliydi. Hogwarts'a geri döndüğü için mutluydu ama bu yılın son yılı olduğu gerçeği onu mutsuz ediyordu. Buraya ilk geldiğinde bağlanacağını hiç düşünmemişti. Arkadaşlığı ve dersleri düşündüğünden değil. Bu büyülü dünya ailesinden özellikle babasının zalimliğinden kaçabileceği, saklanabileceği gizli ve özel bir yer olmuştu onun için. Bu yaz geçen yıla göre daha az atraksiyonlu geçmişti yani genç kız öyle düşünüyordu. Büyücü Dünyası hakkında çok az istihbarat alabilmişti. Bunun en büyük nedeni yazının büyük bir kısmını Kraliyet Sarayı'nda müstakbel kayınvalidesi ve annesini memnun etmek için uğraşarak geçirmişti. Sophia'nın reşit olma yaşı yaklaştıkça Kraliyet ailesinin ve babasının baskıları artıyordu. Sadece bununla kalmıyor, sosyetenin gözü kulağı veliaht prens ve Sophia'nın gerçekleştireceği düğün seremonisindeydi. Bunlar genç cadıyı gittikçe geriyodu.
Babasının zoruyla takmış olduğu nişan yüzüğüne umutsuz gözlerle baktı. İlk taktığı gün olan nişan günü genç kız için her ne kadar bir kabus olarak nitelendirilse de gerçekti. İnce uzun parmağında parlayan alyans bunun kanıtıydı. Yüzüğü hafifçe yerinden oynatarak bakındı etrafına. Eğer o kasvetli günün bir nişanesi olmasaydı oldukça güzel bir yüzüktü aslında. Gümüş ve minik pırlantalarla işlenmişti. Ortasında ise aşırı büyük olmasa da koyu mavi bir safir bulunmaktaydı. En az Sophia'nın gözleri kadar koyu mavi bir renkteydi bu safir. Oldukça zarif görünen bu yüzük velihat prens tarafından Sophia için özel olarak seçilmişti. Velihat prens genç kız için ayrı bir mevzuydu. Onu Hogwarts'a gönderirken özellikle istasyona giderken kraliyet şövalyelerinin ona eşlik etmesini emretmiş ardından her hafta olmasa da ona mektup yazmasını istemişti.
Derin bir iç çekerek bu düşünceleri kafasından atmayı denedi kalabalığa karışmaya başladığında. Herkes yerini alırken Slytherin masasına doğru ilerledi. Masaya geçip, yavaşça oturdu. Üzerindeki kıyafetlerin kırışmaması için dikkat ederken yazın denediği yeni bir değişiklik olması adına saçlarını uçlarından kestirmiş ve birkaç perçem bıraktığı platin sarısı saçlarını bir cep aynası yardımıyla kontrol etti. Ziyafet her zamanki kadar büyüktü. Herkes ya önündeki yemeklere odaklanmıştı ya da geçen yaz tatilinde neler yaparak geçirdiklerini anlatıyordu. Sophia ise sadece bu yılın kendisi için iyi geçmesinin diliyordu.
Babasının zoruyla takmış olduğu nişan yüzüğüne umutsuz gözlerle baktı. İlk taktığı gün olan nişan günü genç kız için her ne kadar bir kabus olarak nitelendirilse de gerçekti. İnce uzun parmağında parlayan alyans bunun kanıtıydı. Yüzüğü hafifçe yerinden oynatarak bakındı etrafına. Eğer o kasvetli günün bir nişanesi olmasaydı oldukça güzel bir yüzüktü aslında. Gümüş ve minik pırlantalarla işlenmişti. Ortasında ise aşırı büyük olmasa da koyu mavi bir safir bulunmaktaydı. En az Sophia'nın gözleri kadar koyu mavi bir renkteydi bu safir. Oldukça zarif görünen bu yüzük velihat prens tarafından Sophia için özel olarak seçilmişti. Velihat prens genç kız için ayrı bir mevzuydu. Onu Hogwarts'a gönderirken özellikle istasyona giderken kraliyet şövalyelerinin ona eşlik etmesini emretmiş ardından her hafta olmasa da ona mektup yazmasını istemişti.
Derin bir iç çekerek bu düşünceleri kafasından atmayı denedi kalabalığa karışmaya başladığında. Herkes yerini alırken Slytherin masasına doğru ilerledi. Masaya geçip, yavaşça oturdu. Üzerindeki kıyafetlerin kırışmaması için dikkat ederken yazın denediği yeni bir değişiklik olması adına saçlarını uçlarından kestirmiş ve birkaç perçem bıraktığı platin sarısı saçlarını bir cep aynası yardımıyla kontrol etti. Ziyafet her zamanki kadar büyüktü. Herkes ya önündeki yemeklere odaklanmıştı ya da geçen yaz tatilinde neler yaparak geçirdiklerini anlatıyordu. Sophia ise sadece bu yılın kendisi için iyi geçmesinin diliyordu.